logo
28 EYLÜL 2026

Niğde Milletvekili Gürer, 2002 yılında 56 yaş ve üzeri borçlu sayısının 45 bin kişi olduğunu, 2024 yılı sonunda bu sayının 2 milyon 911 bin 714’e yükseldiğini, 2025 yılının ilk 9 ayında ise 3 milyona yaklaştığını açıkladı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de yaşlı nüfusun giderek artan borç yükü altında kaldığını belirterek, 2002 yılında 56 yaş ve üzeri borçlu sayısının 45 bin 159 kişi olduğunu, 2024 yılı sonunda bu sayının 2 milyon 911 bin 714'e yükseldiğini, 2025 yılının ilk 9 ayında ise 2 milyon 555 bin 351 olarak kaydedildiğini açıkladı. 

05.04.2026 11:00:00 / Güncelleme: 05.04.2026 11:39:02
Haber Merkezi
 
Niğde Milletvekili Gürer, 2002 yılında 56 yaş ve üzeri borçlu sayısının 45 bin kişi olduğunu, 2024 yılı sonunda bu sayının 2 milyon 911 bin 714’e yükseldiğini, 2025 yılının ilk 9 ayında ise 3 milyona yaklaştığını açıkladı
Niğde Milletvekili Gürer, 2002 yılında 56 yaş ve üzeri borçlu sayısının 45 bin kişi olduğunu, 2024 yılı sonunda bu sayının 2 milyon 911 bin 714’e yükseldiğini, 2025 yılının ilk 9 ayında ise 3 milyona yaklaştığını açıkladı
Gürer, 2025 yılının ilk 9 ayında yaşlıların toplam 223 milyar 61 milyon TL kredi kullandığını, bunun günlük ortalama 826 milyon TL borçlanmaya karşılık geldiğini ifade etti. 2002 yılında her 1.440 kişiden yalnızca birinin borçlu olduğunu, bugün ise her 30 kişiden birinin borçlu hale geldiğini belirten Gürer, nüfus yüzde 32 artarken borçlu yaşlı sayısının yüzde 6.300 arttığını vurguladı. Gürer, 56-65 yaş grubunda kredi kullananların 34 bin 864 kişiden 2 milyonun üzerine çıktığını, 66 yaş üstünde ise 10 bin 295 kişiden 624 bin 627 kişiye ulaşıldığını belirterek, "AKP öncesinde bir stadyumu doldurmayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusunu aştı" dedi.






"YAŞLI VE BORÇLU, MUTSUZ BİR NÜFUSUMUZ OLUŞTU"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de yaşlı nüfusun borçlanma verilerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Yaşlı ve de borçlu, mutsuz bir nüfusumuz oluştu. AKP zihniyeti borçla yaşamayı öğretti" dedi.
Gürer, "23 yılın sonunda AKP'nin Türkiye'ye vaat ettiği 'refah', yaşlılarımıza banka kapılarında borç almaya ardından borç ödemede zorlanıp icra korkusuyla yaşamak noktasına taşıdı" dedi.
"Yaşlı ve borçlu bir nüfusumuz var" diyen Gürer, "AKP döneminde borçlu yaşlı sayısı 64 kat arttı. 2002'de bir stadyumu doldurmayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusunu aştı" ifadelerini kullandı.






"56 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLAR GÜNDE 826 MİLYON TL BORÇLANIYOR"

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "56 yaş üstü vatandaşların günde ortalama 826 milyon TL borçlanıyor. 2002'de sadece 45 bin olan borçlu yaşlı sayısı, bugün 3 milyona dayandı. Nüfus %32 artarken borçlu yaşlı sayısı %6.300 fırladı" dedi.
CHP'li Ömer Fethi Gürer, "2002 yılı Türkiye nüfusu 65 milyonken, 56 yaş ve üzerinde kredi kullanan toplam kişi sayısı yalnızca 45.159 idi. Yaşlıların bankaya gitme ihtiyacı yok denecek kadar azdı" dedi.
Gürer, "2024 yılında bu sayı 2 milyon 911 bin 714 kişiye yükseldi. 2025 yılının ilk 9 ayında ise borçlu sayısı 2 milyon 555 bin 351 olarak kayıtlara geçti" ifadelerini kullandı.
"2002 yılında her 1.440 kişiden sadece biri 56 yaş üstü borçluyken, bugün her 30 kişiden biri bu yaş grubunda borçlu hale getirildi" diyen Gürer, "Emekli için rahat ve huzurlu bir yaşam değil borçlu bir yaşam AKP iktidarları yanlış ekonomik uygulamaları ile yaratılmıştır" dedi.






"EMEKLİ FAİZ VE İCRA KISKACINDA"

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Savaşın yarattığı sorunlarla bu yıl emekli ve yaşlı nüfus için çok zor bir yıl olacaktır" dedi.
Gürer, "56 yaşından sonra bir insanın bankadan kredi çekmek zorunda kalması; mutfaktaki yangının, eczanedeki ilaç farkının ve ödenemeyen faturaların sonucudur. Emekli artık bankanın, faizin ve icranın kıskacındadır. AKP'nin ekonomi politikalarının bedelini ömrünü bu ülkeye adamış emekliler, yaş alan nüfus, çocuk, genç, kadınlar ve dar, sabit gelirliler ile işsizler ödedi" dedi.

9 AYDA 223 MİLYAR TL BORÇ

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2025 yılının ilk 9 ayında yaşlılarımız toplam 223 milyar lira kredi kullanmış. Bu, 56 yaş üstü vatandaşlarımızın her gün ortalama 826 milyon lira borçlandığı anlamına gelmektedir" dedi.
Gürer, "Yaş almış nüfusun 2025'in ilk 9 ayında toplam 223 milyar 61 milyon TL kredi kullanmış. Bu para lüks tüketim için değil; ekmek için, aş için, ısınmak için, yaşamı idame ettirmek için çekiliyor. İktidar 'uçuyoruz' diyor ama emekli borç ile yaşama tutunmaya çalışıyor. Uçan fiyatlar oluyor" ifadelerini kullandı.






"BİR STADYUMLUK BORÇLUDAN, BİR ŞEHİR DOLUSU BORÇLUYA"

Gürer, "2002 yılında Türkiye'de kredi kullanan 56 yaş ve üzeri toplam vatandaş sayısı 45 bin 159 idi. O günün borçlu yaşlılarının tamamını bir araya getirseniz bir stadyumu ancak doldururlardı. 2024 sonu itibarıyla bu sayı 2 milyon 911 bin 714'e ulaştı. Bugün Türkiye'de borçlu olan yaşlı nüfusumuz; Ankara nüfusunun yarısına, Antalya ilimizin ise toplam nüfusundan fazlasına denk gelmektedir" dedi.
Gürer, "AKP, 22 yılda bir stadyum dolusu borçlu yaşlıdan, koca bir şehir dolusu borçluya ülkeyi taşıdı" ifadelerini kullandı.









"EKONOMİK SORUNLAR TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİ ETKİLEDİ"

"İşçi, memur, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, sanayici, genç, kadın ekonomik sorunlar altında eziliyor. Evlenmek ve bir yuva kurmakta zorlaştı. Boşanmalar arttı. Aile içi şiddet ekonomik sorunlarla artarak sürer noktaya erdi" diyen Gürer, "Gençlerin harçlıkları daraldı. İl dışında okumak öğrenci için zorlaştı. Giysiden sosyal yaşama ve aile giderleri daha sıkı noktaya taşındı" dedi.






"YAŞLI YOKSULLUĞU ARTTI"

Gürer, "Bu süreç yaşlı nüfus içinde eziyete dönüştü. Kısarak yaşadıkları yaşamlarında borçla ayakta kalmaya çalışır durumdalar. Veriler markete girmeye çekinen, pazardan eli boş dönen yaşlıların durumunu anlatıyor. Emekli maaşları ve yaşlılık açlık sınırı altındadır, yaşlı yoksulluğuyla mücadele için özel sosyal destek paketleri açıklanmalıdır. Ücretli olanların da geliri açlık sınırı altında kalmayacak düzenleme sağlanmalıdır" dedi.






"SIKI PARA POLİTİKASI YAŞLILARI ZORLADI"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer açıklamasını şöyle tamamladı:
"AKP iktidarlarının yarattığı sıkı para politikası çözüm değil toplumun tüm kesimlerini sıkıntıya sokmuştur. Bu borç sarmalı her kesimi etkilediği gibi yaşlılar içinde elde kağıt kalem zorunlu borçlanmalarda nasıl dönüş yapılacak hesabına getirmiştir. Yaş alanlar için sosyal yaşam daralmış, geçim sıkıntısı katlanmıştır. Nüfusun yaşlanması doğum oranının düşmesi de ayrıca gelecek adına sorunlar üreteceği de unutulmamalıdır."

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.