Özetle, yaklaşık 15 ay önce AKP'ye yakınlığı ile bilinen İHH adlı yardım kuruluşu Filistin'e insani yardım organizasyonu gerçekleştirdiğini ve toplanan yardımların Filistin'e götürüleceğini duyurdu. İsrail buna müsaade etmeyeceğini açıkladı. Bu sefere birçok AKP'li vekil de katılacaktı. Son gün bu vekiller seferden vazgeçtiler. Gemiler yola çıktı. Katil katilliğini yaptı, vatandaşlarımızı öldürdü. İktidar esti, gürledi. Kınamalar, tehditler peş peşe geldi. Olay BM gündemine taşındı. ABD dolaylı olarak yaşanılan olaylardan üzüntüsünü açıkladı, kınamadı bile. ABD'de yaşayan Fetullah Gülen "Otoriteye baş kaldırılmaması gerekliliğini vurgulayarak" bir anlamda İsrail'in meşru müdafaa hakkını kullandığını vurguladı. Elçi geri çağrıldı, sonra gönderildi. Alçak koltuk krizi, özür dilemesen şöyle yaparım, böyle ederim vs. söylemleri ile Türk milletinin gazı alındı. Hükümet, İsrail ile yapılan ne bir anlaşmayı iptal etti, ne de başka yaptırımlara yöneldi. Bunun yanında İsrail ile yapılan ticaretin artarak 2 milyar dolarlar seviyesine çıktığı haberleri medyada yer aldı. Bu acı olayın sene-i devriyesinde İstanbul'da İHH başkanı ve Tayyip Bey'in oğlunun katılımıyla bir anma yapıldı. İHH başkanı İsrail'i tehdit etti ve Mavi Marmara'nın, tekrar düzenlenecek Filistin seferine katılacağını açıkladı. Sonuç; sadece laf. Teknik sebeplerden katılamamış!Geldik bu günlere. Hükümetin heyecanla beklediği BM raporu açıklandı. Sonuç; kısaca "Onlar birbirinin dostudurlar" (Maide Suresi 51. Ayet) ilahi hükmünün tecellisidir. BM raporunun satır başları;*İsrail'in yaptığı saldırı meşru ama aşırı (!)*İsrail'in Gazze şeridine uyguladığı abluka ise uluslararası hukuk açısından yasal?*Mavi Marmara'ya çıkan İsrail komandoları yolcuların organize ve şiddetli direnişiyle karşılaşmışlar ve kendilerini korumak durumunda kalmışlar? *İsrail komandolarının kullandığı güç "aşırı ve mantıksız" olarak da nitelendirilmiş.*Ayrıca yolcuların hayatlarını kaybetmesinin kabul edilemez olduğu ve İsrail askerlerinin kalan yolculara kötü muamele yaptığı da unutulmamış (!)*Mavi Marmara'nın, donanma ablukasını aşma girişimiyle sorumsuzca hareket ettiği, Mavi Marmara'nın organizatörleri, özellikle İHH'nin amaçları, gerçek niteliği ve güdüsü hakkında ciddi soru işaretlerinin var olduğu, iddiasının da bulunduğu kaydediliyor.* Türkiye hükümetinin, Mavi Marmara'nın organizatörlerini, İsrail güçleriyle karşı karşıya gelmekten kaçınmaya ikna etmeye çalıştığı, ancak daha fazlasının yapılabileceği, vurgulanıyor.*İsrail'in, olayla ilgili olarak "üzüntüsünü uygun biçimde açıklaması" ve tazminat ödemesi gerektiği tavsiye ediliyor. Yüz küsur sayfalık bu raporu hazırlayanlar Ortadoğu barışını da unutmuyorlar. "Türkiye ve İsrail'in, ilişkilerini Ortadoğu'daki istikrarın lehine düzelterek, tam diplomatik ilişkilerini yeniden ele almaları gerekliliğini vurguluyorlar." Bunun hesabı sorulacak, özür dileyecekler, tazminat ödeyecekler yoksa! diye millet önünde celallenenler bu raporla şok oldu. Cumhurbaşkanı, raporu tanımadığını, açıkladı. Hükümet daha sert söylemlerde bulundu. Ve İsrail geri adım atana kadar 5 maddelik eylem planı açıklandı; 1- Türk İsrail arasındaki tüm ilişkileri ikinci kâtip seviyesine indirildi. Büyükelçimiz geri çekiliyor.2- İsrail ile Türkiye arasındaki askeri anlaşmaların tümü askıya alınmıştır.3- Doğu Akdeniz'de en uzun kıyısı olan sahildar devlet olarak Türkiye seyrüsefer serbestîsi için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacak.4- İsrail'in saldırısında mağdur olan ailelere uluslararası platformlarda hukuki destek sonuna kadar verilecektir.5- Türkiye İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı tanımamaktadır. Ablukanın Uluslararası Adalet Divanında incelenmesini sağlayacaktır.Tabi ilk aklıma gelen bu alınan kararların neden olayın hemen akabinde alınmadığıdır. Artı iktidar bu kararları uygulama iktidarlılığını gösterebilecek mi? Keşke uygulayabilse. Ama uygulayamaz. Neden mi? Yarın. İpucu olarak "füze kalkanı" diyelim.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Bu savaşın öğrettikleri / 02.04.2026
- Hey hey, Başkan, bugün kaç çocuk öldürdün? / 01.04.2026
- Mazlumun olduğu yerde tarafsızlık, zalime ortaklıktır / 31.03.2026
- Ben, senin gibi değil Mezhep İmamlarımız gibi Sünni’yim / 30.03.2026
- Yusuf Kaplan, Fethullah Gülen’in rolüne mi soyundu? / 29.03.2026
- Bu savaş, ABD-İsrail ile İslam’ın savaşıdır / 27.03.2026
- Şehit Ali Laricani’nin, Müslümanlara mektubu / 26.03.2026
- Bilal Erdoğan ve Süleyman Soylu’ya, Cübbeli Ahmet’in cevabı / 25.03.2026
- Bahçeli’nin başlattığı Erdoğan’ın sırtlandığı süreç nereye gidiyor? / 24.03.2026
- İran’ı kınayanlar, kınanacakları günden habersiz mi? / 23.03.2026
- Hey hey, Başkan, bugün kaç çocuk öldürdün? / 01.04.2026
- Mazlumun olduğu yerde tarafsızlık, zalime ortaklıktır / 31.03.2026
- Ben, senin gibi değil Mezhep İmamlarımız gibi Sünni’yim / 30.03.2026
- Yusuf Kaplan, Fethullah Gülen’in rolüne mi soyundu? / 29.03.2026
- Bu savaş, ABD-İsrail ile İslam’ın savaşıdır / 27.03.2026
- Şehit Ali Laricani’nin, Müslümanlara mektubu / 26.03.2026
- Bilal Erdoğan ve Süleyman Soylu’ya, Cübbeli Ahmet’in cevabı / 25.03.2026
- Bahçeli’nin başlattığı Erdoğan’ın sırtlandığı süreç nereye gidiyor? / 24.03.2026
- İran’ı kınayanlar, kınanacakları günden habersiz mi? / 23.03.2026
























































