logo
19 MART 2026


Ol Muhammed (S.A.V) için

10.05.2005 00:00:00
Asırlar var ki her güzel olan şeyin O'ndan bir iz, bir parça taşıdığı, alemlere rahmet olan Nur'dan uzağız.

Sanmayın ki O'na yazılan övgüler, hasret türküleri, naatlar ve kasideler bir gün olup bitecek, ta kıyamete

kadar kalan bir tek mümin olsa bile O'na salat-ü selam getirecek, O'nun hicran ateşi ile yanacak. Her mümin, kamil olabilmek için O'nun sevgisine muhtaç olacak. Çünkü O'nsuz olmaz, O'nun mektebinden geçmeden olgun mümin olunmaz.

O'nun ilk defa adını duyduğumuzda, sevgisinden küçük bir parça yüreğimzde aktığında işte o zaman o

mektepteki talebeliğimiz de başlar. Öyle zamanlar olur O'nu okur, O'nu dinler, O'nu konuşursunuz, böylelikle

sınıflarınızı geçersiniz. Fakat bazan da kaderin hesabı mı desek, nasipsizlik mi desek O'ndan ve O'nun

zikrinden uzak kalırsınız. Bu aslında ne kadar üzücü bir şeydir bilsek...

Alemlerin O'nun yüzüsuyu hürmetine yaratıldığı Sevgili'den aklen ve gönül olarak uzakta kalmak doğrusunu

isterseniz acı bir şeydir. Çünkü O; "Sen olmasaydın, Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım" İlâhi hitabına muhatap olan, başta da söylediğimiz gibi her güzelliğin O'ndan bir iz taşıdığı, bütün güzel sıfatların sahibi Ahmet Muhammed Mustafa'dır (S.A.V.). O en güzel örnek, O sizin bizim sahibimiz olmaya en layık insan. O sizin bizim herşeyimizdir, unutmayalım.

Bugün etrafımız bir şekilde istemediğimiz görüntülere büründü ise, viranelerdeki defineleri çıkarabilmek için Muhammedî bir nura, Muhammedî bir bakışa her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğu bir gerçektir.

Kendi peygamberini, kendi özünü tanımayan insan öksüzdür, yetimdir, gariptir.

O bazı müminlerin kalbinde dipdiri, capcanlı dururken, O'nun kelâmından uzak nesiller kayıptır, sahipsizdir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir hadislerinde buyuruyorlar ki; "Bana salat ve selâm getiriniz. Zira temizlenip arınmanıza bir vesiledir." Devrimizde yaşadığımız bunca olumsuzluklara rağmen böyle bir müjdeye muhatap olmak nasipli olduğumuzun bir göstergesi değil midir?

İnsanın en derinlerinde saklı bulunan o en mükemmele yaklaşma isteği aslında Hz. Peygambere (S.A.V.) yaklaşma isteğidir. "Onlar ki Allah (C.C.) anıldığı vakit yürekleri titrer ve onlar üzerine ayetler okunduğu vakit imanlarını arttırır. Onlar ancak Rablerine güvenirler" (Enfal: 2) ayetinin muhatabı olan müminler O'nun ümmetidir.

Garip gönülllerin neşesi, süruru, gururu ol Muhammed Mustafa'dır (S.A.V.).

5 il için kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji 15. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman ve Mardin illeri için kuvvetli yağış uyarısında bulundu

19.03.2026 14:47:00
İhlas Haber Ajansı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
Meteorolojiden yapılan açıklamada yağışların 1500 metre üzeri bölgelerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan son değerlendirmelere göre; bölgemizde görülecek yağışların, bu gece ile yarın akşam saatleri arasında Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman, Mardin'in doğu, ilçeleri olan Midyat, Ömerli, Dargeçit, Nusaybin, Savur'da yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Yağışların, 1500 metre üzeri rakımlı kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışlara bağlı olarak sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgar, yüksek kesimlerde buzlanma ve don, tipi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" denildi.

Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan Bayramı tatili süresince vatandaşların güvenliği için 313 bin 745 personelin sahada olacağını bildirdi

 

19.03.2026 10:26:00
Anadolu Ajansı
Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı
Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bakanlıktaki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) haber ajanslarının temsilcilerinin Ramazan Bayramı tatili süresince uygulanacak trafik tedbirleri ve Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a ilişkin sorularını yanıtladı.

Vatandaşların bayramı huzur ve güven içinde geçirmelerini sağlamak amacıyla valiliklere, kaymakamlıklara ve kolluk birimlerine yönelik kapsamlı bir genelge yayımladıklarını belirten Çiftçi, tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını söyledi.

Amaçlarının vatandaşların bayramı huzur ve güven içerisinde aileleriyle birlikte geçirmeleri olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız yoğun şekilde trafik denetimleri yapacak. Hız denetimleri yapacağız, radar denetimlerimiz olacak. Vatandaşlarımızın kurallara uymalarını temin etmek için sahada görünür olacağız. Çünkü istiyoruz ki kimse sevdiklerine kavuşmak için acele etmesin. Yani trafik kurallarına uysunlar, hız tahditlerine uysunlar ve güven içerisinde de ailelerine kavuşabilsinler." dedi.

Özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu güzergahlarda radar denetimlerinin olacağını kaydeden Çiftçi, emniyet kemeri ve alkol denetimleri de yapılacağını ifade etti.

Çiftçi, helikopter ve insansız hava araçlarıyla ana arterlerde, kritik kavşak noktalarında trafik akışını anlık takip edebileceklerini, edinilen bilgilerin sahadaki ekiplere eş zamanlı iletileceğini belirtti.

Akıllı ulaşım ve trafik yönetim sistemlerinin etkin, verimli şekilde kullanılacağının altını çizen Çiftçi, kamera ve elektronik denetleme sistemleriyle riskli noktaların anlık takip edileceğini, trafiğin akışını sağlamak üzere ekiplerin belirlenen bölgelere yönlendirileceğini, kolluk birimlerinin ihtiyaç duyulan her noktada yardımda bulunacağını anlattı.

Hava ve karadan denetim

Bakan Çiftçi, bayramda görev yapacak ve denetimlerde yer alacak personele ilişkin şu bilgileri verdi:

"313 bin 745 emniyet, jandarma ve Sahil Güvenlik personelimiz bayramda görev yapacak, sahada olacaklar. Aynı zamanda 50 bin 150 otomobil ve motosikletle Türkiye'nin her yerinde görev başında olacaklar. Karadan yaptığımız denetimlerin yanında 16 helikopter, 1222 İHA ve dron havadan denetim yapacak. Aynı zamanda 390 gemi ve bot da Sahil Güvenlik unsurlarımıza bu denetimlerde iştirak edecek. Onlar da bayramın huzur içerisinde geçmesi noktasında vatandaşımıza yardımcı olacaklar."

Havaalanlarında, otogarlarda, alışveriş merkezlerinde, yaşam alanlarında, turizm merkezlerinde de hareketliliklerin olacağına işaret ederek, "Oralarda da ekiplerimiz yine bütün tedbirleri alacaklar, güvenlik tedbirlerini arttırmış olacaklar." ifadesini kullandı.

"Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin"

Sürücülerin ve yolcuların güvenliği için yorgun ve uykusuz araç kullanılmaması gerektiğine dikkati çeken Çiftçi, şunları kaydetti:

"Otobüs şoförlerine veya kendi araçlarıyla seyahat edecek vatandaşlarımıza sesleniyorum. Yorgun, uykusuz bir şekilde seyahat etmesinler. Hem kendi canlarını hem de vatandaşlarımızın canlarını riske atmasınlar. Uykuları geldiğinde yolun kenarına, park alanlarına çekip orada dinlenebilirler. Bir müddet dinlendikten sonra yollarına devam edebilirler. Kısa süre içerisinde varacakları yerlere ulaşmak için acele edip de ailelerini, sevdiklerini hüzne boğmasınlar. Bayramın sevinci, hüzne dönüşmesin. Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin istiyoruz. Onun için bu konuda tüm vatandaşlarımızdan da hassasiyet beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum."

Tuzaklama radar denetimi yapılmayacak

Radar uygulamasına ilişkin hedeflerinin vatandaşı cezalandırmak ya da onların canlarını acıtmak olmadığını vurgulayan Çiftçi, vatandaşların kurallara uyarak güven içerisinde evlerine ulaşmasını istediklerini belirtti.

Bakan Çiftçi, şunları dile getirdi:

"Bunun için de kesinlikle tuzaklama suretiyle radar denetimi yapmayacağız, yani mutlaka uyarı levhalarımız olacak. Vatandaşlarımız bu konuda da bilgilendirilmiş olacak. Ben, vatandaşlarımızın bir kez daha hız kurallarına uymasını istirham ediyorum. Böylece hem kendileri idari yaptırımlarla karşılaşmamış olacaklar hem de daha huzurlu, güvenli şekilde memleketlerine varmış olacaklar. Çünkü önceki Kanun'a göre şu andaki hız limitleri de değişti. Önceden yüzde 10'a kadar hem şehir içinde hem de şehir dışında bir limit vardı, hız limiti vardı, artırabiliyordunuz. Şu anda 6 birimle 10 birim arasında değişiyor. Dolayısıyla bu da göz önünde bulundurularak sürücülerimizin hızları ayarlamalarında fayda var diye düşünüyorum."

Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikler

Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan düzenlemelerin 27 Şubat'ta yürürlüğe girdiğini anımsatan Çiftçi, "Kanunun yürürlüğe girmesiyle beraber memleketim Konya'daydım. Orada özellikle plaka konusunda hem noterlerde hem de şoförler odasında vatandaşların yoğun bir şekilde sıraya girdiklerini, kalabalık oluşturduklarını gördüm." dedi.

Çiftçi, vatandaşların yapılan düzenlemeleri iki konu hariç gayet yerinde bulduğunu belirterek, "Mesela kırmızı ışıkta geçmeyle ilgili toplumda herhangi bir sıkıntı yok. Trafikte ısrarla kişiyi takip eden veya önünü kesip sopayı alıp sürücülerin üzerine yürüyen, yolda halay çeken, drift atan, makas atan kişilerle ilgili herhangi bir problem yok, bunlar kabul görmüş durumda." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Çiftçi, plaka basmaya yetkili kurumun Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) ve buna bağlı odaların olduğunu hatırlattı.

Plakaların ne şekilde basılacağının, standartların neler olacağının yönetmelikte belirlendiğini anlatan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Standart plakalar belli. Buna rağmen şoförler odası iki tip plaka basıyor. Birincisi standartlara uygun plaka, ikincisi de harfleri biraz kalınlaştırılmış olan, yine plakanın taşıması gereken özellikleri taşıyan, mavi şeridi, 'TR' ibaresi, mührü, karekodu bulunan plakalar. Şoförler Odası tarafından verilmesi şartıyla biz kesinlikle bunlarla ilgili herhangi bir işlem yapmayacağız, bunları nizami plakalar olarak görüyoruz, bunlar geçerli, bunlarda herhangi bir problem yok.

Şoförler Odası tarafından verilen plaka üzerinde eğer sürücü tarafından bazı ilaveler, eklemeler yapıldıysa, işte sorun bu alanda başlıyor. Sürücü, Şoförler Odasından plakasını aldı, oradaki harf grubunu veya rakam gruplarını kalınlaştırdıysa veya oradaki mavi şeridi sildiyse, kendine göre birtakım ilaveler, eklemeler, çıkarmalar yaptıysa kanun buna yönelik olarak 4 bin lira ceza öngörüyor. Bir de dışarıda reklamcılarda bastırılan plakalar var. Onlarda herhangi bir şekilde ne 'TR' ibaresi, ne mühür, ne karekod yer alıyor. Rakamlar, harf grupları arasındaki aralıklar tamamen kapanmış durumda. Bunlar da kanun tarafından 140 bin lirayla cezalandırılıyor."

Çiftçi, plaka düzenlemesinin ardından şoförler odalarında yoğunluk olduğunu anımsatarak, "Baktık ki vatandaşımız mağdur olacak, yani en azından kendilerine bir süre verelim, bu süre içerisinde de kendilerine rehberlik yapalım. Buna rağmen standartlara uygun plaka takmayanlar olursa, onları idari müeyyideye daha sonra bağlayalım diye bir karar aldık ve bunu da uygulamaya geçirdik." diye konuştu.

"Mağduriyeti ortadan kaldıralım diye biraz süre verdik"

TŞOF'la görüşmeye de devam ettiklerini belirten Çiftçi, "Mesela ben bir görüşmemde bana şunu ifade ettiler: 'Bizim 573 odamız günde 60 bin plaka basıyor ve buna rağmen talepleri yetiştiremiyoruz.' Demek ki kısa süre içerisinde bunun yetiştirilme imkanı, ihtimali gözükmüyor, vatandaş müracaatını yaptı, Şoförler Odası eğer kendisine plakayı zamanında basıp veremediyse, burada da vatandaşımızı cezalandırmanın çok adil olmadığını düşünüyoruz." dedi.

Çiftçi, mağduriyeti ortadan kaldırmak için bu konuda biraz süre verdiklerini söyledi.

Araçlarda multimedya ve görüntü cihazı kullanımına ilişkin ise Bakan Çiftçi, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu da toplumun şu anda tepki gösterdiği konulardan birisi. Bununla ilgili kanunun öngördüğü husus şu: Birincisi, sürücünün görüş açısını etkilemeyecek, engellemeyecek. İkincisi de araç harekete geçtiğinde, sürüş başladığında mesela o çoklu medya ortamları kapanacak. Bu ikisinin birlikte gerçekleşmesi gerekiyor. Orijinal araçlarda bununla ilgili herhangi bir problem yok. Örneğin, fabrika montajlı çoklu ortamlarda araç harekete geçtiğinde, mesela video oynatılamıyor, film seyredilemiyor ama sonradan takılanlarda veya garanti süresi bitmiş, sonradan yapılan montajlarda araç hareket halinde olsa da film izleyebiliyorsunuz, video oynatabiliyorsunuz. Bu, kanunun yasakladığı, idari müeyyideye bağladığı hususlardan birisi."

Çiftçi, araçlardaki multimedya ve görüntü cihazı kullanımının açıklığa kavuşturulması için uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerektiğine işaret etti.

"Vatandaşlarımız rahat olsunlar"

"Hangileri sürüş emniyetini tehlikeye atıyor, hangileri atmıyor' Ses sistemleri, haberleşme sistemleriyle ilgili bir uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerekiyor." diyen Çiftçi, çalışmaların devam ettiğini, belli bir standarda kavuşturulmuş uygulama belli oluncaya kadar kanunun bu maddesiyle ilgili herhangi bir uygulama yapmayacaklarını duyurdu.

İçişleri Bakanı Çiftçi, tüm tarafların mutabakatıyla uygulama yönetmeliğini en kısa sürede çıkarmayı düşündüklerini bildirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şu anda çalışmalarımız devam ediyor, yoğun şekilde çalışıyoruz, en kısa süre içerisinde çıkartacağız. Yani fazla da bu süreyi uzatmayı düşünmüyoruz. Yönetmelik çıkıp da uygulama netleşinceye kadar rehberlik çalışmalarımız devam edecek. O yüzden vatandaşlarımız rahat olsunlar, yani herhangi bir şekilde endişeye kapılmasınlar. Hem onların mutlu olabileceği, yani içlerine sinen hem de sürüş emniyetini sağlayabileceğimiz, ikisini bir arada gerçekleştirebileceğimiz bir yönetmelik hazırlayacağız inşallah." 

Testo Taylan'a tutuklama talebi

Fenomen Testo Taylan'ın hesabından yayınlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Savcılığa ifade veren şüpheli 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi

18.03.2026 14:39:00
İHA
Testo Taylan'a tutuklama talebi
Testo Taylan'a tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, 'Testo Taylan' olarak bilinen sosyal medya fenomeni Taylan Özgüç Danyıldız'ın hesabından yayınlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında, bu davranışların toplum nezdinde sıradan ve kabul edilebilir eylemler gibi sunulduğu, bu suretle kadınların aşağılanması ve kadınlara yönelik taciz eylemlerinin normalleştirilmesine elverişli bir algı oluşturma tehlikesi barındırdığı, bununla birlikte bazı içeriklerde müstehcen nitelik taşıyan görüntü ve davranışlara yer verilmek suretiyle genel ahlakı zedeleyebilecek paylaşımların bulunduğu ve bu içeriklerin sosyal medya platformları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırıldığı öne sürülmüştü.

Soruşturma çerçevesinde haklarında gözaltı kararı verilen şüpheli Danyıldız Kocaeli'nde, şüpheliler Y.H. ve U.U. İstanbul'da 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' ve 'müstehcenlik' suçlarından gözaltına alınmış, daha sonra dün adliyeye sevk edilen şüpheliler Y.H. ile U.U. çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanmıştı.

Tutuklama talebi

Şüpheli Danyıldız ise emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Burada Savcılığa ifade veren şüpheli Danyıldız, daha sonra 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe çıkarıldı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor

18.03.2026 14:30:00 / Güncelleme: 18.03.2026 14:34:13
İHA
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor.



İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor

Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor.

41 sanık yargılanıyor

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor.

Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor.

Duruşma sürüyor

Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi

"Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı

2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi.

Zeynep Kerimoğlu'na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu.

"Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir"

Gökhan Böcek'in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.'yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye'de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı.

"Biz kullanılmışız"

Tacir E.A. ise Finike Döviz'de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi:

"Antalya'nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.'nin Antalya'da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.'yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL'lik işlemdi, döviz S.E.'nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.'nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum."

"B.Ç., 'parayı Gökhan'ın hesabına aktarın' dedi"

Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek'in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.'nin Aralık ayında 55 milyon TL'lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan'ın hesabına aktarın dedi, Gökhan'ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK'a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu.

Mustafa Gökhan Böcek'in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek'e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.'ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi.

"Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin"

Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.'yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya'ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.'ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.'ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık".

M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek'in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.'nin ortağı olarak Gökhan Böcek'le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, 'Ben gelemiyorum, Gökhan'a verir misin' dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.'yı arayarak, 'Bu işi yapabilir misin' dedik, K.A. 'Yapabilirim' dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK'a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi.

"Bize gelen altınların hepsi fiziki"

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz'in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz'den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.'nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek'in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz'in sahipleri KOM'dan çıkınca beni aradılar. 'Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik' dedi. Ali Yılmaz'ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.

Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi

Kayseri'de bir çekicide kentte bu zamana kadar yakalaması yapılmış en yüksek miktar olan 214 kilo 550 gram narkotik madde ele geçirildi

18.03.2026 13:29:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi
Kayseri'de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi
Kayseri'de bir çekicide kentte bu zamana kadar yakalaması yapılmış en yüksek miktar olan 214 kilo 550 gram narkotik madde ele geçirildi.



İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince iller arası uyuşturucu madde ticareti yapmayı planlayan şahıslara yönelik operasyon düzenlendi.



Operasyonda M.T. (39) gözaltına alınırken, kullandığı çekicide yapılan aramada ağırlığı 214 kilo 550 gram olan 1 milyon 260 bin adet uyuşturucu veya uyarıcı hap ele geçirildi. Gözaltına alınan M.T. emniyete götürüldü.

Emniyette sergilenen uyuşturucunun kentte yakalaması yapılmış en yüksek miktarda narkotik madde olduğu öğrenildi.

Bayramda araç kiralayacaklar dikkat

Ramazan Bayramı öncesi araç kiralama talepleri artarken, uzmanlar dolandırıcılara karşı vatandaşları uyardı. Özellikle araç kiralama firmalarının internet sitelerinin birkaç harf değiştirilerek kopyalandığı ve düşük fiyat vaadiyle vatandaşlardan IBAN üzerinden para istendiği belirtildi

18.03.2026 12:25:00
İhlas Haber Ajansı
Bayramda araç kiralayacaklar dikkat
Bayramda araç kiralayacaklar dikkat
Ramazan Bayramı'nın yaklaşması ve okulların tatil olmasıyla birlikte araç kiralama taleplerinde artış yaşandı. Bayrama sayılı günler kala yoğunluğun arttığını belirten uzmanlar, internet üzerinden yapılan kiralamalarda dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Dolandırıcıların araç kiralama firmalarının internet sitelerini kopyalayarak site adresinde birkaç harf değişikliği yaptığı ve düşük fiyat vaadiyle vatandaşlara ulaştığı belirtildi. Rezervasyon bahanesiyle whatsApp üzerinden IBAN gönderilerek para talep edildiği ifade edilirken, vatandaşların tanımadıkları internet siteleri ve firmalara karşı dikkatli olması istendi. Bayram döneminde araçların günlük fiyatlarının yaklaşık bin 500 liradan başlayıp 3 bin lira seviyelerine kadar çıktığı belirtilirken, araç teslimi sırasında video kaydı yapılmasının da muhtemel anlaşmazlıkların önüne geçebileceği ifade edildi.

"Her ne kadar sık bilgilendirme olsa da rent a car sektöründe dolandırıcılar mevcut"

Bayram tatili nedeniyle yoğunluk olduğunu söyleyen rent a car işletmecisi Murat Demirkul, "Son günler olduğu için biraz daha yoğunluğumuz arttı. Ama Ramazan öncesinde böyle afaki bir yoğunluğumuz yoktu. Bayram yaklaştıkça biraz daha taleplerimiz artmış durumda. Vatandaşlarımızın araç kiraladıkları sırada dikkat etmesi gereken hususları gerek bizler, gerek meslektaşlarımız, valiliğimiz, emniyet müdürlüğümüz sık sık bilgilendirme yapıyor. Her ne kadar sık bilgilendirme olsa da ister istemez yine rent a car sektöründe dolandırıcılar mevcut. Firmaların internet sitelerini kopyalıyorlar. Birkaç harf değişikliği ile beraber müşterilere yüksek meblağlı araçları düşük fiyattan gösterip müşterilere ulaşım sağlıyorlar. Ulaşım sağlandıktan sonra müşterilere rezervasyon yaptıklarını söylüyorlar fakat ortada herhangi bir araç yok. Aracın rezervasyon yapıldığını, kendilerine bir miktar ya da araç ücretinin tamamını isteyerek whatsApp'tan IBAN yoluyla müşteriden para talep ediyorlar. Vatandaşlarımızdan whatsApp yoluyla para talep eden firmalardan, merdiven altı firmalardan ya da bilinmeyen firmalardan, internet sitelerinden uzak durmalarını rica ediyoruz" dedi.

Sektörde vale ayrıntısına dikkati çeken Demirkul, "Vatandaşlardan para talep ettiklerinde 'aracın ücretini siz bize gönderin biz vale ile aracınızı kapınıza kadar göndereceğiz' diyorlar. Bu tür söylemlere itibar etmemeleri gerekiyor. Ya birebir ofise gidip kiralasınlar ya da tanımadıkları, herhangi bir siteden ulaştıkları kişilerle bu tür muhabbetlere girmesin müşterilerimiz. Şu anda bayram kapsamında 5 günlük minimum paketler sunuyoruz. Araçlarımız ekonomik sınıftan üst gruplara kadar var. Bayramda fiyatlarımız günübirlik fiyatları bin 500 liradan başlıyor 3 bin lira civarında şu anda seyrediyor. Başlangıçta aracı teslim alırken müşterimiz video çekerse hem kendisi açısından hem de firma açısından daha güvenli ve iki tarafın da kafası ağrımaz. En azından araç tesliminde ve iade ederken de herhangi bir problem yaşamazlar" diye konuştu.

Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi

Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde planlı olduğu öğrenilen bir beyin operasyonuna alınırken işlemin tamamlandığı öğrenildi

17.03.2026 14:14:00
İHA
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı.

Tedavisi Göztepe Medical Park Hastanesi'nde sürdürülen Altaylı'nın planlı bir beyin operasyonu geçirdiği ve işlemin tamamlandığı öğrenildi.

İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı

İBB davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu görülmeye devam ediliyor. Dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı. Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı

17.03.2026 12:00:00 / Güncelleme: 17.03.2026 12:09:54
İHA
İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı
İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı
İBB davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı.

Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı. Duruşmaya CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve her sanığın üç avukatı da katıldı. Duruşmaya sanık Ümit Polat'ın avukatının savunması ile sürüyor.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı 'ihbar eden', Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı 'suçtan zarar görenler', 16 kişi 'müşteki', 5 kişi 'müşteki-şüpheli' ve Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 402 kişi 'şüpheli' sıfatıyla yer almıştı.

Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün 'örgüt yöneticisi' olarak aktarılmıştı.

İddianamede İmamoğlu'nun 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 12 kez 'rüşvet', 7 kez 'suç gelirlerinin aklanması', 2 kez 'kişisel verilerin kaydedilmesi', 2 kez 'kişisel verileri ele geçirme veya yayma', 4 kez 'suç delillerini gizleme', 'haberleşmenin engellenmesi', 'kamu malına zarar verme', 47 kez 'rüşvet alma', 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 9 kez 'irtikap', 46 kez 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 70 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 'çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi Usul Kanununa muhalefet', 'Orman Kanununa muhalefet' ve 'Maden Kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da iddia edilmişti.

Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!


Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) bu yıl 2 milyon 425 bin 560 aday başvurdu. Sayı 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443 idi. Bu sayı, 2020'deki pandemi yılından bile düşük! Verilen eğitim, alınan diplomalar bir işe yaramayınca sonuç kaçınılmaz olarak böyle tecelli ediyor1

17.03.2026 00:59:00
Haber Merkezi/AA
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğunu açıkladı. YKS'ye 2025'te 2 milyon 560 bin 649, 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443, 2022'de 3 milyon 243 bin 334, 2021'de 2 milyon 607 bin 715 ve 2020'de 2 milyon 436 bin 958 aday başvurmuştu. Bu yıl 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek YKS için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğu belirtildi. Bu sayı, 2020'deki Covid-19 pandemisinin patlak verdiği yıldan bile düşük!

Uykusuzluğa çare var mı?


 
Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, sağlıklı ve kaliteli uykunun önemine değinerek, "Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor" dedi.

17.03.2026 00:54:00
AA
Uykusuzluğa çare var mı?
Uykusuzluğa çare var mı?

Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, sağlıklı ve kaliteli uykunun önemine değinerek, "Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor" dedi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Uçar, şunları kaydetti: "Uzun yıllar hem tıp camiasında hem de kamuoyunda uyku, fizyolojik bir süreç olarak görüldü ve gereken önem verilmedi. Oysa sağlıklı bir uyku gündüz yaşantımızı doğrudan etkiliyor. Gece yeterince dinlenemeyen bir kişi ertesi gün birçok sorunla karşı karşıya kalabiliyor. Maalesef günümüzde sanayileşme ve şehirleşme de bunu daha fazla etkiliyor. Çevresel uyaranlar nedeniyle uykumuzu düzenleyen hormonların salgısını bozduk. Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor."

Uçar, yapılan bilimsel çalışmaların günde 7 saatten az uyumanın, kalp hastalıkları başta olmak üzere Alzheimer gibi birçok nörolojik hastalık riskini artırdığını ortaya koyduğunu belirtti.
Uçar, "Sağlıklı uyku, ertesi gün dinlenmiş olarak kalkıp günlük fonksiyonlarını yerine getirebilecek güce sahip olmaktır. Uyku süresi yaş gruplarına göre değişir. Okul öncesi çocuklarda bu süre 10-13 saat, erken okul çağındaki çocuklarda 9-11 saat olmalıdır. Ergenlik döneminde yaklaşık 8-10 saat, yetişkinlerde ise 7-9 saat uyku önerilir. Yaş ilerledikçe bu süre genellikle 6-8 saate kadar düşebilir" diye konuştu.

Toplumda uykuyla ilgili birçok yanlış inanış bulunduğuna dikkati çeken Uçar, şunları kaydetti: "Örneğin bazı kişiler, 'yaşlandıkça uyku ihtiyacı azalır' diye düşünerek yeterince uyumadıkları halde hekime başvurmuyor. Ayrıca melatonin de çok bilinçsiz kullanılabiliyor. Eczaneden hekime danışmadan alınabiliyor. Oysa doğru kullanılmadığında melatonin uykuyu düzeltmek yerine bozabilir ve biyolojik ritimde faz kaymasına neden olabilir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.