logo
24 HAZİRAN 2026

Özel'den Bahçeli-Erdoğan krizine yorum

Sarıyer’deki Çamlıtepe Merkez Cami’de cuma namazını kılan CHP lideri Özgür Özel, namazın ardından gazetecilere açıklamada yaptı. Özel, “Biz partili Cumhurbaşkanı'nı dinlemeye gitmeyince ‘Meclis’te protesto mu olur’ dediler. Meclis’te olmayan protesto Anıtkabir’de mi oluyor” dedi

31.10.2025 15:21:00
Haber Merkezi
Özel'den Bahçeli-Erdoğan krizine yorum
Özel'den Bahçeli-Erdoğan krizine yorum
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sarıyer'deki Çamlıtepe Merkez Cami'de cuma namazını kıldı. Namazın ardından Özel, cami avlusunda gazetecilere açıklama yaptı. Sabah saatlerinde Sarıyer Belediyesi'ne yaptığı ziyarete değinen Özel, şunları kaydetti:

"Sarıyer'e hizmet etmeye devam edeceğiz. Daha önceki ilçe ziyaretlerimizde, cumaya denk geldiğinde Ekrem Başkanımızla birlikte cuma namazını kılıyorduk. Bugün kendisinden ayrı olmanın üzüntüsü içindeyiz.

Bugün iki şeye dua ettik. Bir tanesi elbette tüm İslam alemiyle birlikte Gazze için dua ettik. İsrail, ateşkesi ihlal ediyor ve katliamlarına devam ediyor. Bu konuda uluslararası toplumun duyarlılığını sürdürmesi, Türkiye'nin de İsrail üzerindeki baskıyı Trump üzerinden medet umarak değil doğrudan kendisinin göstermesi gerekiyor.

Trump'ın Netanyahu'ya açmış olduğu alanın bir kez daha felaketle kan, gözyaşı, çocuk ve kadın ölümleri, sivil ölümleri olarak gerçekleşmemesi için bu konu son derece önemli. Biz de içinde bulunduğumuz tüm uluslararası organizasyonlarda sürecin en net ve tavizsiz şekilde takip edilmesi konusunu savunuyoruz. Bir diğer duamız da başta arkadaşlarımız olmaz üzere adaleti, özgürlüklerini bekleyen herkesin bir an önce ailelerine kavuşması yönündedir."

"Bir yenilmez olarak artık Erdoğan yok"

Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında itirafçı olan Adem Soytekin ve Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan ile ilgili şunları söyledi:

"Şimdi son gözaltıyla ilgili sadece gözaltına alındığı haberini duydum. Onu takip ediyoruz. Ondan sonra tabii Ekrem Başkan'ın ailesine, özel kalemine, koruma müdürüne kadar bir saldırı altındayken danışmanlarının da benzer muameleye tabi tutulması şaşırtıcı değil ama bir detay, bir içeriğe yönelik o konuda henüz bilgi sahibi değiliz. O konuyu arkadaşlarımız takip ediyor.

Adem Soytekin meselesi şöyle bir meseledir. Türkiye'de çok siyasi bir dava yürüyor. Davanın sebebi şu: Ekrem İmamoğlu, İstanbul'da girdiği dört seçimi, bir tanesi Beylikdüzü olmak üzere, üç tanesi büyükşehir olmak üzere hem Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a hem bütün bakanlarına hem bütün kamu gücüne rağmen kazandı. Yani Türkiye siyasetinde eskiden işte 'Partisini kurduğundan beri yenilmiyor' diyorlardı.

Bir yenilmez olarak artık Recep Tayyip Erdoğan yok ama Türkiye siyasetinde şu anda bir yenilmez var. O da Ekrem İmamoğlu. Şu ana kadar girdiği dört seçimi de kazandı kendisi ve maalesef bu, birileri tarafından hazmedilmedi. Fevkalade siyasi bir operasyon sürüyor. Büyük bir itibarsızlaştırma üzerine kurulu bir plan işliyor malumunuz.

"Ekrem İmamoğlu'nun terörle ne ilgisi olur"

Hepimiz biliyoruz ki Ekrem İmamoğlu'nun terörle ne ilgisi olur? Bir dava terörden açıldı. Neymiş, bazı belediye meclislerinde DEM geçmişi olan Kürt vatandaşların kanaat önderi kabul ettiği birtakım isimlerin olmasına 'terör' dediler ve bunun üzerinden İBB'ye vakti zamanında kayyum atamaya bile niyetlendiler. Bunu Saraçhane direnişi geriye püskürttü.

Ekrem Başkan'a 'rüşvet' dediler, 'yolsuzluk' dediler, 'irtikap' dediler, 'ihaleye fesat' dediler. Bu iddiaların hepsi Sayın Erdoğan hakkında da vardı. Geçmişte bunlardan bir kez gözaltına alınmadı, tutuksuz yargılandı. Ceza aldığında bile telefonla cezaevine davet edildi. Oysaki Ekrem Başkan'ın bir gece önce diploması iptal edildi, cumhurbaşkanlığına aday olamasın diye.

Ertesi gün sabah da bu suçlardan önce polislerle evinden gözaltı ve 23 Mart tarihinden itibaren de tutuklu başkanımız bizim. Bu büyük bir haksızlık. Bir iddia varsa ortaya koyarsın, yargılarsın. İspatlayabilirsen ceza verirsin, istinaf inceler hak verirse onaylar. Yargıtay'da kesinleşirse ceza çekilir ama henüz iddianame yazılmamışken 'Efendim Ekrem İmamoğlu suç örgütü' diyor, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın kendisi. 'Bu suçunun yanında bunu da yaptı' diye yeni bir iddiada bulunuyorlar 'casusluk' diye.

"Bir kör kuruş ispatlanamadı"

Olabilecek en hukuksuz süreci yaşıyoruz. Yani masumiyet karinesi diye bir şey var. Bu hukuk fakültelerinde şu öğretiliyor. 'Bir kişi boşu boşuna içeride duracağına 99 suçlu aramızda dolaşsın' diye öğretilirken tam tersini yapıyorlar. Hepiniz buradasınız, hepimiz biliyoruz. Yüz yüze bakıyoruz.

İlk sabah 560 milyarlık yolsuzluk servis etmedi mi bu başsavcılık? Sonra öğrendik ki 6 yıldaki toplam bütçe zaten 490 milyar. Yüzde 70'i çalışanlara veriliyor. Bu kadar hizmet görülüyor. Peki, onlar servis etmediler mi 'İmamoğlu'nun lüks arabaları bulundu' diye; MHP'li milletvekilinin çıkmadı mı? Binlerce böyle yalan dolaşımına sokuldu, bir kör kuruş ispatlanamadı.

Bunun üzerine içeriye atılan insanlara 'Sen İmamoğlu'na suç at, kendin çık.' Böyle bir güya adı itirafçılık olan bir iftiracılık mekanizması işletildi. İlk günden beri bunun sağlıksızlığına dikkat çekiyorum ve diyorum ki, 'Bir şey bilen söylesin ama kanıtı varsa söylesin.' Nelere imza atıyorlar? 'Duydum, -mış galiba, böyle olduğunu tahmin ediyorum.' Düşünsenize, 700 yılla yargılanan bir suç örgütü lideri dışarıda geziyor, iftira attıkları içeride. Şunu düşünün yani, öyle bir noktadayız ki bir kişi dese ki 'Ben 6 kişi öldürdüm, bunu Ekrem Başkan'la birlikte yaptık.

Onun da haberi vardı' dese kendisi çıkacak, Ekrem Başkan 6 kere müebbetle yargılanacak ama sorun şu; ceset yok, kovan yok, tabanca yok, bir mezar yok, kaybı arayan aile yok, sadece 'Biz Ekrem Başkan'la 6 kişiyi öldürdük' dese Ekrem Başkan'ı 6 kere müebbet hapisle yargılayacaklar ama ortada 'Rüşvet verdim' diyen yok, rüşvet dediğin şey paradır, ortada para yok. Alan yok, duyan var.

"Bunlara güven mi olur? Bunlar kendini kurtarır"

Şimdi bu adamları önce itirafçı yaptılar, ellerinde dünya kadar iftiraname. Bunları birleştirip bir iddianame yazamıyorlar. Sıkışınca bu sefer bu tutarsız ya, itirafçı yapıp söz verdiklerini, saldıklarını 'Yalan atmışsın' deyip tekrar içeri atıyorlar.

O yalanı ona sen attırdın, sen zorladın. 'Ekrem hakkında şöyle bir şey söylersen çıkarsın' dediklerini hepsi itiraf ediyorlar. Hepsi yakınlarına söylüyorlar. Benim WhatsApp'ımda var. Çıkmış, itirafçı olmuş, bana yazıyor. 'Genel Başkanım evlatlarım için mecbur kaldım. Hakkını helal et. Ekrem Başkanımı çok seviyorum.' İtirafçı olan ve verdiği ifadeyle serbest kalan, 'Küçücük evladımın hatırına bu işi yaptım. Hakkınızı helal edin. Ekrem Başkan'ı çok seviyorum. İyi günlerde görüşelim' yazan arkadaşlar var.

O yüzden Adem Soytekin tekrar alınmış, alınır. Daha niceleri geri alınır. Bunlara güvenip yalana, iftiraya bulaşanlar şunu bilsinler ki; yargılama başladığında hiçbir şey değil, o söyledikleri, attıkları iftira kendilerine değiyorsa bir de boşu boşuna onun da cezasını çekecekler. Kendi suçları varsa onu çekecekler. Bir yerde suç uyduruluyor, o suça kendisi alet ediliyor, onu da çekecekler. Bunlara güven mi olur? Bunlar kendini kurtarır.

"Bir iftiracının tekrar içeri girmesi sürpriz değil"

Bunları hatırlayın. Daha önce de bu işlere başvuran ve FETÖ'den yargılanan savcılar vardı. O zaman da uyarıyorduk. Biz haklı çıktık. O savcıların bir kısmı yurt dışına kaçtı, bir kısmı Silivri'de yatıyor ama kendini kurtarabilen iftiracı yok, hepsi içeride yatıyor.

O yüzden doğru bilen söylesin. Kanıtı, ispatı olan söylesin. Suç var da örtülsün istemiyoruz ama iftiradan yıldık, bıktık. O yüzden bir iftiracının tekrar içeri girmesi sürpriz değil. Daha onlarcası girer. Varsa onlarcası yaptığı iftirayı itiraf ederse, mahkeme onu da affeder çünkü kimse evladı için ya da hasta annesine babasına bakmak zorundayken 'At şuna imzayı, çık' deyince dayanamıyor çıkıyor bazısı. İftira atmış ve aslında Ekrem Başkan'ın suçu olmadığını bilen hepsine çağrım şudur. İddianameye kadar bekleyin, iddianameden sonra savcılardan kurtuluyorsunuz.

Hakimlere bu imzaları ne şartlarda attığınızı söyleyin. Hakimler vicdanlıdır. Hakimler eğer çok özel bir mahkeme ayarlanıp da bir kumpasın içine düşmezsek anlatın savcıların yaptığını. Adalete sığının. Kul hakkı yemeyin. Kendi hakkınızı da kimseye yedirmeyin."

"Diyanet İşleri Başkanı'na hayırlı olsuna gideceğim"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın düzenlediği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu'na ve Anıtkabir'deki törene MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin katılmamasına ilişkin de Özel, şöyle konuştu:

"Öncelikle o günden sonra ilk değerlendirmem. Şimdi aksi olduğunda eleştiriyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yapmış olduğu Cumhuriyet Bayramı paylaşımı kıymetlidir. Yeni Diyanet İşleri Başkanı, yeni dönemin başlangıcıysa, bu özenli ve doğru dil kullanılıyorsa bu bizim açımızdan kıymetlidir. Bunun üzerine önümüzdeki günlerde Sayın Diyanet İşleri Başkanı'na bir hayırlı olsun ziyaretinde de bulunacağım. Bundan önce zaman zaman cuma hutbelerinde kadınları çok üzen, miras hukukuna saldıran, Cumhuriyet'in değerleriyle çelişen hutbeler okutuluyordu. Bu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamasıyla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bundan sonra yeni bir süreç başlayacak, özenli bir süreç gidecek, Diyanet İşleri Başkanlığı bir Cumhuriyet kurumu olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten doğru bir zeminde faaliyet yürütecekse ben Diyanet İşleri Başkanı'na hayırlı olsun ziyaretine de gideceğim. Çünkü bizim meselemiz 'Bir yanlış olsun da kavga edelim' üzerine değil. Bizim meselemiz şu. Herkes işini doğru yapsın, biz de işimizi yapalım. Kimseyle kavga etmeyelim. Millete hizmet yarışında olalım. Önce bunu kıymetlendirdiğimi ifade edeyim.

"Cumhur İttifakı çatlağıyla da ben uğraşmayayım"

Tabii Anıtkabir ziyaretine katılmama ve ardından külliyeye gitmeme meselesi üzerinden siyasi yorumları herkes yapar. Bu benim işim değil. Ben Milliyetçi Hareket Partisi heyetine yöneldim. Sayın Celal Adan da oradaydı, Meclis Başkanvekilimiz. Sayın Bahçeli'yi sordum. 'Katılamayacaklarını' söylediler. Sağlık durumuyla ilgili endişe edilecek bir şey olmadığını öğrendiğime memnunum.

Onun dışında eğer o bir mesajsa, öbürü bir mesajsa bu kadar derdimiz ve tasamız varken Cumhur İttifakı'nın çatlaklarıyla da ben uğraşmayayım. O sorunlarını da kendileri çözsünler ama şunu söyleyeyim, bir yandan da böyle bolca yorum yapıyor AK Parti'ye yakın isimler. 'Bu çatlak büyümeden giderilmeli, mesaj alınmalı' filan. Hani arkadaşlar Meclis'in açılışı? Cumhurbaşkanı geliyor, bir konuşma yapıyor, gidiyor. Ona tahsisli bir alan. Söz hakkımız yok. Geçen sene dinlemişiz. Bir senedir saldırı altındayız, savaş ilan edilmiş. Biz oraya gitmeyince 'Ya Meclis'te protesto mu olur?'

"Biz önümüze bakıyoruz"

Meclis'te olmayan protesto Anıtkabir'de mi oluyor? Tayyip Erdoğan'ın, son cumhurbaşkanının, partili cumhurbaşkanının bulunduğu yerde konuşmasını dinlememeye gitmemeyi ayıplayanlara o zaman Anıtkabir'e, cumhurbaşkanı resepsiyonuna gitmemeyi meşru protesto görenlere AK Parti tarafında 'mesajı alalım' diyenlere ya da bunu bir protesto diye yapanlara millet sorsun.

Meclis'te son cumhurbaşkanı, hayatta olan cumhurbaşkanı, bir faninin Türkçe yapacağı siyasi değerlendirmeleri dinlemeye lüzum görmedik. 'Böyle protesto mu olur' diyorlardı. Şimdi Anıtkabir'e gitmemek protesto mu oluyor, külliyeye gitmemek protesto mu oluyor? Bunu oturup kendileri değerlendirsinler, bizi uğraştırmasınlar. Biz önümüze bakıyoruz. Biz bugün sabah hepimiz uyandık CHP'liler olarak. İktidarımıza bir gün daha dün akşama göre yaklaşmış olmanın moral ve motivasyonu içindeyiz. Biz yeni başlıyoruz, onlar sona geldiler."

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.