Piyasalar Merkez Bankası’nın ekim kararına kilitlendi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, yılın en kritik toplantılarından biri için yarın bir araya geliyor. Eylül ayında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutan Merkez Bankası’nın, bu toplantıda uzun süredir beklenen gevşeme döngüsünün ilk adımını atıp atmayacağı finans kulislerinde ve piyasalarda en çok konuşulan başlık haline geldi
21.10.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Uluslararası piyasalarda yön arayışı sürerken, Türkiye ekonomisi içeride dezenflasyon sürecinin geleceğini şekillendirecek kritik bir haftaya girdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yarın (22 Ekim) saat 14.00'te faiz kararını açıklayacak.
Eylül ayında politika faizini yüzde 37, gecelik borç verme faizini ise yüzde 40 seviyesinde koruyan bankanın, enflasyondaki yavaşlama eğilimini ve küresel ekonomik projeksiyonları göz önünde bulundurarak nasıl bir patika izleyeceği merak konusu.
Piyasalarda "100 baz puan" beklentisi öne çıkıyor
Merkez Bankası'nın ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, finansal ve reel sektör temsilcilerinin bu toplantıya dair beklentisi netleşti. Ankete katılan uzmanların büyük bir kısmı, TCMB'nin ekonomideki soğuma sinyallerini de dikkate alarak politika faizinde 100 baz puanlık bir indirime gideceğini ve faizi yüzde 36 seviyesine çekeceğini öngörüyor.
Aralık ayında da benzer bir adımla faizin yüzde 35'e gerilemesi beklenirken, bu hamlelerin 12 Kasım'da açıklanacak yılın son Enflasyon Raporu öncesinde piyasaya verilecek güçlü bir mesaj olacağı belirtiliyor. Ancak analistler, enflasyon yapışkanlığının sürdüğü bir ortamda erken bir faiz indiriminin döviz kurları üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında da bulunuyor.
IMF ve S&P'den Türkiye için yeni raporlar
Faiz kararı öncesinde uluslararası kurumlardan gelen açıklamalar da ekonomi yönetiminin önündeki denklemi netleştiriyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), ekim ayı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nda Türkiye'nin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 2,9'dan yüzde 2,7'ye düşürdü. IMF raporunda Türkiye için yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 31,2 olarak paylaşıldı.
Benzer bir şekilde kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global de Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3 büyümesini beklediğini duyururken, dezenflasyon sürecinin kalıcı hale gelmesinin kredi notu artışları için anahtar rol oynamaya devam edeceğine işaret etti.
İç piyasada son durum
Kritik karar öncesinde Borsa İstanbul yatırımcıların güven tazeleyen alımlarıyla nefes aldı. BIST 100 endeksi, haftanın ikinci işlem gününü yüzde 3,22 değer kazanarak 11.797,70 puandan tamamladı. Döviz cephesinde ise sakin seyir hakimiyetini koruyor; dolar/TL kuru bankalararası piyasada 49,59 seviyesinden işlem görerek yatay bandını sürdürüyor.
Ekonomi yönetimi bir yandan enflasyonu kalıcı olarak düşürmeyi hedeflerken, diğer yandan iç talepteki sert yavaşlamanın büyümeye olan negatif etkisini sınırlamaya çalışıyor. Yarın PPK metninde yer alacak satır arası mesajlar, kasım ve aralık aylarındaki para politikasının tonunu belirleyecek en önemli gösterge olacak.
Eylül ayında politika faizini yüzde 37, gecelik borç verme faizini ise yüzde 40 seviyesinde koruyan bankanın, enflasyondaki yavaşlama eğilimini ve küresel ekonomik projeksiyonları göz önünde bulundurarak nasıl bir patika izleyeceği merak konusu.
Piyasalarda "100 baz puan" beklentisi öne çıkıyor
Merkez Bankası'nın ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, finansal ve reel sektör temsilcilerinin bu toplantıya dair beklentisi netleşti. Ankete katılan uzmanların büyük bir kısmı, TCMB'nin ekonomideki soğuma sinyallerini de dikkate alarak politika faizinde 100 baz puanlık bir indirime gideceğini ve faizi yüzde 36 seviyesine çekeceğini öngörüyor.
Aralık ayında da benzer bir adımla faizin yüzde 35'e gerilemesi beklenirken, bu hamlelerin 12 Kasım'da açıklanacak yılın son Enflasyon Raporu öncesinde piyasaya verilecek güçlü bir mesaj olacağı belirtiliyor. Ancak analistler, enflasyon yapışkanlığının sürdüğü bir ortamda erken bir faiz indiriminin döviz kurları üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında da bulunuyor.
IMF ve S&P'den Türkiye için yeni raporlar
Faiz kararı öncesinde uluslararası kurumlardan gelen açıklamalar da ekonomi yönetiminin önündeki denklemi netleştiriyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), ekim ayı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nda Türkiye'nin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 2,9'dan yüzde 2,7'ye düşürdü. IMF raporunda Türkiye için yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 31,2 olarak paylaşıldı.
Benzer bir şekilde kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global de Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3 büyümesini beklediğini duyururken, dezenflasyon sürecinin kalıcı hale gelmesinin kredi notu artışları için anahtar rol oynamaya devam edeceğine işaret etti.
İç piyasada son durum
Kritik karar öncesinde Borsa İstanbul yatırımcıların güven tazeleyen alımlarıyla nefes aldı. BIST 100 endeksi, haftanın ikinci işlem gününü yüzde 3,22 değer kazanarak 11.797,70 puandan tamamladı. Döviz cephesinde ise sakin seyir hakimiyetini koruyor; dolar/TL kuru bankalararası piyasada 49,59 seviyesinden işlem görerek yatay bandını sürdürüyor.
Ekonomi yönetimi bir yandan enflasyonu kalıcı olarak düşürmeyi hedeflerken, diğer yandan iç talepteki sert yavaşlamanın büyümeye olan negatif etkisini sınırlamaya çalışıyor. Yarın PPK metninde yer alacak satır arası mesajlar, kasım ve aralık aylarındaki para politikasının tonunu belirleyecek en önemli gösterge olacak.












































































