Kişiler vardır; görür görmez ne yaptığını tahmin edersiniz.
Kişiler vardır; görüldüğü yerde, ?paratoner misali? bütün kem nazarları üzerine çeker!
Kişiler vardır; demin görüşseniz de şimdi, özlenir.
Kişiler vardır; toplum adına dertlenir, millet adına dert çeker. Karşılık olarak beklediği de sadece alkıştır veya yüzüne karşı yapılan bir iltifat...
Kişiler vardır, özeldir...
Soyumdan, boyumdan, sülâlemden olmasıyla ayrıca iftihâr ettiğim Maksut KOCA da bu özel kişilerdendir.
"Gündüzün güneşe, gecenin aya
Yavrunun anaya, kuşun yuvaya,
Ağacın toprağa, toprağın suya,
İnsanın insana ihtiyacı var"
diyerek aynı zamanda karakterinin de, sözle pozunu veren Maksut Koca, bir kısa paylaşımında; "Sana bir şiir yazmak isterdim; ilk dizeleri emsalsiz güzelliğini ve zarafetini, son dizeleri ise çaresizliğimi anlatan" demişti!
Söz ustası, şiir mimarı, kelâmın sözle fotoğrafını çekebilecek maharetteki Maksut KOCA'nın bu cümlesi, haftalardır aklımı falakaya yatırdı!
"Maksut'um der, beni yoktan var eden,
Sen'in birliğine inanmışım ben;
Var eden de Sen'sin, yok eden de Sen,
Kâinatın Sana ihtiyâcı var"
diyerek tevekkülünü ifâdede zorlanmayan;
"Canımı veririm bir gülüşüne,
Bir gülüşe bir can nedir, Sevdiğim"
diyerek fedakârlığını ve cömertliğini çok rahatlıkla ifade edebilen Ozan; sevileni, yâri, canın canını, canânı, sevgiliyi anlatmakta zorlanacağını söylemişti!
Şâir gönlüm; ?güya? "Anlatamam!" diyerek yapılan bu ustaca "Müthîş anlatım"a, karınca kararınca destek vermeye, ?beceremezse? sâyesinde gölgelenmeye niyetlendi! Aynı soydan?boydan, aynı sülâleden oluşun etkisiyle üslûbumuz benzeşirse normaldir. Ayrıca benzetenler olursa, bundan da tarifsiz onur duyarım.
Doğru ve doğruluğu anlatmakla mükellef kalemim, güzeli görmekle mükellef gözlerim, hoş sadâyı duymakla mükellef kulaklarım, güzellikleri tarifle mükellef dilim; doğruyu?doğruluğu, güzeli?güzelliği, âdili?adâleti, hakkı?haklıyı alkışlamakla mükellef ellerim, Maksut KOCA'yı atlasa, kendime kızardım...
N'EYLEYİM?
Âsi güzelliğin hükümsüz kıldı,
Sözüm bile sana küstü n'eyleyim?
Bu söyleğen dilim tutuldu kaldı,
Söyleyemez oldu, sustu! N'eyleyim,
Başım döndü, aklım kustu n'eyleyim?
Kaşın gerili yay, ok her kirpiğin,
Yakar şimşek gibi, söner değdiğin!
Ne sevdiğin belli, ne sevmediğin;
Nâzın hasretimi pustu n'eyleyim,
Gamzendeki cellât kastı, n'eyleyim?
Yanağın, dudağın kırmızı aldan,
Tatlı dilin daha şirindir baldan.
İçine attığın bu galmağaldan;
Yüreğim yoruldu küstü n'eyleyim,
Senden umudunu kesti n'eyleyim?
Baktırmasam da hep, sen çıktın faldan,
Nasıl sağ çıkayım ben bu kıtaldan?
Senli dünyam hep hülyadan, rüyadan;
Öfkelenip rüzgâr esti n'eyleyim,
Korku amânımı kesti n'eyleyim?
Güz gelmese yerde gazel mi olur,
Sen yoksan ebed mi, ezel mi olur,
Sana benzemeyen güzel mi olur?
Cadılar rüyamı bastı n'eyleyim,
Seni yok eylemek kastı! N'eyleyim?
(03 Ocak 2016/ İzmir).
"BİRBİRİNİZİ METH'EDİN." Pîr?i Türkistan Hâce Ahmet Yesevî)
Selâm, sevgi, duâ...
Kişiler vardır; görüldüğü yerde, ?paratoner misali? bütün kem nazarları üzerine çeker!
Kişiler vardır; demin görüşseniz de şimdi, özlenir.
Kişiler vardır; toplum adına dertlenir, millet adına dert çeker. Karşılık olarak beklediği de sadece alkıştır veya yüzüne karşı yapılan bir iltifat...
Kişiler vardır, özeldir...
Soyumdan, boyumdan, sülâlemden olmasıyla ayrıca iftihâr ettiğim Maksut KOCA da bu özel kişilerdendir.
"Gündüzün güneşe, gecenin aya
Yavrunun anaya, kuşun yuvaya,
Ağacın toprağa, toprağın suya,
İnsanın insana ihtiyacı var"
diyerek aynı zamanda karakterinin de, sözle pozunu veren Maksut Koca, bir kısa paylaşımında; "Sana bir şiir yazmak isterdim; ilk dizeleri emsalsiz güzelliğini ve zarafetini, son dizeleri ise çaresizliğimi anlatan" demişti!
Söz ustası, şiir mimarı, kelâmın sözle fotoğrafını çekebilecek maharetteki Maksut KOCA'nın bu cümlesi, haftalardır aklımı falakaya yatırdı!
"Maksut'um der, beni yoktan var eden,
Sen'in birliğine inanmışım ben;
Var eden de Sen'sin, yok eden de Sen,
Kâinatın Sana ihtiyâcı var"
diyerek tevekkülünü ifâdede zorlanmayan;
"Canımı veririm bir gülüşüne,
Bir gülüşe bir can nedir, Sevdiğim"
diyerek fedakârlığını ve cömertliğini çok rahatlıkla ifade edebilen Ozan; sevileni, yâri, canın canını, canânı, sevgiliyi anlatmakta zorlanacağını söylemişti!
Şâir gönlüm; ?güya? "Anlatamam!" diyerek yapılan bu ustaca "Müthîş anlatım"a, karınca kararınca destek vermeye, ?beceremezse? sâyesinde gölgelenmeye niyetlendi! Aynı soydan?boydan, aynı sülâleden oluşun etkisiyle üslûbumuz benzeşirse normaldir. Ayrıca benzetenler olursa, bundan da tarifsiz onur duyarım.
Doğru ve doğruluğu anlatmakla mükellef kalemim, güzeli görmekle mükellef gözlerim, hoş sadâyı duymakla mükellef kulaklarım, güzellikleri tarifle mükellef dilim; doğruyu?doğruluğu, güzeli?güzelliği, âdili?adâleti, hakkı?haklıyı alkışlamakla mükellef ellerim, Maksut KOCA'yı atlasa, kendime kızardım...
N'EYLEYİM?
Âsi güzelliğin hükümsüz kıldı,
Sözüm bile sana küstü n'eyleyim?
Bu söyleğen dilim tutuldu kaldı,
Söyleyemez oldu, sustu! N'eyleyim,
Başım döndü, aklım kustu n'eyleyim?
Kaşın gerili yay, ok her kirpiğin,
Yakar şimşek gibi, söner değdiğin!
Ne sevdiğin belli, ne sevmediğin;
Nâzın hasretimi pustu n'eyleyim,
Gamzendeki cellât kastı, n'eyleyim?
Yanağın, dudağın kırmızı aldan,
Tatlı dilin daha şirindir baldan.
İçine attığın bu galmağaldan;
Yüreğim yoruldu küstü n'eyleyim,
Senden umudunu kesti n'eyleyim?
Baktırmasam da hep, sen çıktın faldan,
Nasıl sağ çıkayım ben bu kıtaldan?
Senli dünyam hep hülyadan, rüyadan;
Öfkelenip rüzgâr esti n'eyleyim,
Korku amânımı kesti n'eyleyim?
Güz gelmese yerde gazel mi olur,
Sen yoksan ebed mi, ezel mi olur,
Sana benzemeyen güzel mi olur?
Cadılar rüyamı bastı n'eyleyim,
Seni yok eylemek kastı! N'eyleyim?
(03 Ocak 2016/ İzmir).
"BİRBİRİNİZİ METH'EDİN." Pîr?i Türkistan Hâce Ahmet Yesevî)
Selâm, sevgi, duâ...
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017























































