New York'ta sokaklar karışacak
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze savaşı nedeniyle hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin tutuklama emri bulunan bir lider olarak BM Genel Kurulu'na hitap etmeye hazırlanıyor
Haber Merkezi





New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin "savaş suçlusu" ve "soykırımın mimarı" şeklindeki sözleri tartışmayı yeniden alevlendirirken, Netanyahu'nun New York'ta yalnızca birkaç saat kalması planlanıyor.
Kürsüye çıkacak ama tartışmaların tam ortasında
Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nun yüksek düzeyli görüşmeleri 22-28 Eylül tarihleri arasında New York'ta gerçekleştiriliyor. Netanyahu'nun 24 Eylül'de Genel Kurul'a hitap etmesi bekleniyor. İsrail'in BM Büyükelçisi Danny Danon, Netanyahu'nun konuşmasının ardından aynı gün ülkesine dönmesinin planlandığını açıkladı.
Netanyahu'nun ziyaretinin kısa tutulmasının arkasında güvenlik kaygıları ve New York'taki protestoların yanı sıra Mamdani ile yaşanan siyasi gerilim de bulunuyor.
New York Belediye Başkanı'ndan Netanyahu'ya suçlama
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Netanyahu için daha önce "savaş suçlusu" ve "Filistin halkına yönelik korkunç bir soykırımın mimarı" ifadelerini kullandı.
Mamdani, son açıklamasında da Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan tutuklama emrinin uygulanması gerektiğini savundu. Ancak New York Belediye Başkanı olarak Netanyahu'yu kendisinin tutuklama yetkisine sahip olmadığını da kabul etti.
İsrail yönetimi ise bu suçlamaları reddediyor ve UCM'nin Netanyahu hakkındaki yargı yetkisine itiraz ediyor.
Lahey'den gelen karar Netanyahu'nun peşini bırakmıyor
Tartışmanın merkezinde UCM'nin 21 Kasım 2024 tarihli kararı bulunuyor.
UCM Ön Duruşma Dairesi, Netanyahu ve dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardı. Mahkeme, Netanyahu ve Gallant'ın savaş yöntemi olarak açlığı kullanma suçundan ve cinayet, zulüm ve diğer insanlık dışı eylemler kapsamında insanlığa karşı suçlardan sorumlu olduklarına ilişkin makul gerekçeler bulunduğunu belirtti.
Netanyahu hakkındaki tartışma yalnızca UCM ile sınırlı değil.
BM İşkenceye Karşı Komitesi'nin 2025 sonunda yayımladığı değerlendirmede, Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarında sivillere yönelik muamele, insani yardımın kısıtlanması, zorla yerinden edilme ve gözaltındaki Filistinlilere yönelik işkence ve kötü muamele iddiaları konusunda ciddi endişeler dile getirildi. Komite, bazı uygulamaların savaş suçları ve insanlığa karşı suç teşkil edebileceğine ilişkin değerlendirmelere de yer verdi.
Bu nedenle Netanyahu'nun BM kürsüsüne çıkışı, yalnızca diplomatik bir konuşma olarak görülmüyor.
Kürsüde Netanyahu, dışarıda protestocular; dosyalarda ise Lahey'in tutuklama kararı var.
New York'ta protesto alarmı
New York yönetimi, Genel Kurul haftasında her gün birden fazla protesto gösterisi bekliyor.
NYPD, BM çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alırken, Belediye Başkanı Mamdani protestolara katılmayacağını ancak New Yorkluların barışçıl gösteri hakkını savunduğunu belirtti. Polis de Birinci Anayasa Değişikliği kapsamındaki barışçıl protestolara izin verileceğini, şiddet ve kamu malına zarar verilmesine ise müdahale edileceğini açıkladı.
Geçen yıl Netanyahu konuşmaya başladığında Genel Kurul salonunda çok sayıda diplomatın salonu terk etmesi de bu yılki ziyaretin neden yakından takip edildiğini gösteren gelişmelerden biri.
"Sürpriz" açıklaması: Hedef yine İran mı?
İsrailli yetkililer Netanyahu'nun bu yılki konuşmasında İran'ın önemli bir yer tutacağını ve konuşmanın "sürprizler" içerebileceğini belirtiyor. Washington Post'un aktardığına göre Netanyahu'nun 23 Eylül gecesi New York'a ulaşması, 24 Eylül öğleden sonra BM'de konuşması ve aynı gece ABD'den ayrılması planlanıyor.
Bu da Netanyahu'nun BM kürsüsünü yalnızca Gazze'ye ilişkin İsrail tezlerini savunmak için değil, İran'a yönelik İsrail güvenlik tezlerini dünya kamuoyuna taşımak için de kullanabileceği beklentisini güçlendiriyor.
Bir lider, iki farklı tablo
Netanyahu New York'a geliyor.
Bir tarafta BM'nin diplomatik kürsüsü...
Diğer tarafta Gazze savaşı nedeniyle hakkında UCM tutuklama emri bulunan bir başbakan...
New York Belediye Başkanı'nın ağır suçlamaları...
Ve Netanyahu'yu protesto etmeye hazırlanan göstericiler...
Üstelik İsrail'in BM temsilcisi, protestoları "kışkırtma" olarak nitelendirirken New York polisi bunların anayasal ifade ve gösteri özgürlüğü kapsamında yapılabileceğini belirtiyor.
Netanyahu'nun BM konuşması bu nedenle yalnızca bir dış politika konuşması olmayacak. Gazze savaşının, uluslararası ceza hukukunun, İsrail'in İran politikasının ve Netanyahu hakkındaki suçlamaların aynı kürsüde yeniden tartışıldığı bir sahneye dönüşecek.
Ve gözler şu soruya çevrilecek:
Hakkında tutuklama emri bulunan bir başbakan, dünyanın en büyük diplomasi kürsüsünden dünyaya ne anlatacak?












































































