logo
20 MAYIS 2026

Oyunlar tersyüz edilecek

09.05.2005 00:00:00




*Kayseri'de düzenlenen Kuşatılan Türkiye toplantısında ülkemize karşı içeriden ve dışarıdan oynanmakta olan oyunlara karşı gerekenin yapılacağı, bu oyunların BTP iktidarı ile bozulacağı, tersyüz edileceği mesajı verildi*Salon doldu taştıBağımsız Türkiye Partisi (BTP) "Kuşatılan Türkiye" adlı miting ve toplantı serisine Kayseri ile devam etti. Kayseri İl Kültür Turizm Merkezi'nde düzenlenen toplantıya akın eden Kayserililer, 2. bir Sevr dayatmasına karşı, 1. Sevr dayatmasında ecdât ne yaptı, 1. Sevr belgesini Kuvay-ı Milliye ruhu ile nasıl yırtıp istila ve işgalciler ile yerli işbirlikçilerinin suratına çarptı ise bugün de aynı şeyi yapacağı mesajını dosta düşmana bir kez daha duyurdu. Kültür merkezi toplantıya gelenlere dar geldi. Salon doldu taştı. İzdiham yaşandı. Giremeyenler dışarıda kurulan sinevizyon ile programı izledi. * Türban sorununu biz hallederizBTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş "AKP iktidarı, 'Ben türban konusunu halletmek istiyorum. Ama önüme Anayasa Mahkemesi, Başkanı, derin devlet çıkıyor' diyor. Bunlar, AB hukuku bizim üzerimizde demedi mi? Bunlar bu işi halledemez. Hukuk mu buna müsait değil, hayır! Yeraltı teşkilatları mı, hayır! Bunları iktidar eden güçler müsaade etmiyor. Göreceksiniz! Yıllardan beri iftira ettikleri o güçlerle biz el ele vereceğiz, kol kola gireceğiz, milletin türban meselesini halledeceğiz" diye konuştu.*AB ne demektir?AKP hükümeti döneminde Türk dış politikası atalete terk edildiğini, Türkiye'nin Casus Belli'sinden vazgeçtiğini, hiç bir çıkarımızın olmadığı AB limanına AKP'nin milleti dayadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, AB'nin, bizim için ne anlam ifade ettiğini şöyle dile getirdi: "AB; 5 bin yıllık Türk tarihinin, 15 asırlık İslam medeniyetimizin ve 80 yıllık laik demokratik cumhuriyetimizin haçlı mezarlığına gömülmesidir.  Milli egemenliğimizin yabancılara devredilmesidir.Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) "Kuşatılan Türkiye" adlı miting ve toplantı serisine Kayseri ile devam etti. Kayseri İl Kültür Turizm Merkezi'nde düzenlenen toplantıya akın eden Kayserililer, 2. bir Sevr dayatmasına karşı, 1. Sevr dayatmasında ecdât ne yaptı, 1. Sevr belgesini Kuvay-ı Milliye ruhu ile nasıl yırtıp istila ve işgalciler ile yerli işbirlikçilerinin suratına çarptı ise bugün de aynı şeyi yapacağı mesajını dosta düşmana bir kez daha duyurdu. Kültür merkezi toplantıya gelenlere dar geldi. Doldu taştı. İzdiham yaşandı. Giremeyenler dışarıda kurulan sinevizyon ile programı izledi. BTP'nin mahalli basına yönelik projeleri Toplantıda bir konuşma yapan BTP Kayseri İl Başkanı Ahmet Köker, beş bin yıllık tarihe sahip milletimizin çok zor bir dönemden daha geçtiğini, ülkemizin dört bir taraftan kuşatıldığını, AB söylemleri ile uyutularak varlık sebebimiz olan değerlerimizin yitirilmekte olduğunu söyleyerek, "Atı alan Üsküdar'ı değil, Irak'ı, Ege'yi, Kıbrıs'ı geçmek üzere. Ama BTP kadroları bunun farkında. 'Gözünüz aydın Sevr sevdalıları' demeyeceğiz. Bu oyunları milletle ele ele verip mutlaka bozacağız" dedi.  BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, mahalli basına dönük projeler hakkında bilgi verdi. Bu basını kuşatılmışlığı kıracak bir direnç noktası olarak gördüklerini söyleyen Erimhan, BTP'nin 3 Kasım seçimlerinde açıkladığı 650 milyar dolarlık kaynak paketinin bir bölümünü mahalli basına ayıracaklarını belirtti. Erimhan, "Bu devlet, bu millet büyüktür. Kaynak da vardır. Yeter ki Ankara da bu işleri kotaracak bir yönetim ve lider olsun" dedi. Erimhan'ın 14 maddelik kaynak paketinden bazılarını şöyle sıraladı: "Her ilde mahalli tv'ler için vericiler kurulacak. Her mahalli tv'ye devlet tarafından üç adet stüdyo kurulacak. Tüm vergi ve kesintiler bu tv'ler üzerinden kaldırılacak. Mahalli basın personelinin SSK ücretleri devlet tarafından yatırılacak. Bu kurulaşların uydu üzerinden yayınları devlet tarafından karşılanacaktır. RTÜK'de % 50 oranında temsil imkanları sağlanacaktır. Frekans ihalesi meselesi halledilecek, yapılmayacağı açıklanacak, iki yıl içerisinde dijital yayıncılığa geçilerek frekans meselesi kökünden halledilecek. Erimhan, Gaziantep'te de yazılı mahalli basına ait projeleri açıklayacaklarını belirtti." Dinlerarası Diyalog bu milletin misyonu değildirBTP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Koç, ise yaptığı konuşmada Türkiye'nin manevi olarak kuşatması Dinlerarası Diyalog tuzağına değindi. Koç, Dinlerarası Diyalog'un, din müntesipleri arasında bir diyalog değil Vatikan'ın Asya'yı hristiyanlaştırma projesi olduğunu belirtti. Koç, piyasada, Dinlerarası Diyalogcuların ipliğini pazara çıkaran CD'lere değinerek bu CD'lerin partilerine mal edilmeye çalışıldığını, oysa partilerinin bununla bir alakası olmadığını ve fakat önemli gerçekleri kamuoyuna duyurduğu için takdir edilmesi gerektiğini ifade etti. Gerçeklerin ortaya dökülmesi üzerine panikleyenlerin, papaz hayatı yaşayan ruhban hayatından kurtulmak olacağı yerde, BTP Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın aile hayatını dillerine doladıklarını, ev sahibini bastıran hırsız misali hareket ettiklerini söyleyen Koç, şunları söyledi: "Dinlerarası Diyalogcular, Dinlerarası Diyaloğun bu milletin misyonu olduğunu söylüyorlar. Zaman gazetesinde ADL'nin mafya tipi bir örgüt olduğunu söylüyorsun, bu ADL'nin teklifi ile Fetullah Gülen'in Hoşgörü ve Diyalog kitabı yazmayı gündeme getirdiğini, bu kitabın tüm dünyaya ADL tarafından dağıtılacağını açıklıyorsun. Sonra Alaattin Kaya'nın dilinden 'Bizi Papa'ya taşıyan ADL'nin başkanıdır' diyorsun. Papa'ya sunulan mektupta, 'Papalık misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmek istiyoruz' diyorsun. Ondan sonra da Dinlerarası Diyalog bu milletin misyonudur, diyorsun. Bu Dinlerarası Diyalog, bu milletin misyonu olamaz. Bu milletin misyonu bu milletin kökünden kaynaklanan Bağımsız Türkiye'dir." BTP Genel Başkanı Ali Gedik ise Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ı anlattı. Her ne yaptı, her ne konuştu ise bu millet, bu vatan adına yaptığını, konuştuğunu söyledi. Gedik, Prof. Dr. Baş'ın bunu, Bağımsız Türkiye bayrağını eline alarak yaptığını, yapmaya da devam edeceğini belirtti."Üstad nerede biz oradayız""Üstad nerede biz oradayız" tezahüratları altında kürsüye gelen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ise yaptığı konuşmada yaşadığımız coğrafyanın dünyanın en stratejik coğrafyası olduğunu, Anadolu gibi kıymeti haiz bir coğrafyayı dünyada bulmanın imkansız olduğunu,  binlerce yıllık geçmişimiz olan bu topraklardan şimdi bize 'çıkacaksınız' dediklerini, AB üzerinden yalanlarla ülkemizi bölmek istediklerini söyleyerek işte bunun içindir ki gece gündüz ülkeyi karış karış dolaşarak milleti uyandırmaya, bilgilendirmeye çalıştıklarını söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "Biz, bugün girmek istediğimiz AB ülkelerine karşı geçmişte büyük bir ölüm kalım mücadelesi verdik. Şimdi durup dururken hakimiyetimizi Brüksel'e devrediyoruz. Bu hükümet döneminde Türkiye'nin Kıbrıs diye bir davası kalmamıştır. Küresel güçler ve yerli işbirlikçileri BOP adı altında ülkemizi parçalamayı hesap etmektedirler. AKP'nin taşeronluğunu yaptığı BOP, Sevr'in kod adıdır. AKP tahakkümünde iç siyaset AB, dış siyaset ABD, istihbarat ve güvenlik İsrail, ekonomi IMF ve dünya Bankası tahakkümüne bırakılmıştır. AKP, yeni TCK ile millete adeta bir pranga vurmuştur. Adeta 28 Şubat'ı geri getirmiştir. Hükümeti eleştiren bir imama bir yıllık hapis cezası öngörmektedir. TCK'nin 263. Maddesi ile 15 yaşından küçük çocuklara namazı, abdesti öğretenlere, yer tahsis edenlere 3 yıla kadar hapis cezası getirmektedir. Bu milletin evladı zarurat-ı diniyyeden bilgileri öğrenmek için mutlaka 15 yaşına gelmesi gerekirken diğer taraftan İmar Yasasının 9. Maddesine cami yerine ibadethane ibaresi konularak Türkiye'de 36 bin kilise evi açılmıştır. Bunlar istihbarat raporlarıdır. Diyanet Vakıf Sen Genel Başkanı bu iktidar döneminde 40 bini aşkın gencin Hıristiyan olduğunu söylüyor. Gazi Mustafa Kemal'in bu konudaki tavrı açıktır. Bursa Amerikan Kolejinde 3 kızımız hıristiyan oldu diye Bakanlar Kurulu kararı ile okulu kapatmıştır." Türban sorununu ancak BTP çözerAKP iktidarı döneminde Anayasanın 90. Maddesi değiştirilerek AİHM'nin kararları bizim kanunlarımızın üstünde sayıldığını, egemenlik hukuken ve fiilen devredildiğini söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Şu anda Avrupa Mahkemelerinde alınan karar bizim Meclis'te alınan kararların üstündedir. Bu kararı da maalesef Anayasanın 90. Maddesini değiştirerek AKP iktidarı almıştır. AKP bütün bunları yaparken, 'Ben türban konusunu halletmek istiyorum. Ama önüme Anayasa Mahkemesi, Başkanı, derin devlet çıkıyor' diyor. Bunlar, AB hukuku bizim üzerimizde demedi mi? Şimdi gelin Avrupa'nın hukukunu okuyalım, bizi nereye bağladılar, görelim. AİHM, 29 Haziran 2004'te aldığı kararla başörtüsü mağduru  Leyla Şahin'in açtığı davada Türkiye'yi haklı buldu. Türban yasağının laikliğin gereği olduğunu söyleyen AİHM, türbana müdahalenin meşru olduğu kararını verdi. AİHM, türban takmak doğru değil, diyor. Biz ise bu Avrupa hukukunu üst hukuk olarak kabul ettik. Bunu AKP söylüyor. Bu AKP, türban konusunda haklı mı değil mi milletin takdirine bırakıyorum. Ondan sonra Başkan Bumin ile ver kaç yapıyorlar. Sayın Başkan Bumin ile sayın Başbakanın yediği içtiği ayrı gidiyor. Peki bu kayıkçı kavgası nereden çıktı? Bunlar bu işi halledemez. Hukuk mu buna müsait değil, hayır! Yeraltı teşkilatları mı, hayır! Bunları iktidar eden güçler müsaade etmiyor. Göreceksiniz! Yıllardan beri iftira ettikleri o güçlerle biz el ele vereceğiz, kol kola gireceğiz, milletin türban meselesini halledeceğiz."Baykal'ın yapması gereken Prof. Dr. Haydar Baş, devamla şöyle konuştu: "Meclis kararı olmadan İncirlik ABD'ye açılmıştır. Bu iktidar döneminde maalesef Irak işgalinde aktif rol aldık. Bölgemizde yalnız kaldık. Irak'ta namusu kirletilen 50 bin kadının vahim manzarasına AKP sebep olmuştur. Irak'taki kan, gözyaşı Açlık, sefalet, kıtlık, yokluk ve kaos bu hükümetin eseridir. Muhalefetin asıl yapması gereken bunların hesabını sormak, halka bunları duyurmaktır. Ancak Baykal bunu yapmak yerine, Mecliste yaptığı konuşmada 'Demokrasiyi kullanarak dini siyasete açmak isteyenler' den bahsediyor. Burada şunu sormak gerekir; 15 yaşından küçük çocuklar Kur'an kursuna gidemezken, sokaklarda serbestçe İncil dağıtılırken, 40 bin gencimiz din değiştirirken, 36 bin kilise evi açılmışken, hangi din tehlikesinden söz ediyorsunuz? Asıl tehlike milletin Hıristiyanlaştırılma projesidir. Sayın Baykal 1997'den beri Moon tarikatının toplantılarına katılmaktadır. Bu sebeple bu gibi kurumların yıkıcı etkilerini iyi bildiği muhakkaktır. Millet için asıl tehlike bu ve benzeri misyoner teşkilatlarıdır."

Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

20.05.2026 09:32:00 / Güncelleme: 20.05.2026 09:39:03
AA
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7,03 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'da ihbar yok

Malatya Valisi Seddar Yavuz, AA muhabirine, tüm Malatya ve civarındaki illere geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saha tarama çalışmalarının devam ettiğini anlatan Yavuz, "Şu ana kadar bir olumsuzluk ihbarı almadık. Arkadaşlarımız sahada tarama çalışması yapıyor. Herkese geçmiş olsun, Allah böyle afetleri kimseye yaşatmasın." diye konuştu.

Civar illerden hissedildi

Deprem, Malatya'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Kayseri ve Sivas'tan da hissedildi.

Sarsıntının hissedilmesiyle vatandaşların binalardan ayrılmaya çalıştıkları ve boş alanlarda bekledikleri görüldü. 

AFAD'dan depreme ilişkin açıklama

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin, Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa'da da hissedildiğini, halihazırda deprem sonrası olumsuz bir durum bulunmadığını bildirdi.

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da meydana gelen ve Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa illerimizde de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlı sıkıştırıldığı bir evde yakalanacağını anlayınca intihar etti

19.05.2026 10:37:00
Anadolu Ajansı
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'de lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürüp, 8 kişiyi yaralayan saldırgan, saklandığı yerin jandarma ekiplerince sarılmasının ardından tabancasıyla intihar etti.

Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde dün işlediği cinayetlerin ardından kaçan Metin Öztürk'ün (37) otomobili gece saatlerinde Karakütük Mahallesi kırsalında bulundu.

Çokak mevkisindeki ormanlık alana yakın bir ikamette saklandığı belirlenen saldırganın etrafı İl Jandarma Komutanlığı ve jandarma özel harekat ekiplerince sarıldı.

Bölgeyi helikopter ve insansız hava araçlarıyla da kontrol altında tutan ekipler, Metin Öztürk'ün tabancasıyla intihar ettiğini belirledi.

Ekiplerin olay yerindeki incelemesi sürüyor.

Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde sokakta yürüyen eski eşi Arzu Özden'i (32) tabancayla öldüren Metin Öztürk, Tarsus ilçesindeki farklı mahallelerde lokanta sahibi Sabri Pan'ı (30) ve iş yerinde çalışan Ahmet Ercan (18), hayvan otlatan Yusuf Oktay (16), motosikletli Abdullah Koca (50) ile bir akaryakıt istasyonunda bekleyen tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu öldürmüş, kaçış güzergahında 8 kişiyi yaralamıştı.

Mersin Valiliği saldırganın, madde bağımlılığı kaynaklı birçok hastane girişinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğunun tespit edildiğini açıklamıştı. 

23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı


 
Cumhurbaşkanı Kararı ile 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Karar detaylı olarak Resmi Gazete'de yer aldı. Özellikle Muğla'nın Fethiye ve Marmaris ilçeleri dikkat çekiyor. Diğer illerde ise maden yatakları öne çıkıyor. 

19.05.2026 09:52:00 / Güncelleme: 19.05.2026 10:14:17
HASAN GÜNDOĞDU
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı

FOTO ALTI: Marmaris'te Çamlı Mahallesi

Artvin, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Denizli, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak ve Zonguldak illerinde bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılması kararlaştırıldı.
Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni ormanlar yapılacak

Orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katından az olmamak üzere devletin hüküm ve tasarrufu altında veya hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis yapılacak.

Kararda neler var?

Resmi Gazete'nin 19 Mayıs nüshasında kararın krokileri de yer alyor. Buna göre Muğla'nın Fethiye ilçesinde Patlangıç Mahallesi'ndeki ormanlık alan ortadan kaldırılacak. Yine Marmaris'ın doğa harikası Çamlı ve Çetibeli mahallelerinde de benzer bir durum yaşanacak. Bu alanlara turizm tesisinin kurulup kurulmayacağı şimdilik bilinmiyor. Muğla'da Seydikemer İlçesi'nde Uğurlu Mahallesi, Yatağan İlçesi Yukarıyayla Mahallesi de karar kapsamında yer alıyor.
Trabzon'da ise Akçaabat İlçesi Kirazlık Mahallesi, Araklı İlçesi Kayacık Mahallesi, Tonya İlçesi İskenderli Mahallesi de karar kapsmında bulunuyor.

Kizirnos neden listede?

Araklı'da Kayacık Mahallesi (eski adı 
Kizirnos) Araklı ilçe merkezine ise 30 kilometre mesafede bulunuyor. Mahallenin ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Maden yatağı var mı? Var... Araklı'da altın, bakır yatakları mevcut... 
 
Altın İşletmeleri üç yıl önce Araklı ilçesindeki Karadere Vadisi'nde birbirine üçer kilometre mesafede üç ayrı maden projesi için başvuru yapmıştı. Altın İşletmeleri'nin ÇED süreci için hazırladığı proje dosyasına göre, Çiftepınar ve Sularbaşı mahalleleri sınırları içinde 18 bin 930 dönümlük işletme ruhsatı alanı içerisindeki 182 dönümlük alanda açılacak maden işletmesinde bakır ve demir cevheri çıkarılacak
 
 

Tarsus canavarı hala yakalanamadı


 
Mersin Valiliği, Tarsus'ta 6 kişiyi katleden 37 yaşındaki Metin Ö ile ilgili sabaha karşı açıklama yaptı. Açıklamada "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir" denildi.
 

19.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 19.05.2026 15:02:19
HABER MERKEZİ/AA
Tarsus canavarı hala yakalanamadı
Tarsus canavarı hala yakalanamadı

Mersin Valiliği, 6 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı saldırılara ilişkin, "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir" açıklamasını yaptı.

Olay 13.52'de yaşandı

Valiliğin açıklamasında, dün saat 13.52'de gelen ihbarla, Tarsus ilçesi Kadelli Mahallesi'nde silahlı saldırı meydana geldiği bilgisi alındığı belirtildi.
İhbarın ardından güvenlik ve sağlık birimlerinin olay yerine sevk edildiği bildirilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Yürütülen ilk incelemelerde saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen şahsın olay yerinden araçla ayrılarak farklı noktalarda vatandaşlarımıza yönelik silahlı saldırılarda bulunduğu saptanmıştır. Olaylar sonucunda 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 8 vatandaşımız yaralanmıştır. Yaralı vatandaşlarımızın tedavileri ilgili sağlık kuruluşlarında sürmektedir."

Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz."

Hala yakalanamadı

Mersin'de Metin Ö. (37) lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürmüş, 8 kişiyi yaralamıştı. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatıldı. Sabah 09.00 itibariyle saldırgan yoğun taramaya rağmen yakalanamamıştı.


RTÜK'ten yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Mersin'de yaşanan silahlı saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildiğini bildirdi.
RTÜK'ün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Tarsus 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı doğrultusunda, Mersin'in Tarsus ilçesinde meydana gelen olaya ilişkin yayın yasağı kararı verilmiştir. 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde, yayıncı kuruluşların söz konusu mahkeme kararına hassasiyetle riayet etmeleri önemle hatırlatılır."

İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi. 

19.05.2026 00:55:00 / Güncelleme: 19.05.2026 00:58:37
AA
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Demir, "Meyvecilikte, fındık üretiminde krizler yaşadık. Eskiden Karadeniz Bölgesi'nde fındıkta sulamaya ihtiyaç yok gibi bir algı vardı. Ama özellikle küresel ısınmayla ve küresel iklim değişimiyle beraber bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan bu süreç fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Yani fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.


Prof. Dr. Demir, yapılan araştırmalar sonucunda fındıkta sulamayla verimde yaklaşık yüzde 20 ile 60 arasında artış gözlemlendiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Tabii bu arazinin coğrafyasına, topografik eğime, ürettiğimiz ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, tane çapında, boş fındık oranının artması gibi pek çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz'in sahil kesimi öncelikle yani 450 metre rakımın altındaki bölgeler öncelikle olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar."

Polis ve jandarma saldırganın peşinde


 
Mersin'de silahlı saldırgan 6 kişiyi öldürdü, 8 kişiyi yaraladı. Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde silahlı saldırılar gerçekleştiren zanlının yakalanması için çalışmalar sürüyor.

19.05.2026 00:07:00 / Güncelleme: 19.05.2026 15:03:50
HABER MERKEZİ/AA
Polis ve jandarma saldırganın peşinde
Polis ve jandarma saldırganın peşinde

Mersin'de 37 yaşındaki Metin Ö., lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürdü, 8 kişiyi yaraladı.
İddiaya göre, Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde sokakta yürüyen eski eşi Arzu Özden'i (32) tabancayla öldüren Metin Ö. (37) otomobiliyle kaçtı.
Sabri Pan'ın (30) Tarsus ilçesi Kadelli Mahallesi'ndeki lokantasının önüne giden Metin Ö, aracının camından silahla ateş açtı. İhbar üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Saldırıda Pan ve iş yerinde çalışan Ahmet Ercan (18) yaşamını yitirdi.

Çobanı ve tır sürücüsünü de katletti

Kaburgediği Mahallesi'nde hayvan otlatan Yusuf Oktay (16) ile Yeniköy Mahallesi'nde Abdullah Koca'yı (50) ve bir akaryakıt istasyonunda bekleyen tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu öldürdüğü öğrenilen Metin Ö, kaçış güzergahında 8 kişiyi yaraladı.

Saldırganın yakalanması için çalışmalar sürüyor

Jandarma ve polis ekipleri, saldırganı yakalamak için çalışmalara devam ediyor.
Tarsus ve Çamlıyayla ilçeleri ile Adana'nın Pozantı ilçesindeki kara yollarında önlem alan ekipler, bölgeyi helikopter ve dronlarla inceliyor.

Vatandaşlara rastgele ateş açtı

Kaburgediği Mahallesi Muhtarı İsa Gür, markette çalışan yeğeni Veli Şimşek'in saldırıda yaralandığını ve tedavisinin Tarsus Devlet Hastanesinde sürdüğünü söyledi.
Saldırganın iş yerinin önüne gelir gelmez otomobilinden ateş açtığını dile getiren Gür, "Başta şaka yapıyorlar, torpil falan fırlatıyorlar sandım ama değilmiş. Çocuk 'vuruldum' dedi. Sonra arabaya koşup saldırganın peşinden gittim ama yakalayamadım" dedi. Gür, Metin Ö'yü tanımadıklarını belirterek, saldırganın bölgedeki insanlara rastgele ateş açtığını ifade etti.

Tarsus'ta dehşet

Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırı düzenleyen bir şüpheli farklı yerlerde şu ana kadar 4 kişiyi öldürdü 8 kişiyi de yaraladı

18.05.2026 19:10:00
Haber Merkezi
Tarsus'ta dehşet
Tarsus'ta dehşet
Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırgan 4 kişiyi öldürdü.

Olay, Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, şüpheli M.Ö., Sabri Pan'a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Açılan ateş sonucu işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Araçla kaçan saldırgan Kaburgediği Mahallesi sınırlarında  hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay ile Yenimahalle sınırlarında evinin oradaki tır şoförü Abdullah Koca'yı da öldürdü. Şüpheli, bu sırada gittiği güzergahta 8 kişiyi de yaraladı.

İhbar üzerine olay yerlerine çok sayıda  jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, şüphelinin yakalanması için helikopter destekli çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Saldırganın açtığı ateş sonrasında şu ana kadar 4 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı, yaralı sayısının artabileceği öğrenildi. Yaralılar ambulanslarla ilçe devlet hastanesine getirilerek tedavi altına alındı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.