Pandemi sonrası “Languishing” sendromu arttı
Son dönemde sıkça duyduğumuz “languishing” terimi, bireylerin yaşama karşı istek ve motivasyonlarını kaybetmeleri durumunu tanımlıyor
Yenal Arman





Languishing, ağır bir depresyon olmasa da, bireylerin genel mutluluğunu ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Bu his, gün boyunca peşinizi bırakmayabilir ve sizi istediğiniz gelişen hayattan alıkoyabilir. Languishing yaşayan bireyler, hayatlarında bir amaç veya anlam bulamama hissiyle mücadele ederken, motivasyon eksikliği, enerjisizlik ve ruhsal bir duraklama hissi ile karakterize edilirler.
Pandemi döneminde bu kavramın önem kazanmasının nedeni, birçok insanın sosyal bağlantılardan uzaklaşması ve günlük rutinlerinde kayıplar yaşamasıyla bu tür hislerle başa çıkmak zorunda kalmasıdır. Languishing, zihinsel sağlığı iyileştirmek için farkındalık geliştirmeyi ve olumlu deneyimlere yönelmeyi teşvik eden bir durum olarak öne çıkıyor.
Bu duygusal durumu aşmak için öneriler arasında sosyal bağlantıları güçlendirmek, yeni hobiler edinmek ve günlük hayatta küçük zevkler bulmak yer alıyor. Bu adımlar, bireylerin yaşam kalitesini artırarak, languishing sendromunun etkilerini hafifletebilir.













































































