logo
25 HAZİRAN 2026

Niğde Milletvekili Gürer, 2002 yılında 56 yaş ve üzeri borçlu sayısının 45 bin kişi olduğunu, 2024 yılı sonunda bu sayının 2 milyon 911 bin 714’e yükseldiğini, 2025 yılının ilk 9 ayında ise 3 milyona yaklaştığını açıkladı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de yaşlı nüfusun giderek artan borç yükü altında kaldığını belirterek, 2002 yılında 56 yaş ve üzeri borçlu sayısının 45 bin 159 kişi olduğunu, 2024 yılı sonunda bu sayının 2 milyon 911 bin 714'e yükseldiğini, 2025 yılının ilk 9 ayında ise 2 milyon 555 bin 351 olarak kaydedildiğini açıkladı. 

05.04.2026 11:00:00 / Güncelleme: 05.04.2026 11:39:02
Haber Merkezi
Niğde Milletvekili Gürer, 2002 yılında 56 yaş ve üzeri borçlu sayısının 45 bin kişi olduğunu, 2024 yılı sonunda bu sayının 2 milyon 911 bin 714’e yükseldiğini, 2025 yılının ilk 9 ayında ise 3 milyona yaklaştığını açıkladı
Niğde Milletvekili Gürer, 2002 yılında 56 yaş ve üzeri borçlu sayısının 45 bin kişi olduğunu, 2024 yılı sonunda bu sayının 2 milyon 911 bin 714’e yükseldiğini, 2025 yılının ilk 9 ayında ise 3 milyona yaklaştığını açıkladı
Gürer, 2025 yılının ilk 9 ayında yaşlıların toplam 223 milyar 61 milyon TL kredi kullandığını, bunun günlük ortalama 826 milyon TL borçlanmaya karşılık geldiğini ifade etti. 2002 yılında her 1.440 kişiden yalnızca birinin borçlu olduğunu, bugün ise her 30 kişiden birinin borçlu hale geldiğini belirten Gürer, nüfus yüzde 32 artarken borçlu yaşlı sayısının yüzde 6.300 arttığını vurguladı. Gürer, 56-65 yaş grubunda kredi kullananların 34 bin 864 kişiden 2 milyonun üzerine çıktığını, 66 yaş üstünde ise 10 bin 295 kişiden 624 bin 627 kişiye ulaşıldığını belirterek, "AKP öncesinde bir stadyumu doldurmayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusunu aştı" dedi.






"YAŞLI VE BORÇLU, MUTSUZ BİR NÜFUSUMUZ OLUŞTU"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de yaşlı nüfusun borçlanma verilerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Yaşlı ve de borçlu, mutsuz bir nüfusumuz oluştu. AKP zihniyeti borçla yaşamayı öğretti" dedi.
Gürer, "23 yılın sonunda AKP'nin Türkiye'ye vaat ettiği 'refah', yaşlılarımıza banka kapılarında borç almaya ardından borç ödemede zorlanıp icra korkusuyla yaşamak noktasına taşıdı" dedi.
"Yaşlı ve borçlu bir nüfusumuz var" diyen Gürer, "AKP döneminde borçlu yaşlı sayısı 64 kat arttı. 2002'de bir stadyumu doldurmayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusunu aştı" ifadelerini kullandı.






"56 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLAR GÜNDE 826 MİLYON TL BORÇLANIYOR"

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "56 yaş üstü vatandaşların günde ortalama 826 milyon TL borçlanıyor. 2002'de sadece 45 bin olan borçlu yaşlı sayısı, bugün 3 milyona dayandı. Nüfus %32 artarken borçlu yaşlı sayısı %6.300 fırladı" dedi.
CHP'li Ömer Fethi Gürer, "2002 yılı Türkiye nüfusu 65 milyonken, 56 yaş ve üzerinde kredi kullanan toplam kişi sayısı yalnızca 45.159 idi. Yaşlıların bankaya gitme ihtiyacı yok denecek kadar azdı" dedi.
Gürer, "2024 yılında bu sayı 2 milyon 911 bin 714 kişiye yükseldi. 2025 yılının ilk 9 ayında ise borçlu sayısı 2 milyon 555 bin 351 olarak kayıtlara geçti" ifadelerini kullandı.
"2002 yılında her 1.440 kişiden sadece biri 56 yaş üstü borçluyken, bugün her 30 kişiden biri bu yaş grubunda borçlu hale getirildi" diyen Gürer, "Emekli için rahat ve huzurlu bir yaşam değil borçlu bir yaşam AKP iktidarları yanlış ekonomik uygulamaları ile yaratılmıştır" dedi.






"EMEKLİ FAİZ VE İCRA KISKACINDA"

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Savaşın yarattığı sorunlarla bu yıl emekli ve yaşlı nüfus için çok zor bir yıl olacaktır" dedi.
Gürer, "56 yaşından sonra bir insanın bankadan kredi çekmek zorunda kalması; mutfaktaki yangının, eczanedeki ilaç farkının ve ödenemeyen faturaların sonucudur. Emekli artık bankanın, faizin ve icranın kıskacındadır. AKP'nin ekonomi politikalarının bedelini ömrünü bu ülkeye adamış emekliler, yaş alan nüfus, çocuk, genç, kadınlar ve dar, sabit gelirliler ile işsizler ödedi" dedi.

9 AYDA 223 MİLYAR TL BORÇ

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2025 yılının ilk 9 ayında yaşlılarımız toplam 223 milyar lira kredi kullanmış. Bu, 56 yaş üstü vatandaşlarımızın her gün ortalama 826 milyon lira borçlandığı anlamına gelmektedir" dedi.
Gürer, "Yaş almış nüfusun 2025'in ilk 9 ayında toplam 223 milyar 61 milyon TL kredi kullanmış. Bu para lüks tüketim için değil; ekmek için, aş için, ısınmak için, yaşamı idame ettirmek için çekiliyor. İktidar 'uçuyoruz' diyor ama emekli borç ile yaşama tutunmaya çalışıyor. Uçan fiyatlar oluyor" ifadelerini kullandı.






"BİR STADYUMLUK BORÇLUDAN, BİR ŞEHİR DOLUSU BORÇLUYA"

Gürer, "2002 yılında Türkiye'de kredi kullanan 56 yaş ve üzeri toplam vatandaş sayısı 45 bin 159 idi. O günün borçlu yaşlılarının tamamını bir araya getirseniz bir stadyumu ancak doldururlardı. 2024 sonu itibarıyla bu sayı 2 milyon 911 bin 714'e ulaştı. Bugün Türkiye'de borçlu olan yaşlı nüfusumuz; Ankara nüfusunun yarısına, Antalya ilimizin ise toplam nüfusundan fazlasına denk gelmektedir" dedi.
Gürer, "AKP, 22 yılda bir stadyum dolusu borçlu yaşlıdan, koca bir şehir dolusu borçluya ülkeyi taşıdı" ifadelerini kullandı.









"EKONOMİK SORUNLAR TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİ ETKİLEDİ"

"İşçi, memur, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, sanayici, genç, kadın ekonomik sorunlar altında eziliyor. Evlenmek ve bir yuva kurmakta zorlaştı. Boşanmalar arttı. Aile içi şiddet ekonomik sorunlarla artarak sürer noktaya erdi" diyen Gürer, "Gençlerin harçlıkları daraldı. İl dışında okumak öğrenci için zorlaştı. Giysiden sosyal yaşama ve aile giderleri daha sıkı noktaya taşındı" dedi.






"YAŞLI YOKSULLUĞU ARTTI"

Gürer, "Bu süreç yaşlı nüfus içinde eziyete dönüştü. Kısarak yaşadıkları yaşamlarında borçla ayakta kalmaya çalışır durumdalar. Veriler markete girmeye çekinen, pazardan eli boş dönen yaşlıların durumunu anlatıyor. Emekli maaşları ve yaşlılık açlık sınırı altındadır, yaşlı yoksulluğuyla mücadele için özel sosyal destek paketleri açıklanmalıdır. Ücretli olanların da geliri açlık sınırı altında kalmayacak düzenleme sağlanmalıdır" dedi.






"SIKI PARA POLİTİKASI YAŞLILARI ZORLADI"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer açıklamasını şöyle tamamladı:
"AKP iktidarlarının yarattığı sıkı para politikası çözüm değil toplumun tüm kesimlerini sıkıntıya sokmuştur. Bu borç sarmalı her kesimi etkilediği gibi yaşlılar içinde elde kağıt kalem zorunlu borçlanmalarda nasıl dönüş yapılacak hesabına getirmiştir. Yaş alanlar için sosyal yaşam daralmış, geçim sıkıntısı katlanmıştır. Nüfusun yaşlanması doğum oranının düşmesi de ayrıca gelecek adına sorunlar üreteceği de unutulmamalıdır."

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.