logo
20 MAYIS 2026

Oyunlar tersyüz edilecek

09.05.2005 00:00:00




*Kayseri'de düzenlenen Kuşatılan Türkiye toplantısında ülkemize karşı içeriden ve dışarıdan oynanmakta olan oyunlara karşı gerekenin yapılacağı, bu oyunların BTP iktidarı ile bozulacağı, tersyüz edileceği mesajı verildi*Salon doldu taştıBağımsız Türkiye Partisi (BTP) "Kuşatılan Türkiye" adlı miting ve toplantı serisine Kayseri ile devam etti. Kayseri İl Kültür Turizm Merkezi'nde düzenlenen toplantıya akın eden Kayserililer, 2. bir Sevr dayatmasına karşı, 1. Sevr dayatmasında ecdât ne yaptı, 1. Sevr belgesini Kuvay-ı Milliye ruhu ile nasıl yırtıp istila ve işgalciler ile yerli işbirlikçilerinin suratına çarptı ise bugün de aynı şeyi yapacağı mesajını dosta düşmana bir kez daha duyurdu. Kültür merkezi toplantıya gelenlere dar geldi. Salon doldu taştı. İzdiham yaşandı. Giremeyenler dışarıda kurulan sinevizyon ile programı izledi. * Türban sorununu biz hallederizBTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş "AKP iktidarı, 'Ben türban konusunu halletmek istiyorum. Ama önüme Anayasa Mahkemesi, Başkanı, derin devlet çıkıyor' diyor. Bunlar, AB hukuku bizim üzerimizde demedi mi? Bunlar bu işi halledemez. Hukuk mu buna müsait değil, hayır! Yeraltı teşkilatları mı, hayır! Bunları iktidar eden güçler müsaade etmiyor. Göreceksiniz! Yıllardan beri iftira ettikleri o güçlerle biz el ele vereceğiz, kol kola gireceğiz, milletin türban meselesini halledeceğiz" diye konuştu.*AB ne demektir?AKP hükümeti döneminde Türk dış politikası atalete terk edildiğini, Türkiye'nin Casus Belli'sinden vazgeçtiğini, hiç bir çıkarımızın olmadığı AB limanına AKP'nin milleti dayadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, AB'nin, bizim için ne anlam ifade ettiğini şöyle dile getirdi: "AB; 5 bin yıllık Türk tarihinin, 15 asırlık İslam medeniyetimizin ve 80 yıllık laik demokratik cumhuriyetimizin haçlı mezarlığına gömülmesidir.  Milli egemenliğimizin yabancılara devredilmesidir.Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) "Kuşatılan Türkiye" adlı miting ve toplantı serisine Kayseri ile devam etti. Kayseri İl Kültür Turizm Merkezi'nde düzenlenen toplantıya akın eden Kayserililer, 2. bir Sevr dayatmasına karşı, 1. Sevr dayatmasında ecdât ne yaptı, 1. Sevr belgesini Kuvay-ı Milliye ruhu ile nasıl yırtıp istila ve işgalciler ile yerli işbirlikçilerinin suratına çarptı ise bugün de aynı şeyi yapacağı mesajını dosta düşmana bir kez daha duyurdu. Kültür merkezi toplantıya gelenlere dar geldi. Doldu taştı. İzdiham yaşandı. Giremeyenler dışarıda kurulan sinevizyon ile programı izledi. BTP'nin mahalli basına yönelik projeleri Toplantıda bir konuşma yapan BTP Kayseri İl Başkanı Ahmet Köker, beş bin yıllık tarihe sahip milletimizin çok zor bir dönemden daha geçtiğini, ülkemizin dört bir taraftan kuşatıldığını, AB söylemleri ile uyutularak varlık sebebimiz olan değerlerimizin yitirilmekte olduğunu söyleyerek, "Atı alan Üsküdar'ı değil, Irak'ı, Ege'yi, Kıbrıs'ı geçmek üzere. Ama BTP kadroları bunun farkında. 'Gözünüz aydın Sevr sevdalıları' demeyeceğiz. Bu oyunları milletle ele ele verip mutlaka bozacağız" dedi.  BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, mahalli basına dönük projeler hakkında bilgi verdi. Bu basını kuşatılmışlığı kıracak bir direnç noktası olarak gördüklerini söyleyen Erimhan, BTP'nin 3 Kasım seçimlerinde açıkladığı 650 milyar dolarlık kaynak paketinin bir bölümünü mahalli basına ayıracaklarını belirtti. Erimhan, "Bu devlet, bu millet büyüktür. Kaynak da vardır. Yeter ki Ankara da bu işleri kotaracak bir yönetim ve lider olsun" dedi. Erimhan'ın 14 maddelik kaynak paketinden bazılarını şöyle sıraladı: "Her ilde mahalli tv'ler için vericiler kurulacak. Her mahalli tv'ye devlet tarafından üç adet stüdyo kurulacak. Tüm vergi ve kesintiler bu tv'ler üzerinden kaldırılacak. Mahalli basın personelinin SSK ücretleri devlet tarafından yatırılacak. Bu kurulaşların uydu üzerinden yayınları devlet tarafından karşılanacaktır. RTÜK'de % 50 oranında temsil imkanları sağlanacaktır. Frekans ihalesi meselesi halledilecek, yapılmayacağı açıklanacak, iki yıl içerisinde dijital yayıncılığa geçilerek frekans meselesi kökünden halledilecek. Erimhan, Gaziantep'te de yazılı mahalli basına ait projeleri açıklayacaklarını belirtti." Dinlerarası Diyalog bu milletin misyonu değildirBTP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Koç, ise yaptığı konuşmada Türkiye'nin manevi olarak kuşatması Dinlerarası Diyalog tuzağına değindi. Koç, Dinlerarası Diyalog'un, din müntesipleri arasında bir diyalog değil Vatikan'ın Asya'yı hristiyanlaştırma projesi olduğunu belirtti. Koç, piyasada, Dinlerarası Diyalogcuların ipliğini pazara çıkaran CD'lere değinerek bu CD'lerin partilerine mal edilmeye çalışıldığını, oysa partilerinin bununla bir alakası olmadığını ve fakat önemli gerçekleri kamuoyuna duyurduğu için takdir edilmesi gerektiğini ifade etti. Gerçeklerin ortaya dökülmesi üzerine panikleyenlerin, papaz hayatı yaşayan ruhban hayatından kurtulmak olacağı yerde, BTP Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın aile hayatını dillerine doladıklarını, ev sahibini bastıran hırsız misali hareket ettiklerini söyleyen Koç, şunları söyledi: "Dinlerarası Diyalogcular, Dinlerarası Diyaloğun bu milletin misyonu olduğunu söylüyorlar. Zaman gazetesinde ADL'nin mafya tipi bir örgüt olduğunu söylüyorsun, bu ADL'nin teklifi ile Fetullah Gülen'in Hoşgörü ve Diyalog kitabı yazmayı gündeme getirdiğini, bu kitabın tüm dünyaya ADL tarafından dağıtılacağını açıklıyorsun. Sonra Alaattin Kaya'nın dilinden 'Bizi Papa'ya taşıyan ADL'nin başkanıdır' diyorsun. Papa'ya sunulan mektupta, 'Papalık misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmek istiyoruz' diyorsun. Ondan sonra da Dinlerarası Diyalog bu milletin misyonudur, diyorsun. Bu Dinlerarası Diyalog, bu milletin misyonu olamaz. Bu milletin misyonu bu milletin kökünden kaynaklanan Bağımsız Türkiye'dir." BTP Genel Başkanı Ali Gedik ise Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ı anlattı. Her ne yaptı, her ne konuştu ise bu millet, bu vatan adına yaptığını, konuştuğunu söyledi. Gedik, Prof. Dr. Baş'ın bunu, Bağımsız Türkiye bayrağını eline alarak yaptığını, yapmaya da devam edeceğini belirtti."Üstad nerede biz oradayız""Üstad nerede biz oradayız" tezahüratları altında kürsüye gelen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ise yaptığı konuşmada yaşadığımız coğrafyanın dünyanın en stratejik coğrafyası olduğunu, Anadolu gibi kıymeti haiz bir coğrafyayı dünyada bulmanın imkansız olduğunu,  binlerce yıllık geçmişimiz olan bu topraklardan şimdi bize 'çıkacaksınız' dediklerini, AB üzerinden yalanlarla ülkemizi bölmek istediklerini söyleyerek işte bunun içindir ki gece gündüz ülkeyi karış karış dolaşarak milleti uyandırmaya, bilgilendirmeye çalıştıklarını söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "Biz, bugün girmek istediğimiz AB ülkelerine karşı geçmişte büyük bir ölüm kalım mücadelesi verdik. Şimdi durup dururken hakimiyetimizi Brüksel'e devrediyoruz. Bu hükümet döneminde Türkiye'nin Kıbrıs diye bir davası kalmamıştır. Küresel güçler ve yerli işbirlikçileri BOP adı altında ülkemizi parçalamayı hesap etmektedirler. AKP'nin taşeronluğunu yaptığı BOP, Sevr'in kod adıdır. AKP tahakkümünde iç siyaset AB, dış siyaset ABD, istihbarat ve güvenlik İsrail, ekonomi IMF ve dünya Bankası tahakkümüne bırakılmıştır. AKP, yeni TCK ile millete adeta bir pranga vurmuştur. Adeta 28 Şubat'ı geri getirmiştir. Hükümeti eleştiren bir imama bir yıllık hapis cezası öngörmektedir. TCK'nin 263. Maddesi ile 15 yaşından küçük çocuklara namazı, abdesti öğretenlere, yer tahsis edenlere 3 yıla kadar hapis cezası getirmektedir. Bu milletin evladı zarurat-ı diniyyeden bilgileri öğrenmek için mutlaka 15 yaşına gelmesi gerekirken diğer taraftan İmar Yasasının 9. Maddesine cami yerine ibadethane ibaresi konularak Türkiye'de 36 bin kilise evi açılmıştır. Bunlar istihbarat raporlarıdır. Diyanet Vakıf Sen Genel Başkanı bu iktidar döneminde 40 bini aşkın gencin Hıristiyan olduğunu söylüyor. Gazi Mustafa Kemal'in bu konudaki tavrı açıktır. Bursa Amerikan Kolejinde 3 kızımız hıristiyan oldu diye Bakanlar Kurulu kararı ile okulu kapatmıştır." Türban sorununu ancak BTP çözerAKP iktidarı döneminde Anayasanın 90. Maddesi değiştirilerek AİHM'nin kararları bizim kanunlarımızın üstünde sayıldığını, egemenlik hukuken ve fiilen devredildiğini söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Şu anda Avrupa Mahkemelerinde alınan karar bizim Meclis'te alınan kararların üstündedir. Bu kararı da maalesef Anayasanın 90. Maddesini değiştirerek AKP iktidarı almıştır. AKP bütün bunları yaparken, 'Ben türban konusunu halletmek istiyorum. Ama önüme Anayasa Mahkemesi, Başkanı, derin devlet çıkıyor' diyor. Bunlar, AB hukuku bizim üzerimizde demedi mi? Şimdi gelin Avrupa'nın hukukunu okuyalım, bizi nereye bağladılar, görelim. AİHM, 29 Haziran 2004'te aldığı kararla başörtüsü mağduru  Leyla Şahin'in açtığı davada Türkiye'yi haklı buldu. Türban yasağının laikliğin gereği olduğunu söyleyen AİHM, türbana müdahalenin meşru olduğu kararını verdi. AİHM, türban takmak doğru değil, diyor. Biz ise bu Avrupa hukukunu üst hukuk olarak kabul ettik. Bunu AKP söylüyor. Bu AKP, türban konusunda haklı mı değil mi milletin takdirine bırakıyorum. Ondan sonra Başkan Bumin ile ver kaç yapıyorlar. Sayın Başkan Bumin ile sayın Başbakanın yediği içtiği ayrı gidiyor. Peki bu kayıkçı kavgası nereden çıktı? Bunlar bu işi halledemez. Hukuk mu buna müsait değil, hayır! Yeraltı teşkilatları mı, hayır! Bunları iktidar eden güçler müsaade etmiyor. Göreceksiniz! Yıllardan beri iftira ettikleri o güçlerle biz el ele vereceğiz, kol kola gireceğiz, milletin türban meselesini halledeceğiz."Baykal'ın yapması gereken Prof. Dr. Haydar Baş, devamla şöyle konuştu: "Meclis kararı olmadan İncirlik ABD'ye açılmıştır. Bu iktidar döneminde maalesef Irak işgalinde aktif rol aldık. Bölgemizde yalnız kaldık. Irak'ta namusu kirletilen 50 bin kadının vahim manzarasına AKP sebep olmuştur. Irak'taki kan, gözyaşı Açlık, sefalet, kıtlık, yokluk ve kaos bu hükümetin eseridir. Muhalefetin asıl yapması gereken bunların hesabını sormak, halka bunları duyurmaktır. Ancak Baykal bunu yapmak yerine, Mecliste yaptığı konuşmada 'Demokrasiyi kullanarak dini siyasete açmak isteyenler' den bahsediyor. Burada şunu sormak gerekir; 15 yaşından küçük çocuklar Kur'an kursuna gidemezken, sokaklarda serbestçe İncil dağıtılırken, 40 bin gencimiz din değiştirirken, 36 bin kilise evi açılmışken, hangi din tehlikesinden söz ediyorsunuz? Asıl tehlike milletin Hıristiyanlaştırılma projesidir. Sayın Baykal 1997'den beri Moon tarikatının toplantılarına katılmaktadır. Bu sebeple bu gibi kurumların yıkıcı etkilerini iyi bildiği muhakkaktır. Millet için asıl tehlike bu ve benzeri misyoner teşkilatlarıdır."

Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

20.05.2026 09:32:00
AA
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7,03 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'da ihbar yok

Malatya Valisi Seddar Yavuz, AA muhabirine, tüm Malatya ve civarındaki illere geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saha tarama çalışmalarının devam ettiğini anlatan Yavuz, "Şu ana kadar bir olumsuzluk ihbarı almadık. Arkadaşlarımız sahada tarama çalışması yapıyor. Herkese geçmiş olsun, Allah böyle afetleri kimseye yaşatmasın." diye konuştu.

Civar illerden hissedildi

Deprem, Malatya'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Kayseri ve Sivas'tan da hissedildi.

Sarsıntının hissedilmesiyle vatandaşların binalardan ayrılmaya çalıştıkları ve boş alanlarda bekledikleri görüldü. 

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni

Partisinin Ankara Gençlik Kolları tarafından organize edilen coşkulu 19 Mayıs şöleninde konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Milli kimliğimizi kaybedersek vatanımızı da kaybederiz” dedi

19.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni
BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ankara Gençlik Kolları, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı düzenlenen programla kutladı. Kutlama programına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program şölen havasında geçti. Hep birlikte söylenen marşlar salonda büyük coşku oluştururken, Hüseyin Baş dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti'nin kıyamet sabahına kadar var olacağını söyleyen BTP lideri Baş, şöyle konuştu:






"19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlamak için buradayız. Türkiye, tarihinde bu kadar şanlı ve büyük başarıların olduğu tek ülkedir. Biz millet olarak birliğimizi tesis etmeyi başarırsak, bizi bölüp parçalamaya çalışan bütün dış mihraklara en şiddetli biçimde karşı durursak, kıyamet sabahında şu dünya üzerinde bir tane devlet ayakta kalırsa o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak arkadaşlar, bundan hiç endişeniz olmasın. Tarihin en büyük adamlarından biri Mustafa Kemal Atatürk'tür. Onun gibi tutkuyla hatırlanan ve anılan başka bir örnek de hiçbir yerde bulamazsınız."






"Evlerinize bayrak asın"

Prof. Dr. Haydar Baş'ın milli bayramlarda ifade ettiği, "evlerinize bayrak asın" tavsiyesini hatırlatan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Bu milli bayramlar bizler için, bizden sonra gelen nesiller için, evlatlarımız için; Atamızı, cumhuriyetimizi ve bağımsızlığımızı muhafaza etmek adına en önemli günlerdir. O yüzden ebedi liderimiz merhum Haydar Baş her zaman milli bayramlar için bize bir öğütte bulunurdu ve 'Evlerinize bayrak asın. Eğer evlerinize bayrak asmazsanız başka ülkelerin askerleri gelir sizin evinize kendi bayraklarını asar' derdi. Biz de bu motivasyonla, bu kararlılıkla, bu inançla ve bu bilinçle milli bayramları layıkıyla kutlamaya devam edeceğiz arkadaşlar" şeklinde konuştu.






19 Mayıs 1919 öncesi Anadolu'nun durumuna dikkat çekti

Ankara'daki 19 Mayıs şölenindeki konuşmasında, "19 Mayıs 1919'da Anadolu işgal edilmiş, Sevr Anlaşması imzalanmıştı. İstanbul, payitaht işgal altındaydı" diyen BTP lideri Baş, şunları söyledi:

"Hiç kimsenin yarınlara dair bir umudu yoktu. Herkes mevcut durumu kabullenmiş, yeni bir yönetim ve yöntem oluşturmaya çalışıyordu. O dönem bir adam çıkıyor. Bütün dünya onu 1915 Çanakkale'den tanıyor. Yıllar sonra Mahatma Gandhi bile 'Atatürk İngilizleri yenene kadar biz tanrıyı İngiliz zannediyorduk' diyor. Atatürk, 16 Mayıs'ta Sarayburnu'ndan gemiye biniyor ve Samsun'a doğru yola çıkıyor. Mustafa Kemal, Samsun'a ayak basıyor ve o büyük yürüyüş orada başlıyor. Yaklaşık 3,5 yıl süren, çok büyük yokluklarla ve acılarla dolu bir milli mücadele başlatıyor. O mücadeleyi kazanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak devleti yeniden ayağa kaldırıyor."






"Atatürk devletin mülkiyetini vatandaşa verdi"

Atatürk'ün kendi saltanatını ilan edebilecek gücü varken, milletimize cumhuriyeti hediye ettiğine dikkatleri çeken Hüseyin Baş, "Atatürk kendi saltanatını ilan etme imkânı olan bir insan olmasına rağmen, 'Hayır, bu devletin yönetim biçimi cumhuriyet olacak' diyor. Nedir cumhuriyet arkadaşlar? Devletin mülkiyetini vatandaşa vermektir. Meclis'te kocaman yazar; 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' Atatürk bunu yaptı. Bu kadar önemli bir günü bayram ilan edip Türk gençliğine armağan etti" dedi.






"Biz bir medeniyeti muhafaza etmek için çalışıyoruz"

Türk gençliğinin Türkiye'yi korumak ve bağımsızlığımızı muhafaza etmek için her daim tetikte olması gerektiğini kaydeden BTP Genel Başkanı Baş, şu ifadeleri kullandı: "Buradan Türk gençliğine düşen bir vazife var değerli arkadaşlar. Atatürk, Gençliğe Hitabe'de söylediği gibi; eğer bu devletin yine bir bağımsızlık mücadelesi olacaksa o mücadele Türk gençliğinin omuzlarında olacaktır diyor. Biz de Türk gençliği olarak bu vazifenin her daim farkında olmak zorundayız. Ülkemizi korumak, bağımsızlığımızı muhafaza etmek adına her daim tetikte olmalıyız.

Bizim siyaset arenasında yapmaya çalıştığımız şey bir medeniyeti muhafaza çalışmasıdır arkadaşlar. Bir kültürü, bir tarihi, bir anlayışı gelecek yüzyıllara aktarma mücadelesi veriyoruz."






"Bütün coğrafya savaştayken Türkiye ayakta"

"Dünya büyük bir kırılma noktasında. Ekonomik sistemler değişiyor, sınırlar değişiyor" ifadelerini kullanan Hüseyin Baş, "Hemen yanı başımızda savaşta olmayan neredeyse tek bir devlet kalmamış durumda. Allah'a binlerce şükür ki Türkiye hâlâ dimdik ayakta. Bu durum, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin kodlarının bize kazandırdığı kültürel ve manevi değerlerin sonucudur" dedi.






"Milli kimliğimizi muhafaza etmezsek vatanımızı da kaybederiz"

Türkiye'de milli kimlik muhafaza edilemezse başka hiçbir şeyin muhafaza edilemeyeceğine vurgu yapan BTP lideri Hüseyin Baş, şunları söyledi: "Bugün teknolojik ilerlemelerin baş döndürücü hızla değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Yakın gelecekte hayatımızın birçok alanına yapay zekâ karar verecek. Böyle bir ortamda milli kimliğimizi muhafaza etmediğimiz sürece başka hiçbir şeyi muhafaza etme şansımız yok.

Bugün siyasetin gündelik tartışmalarıyla milletin önüne yapay kavgalar koyuyorlar. Eğer bu ideolojik ve etnik kavgaların içinde kaybolmaya devam edersek, çok değil 10-15 yıl sonra kavga edecek bir meselemiz bile kalmayacak. Çünkü belki de ait olacağımız bir vatanımız olmayacak. Bu yüzden her şeyden önce milli kimliğimize sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Milli kimliğimize sarılacağımız Türkiye'deki yegâne adres de Bağımsız Türkiye Partisi'dir."

Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025'te Ankara'da düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı dâhil 8 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin sabotaj iddialarını güçlendiren çok kritik uçuş kayıtlarını paylaştı

19.05.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara sınırları içinde düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad ile beraberindeki heyetin ölümüne yol açan uçak kazasıyla ilgili gizem perdesi aralanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazanın arkasında bir sabotaj ihtimalini doğrudan güçlendiren resmi uçuş belgelerini ve çarpıcı radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaştı.

Yavuzyılmaz'ın FlightRadar verilerine dayandırdığı belgelere göre, olay günü havalimanında uluslararası havacılık kuralları çiğnenerek yan yana getirilen yabancı jetlerden şüphelisinin, kazanın hemen ardından İsrail'e gittiği kesinleşti.

'Kör noktada' şüpheli buluşma

Haber kaynağı olan açıklamalara göre, olayın kronolojik gelişimi ve güvenlik ihlalleri zinciri şu şekilde gerçekleşti:

1 No'lu Apron Yerine 5 No'lu Apron: Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçak, 22 Aralık'ta Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptığında, teamüllere göre yabancı devlet yetkililerinin ağırlandığı güvenli "1 No'lu apron" yerine; havalimanının en uzak ve adeta kör noktası olarak bilinen "5 No'lu aprona" park ettirildi.

İsrail Jeti Aynı Apronda: 23 Aralık günü Libya askeri heyeti ve mürettebatı otelde istirahat ederken, diplomatik ilişkisi bulunmayan düşman bir ülkeye ait 4X-CNA tescil numaralı şüpheli bir jet de aynı 5 No'lu aprona giriş yaptı.

1 Saat 41 Dakikalık Gizemli Süre: Uluslararası güvenlik ve havacılık protokollerine tamamen aykırı olan bu durum neticesinde, iki uçak apronda tam 1 saat 41 dakika boyunca yan yana kaldı.

Ard Arda Kalkış ve Kaza: Sürenin dolmasıyla birlikte önce şüpheli jet Esenboğa'dan havalandı. Ondan kısa bir süre sonra kalkış yapan Libya heyetini taşıyan uçak ise havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarında düşerek çakıldı. Kazada uçaktaki 8 kişiden kurtulan olmadı.

Uçuş kayıtları İsrail'i işaret ediyor

Deniz Yavuzyılmaz, daha önce gündeme getirdiği bu güvenlik ihlallerinin ardından, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) kameralarının da olay günü çalışmadığını iddia etmişti. Yavuzyılmaz, sabotaj iddialarını bir üst boyuta taşıyan son uçuş kayıtlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Sabotaj ihtimalinin gündeme geldiği bu güvenlik ihlallerinin ardından; İşte bu şüpheli jetin, Libya uçağının düştüğü olay günü, Esenboğa'dan çıkış yapıp hangi ülkeye gittiğini tespit ettik. İsrail'e! Kaynak: 23.12.2025 tarihli Flight Radar 4X-CNA tescil no'lu jetin uçuş kayıtları."

Güvenlik zafiyeti Meclis gündeminde

Daha önceki araştırmalarında bu şüpheli jetin Ankara'ya gelmeden önce Kudüs'teki üçlü ittifak toplantısıyla ilişkili olarak Tel Aviv, Atina ve Larnaka hatlarında uçuş yaptığını da belgeleyen CHP'li Yavuzyılmaz, hükümete güvenlik protokollerinin neden işletilmediği konusunda sert sorular yöneltti.

Uluslararası diplomatik ve askeri dengeleri sarsacak nitelikteki bu iddiaların ardından, havacılık uzmanları ve adli makamların Esenboğa'daki kaza kırım ve radar kayıtlarına ilişkin incelemelerini derinleştirmesi bekleniyor.


6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlı sıkıştırıldığı bir evde yakalanacağını anlayınca intihar etti

19.05.2026 10:37:00
Anadolu Ajansı
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'de lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürüp, 8 kişiyi yaralayan saldırgan, saklandığı yerin jandarma ekiplerince sarılmasının ardından tabancasıyla intihar etti.

Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde dün işlediği cinayetlerin ardından kaçan Metin Öztürk'ün (37) otomobili gece saatlerinde Karakütük Mahallesi kırsalında bulundu.

Çokak mevkisindeki ormanlık alana yakın bir ikamette saklandığı belirlenen saldırganın etrafı İl Jandarma Komutanlığı ve jandarma özel harekat ekiplerince sarıldı.

Bölgeyi helikopter ve insansız hava araçlarıyla da kontrol altında tutan ekipler, Metin Öztürk'ün tabancasıyla intihar ettiğini belirledi.

Ekiplerin olay yerindeki incelemesi sürüyor.

Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde sokakta yürüyen eski eşi Arzu Özden'i (32) tabancayla öldüren Metin Öztürk, Tarsus ilçesindeki farklı mahallelerde lokanta sahibi Sabri Pan'ı (30) ve iş yerinde çalışan Ahmet Ercan (18), hayvan otlatan Yusuf Oktay (16), motosikletli Abdullah Koca (50) ile bir akaryakıt istasyonunda bekleyen tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu öldürmüş, kaçış güzergahında 8 kişiyi yaralamıştı.

Mersin Valiliği saldırganın, madde bağımlılığı kaynaklı birçok hastane girişinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğunun tespit edildiğini açıklamıştı. 

Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından takibe alınan 2 araçta yapılan aramada 16 kaçak göçmen yakalanırken, olayla ilgili yakalanan 3 organizatör tutuklandı

19.05.2026 10:02:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Araç sürücüsüne trafik kurallarını ihlalden 15 bin TL ceza uygulandı.







Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yapılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Polis ekiplerinin çalışmalarında 16 Nisan tarihinde Belen-İskenderun yolu üzerinde takip neticesinde durdurulan minibüs içerisinde yapılan aramada, Türkiye'de geçerli oturma izni olmadığı anlaşılan 16 yabancı uyruklu göçmen yakalandı.








Olayla ilgili olarak 3 organizatör yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. 






Ayrıca, araç sürücüsüne trafik kural ihlallerinden 15 bin TL idari para cezası yazılarak araç trafikten men edildi. Yakalanan yabancı uyruklu göçmenler gerekli incelemeler sonrası İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Kapadokya'da balon turlarına hava engeli


 
 
Kapadokya'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Türk bayrakları ile gerçekleştirilecek balon turu da olumsuz hava koşullarından dolayı iptal edildi.

19.05.2026 08:53:00
AA
 Kapadokya'da balon turlarına hava engeli
 Kapadokya'da balon turlarına hava engeli

Kapadokya'da sıcak hava balonu turları olumsuz hava koşulları nedeniyle 3 gündür gerçekleştirilemiyor.
Nevşehir ve çevresinde aralıklarla etkili olan yağmur ve rüzgar, balon turlarına engel oldu. Turistlerin bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini gökyüzünden izlemelerine olanak sunan balon turları 17 Mayıs'tan beri yapılamıyor.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla sepetlerine asılacak Türk bayrakları ile uçuş yapmak üzere hazırlanan balonlar, sabah gün doğumu vaktinde Göreme beldesindeki uçuş alanlarına sevk edildi.

Tur, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) Nevşehir Koordinatörlüğünün değerlendirmesinin ardından olumsuz hava koşullarından dolayı iptal edildi. Değerlendirme sonucunu bekleyen ekipler daha sonra araçlarla alandan ayrıldı.
Balon turlarının hava koşullarının normalleşmesinin ardından yeniden bölge semalarını renklendirmesi bekleniyor.

Bölgede uygun hava koşullarında yılda ortalama 220 gün yapılabilen sıcak hava balonu turları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı SHGM Nevşehir Koordinatörlüğünün değerlendirmesi sonucu, hava şartlarının elverişli olması durumunda verilen izinle gerçekleştiriliyor.

Çorlu şehitlerini binler uğurladı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde uğradıkları saldırı sonucu şehit olan polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için cenaze namazı kılındı. Şehit polisler, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuklarına uğurlandı   

18.05.2026 14:49:00
İHA
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan şehit polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için ilk olarak Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde resmi tören düzenlendi. Ardından şehitler için Çorlu ilçesindeki Hacı Mehmet Şirikçi Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı.

Cenaze törenine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, milletvekilleri, protokol üyeleri, emniyet personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze namazının ardından şehit polisler, dualar eşliğinde uğurlandı. Cadde boyunca toplanan binlerce vatandaş, şehitleri son yolculuklarına uğurladı.

Şehit Polis Memuru Emrah Koç'un naaşı, defnedilmek üzere Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'ndan Van iline gönderildi. Şehit Polis Memuru Erkan Tütüncüler ise Çorlu Şehitliği'nde toprağa verilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.