Bin yıldır bir uçtan bir uca ezan sesleri yankılanan bu topraklarda, yine bin yıldan beridir İslam'ın bayraktarlığını yapmış olan bu milletin gençleri üzerinde haçın gölgesi karabulut gibi dolaşıp duruyor.
"Müslüman mahallesinde salyangoz satmak" deyimi anlamını çoktan kaybetti, artık papazlar camilerin bahçelerine kadar girip, camiye giden Müslümanların yollarını kiliseye çevirmek için bütün hünerlerini sergiliyorlar. Yani imamların arkasından cemaatlerini çalmaya kadar, hatta imamların çocuklarına el uzatacak kadar işi azıttılar. Her geçen gün imamların hareket alanı biraz daha daralırken, papazların hareket alanları alabildiğine genişliyor. İmamların arkasında namaz için saf tutan cemaatin sayısında azalmalar olurken, papazların ayinlerine katılanların sayısı hızla artıyor.
Yıllardır iftar sofralarında papazlarla sofra duası yaptırıldı. Hocaefedinin bir bildiği var diyerek imamlarımız sustular. Dinimizin benzeme, benzeşme bahsindeki ölçülerini çevrelerine anlatmadılar. Hocaefendi günün birinde papalık konseyi misyonunun bir parçası olmak üzere Vatikan'da papanın huzurunda arz-ı endam etti. Müslümanları papaya şikayet etti. İslam'ı doğru anlamak için papadan himmet talep etti. İmamlarımız yine sustu, çok açık ihlalleri es geçtiler. Günler, aylar, yıllar ilerledikçe hak ile bâtılı karıştırma faaliyetleri artarak devam etti. Gün geldi çan ile ezan sesini karıştırarak sundular ve ısrarla hilalin yanına haç işaretini iliştirdiler. İmamlardan yine ses çıkmadı ve tehlike geldi kapılarına, kapımıza dayandı.
"Ben bile imamın oğluyum, iyi bir İslami eğitim aldım. Beni bile kandırdılar, bunlar çok iyi eğitilmiş insanlar ve bu açılan kiliseler de yasal değil, devletin bunlarla mücadele etmesi gerekir."
"Ailemde babam hoca, annem hafız, kız kardeşim hafızdır. İslamiyet'i yaşayan bir insandım, nasıl Hıristiyan olduğumu ben bile anlayamadım. İnsanı o kadar bağlıyorlar ki anlamıyorsunuz." (Erdal Okçu, Anadolu Gençlik Dergisi, Haziran 2001 sayısı).
"Türkiye'yi bölmeye çalışıyorlar, özellikle gençleri kiliselere çekerek beyinlerini yıkıyorlar. Benim 19 yaşındaki çocuğumu ortadan kaybettiler. 17 gündür çocuğumu bana göstermediler. Karakola gittim çocuğumu karakola getirdiler. Keçiören kilisesinin papazı "çocuğunun yaşı 18 bir şey yapamazsın" dedi ve çocuğumu kiliseye geri götürdüler. Kendi çocuğum beni görmek istemiyor. Ailece perişan olduk. Misyonerler bu yolla Türk aile yapısını da bozarak huzursuzluk çıkartıyorlar." (Aynı dergi, aynı sayı, Fuat Işık).
Evet görüldüğü gibi papazlar Anadolu'da meydanlarda, ya imamlar nerede? Allah'ın koyduğu Resulü'nün tebliğ ettiği son din İslam'ın ilkeleri, ölçüleri göz göre göre ihlal edilirken, hocaefendi yapıyor diye sus-pus olanlar, bildiklerini söylemeyenler, olanlardan ve olacaklardan elbette ki sorumludurlar.
"Müslüman mahallesinde salyangoz satmak" deyimi anlamını çoktan kaybetti, artık papazlar camilerin bahçelerine kadar girip, camiye giden Müslümanların yollarını kiliseye çevirmek için bütün hünerlerini sergiliyorlar. Yani imamların arkasından cemaatlerini çalmaya kadar, hatta imamların çocuklarına el uzatacak kadar işi azıttılar. Her geçen gün imamların hareket alanı biraz daha daralırken, papazların hareket alanları alabildiğine genişliyor. İmamların arkasında namaz için saf tutan cemaatin sayısında azalmalar olurken, papazların ayinlerine katılanların sayısı hızla artıyor.
Yıllardır iftar sofralarında papazlarla sofra duası yaptırıldı. Hocaefedinin bir bildiği var diyerek imamlarımız sustular. Dinimizin benzeme, benzeşme bahsindeki ölçülerini çevrelerine anlatmadılar. Hocaefendi günün birinde papalık konseyi misyonunun bir parçası olmak üzere Vatikan'da papanın huzurunda arz-ı endam etti. Müslümanları papaya şikayet etti. İslam'ı doğru anlamak için papadan himmet talep etti. İmamlarımız yine sustu, çok açık ihlalleri es geçtiler. Günler, aylar, yıllar ilerledikçe hak ile bâtılı karıştırma faaliyetleri artarak devam etti. Gün geldi çan ile ezan sesini karıştırarak sundular ve ısrarla hilalin yanına haç işaretini iliştirdiler. İmamlardan yine ses çıkmadı ve tehlike geldi kapılarına, kapımıza dayandı.
"Ben bile imamın oğluyum, iyi bir İslami eğitim aldım. Beni bile kandırdılar, bunlar çok iyi eğitilmiş insanlar ve bu açılan kiliseler de yasal değil, devletin bunlarla mücadele etmesi gerekir."
"Ailemde babam hoca, annem hafız, kız kardeşim hafızdır. İslamiyet'i yaşayan bir insandım, nasıl Hıristiyan olduğumu ben bile anlayamadım. İnsanı o kadar bağlıyorlar ki anlamıyorsunuz." (Erdal Okçu, Anadolu Gençlik Dergisi, Haziran 2001 sayısı).
"Türkiye'yi bölmeye çalışıyorlar, özellikle gençleri kiliselere çekerek beyinlerini yıkıyorlar. Benim 19 yaşındaki çocuğumu ortadan kaybettiler. 17 gündür çocuğumu bana göstermediler. Karakola gittim çocuğumu karakola getirdiler. Keçiören kilisesinin papazı "çocuğunun yaşı 18 bir şey yapamazsın" dedi ve çocuğumu kiliseye geri götürdüler. Kendi çocuğum beni görmek istemiyor. Ailece perişan olduk. Misyonerler bu yolla Türk aile yapısını da bozarak huzursuzluk çıkartıyorlar." (Aynı dergi, aynı sayı, Fuat Işık).
Evet görüldüğü gibi papazlar Anadolu'da meydanlarda, ya imamlar nerede? Allah'ın koyduğu Resulü'nün tebliğ ettiği son din İslam'ın ilkeleri, ölçüleri göz göre göre ihlal edilirken, hocaefendi yapıyor diye sus-pus olanlar, bildiklerini söylemeyenler, olanlardan ve olacaklardan elbette ki sorumludurlar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025





























































































