logo
28 TEMMUZ 2026

Onbinler Akşemseddin'i andı

29.05.2001 00:00:00
 
Bolu'nun Göynük ilçesinde, Akşemsettin Hazretleri Vakfı'nca düzenlenen geleneksel "14. Akşemsettin'i Anma" etkinliklerinde dağıtılan pilav, vatandaşlar arasında izdihama neden oldu. Göynük Belediye Başkanı Ahmet Çankaya, Akşemsettin'i anma etkinliklerinde yaptığı açılış konuşmasında, Akşemsettin'in, Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet'in hocası olduğunu belirterek, "O, mikrobu Pastör'den üç asır önce teşhis eden, kanser ve sarılık gibi hastalıkları tedavi eden bir ilim adamıydı" dedi. Çankaya, her yıl geleneksel olarak düzenlenen Akşemsettin'i Anma etkinlikleri için 10 ton pilav hazırlandığını ifade ederek, "Pilav, iki günde 4 ton bulgur, 6 ton et, 250 kiloğram tuz ve 10 kilogram yağ kullanarak hazırlandı" diye konuştu. Dağıtılan pilav, ayran ve gözlemeden almak isteyen vatandaşlar da izdihama neden oldular. Törenlere katılanlar, Akşemsettin'in Göynük ilçe merkezindeki türbesi önünde dua etmek için uzun kuyruklar da oluşturdular. Törenlere, Vali M. Ali Türker, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve bölge milletvekilleri de katıldılar.

Okulların açılacağı tarih belli oldu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla illere gönderilen genelgeye göre, yeni eğitim öğretim yılı Eylül ayının ortasında ilk ders zilinin çalmasıyla başlayacak 

28.07.2026 14:40:00
Eyüp Kabil
 
Okulların açılacağı tarih belli oldu
Okulların açılacağı tarih belli oldu
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), milyonlarca öğrenci, veli ve öğretmeni yakından ilgilendiren yeni eğitim-öğretim yılı takvimini resmi bir genelgeyle tüm illere duyurdu. Yeni takvime göre, öğretmenlerin okullardaki mesleki çalışmaları 1 Eylül itibarıyla başlayacak. Öğrenciler için yaz tatilini bitirecek olan ilk ders zili ise 14 Eylül Pazartesi günü çalacak.

Eğitim hayatına yeni adım atacak olan okul öncesi (anaokulu) ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için ise her yıl olduğu gibi yine erken uyum haftası uygulanacak. Bu minikler, okula alışma süreçlerinin desteklenmesi amacıyla 7-11 Eylül tarihleri arasında uyum eğitimlerine katılacak.

Açıklanan resmi takvime göre eğitim yılının ilk dönemi 22 Ocak Cuma günü karne dağıtımıyla sona erecek. Öğrencilerin nefes alacağı birinci dönem ara tatili ise kasım ayı ortasında gerçekleştirilecek. Sınav takvimleri ve tatil detayları okul yönetimleri tarafından bu genelge doğrultusunda planlanacak.

Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti


Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Türkiye'den tek eser bile giremedi. Oysa Türkiye, Geçici Liste'de 79 eserle dünyada ilk sırada. Bunlardan en azından biri Kalıcı Liste'ye dahil edilebilirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl aday eser göstermediği belirtiliyor. 

28.07.2026 11:00:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:12:13
HASAN GÜNDOĞDU
 
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Fransa, listeye iki eser dahil etmeyi başardı.

Fransa'dan iki eser daha

Fransa'nın İkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin çıkarma yaptığı Normandiya Çıkarma alanı ile savunma amaçlı inşa edilen Languedoc Kraliyet Kaleleri'ni Dünya Mirası Listesi'ne alındı.

İran'dan savaşa rağmen kültürel atak

Haşhaşilerin merkezi UNESCO'da

İran'dan Alamut Kalesi, bu yıl Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Alamut Kalesi, 11. yüzyılda Hasan Sabbah'ın İran'daki Elbruz Dağları üzerinde bulunan bu zorlu kaleyi ele geçirmesi, burayı terörle iç içe Haşhaşilerin (Bâtınîler) merkezi yapması ve sonrasında 1256 yılında Moğollar tarafından yıkılmasıyla son bulan tarihi ve efsanevi bir sürece konu olmuştu. "Kartal Yuvası" anlamına gelen kale, mutlak itaat eden fedaileri ve gizemli suikastlarıyla tanınıyordu. Alamut Kalesi çok sayıda romana da konu oldu.

Diğer önemli eserler

Ürdün'den Akabe Deniz Rezerv Alanı, Lübnan'dan Amil Dağı Kalesi, Filistin'den Sebastia, Özbekistan'dan Taşkent Modernist Mimarisi, Tunus'un Bodrum'a benzeyen ilçesi Sidi Bu Said, BAE'den Vureya Vadisi listeye dahil edildi. Böylece Dünya Mirası Listesi'ndeki tarihi eser ve doğal güzellik alanı sayısı 1273'e çıktı.

Lider İtalya

Türkiye'den 22 eser ya da doğal güzellik listede yer alıyor. Listede İtalya 62, Çin 61, Fransa 56, Almanya 55, İspanya 50, Hindistan 45, İran 30, Yunanistan 21 eserle temsil ediliyor.

Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, meslek seçiminin önemli olduğunu kaydederek, "Uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmaları son derece önemli" dedi

28.07.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri
Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri
ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, üniversite tercihi yapacak öğrencilere önerilerde bulunarak, "Gençlerimiz çok önemli bir sınav maratonundan çıktı. Öncelikle sınava giren bütün öğrencilerimize 'geçmiş olsun' diyorum. Tercih dönemlerinde de bizler kendilerini yönlendirmek, tavsiyede bulunmak durumundayız. Erciyes Üniversitesi olarak 19 fakültemizle kendisinden söz ettiren, kurumsal olarak köklü bir geçmişi olan üniversiteyiz. Bugün sağlık alanından tutun da mühendisliğe, ziraattan tutun da veterinerlikten sosyal alanlara kadar güçlü bir üniversiteyiz. Sadece ulusal boyutta değil, uluslararası boyutta da kendisinden söz ettiren bir üniversiteyiz. Gençlerimizin tercihlerini yaparken bu üniversitelerin, bu geçmiş köklü süreçlerini de dikkate almalarını ben açıkçası tavsiye ediyorum" dedi.

"Dijital alanlar, yapay zeka ve yazılım süreçlerine kadar son derece öne çıkan meslekler var"

Öğrencilerin uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmalarının önemli olduğunu dile getiren Altun, "Ancak dönüp dolaşıp herkes mesleği noktasında yoğunlaşır. Bir kere meslek seçimi önemlidir. Meslek seçiminden önce il önemlidir. Kayseri bu manada gerçekten 'öğrenci dostu bir şehir' olarak karşımıza çıkıyor. Öğrencilerimiz mutlaka kendi yeteneklerini biliyorlardır. Hangi alanlarda neler yapabileceklerini tahmin ediyorlardır.

Ancak son dönem eğilimlere baktığımız zaman özellikle dijital alanlarda, yapay zekadan tutun da yazılım süreçlerine kadar son derece öne çıkan meslekler olduğunu, dolayısıyla gençlerimizin de bunu dikkate almasında yarar olduğunu düşünüyorum. Bunu seçerken de gençlerimize tavsiyemiz; sevebileceğini ve o meslekle ilgili bilgi alsınlar. Bu bilgiyi sahada almaları bence çok önemli. Uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmaları son derece önemli. Bunları zaten alt alta topladıkları zaman kendileri de, 'Muhtemel benim şu meslekte olmam uygun olacaktır' diye yaklaşmaları lazım. Mezuniyet için 4 sene, 5 sene sonrasını planlamış oluyorlar. Kariyer planlamasında da bunu dikkate almalarını gençlerimize tavsiye ediyorum. İnşallah onlar için hayırlı güzel tercihler olur. Sağlık sıhhat içerisinde eğitim hayatlarına devam ederler diye ümit ediyorum" ifadelerini kullandı.

Omurga sağlığını korumak için bunları yapın


 
Omurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor. Kemikler (omurlar), diskler, eklemler, bağlar ve kaslardan oluşan bu kusursuz yapı, günlük yaşam aktivitelerimizin temelini oluşturuyor. 

28.07.2026 10:51:00
MURAT ÇORBACI
 
Omurga sağlığını korumak için bunları yapın
Omurga sağlığını korumak için bunları yapın

Omurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor. Kemikler (omurlar), diskler, eklemler, bağlar ve kaslardan oluşan bu kusursuz yapı, günlük yaşam aktivitelerimizin temelini oluşturuyor. Uyku ürünlerinin yanlış seçimi, tütün kullanımı ve modern çağın getirdiği hareketsiz yaşam tarzı gibi tüm olumsuz etkenler omurga sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu nedenle günlük alışkanlıklarda yapılabilecek küçük ama bilinçli değişiklikler, bireyin ilerleyen yıllarda ve yaşlarda hareket özgürlüğünü korumaya yardımcı oluyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi İleri Omurga Merkezi'nden Prof. Dr. Turgut Akgül, omurga sağlığını korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. 

1. Duruş biyomekanizmanızı düzenleyin

Duruş bozuklukları, omurganın doğal fizyolojik eğriliklerinin (servikal lordoz, torakal kifoz, lomber lordoz) bozulmasına yol açmaktadır. Bilgisayar başında, ayakta veya yürürken başın omuzların tam üzerinde, omuzların geride ve omurganın dik pozisyonda olması gerekmektedir. Başın öne doğru her 2.5 cm eğilmesi, boyun omurlarına binen yükü yaklaşık 4.5 kg artırmaktadır. Bu durum, uzun vadede boyun fıtığına ve kas spazmlarına zemin hazırlamaktadır.

2. Hareketsizlikten çok aktif bir yaşamı tercih edin

Omurlar arasındaki şok emici yastıkçıklar olan disklerin doğrudan bir kan akışı yoktur. Bu yapılar, sünger gibi çalışarak sadece hareket sırasında çevredeki sıvılardan besin ve oksijen almaktadır. Uzun süreli oturma eylemi, disk içi basıncı artırmakta ve disklerin beslenmesini engellemektedir. Her 45 dakikada bir pozisyon değiştirmek, kısa yürüyüşler yapmak ve omurgayı esnetmek disk dejenerasyonunu yavaşlatmaya yardımcı olur.

3. Her zaman çömelerek eğilin

Yerden bir cisim kaldırırken yapılan en büyük hata, dizleri kilitleyerek doğrudan belden eğilmektir. Bu hareket, bel omurlarına ve disklerine binen mekanik yükü devasa boyutlara ulaştırmaktadır. Onun yerine, ağırlık merkezini alçaltmak için dizleri ve kalçayı bükerek çömelmek, yükü gövdeye en yakın pozisyonda tutmak ve kalkış gücünü bacak kaslarından almak ağırlık kaldırmanın en doğru halidir. Yükü kaldırırken gövdeyi sağa veya sola döndürmekten (rotasyon) kesinlikle kaçınılmalıdır.

4. Sırt kaslarınızı güçlendirin

Omurganın istikrarını sağlayan yegane unsur, çevresini saran kas dokusudur. Özellikle karın, bel ve pelvik taban kaslarından oluşan merkez (core) bölgesi, omurga için doğal bir korse işlevi görmektedir. Zayıf kaslar, tüm yükün omurga kemiklerine ve disklere binmesine neden olmaktadır. Klinik pilates, yüzme veya özel statik egzersizlerle bu kas grubunu güçlendirmek, mekanik bel ağrılarının en etkili koruyucusudur.

5. Uyurken de omurganıza destek verin

Hayatın yaklaşık üçte biri uykuda geçmektedir. Kaliteli uyku; kasların gevşemesi, omurgayı destekleyen dokuların toparlanması ve vücudun kendini onarma süreçleri için büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle omurganın doğal eğriliklerini destekleyen, orta sertlikte ve vücut yapınıza uygun ortopedik bir yatak ile uygun bir yastık tercih edilmelidir. Yüzüstü yatış, boyun omurlarında aşırı dönmeye neden olabileceği için genellikle önerilmez; sırtüstü veya yan yatış pozisyonları omurga sağlığı açısından daha uygundur.

6. Vücut ağırlığınızı koruyun

Vücutta taşınan her fazla kilo, yerçekiminin de etkisiyle özellikle bel (lomber) bölgesi omurlarına, disklerine ve faset eklemlerine ekstra basınç olarak yansımaktadır. Bu kronik yüklenme, kireçlenme (osteoartrit) ve disk yırtılmaları riskini katlayarak artırmaktadır. Dengeli ve profesyonel bir diyet programı ile ideal kiloya ulaşmak, mekanik omurga ağrılarının tedavisinde atılacak ilk ve en önemli adımdır.

7. Çalışma ortamınızı ergonomik kurallara göre düzenleyin

Masa başı çalışanlar için çalışma istasyonunun tasarımı kritik öneme sahiptir. Bilgisayar monitörünün üst kenarı tam göz hizasında olmalı, klavye ve mouse kullanımı sırasında dirsekler 90 derece açıyla desteklenmelidir. Seçilecek ofis sandalyesi, belin doğal çukurunu (lomber lordoz) destekleyecek bir yastıkçığa sahip olmalı ve ayaklar yere tam ve düz bir şekilde temas etmelidir.

8. Tütün ürünlerinden uzak durun

Sigara içmek, yalnızca akciğer ve kalp sağlığını değil, omurga sağlığını da derinden etkilemektedir. Tütün ürünlerindeki kimyasallar ve nikotin, kan damarlarını daraltarak (vazokonstriksiyon) omurga disklerine giden kan akışını ve oksijenlenmeyi bozmaktadır. Bu durum, hücresel düzeyde erken yaşlanmaya, disklerin su içeriğini kaybedip kurumasına ve osteoporoza (kemik erimesi) zemin hazırlamaktadır.

9. Omurgayı destekleyen düzenli egzersizler yapın

Yürüyüş, bisiklet veya yüzme gibi düşük etkili kardiyovasküler egzersizler, omurga etrafındaki kaslara kan pompalanmasını artırmakta, esnekliği geliştirmekte ve endorfin salgılanmasını tetikleyerek doğal bir ağrı kesici etki yaratmaktadır. Haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapmak, hem genel eklem sağlığını hem de omurga mobilitesini korumanın anahtarıdır.

10. Bedeninizin verdiği alarm sinyallerini göz ardı etmeyin

Her bel veya boyun ağrısı masum değildir. Ağrınız istirahatle geçmiyorsa, geceleri uykudan uyandırıyorsa, bacaklara veya kollara yayılan elektriklenme, uyuşma, karıncalanma ya da güç kaybı (örneğin ayak bileğini kaldıramama) eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden özellikle omurga sağlığı ile ilgilenen bir hekime başvurulmalıdır. 

Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı

Daha bilinçli, işlevsel ve sürdürülebilir tüketim tercihleri, yaz alışverişinde ikinci el ürünleri öne çıkardı. Dolap verilerine göre plaj ve deniz ürünlerinin satışları yüzde 170 artarken, bu ürünlerin ortalama satış süresi bir haftanın altına indi. Düğün, nişan ve mezuniyet sezonunun en çok aranan ürünü olan abiye elbiselerin toplam siparişler içindeki payı ise yüzde 40'a ulaştı

28.07.2026 10:51:00 / Güncelleme: 28.07.2026 10:54:13
İhlas Haber Ajansı
 
Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı
Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı
Türkiye'nin önde gelen ikinci el alışveriş platformlarından Dolap'ın verileri, deniz ve plaj ürünleri ile özel günler için yapılan tercihlerde yeniden kullanım kültürünün yaz alışverişine güçlü biçimde yansıdığını ortaya koydu. Kullanıcılar yalnızca yeni ürünlere yönelmek yerine, kısa süre veya sınırlı sayıda kullanılacak ürünlerde ikinci el alternatifleri değerlendiriyor. Özellikle tatil, düğün, mezuniyet ve davet sezonlarında ihtiyaçların dönemsel olması, ikinci el alışverişi daha bilinçli ve sürdürülebilir bir seçenek haline getiriyor. Döngüsel ekonomi ile dijitalleşmeyi buluşturup ikinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap'taki kullanıcıların yaz sezonu ürünlerinde yaptığı aramalarda, düğün, nişan ve mezuniyet elbiseleri ilk sırada yer aldı. Abiye elbiseleri şort ve bermudalar, terlik ve sandaletler, mayolar, deniz şortları, bikini takımları, pareolar ve plaj ürünleri izledi.

Yazlık ürünler Dolap'ta yeniden dolaşıma girdi

Dolap'taki alışverişlerde, plaj elbisesi, deniz şortu, mayo, bikini takımı, plaj çantası, pareo, mayokini, plaj havlusu gibi ürünlerdeki satışlar yüzde 170'lik bir artış kaydetti. Aynı kategorilerdeki sipariş adedi ise yüzde 140 yükseldi.

Dolap'taki kullanıcılar sandalet, terlik, şort ve bermuda gibi tatil sezonu ürünlerinin satışında da yüzde 70'lik bir artış elde etti.

Yaz sezonunun gözdesi abiye elbiseler

Düğün-mezuniyet sezonunun etkisiyle kullanıcıların favorisi haline gelen abiye elbiselerin satışları son iki ayda yüzde 20 arttı. Dolap'taki satıcıların yaz mevsiminin başlamasıyla verdiği 660 bin elbise ilanı göze çarparken, abiye elbiselerin tüm siparişler içindeki payı aynı dönemde artarak yüzde 40'a ulaştı.

Plaj ve deniz ürünleri bir haftadan kısa sürede satılıyor

Yazlık ürünlerdeki talep, satış hızına da yansıdı. Dolap'ta plaj ve deniz ürünlerinin yer aldığı kategoride ortalama satış süresi bir haftanın altında gerçekleşti.

Satıcılar ile alıcılar arasında güvenli, pratik ve sürdürülebilir bir alışveriş köprüsü kuran Dolap'taki satışlarda ilk beş şehir ise, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya olarak listelendi.

Motosiklet sürücüleri başa bela oldu


 
Edirne'de kazaların yarısından fazlasına karışan motosiklet sürücülerine eğitim veriliyor. İstanbul'da da özellikle trafik sıkışıklığında kaldırımları kullanan kuryeler vatandaşların korkulu rüyası haline geldi.

28.07.2026 09:50:00
AA
 
Motosiklet sürücüleri başa bela oldu
Motosiklet sürücüleri başa bela oldu

Edirne Valisi Yunus Sezer, trafikte sayıları her geçen gün artan motosikletliler için eğitim kampanyası başlattıklarını belirtti. Sezer, İl Emniyet Müdürlüğünce Sarayiçi'nde motosiklet sürücülerine yönelik düzenlenen sürüş eğitimi ve motosiklet anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, kentteki trafik kazalarının yüzde 60'ına motosikletlilerin karıştığını söyledi.

Sadece denetim yetmiyor

Bunun büyük bir oran olduğunu belirten Sezer, kazaların yüzde 10'unun da tek taraflı motosiklet kazalarından oluştuğunu dile getirdi. Rakamların önemli ve dikkati çekici olduğunu ifade eden Sezer, "Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan konunun sadece denetimle değil eğitimle de ilgili olduğunu belirterek motosiklet sürücülerimize güvenli sürüş tekniklerinin öğretilmesiyle ilgili bir kampanya başlattı ve bunu devam ettiriyorlar" dedi.

Yayaları umursamıyorlar

Sezer, tüm sürücülerin güvenli araç kullanarak hem kendi güvenliklerini hem de diğer sürücülerin ve yayaların güvenliğini öncelemesi gerektiğini dile getirdi.
Trafikte güvenli sürüşün önemli olduğunu vurgulayan Sezer, "Motosikletlerin karıştığı yüzde 60'lara varan trafik kazası sayısının daha aşağılara indiği, hem sürücülerin hem yayaların daha dikkatli olduğu bir trafik dönemini inşallah önümüzdeki zamanlarda yaşarız. Bugün teslim edeceğimiz motosikletlerin de hem asayiş hem trafik hizmetlerinde Edirne'mize çok güzel katkıları olacak" diye konuştu.

Vatandaşın başına bela oldular

İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da motosikletlerin her yıl yaklaşık yüzde 25 arttığını belirterek bu konuda tedbir almak için harekete geçtiklerini belirtti.
Edirne'de 2026'nın ilk 6 ayında meydana gelen 648 kazanın 393'üne motosikletlerin karıştığını vurgulayan Ayhan, "Yine bu kazaların 121'i ise motosikletlerin tek başına karıştığı, başka bir aracın karışmadığı trafik kazaları. Bu da denetimin yanında özellikle eğitimin çok önemli olduğu, motosiklet sürücülerinin güvenli sürüş konusunda eğitime ihtiyaçları olduğunu gösteriyor" diye konuştu. Ardından Vali Sezer ve beraberindekiler, motosiklet eğitim parkurunu gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra motosiklet sürücülerinin bir kısmına bölgede eğitim verildi, eğitimlerin devam edeceği belirtildi.

Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinde en kritik aşamaya girildi. PKK'nın tasfiyesi ve silah bırakma sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak 10-12 maddelik "çerçeve yasa" teklifinin bu hafta TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Meclis tatile girmeden yasalaşması hedeflenen düzenlemenin sınırları netleşirken, siyasi kulisler hareketlendi

27.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor
Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor
Ekim 2024'te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan, Temmuz 2025'te örgüt üyelerinin Kuzey Irak'ta sembolik olarak silah yakması ve Şubat 2026'da TBMM Komisyon raporunun kabul edilmesiyle ilerleyen süreçte, hukuki zemin nihayet şekilleniyor.

Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkililerinin ortaklaşa hazırladığı taslak metinde yasanın sınırları ana hatlarıyla belirlendi.

Yasa, PKK'nın silah bıraktığının ve kendisini resmen feshettiğinin teyit edilmesiyle yürürlüğe girecek.

İlk aşamada suça karışmamış örgüt mensuplarının eve dönüşü kolaylaştırılacak ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanacak.

Çerçeve Yasa kapsamında dönüş yapan bu kişilere, topluma entegrasyon sürecinde beş yıl boyunca siyaset yasağı getirilmesi öngörülüyor.

Kandil'deki örgüt yöneticilerine ve lider kadrosuna ilk etapta dönüş yolu açılmayacak.

Yasanın uygulama süresinin 3 yıl olması ve ihtiyaç halinde 6 aylık periyotlarla uzatılması planlanıyor.


DEM Parti ve PKK kanadından açıklamalar


Yasa teklifi öncesinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti, MHP, CHP ve DEM Parti gruplarını ziyaret ederek temas trafiğini yürüttü.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yasanın muhtemelen bu hafta geleceğini belirterek, "Bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır. Kategorik ayrımlar yapmamalı, tam bir yasa olmalıdır" dedi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise yasanın "yeni bir başlangıcın ilk adımı" olduğunu, siyasete katılım ile dönüşleri hukuki güvenceye bağlaması gerektiğini vurguladı ve yasa sonrasında Meclis'te bir "barış izleme ve takip kurulu" kurulmasını talep ettiklerini açıkladı.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu da taslağı beklediklerini ifade ederek, "Süreci zaten doğru buluyoruz, destekliyoruz. Yeni adımların ön adımı olacaksa teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz" açıklamasıyla taslağı görmeyi beklediklerini dile getirdi.


Ankara kulisi


Ankara kulislerinde en çok tartışılan konuların başında Abdullah Öcalan'ın hukuki durumu geliyor. Edinilen bilgilere göre, MHP lideri Bahçeli'nin daha önce değindiği statü adımlarına AK Parti mesafeli yaklaşıyor.

Yasada Öcalan'a özel bir hukuki statü yer almayacak, mevcut hükümlü durumu korunacak. Ancak fiili bir esneklik sağlanarak İmralı'ya gazeteci, yazar ve akademisyenlerin gitmesinin önünün açılması planlanıyor. Kulislere yansıyan bir diğer bilgiye göre ise terörist başı Öcalan'ın bu taslağa olumlu baktığı, eksiklerin sonraki süreçlerde tamamlanabileceğini ilettiği belirtiliyor.


Ne zaman yasalaşacak?


Takvim konusunda DEM Parti yöneticileri, teklifin Meclis yaz tatile girmeden Adalet Komisyonu ve Genel Kurul aşamalarından geçerek yasalaşacağına dair bilgileri teyit etti.

Siyasi partiler arasında büyük ölçüde mutabakat sağlandığı ve yasanın en geç Ağustos ayı ortasına kadar yasalaşmasının hedeflendiği aktarılıyor. Kulislere düşen "B Planı" senaryosuna göre, takvim sıkışırsa Meclis tatile girse dahi Adalet Komisyonu çalışmaya devam edecek ve Genel Kurul olağanüstü çağrılarak süreç tamamlanacak.

Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”

Lüks restoran anlayışı radikal bir kabuk değişiminden geçiyor; Michelin ve Gault&Millau listelerini altüst eden yeni trend, şatafatlı sunumlar yerine "samimiyet", "atıksızlık" ve "hikâyesi olan yerel malzeme" üzerine kuruluyor

27.07.2026 18:30:00
Eyüp Kabil
 
Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”
Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”
Küresel gastronomi dünyası, uzun yıllardır hakimiyetini sürdüren ağır, gösterişli ve aşırı teknik odaklı "fine dining" konseptine veda ediyor. Michelin Rehberi ve Gault&Millau Türkiye gibi prestijli oluşumların 2026 değerlendirmelerinde de ağırlığını hissettiren yeni akım, odağına "cozy dining" (konforlu ve samimi yemek) kültürünü aldı.

Kristal kadehler, kusursuz beyaz örtüler ve garsonların mesafeli tavırları yerini; ahşap masalara, şefle doğrudan diyalog kurulabilen açık mutfaklara ve her bir malzemenin topraktan tabağa uzanan şeffaf hikâyesine bırakıyor.


Gösteriş bitti, "duyusal maksimalizm" başladı


Yeni dönemde restoran tasarımları ve servis süreçleri ne kadar sadeleşiyorsa, damakta bırakılan tatlar da bir o kadar katmanlı ve cesur hale geliyor. Gastronomi analistlerinin "duyusal maksimalizm" olarak tanımladığı bu akım, şekere ya da yapay aromalara sığınmadan; doğru asidite, fermantasyon teknikleri ve dumanlı ocakbaşı dokunuşlarıyla tabağın özünü parlatmayı hedefliyor.

Mutfak Dostları Derneği ve Le Cordon Bleu Türkiye temsilcilerinin ortak öngörülerine göre önümüzdeki dönemin vazgeçilmez mutfak enstrümanları şunlar olacak:

• Sabır Gerektiren Teknikler: Haftalarca olgunlaştırılmış (aged) ürünler, ev yapımı misolar, kombuchalar ve koji bazlı soslar.

• Ateş ve Duman: Geleneksel ocakbaşı ve odun ateşi tekniklerinin, batı mutfak disiplinleriyle harmanlanması.

• Mutfak Odaklı Mocktail'ler: Yemeğin aromasını tamamlayan botanik özlü ve fermente içecek eşleşmeleri.


Tabaktaki lüksün yeni ölçüsü: İzlenebilirlik ve atıksızlık


Tüketiciler artık sadece tabağın lezzetine değil, o tabağın gezegene olan maliyetine de bakıyor. Restoranların menülerine entegre etmeye başladığı yeni nesil QR kod sistemleri, sipariş edilen bir balığın hangi denizden, ne zaman ve hangi sürdürülebilir yöntemle avlandığını; zeytinyağının ise hangi yerel üreticinin bahçesinden sıkıldığını müşteriye saniyeler içinde kanıtlıyor.

Bununla birlikte, mutfakta sıfır atık felsefesi artık bir halkla ilişkiler malzemesi olmaktan çıkıp zorunlu bir işletme ahlakına dönüştü. Sebze kabuklarından hazırlanan imza soslar, bayat ekmeklerin fermente edilerek yeni reçetelere dahil edilmesi ve IQF (bireysel hızlı dondurma) gibi hücresel yapıyı koruyan teknolojilerin mutfağa girmesi, gün sonu gıda firesini neredeyse sıfıra indiriyor. Michelin'in sürdürülebilirliğe verdiği "Yeşil Yıldız" ödülleri, şeflerin yaratıcılık yarışında artık en az geleneksel yıldızlar kadar büyük bir prestij unsuru.


Solo dining: Yalnız yemek yemek artık bir ritüel


Yeme-içme alışkanlıklarındaki bir diğer çarpıcı kırılma ise tek kişilik masalarda yaşanıyor. Geçmişte "aceleyle geçiştirilen bir durum" olarak kodlanan yalnız yemek yemek (solo dining), modern şehir insanı için bilinçli ve odaklanmış bir kişisel terapi ritüeline dönüştü.

Yeni nesil restoranlar, sadece tekil misafirlerin ağırlanabileceği şef tezgahı (chef's table) konseptlerini büyüterek, yemeği bir sosyal zorunluluktan çıkarıp tamamen duyusal bir deneyim haline getiriyor.


İstanbul dünya gastronomi radarında devleşiyor


Uluslararası seyahat ve lezzet endekslerinin yayımladığı küresel raporlara göre, İstanbul, sokak lezzetleri ile yüksek mutfak kültürünü harmanlama kabiliyeti sayesinde dünyanın en iyi 10 gastronomi şehri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Uzmanlar, Türkiye'nin coğrafi işaretli ürün zenginliğinin ve Anadolu mutfağı köklerinin modern tekniklerle dünyaya anlatılmasının, gastronomi turizmini önümüzdeki dönemde çok daha stratejik bir konuma taşıyacağını vurguluyor.

Madencilerin parası yine ödenmedi

Eskişehir'de Doruk Madencilik'te çalışan işçiler ödenmeyen hak edişleri için yeniden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde oturma eylemi başlattı

27.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Madencilerin parası yine ödenmedi
Madencilerin parası yine ödenmedi
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle holding binası önünde oturma eylemi başlattı.

Sıcak havaya rağmen eylemde olan işçiler, "Ölmek var, dönmek yok", "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri" sloganları attılar. Baretlerini yere vuran işçiler düdük çaldılar. İşçiler öğle yemeğinde soğan, domates ve ekmek yediler.

ANKA'nın haberine göre, 3,5 yıldır çalışan bir işçi, "Soğan ekmeğe muhtaç kaldık" diye sözlerine başladı. İşçi, işverenin 23 Temmuz'da ödemelerin yapılacağına ilişkin sözünde durmadığını anlatarak, "Kıdem tazminatlarımız var. TMSF'den alacaklarımız var, maaşlarımız var. Onlara hep söz verdi ama vermedi. Soğan ekmeğe muhtaç koydu bizi. Evdekiler ne yiyor, bilemiyorum. Biz şimdi burada yiyoruz ama evdekiler ne yer, ne içer bilemiyoruz. Oraya da bir şey götüremiyoruz" ifadelerini kullandı.


"KOLESTEROL, TANSİYON İLACI KULLANIYORUM"


Murat Kaya isimli işçi ise 2012'den bu yana çalıştığını, 2024'te emekli olduğunu ve yine de çalışmaya devam ettiğini kaydetti. Kaya, emekli olunca tazminatını ve geçen aya ait ücretini alamadığını söyleyerek, "Haziranda grev yaptık. Maaşları aldık ama Çalışma Bakanlığı bize Temmuz'un 23'ü diye söz verdi. Artık şirketle muhatap olmuyoruz, Çalışma Bakanlığı ile oluyoruz" dedi.

Kullandığı ilaçları gösteren Kaya, "Kolesterol ilacı kullanıyorum, tansiyon ilacı kullanıyorum, kalp ilacı kullanıyorum" diye konuştu.

Hüseyin Kara isimli işçi de 11 sene elektrikçi olarak çalıştığını ve dört yıldır da tazminatlarının ödenmesini beklediğini kaydetti. Kara, "En son grevden sonra söz verdiler, üç taksitte ödeyeceklerini. Bunların sözü hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

Muhataplarının kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylediğini aktaran Kara, "Gün verdiler, 23'ünde ödenecek diye, 27'si oldu Temmuz'un, halen bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı'na ayrıyeten hakkımı helal etmiyorum. Arkadaşlarımın da helal edeceğini sanmıyorum. O da garantörlük sözü verdi. Onun sözü de yerde kaldı" dedi.


"300 AİLENİN VEBALİ KENDİSİNDE"


Yaklaşık 16 senedir çalıştığını söyleyen bir diğer işçi, muhataplarının ödemelerini ayın 23'ünde yapacaklarını belirttiklerini aktararak, "Bekleyecek sabrımız yok. 300 tane aile boşandı burada. 300 tane ailenin vebali de kendisinde. Diyecek başka bir şeyim yok. Kendi vicdanına kalmış. Biz sadece bekliyoruz, yatırırsa acaba... Başka bir yerde de çalışamıyoruz. İş de bulamadık. Başka yere uyum sağlaması da zor. Şu anda yaşımız geldi 40-45'e. Nasıl yapacağız, bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Necmi Karaöz isimli bir işçi ise iki çocuğu olduğunu dile getirerek, "Zor şartlarda geçiniyoruz. Belli bir bölüm paramızı ödediler ama hak ettiğimiz paraları, 23 Temmuz'da söz verilen ödemeleri yapmadılar. Şu an onları bekliyoruz, onu almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde minivanın uçuruma yuvarlandığı kazada yaşamını yitiren 5 kişinin cenazeleri Konya'da toprağa verildi

27.07.2026 14:32:00
Anadolu Ajansı
 
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'daki işlemlerin ardından memleketleri Konya'ya gönderilen aynı aileden Erol Arslan (48), Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12) ile Metehan Uğurlu'nun (4) cenazeleri, merkez Karatay ilçesindeki Aliyenler Mezarlığı'na getirildi.

Cenazeler, burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Törende, Arslan ile Uğurlu ailelerinin yakınları gözyaşı döktü.

Hayatını kaybedenlerden Ebrar Arslan'ın, 2 gün sonra doğum günü olduğu öğrenildi.

Taşağıl-Derebucak Yolu Beydiğin Mahallesi'nde dün meydana gelen kazada kontrolden çıkan Erol Arslan (48) yönetimindeki 42 AKL 36 plakalı minivan, uçuruma yuvarlanmış, kazada sürücü ile araçta bulunan Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12), Metehan Uğurlu (4) hayatını kaybetmiş, yaralanan Abdurrahman (28) ve Hatice Uğurlu (23) hastaneye kaldırılmıştı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.