logo
11 EYLÜL 2026

Polise hain saldırı

Mardin'in Derik İlçesi'nde, PKK'lı teröristler, polis aracının geçişi sırasında, daha önceden yola yerleştirdikleri patlayıcıyı uzaktan kumandayla infilak ettirdi. Patlamada, 1 polis şehit olurken, 2 poliste yaralandı

16.10.2012 00:00:00
 
Mardin'in Derik İlçesi'nde, PKK'lı teröristler,
polis aracının geçişi sırasında, daha önceden yola yerleştirdikleri patlayıcıyı
uzaktan kumandayla infilak ettirdi. Patlamada, 1 polis şehit olurken, 2 poliste
yaralandı. Saldırı Pazartesi günü saat 16.20'de, Derik Devlet Hastanesi
yakınlarında Diyarbakır yolu üzerinde meydana geldi. Polise ait aracın geçişi
sırasında PKK'lı teröristler, daha önceden yola yerleştirdikleri patlayıcıyı
uzaktan kumandayla patlattı. Patlamada, polis memuru Orhan Ayan şehit olurken,
2 polis memuru da yaralandı. Patlayıcıyı belediyenin kanalizasyon çalışmaları
yaptığı çukura tuzakladığı belirlenen teröristlerin yakalanması için başlatılan
operasyonlar sürdürülüyor. Mardin Valiliği, PKK'nın Derik'te düzenlediği
bombalı saldırıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, 1 polisin şehit olduğunu 2
polisin de yaralandığını belirttiği açıklama şöyle: "15.10.2012 günü 16.30
sıralarında Derik ilçemize Konya ilinden geçici olarak görevlendirilen Konya
özel hareket şubesine bağlı polis memuru Orhan Ayan'ın rahatsızlığı nedeniyle
Derik Devlet Hastanesi'ne gerekli tedavisini yaptırmak amacıyla intikal etmek
istedikleri sırada, Derik Devlet Hastanesi'nin bulunduğu hastane kavşağında
uzaktan kumandalı olduğu tahmin edilen el yapımı patlayıcının patlatılması
neticesinde araçta bulunan özel harekat görevlileri polis memuru Orhan Ayar,
polis memuru Musa Şahin ve polis memuru Alaattin Etyemez yaralanmış, yaralılar
Kızıltepe Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınmışlardır. Yaralılardan durumu
ağır olan polis memuru Orhan Ayan bütün müdahalelere rağmen şehit olmuştur.
Tedavileri devam eden diğer polis memurlarının hayati tehlikelerinin
bulunmadığı bildirilmiştir. Saldırının ardından bölgede geniş çaplı operasyon
başlatılmıştır." HABER MERKEZİ

Mehmet Akif Ersoy hakkında karar

"Çoklu cinsel birliktelik" ve uyuşturucu suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen, liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada sanıkların savunmalarının ve tanık beyanlarının ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi

10.09.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Mehmet Akif Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Dosya kapsamında görülen ilk duruşmada tutuklu sanıklardan Ufuk Tetik tahliye edildi.

Ersoy savunmasında uyuşturucu kullandığını kabul etti

Davanın ilk duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaların önemli bölümünü reddederken uyuşturucu kullandığını kabul etmişti. Ersoy, "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim, hatamı kabul ediyorum" ifadelerini kullanarak, uyuşturucu maddeyi kendisinin temin etmediğini ve kimseyi kullanmaya zorlamadığını savunmuştu. Ersoy, ayrıca dosyada yer alan cinsel saldırı iddialarının kendisine savcılık aşamasında sorulmadığını belirterek "Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanan sanık Ahmet Göçmez, kendisini uyuşturucu madde kullanımına başlattığını iddia eden Mustafa Manaz'a tepki göstererek, "Mustafa Manaz denilen şahsiyete, huzurunuzda ettiği küfürleri iade ediyorum" dedi.

Göçmez'in sözlerinin ardından Manaz'ın "Yalan mı" diye bağırması üzerine Göçmez savunmasına devam ederek, "Sanıklardan Mehmet Akif Ersoy ile ortak bir arkadaşımızın evinde tanıştık. Sonrasında maalesef arkadaş olduk, 2-3 yıl yakın arkadaşlığımız oldu. Yüzlerce defa görüştük. Birkaç tanesinde şeytana uyup yasaklı maddeyi kullandık, bir şeyler yaşandı vesaire ama bizim bütün ilişkimiz bunun üzerine kurulmuş gibi gösterildi ve suçlu ilan edildik. Akif'in çakarlı bir aracı vardı, kesinlikle aranamıyordu, o nedenle uyuşturucuyu Akif kendisi getirirdi. Israr, ticaret, para vesaire gibi şeyler söz konusu değil. Savcı bey bize yöneltilen diğer iddiaları sordu, reddettim. Böyle bir durum söz konusu değil. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim"

Tutuksuz sanık Nurullah Mahmut Dündar ise savunmasında, "Ben herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim. Mehmet Akif'i çok uzun süredir tanırım ve kendisi çok merhametli biridir. Savcılık makamı çok ağır bir suçlama yapıyor. Mehmet Akif Ersoy'la aramızda arkadaşlık ilişkisi dışında bir ilişkimiz yoktur. İddianame ilk ortaya çıktığında kendime gelemedim" dedi.

"Burcu Akyüz'le ilgili suçlamaları kabul etmiyorum"

Burcu Akyüz'le ilgili suçlamalara da değinen Dündar, "Burcu Akyüz'ün herhangi bir uyuşturucu temin ettiğim ya da cinsel saldırı gibi bir beyanı yok. Birbirimizin ofislerine ziyarete gittik, ilişkimiz arkadaşlık ötesine geçmemiştir. Benim uyuşturucu testim negatif çıkmıştı. Burcu Akyüz ile ilgili olarak ne uyuşturucu ne de cinsel saldırı suçlamalarını kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Melis Asena bana husumet duymaya başladı"

Melis Asena Özkan'ın beyanlarına ilişkin ise Dündar, "Melis Asena bana husumet duymaya başladı, iş konusuyla ilgili. Mehmet Akif dosyası ortaya çıktıktan 40 gün sonra bu şekilde ifadelerde bulunmuştur. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

"Birkaç kere kullanmıştım"

Uyuşturucu testiyle ilgili de konuşan Dündar, "Uyuşturucu madde testim negatif çıktı. Birkaç kere kullanmıştım ama negatif çıktığı için ne kullandığımı bilmiyorum. Satın aldığım yerleri de savcılıkta belirttim" diye konuştu.

Tanıklar dinlendi

Tanık Umut Evirgen ise, "Ben dosyadaki kimseyi tanımıyorum. Mehmet Akif Ersoy isimli kişiyi de televizyondan duyduğum kadarıyla biliyorum. 'Kütüphane' adlı mekanla sanki mekan benimmiş gibi konuşuluyor ancak böyle bir durum yok. Ben öyle bir mekanın önünden bile geçmedim" dedi.

Ana dosyadan ayrılarak davası görülen ve 9 aylık tutukluluğunun ardından tahliye edilen tanık Veysi Ateş, "Mehmet Akif Ersoy dışında diğer sanıkları tanımıyorum. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu konusunda birini, bir kadını zorladığını veya taciz ettiğini asla görmedim, duymadım. Onu tanıyan hiç kimse böyle bir şeye inanmaz" ifadelerini kullandı.

Tanık Mahmut Göde ise, "Akif abiyle uzun yıllardır abi kardeşliğimiz vardı. Ben bu konuları medyadan öğrendim. Akif abinin evinde kalmışlığım da vardır, çocukları da olurdu. Akif hep çevresine faydalı, bir şey olduğunda aradığımız biriydi. Uyuşturucu madde kullandığını ben hiç görmedim" diye konuştu.

Tanık Serap Şaylan da, "Mehmet Akif Ersoy'u tanıyorum. Bahsi geçen doğum günü partisinde Mehmet Akif de vardı. Bahsi geçen kişilerin uyuşturucu madde kullandığına ilişkin herhangi bir şey duymadım, asla görmedim. Ben uyuşturucu madde kullanıyordum ancak bıraktım. Ahmet Göçmez benim arkadaşımdır. Mehmet Akif Ersoy ile Ahmet Göçmez, benim düzenlediğim partide tanıştı" şeklinde konuştu.

Tanık sıfatıyla beyanda bulunan gazeteci Emrullah Erdinç, "İddialara ilişkin benim gördüğüm hiçbir şey yok. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu kullandığını görmedim ya da diğer iddialarla ilgili bir şey duymadım görmedim" dedi.

Duruşma savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasını açıkladı

Dosya kapsamında henüz beyanı alınmayan mağdur ve gizli tanıkların dinlenmesi talep edildi. Mütalaada ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına, adli kontrol tedbiri uygulanan sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı sürdürülmesine karar verilmesi istendi. Mütalaanın ardından tutuklu ve tutuksuz sanıkların beyanları ve sanık avukatları dinlendi.

Alınan beyanların ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken Ufuk Tetik ise tahliye edildi.

Maltepe'de kiracı dehşeti

Maltepe'de ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kiracı Mehmet T., ev sahibi Osman A. (61) ile eşi Nursen A.'yı (61) öldürdü, olay yerindeki avukat Emir Ali S.'yi ise yaraladı. Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açan şüpheli, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sağ olarak yakalandı

10.09.2026 21:00:00
İHA
 
Maltepe'de kiracı dehşeti
Maltepe'de kiracı dehşeti
Ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 2 kişi öldü.

Olay, saat 13.10 sıralarında İstanbul'un Maltepe ilçesi Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ev sahibi Osman A. ile kiracısı Mehmet T. (63) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Mehmet T., silahla ev sahibi Osman A., ev sahibinin eşi Nursen A. ve olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S.'ye ateş etti.

Silahlı saldırıda Osman A. ile eşi Nursen A. olay yerinde hayatını kaybederken, avukat Emir Ali S. yaralandı. Yaralı avukat, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açtı

Saldırının ardından silahıyla bölgede bulunan Mehmet T., olay yerine sevk edilen polis ve 112 Acil Sağlık ekiplerine de ateş açmayı sürdürdü. Çevrede geniş güvenlik önlemi alınırken, bölgedeki hareketlilik dronla takip edildi.

Şüpheli Mehmet T., özel harekât polislerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilerek sağ olarak yakalandı. Gözaltına alınan Mehmet T.'nin tehdit ve hakaret suçlarından 3 kaydının bulunduğu öğrenildi.



"Abi beni kurtarın, diye bağırdı"

Görgü tanığı Akın Gümüşoğlu, "Annemle arabada sohbet ediyorduk, araba da çalışıyordu. Şu yukarıdan, sokaktan bağıra bağıra biri geldi. 'Abi beni kurtarın' diye. Arabaya atladı. "En yakın hastaneye götürdüm, Kartal Lütfi Kırdar'a. Adamı konuşturdum bayılmasın diye. Bana dedi ki; 'Benimle beraber toplam 3 kişi vardık. Ben kurtuldum, diğerlerini bilmiyorum' dedi. Sadece uyumasın diye, enerjisi bitmesin diye konuşturdum bayılmasın diye. Sonra kardeşleri geldi hastaneye. İfadesini falan aldılar orada" şeklinde konuştu.

"Ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti"

Mahalle sakini Yıldız Çiçek ise, olaydan önce kiracı ile ev sahibi arasında hakaret ve küfürlerin havada uçuştuğunu iddia etti.

Olayın tanığı olan mahalle sakini, tahliye süreci ve kavga anında yaşananları anlattı.

Olayın iki gündür süren bir gerginliğin ardından yaşandığını belirten 14 yıllık mahalle sakini Yıldız Çiçek, "Dün icra memurlarıyla dükkanlar boşaltıldı. Boşaltılmadan önce ufak bir tartışma oldu ve Mehmet Ağabey'e saldırı gerçekleşti. Mehmet Ağabey hiç elini kaldırmadı ama ölen beyefendi ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti. Bugün tekrar geldiler ve o kişi yine 'Terörist, hırsız, yerimi meşgul ediyorsun' diyerek bağırdı. Mehmet Ağabey 'Bak kanun var, işimizi halledelim, yapmayın' demesine rağmen çilingir çağırıp kepenkleri kaldırdılar" dedi.



"'Abi vurma' sesini duydum"

Tartışmanın büyümesi üzerine eve girdiğini ve kısa süre sonra silah sesleri duyduğunu aktaran Çiçek, "İçeri girmemden 5 dakika sonra 'Abi vurma' sesini duydum. Avukat olan kişinin bu tarafa kaçtığını gördüm. Sonra Mehmet Ağabey kadının arkasına doğru gitti, kadını da orada vurdu. Vururken görmedim ama sonradan gidip videosunu çektim, çok üzgünüm. Mahallece böyle bir şey yaşanmasını asla istemezdik ama Mehmet Ağabey'e çok fazla hakaret ve küfür edildi" diye konuştu.

Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada 14 yaşındaki E.Ç.'ye verilen 18 yıl 10 ay 15 günlük hapis cezasına Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü tepki gösterdi. Ünlü, karara istinaf mahkemesinde itiraz edeceklerini belirterek, "Atlas'ın adaleti sağlanmadı" dedi

10.09.2026 16:25:00
İHA
 
Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"
Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"
Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin adli süreçteki çocuk E.Ç.'nin (14) 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmıştı. Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü Atlas'ın mezarı başında açıklamalarda bulundu.

Anne Gülhan Ünlü, sanık E.Ç.'ye verilen 18 yıl 10 ay 15 günlük cezaya isyan ederken, cezaya istinaf mahkemesinde itiraz edeceklerini ifade etti.

Anne Güllü, "18 yıllık cezanın bizde hiçbir şekilde kabulü yoktur. Bu cezaya zaten istinaf mahkemesinde itiraz edeceğiz. Hakim hanım bugün karar açıklaması yapmadan önce şöyle bir söylemi oldu her iki taraf için de hakkaniyetli bir karar verileceğini söylemişti. Ama maalesef ki bu hakkaniyetli karar Atlas tarafından olmadı. Mağduru korumadı. Ve ailecek bize verilmiş bir ceza oldu açıkçası. Biz 18 yıl cezanın yatarının 18 yıl olmadığını her defasında, yani 21 yılın da 21 yıl olmadığını her defasında zaten anlattık. 18 yıllık cezanın yatarı ilk önce çocuk yaşından dolayı, çocuk diye adlandırıldığı için üçte biri düşüyor. Geri kalan 12 yılında 1 günü 2 güne sayılarak yatarı oluyor. Bunun da 4 yılı kapalı cezaevinde, geri kalan 2 yılı da açıkta oluyor. Yani bu şimdi bir ceza olmuyor bizim için. Bu bizi cezalandırmak oluyor. Katile ödül gibi bir ceza açıkçası" ifadelerini kullandı.

"Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar"

Anne Ünlü, mesaj yoluyla tehditler aldığını belirtirken, "Ama onun dışında asıl bir de şu tarz durumlar da yaşıyoruz. Duruşmadan sonra tehditler tekrar gelmeye başladı. Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar. Mesaj yoluyla geliyor. Mahkeme öncesinde de arama olarak geliyordu. Şimdi de mesaj yoluyla gelmeye başladı. Savcılık bununla ilgili şu anda soruşturma yürütmeye başladı. Yani eninde sonunda yakalanıyorlar. Çok fazla tehdit aldık zaten biz bu 8 ay içerisinde. Tehdit edenlerin çoğu da cezalandırıldı zaten. Bir tanesinde yağma davamız vardı. Onda 6 yıl civarında bir 6-7 yıl civarında tam hatırlamıyorum şu anda ama bir cezaya çarptırıldı. Hangi cesaretle de bunu yapıyorlar ben anlamıyorum. İşte bu cezasızlık algısından kaynaklanıyor. Bu tehdit edenler de kendilerinin çete üyesi olduğunu söylüyorlar. Yani bu kadar acımızın içerisinde, bu üzüntümüzün içerisinde bir de bu insanların bizi tehdit etmeleriyle uğraşıyoruz. Savcılık bununla ilgileniyor zaten şu anda" açıklamasında bulundu.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödeyeceğini duyurdu

10.09.2026 14:11:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi
 YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödeyeceğini duyurdu.

Ankara 44. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen davada Özel'in üç ayrı açıklaması için 800 bin lira tazminat ödemesine karar verildi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Aydın şu ifadeleri kullandı:

"Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef olan mesnetsiz iddiaları ve hakaretamiz sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Ankara 44. Asliye Mahkemesi, bugünkü duruşmada, Özgür Özel'in Marmara Cezaevi çıkışında 13.08.2025 tarihinde yapmış olduğu konuşması nedeniyle 200.000 TL, 13.08.2025 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin düzenlemiş olduğu ve İstanbul Bayrampaşa'da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi'nde yaptığı konuşma nedeniyle 300.000 TL ve 18.08.2025 tarihinde Aydın'da yapmış olduğu miting konuşması nedeniyle 300.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir."

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?
Özel 13 Ağustos 2025'te Silivri Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun "Ya içeriye tıkıl ya AK Parti'ye katıl" tehdidiyle AKP'ye geçmeye zorlandığını ifade etmişti. Erdoğan'a seslenen Özel, "Bu vakitten sonra gerçekten insanın yastığa başını koyup da uyumadan önce bir iç huzuru olur ya... Bu vakitten sonra nasıl yastığa başını koyup da 'Namusluyum, insanım, ben uyumaya hazırım' falan diyebilirsin, 'İç huzurum var' diyebilirsin?" ifadelerini kullanmıştı.

İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu

Edirne'de internet üzerinden çiçek siparişi vermek isteyen bir vatandaş, iletişime geçtiği kişinin hesabına farklı zamanlarda toplam 33 bin 400 lira gönderdi. Siparişin ardından karşı tarafa ulaşamayan vatandaş, dolandırıldığını belirterek şikayetçi oldu

10.09.2026 12:24:00
İHA
 
İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu
İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu
Edinilen bilgiye göre olay, 9 Eylül'de meydana geldi. İddiaya göre vatandaş, internet üzerinden çiçek siparişi vermek amacıyla F.M. isimli kişiyle iletişime geçti.

Şüphelinin yönlendirmesiyle farklı zamanlarda ödeme yapan vatandaş, toplam 33 bin 400 lirayı hesaba yatırdı.

Bir süre sonra sipariş ve satıcıya ulaşamayan vatandaş, şahıs veya şahıslardan şikayetçi oldu.

Olayla ilgili Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince inceleme başlatıldı.

Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi

İstanbul'da organize suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında kırmızı bülten bulunan ve yurt dışında firari olduğu belirtilen Sarallar Silahlı Suç Örgütü mensubu Yakup Kerem Saral'ın, Sedat Şahin'e yönelik öldürme eylemi hazırlığında olduğu iddia edildi. Soruşturma kapsamında yakalanan 7'si İran uyruklu toplam 19 şüpheli tutuklandı. Öte yandan ağaçlar ile saksıların arasına gizlenen silah ve mühimmat ele geçirildi

10.09.2026 12:16:00
İHA
 
Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi
Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şehirlerde yapılanan ve silahlı organize suç faaliyetlerinde bulunduğu değerlendirilen suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerinin koordineli çalışması sonucu dikkat çeken bir saldırı hazırlığı ortaya çıkarıldı.

Kadıköy'de yakalanan 3 şüpheli soruşturmanın seyrini değiştirdi

Soruşturmanın 31 Ağustos 2026 tarihinde Kadıköy'de durdurulmak istenen bir araçtan kaçmaya çalışan 3 şüphelinin yakalanmasıyla derinleştirildiği öğrenildi. Şüphelilerin yakalanmasının ardından yapılan incelemelerde 1 tabanca ve uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Şüphelilerin yakalanması sonrasında açık ve kapalı kaynaklardan elde edilen bilgiler ile yapılan analiz ve istihbarat çalışmaları sonucunda ekipler, Beykoz'da peyzaj alanı olarak kullanılan bir adresi tespit etti.

Peyzaj alanından cephanelik çıktı

Dedektör köpekleriyle gerçekleştirilen aramalarda, peyzaj alanındaki ağaç ve saksıların arasına gizlenmiş çok sayıda silah ve mühimmat bulundu. Aramalarda 1 roketatar, 3 roketatar sevk fişeği, 3 anti-tank roket mühimmatı, 2 Kalaşnikof (AK-47) marka uzun namlulu silah ve 2 MP5 otomatik silah ele geçirildi. Aramalarda ayrıca silahlara ait çok sayıda şarjör ve fişek, 1 çalıntı motosiklet ile saldırıda kullanılacağı değerlendirilen yabancı plakalı 1 BMW otomobil ele geçirildi. Soruşturma kapsamında, silah ve mühimmatların peyzaj alanına peyderpey getirildiği ve ağaçlar ile saksıların arasına gizlendiği belirlendi.

Silahlar saldırıdan bir gün önce konteynıra taşındı

Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, ele geçirilen suç unsurlarının Sedat Şahin'e yönelik planlanan öldürme eyleminde kullanılmasının planlandığı ve silah ile mühimmatların operasyonun düzenlenmesinden bir gün önce alandaki konteynıra taşındığı öne sürüldü. Soruşturmanın odağındaki Yakup Kerem Saral'ın ise yurt dışından eylemin organizasyonunu yaptığı değerlendirildi.

Sedat Şahin'in fotoğrafları ve katılacağı organizasyonlar incelendi

Şüphelilerden ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle saldırı hazırlığına ilişkin yeni detaylara ulaşıldı. İncelemelerde Sedat Şahin'in fotoğraflarının yanı sıra katılacağı davet ve organizasyonlara ilişkin bilgilerin bulunduğu, bu programlara yönelik keşif faaliyetleri gerçekleştirildiği tespit edildi. Dijital materyallerde ayrıca çok sayıda tabanca ve uzun namlulu silaha ait fotoğraflar, uyuşturucu madde görüntüleri ve uyuşturucu madde ticaretine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi.

Saldırının ardından yurt dışına kaçış planı

Soruşturma kapsamında yapılan dijital incelemelerde, saldırının ardından eylemi gerçekleştirecek şüphelilerin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmasının planlandığı ve bu kişiler için yüklü miktarda ödeme yapılmasının öngörüldüğü iddia edildi.

Eyleme iştirak ettiği değerlendirilen 7'si İran uyruklu, 1'i adli süreçteki çocuk olmak üzere toplam 19 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda ise 1 UTAŞ marka silah ve çok sayıda fişek ele geçirildi.

19 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından 19 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemlerinin tamamlanmasının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 19 şüpheli tutuklandı.
Soruşturma kapsamında, Sedat Şahin'e yönelik eylem hazırlığında olduğu değerlendirilen şüphelilerin keşif faaliyetleri yürüttüğü, saldırıda kullanılması planlanan ağır silah ve mühimmatların hazırlandığı ve eylem sonrasında şüphelilerin yurt dışına çıkarılmasına yönelik planlama yapıldığı tespit edildi.

Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı

İstanbul Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011 yılında ölümü şüpheli olarak değerlendirilen Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için 'feth-i kabir' kararı verildi

09.09.2026 14:23:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı
Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenilmişti.

Eski MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma genişletiliyor. Bu kapsamda Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için 'feth-i kabir' kararı verildi.

Önümüzdeki günlerde Kozinoğlu'nun Ümraniye'deki kabrinin açılması ve uzman ekipler tarafından örnek alınması bekleniyor.

Adana'da 3 ilçede çıkan yangında 835 kişi tahliye edildi

Adana Valisi Mustafa Yavuz, İmamoğlu ilçesindeki orman yangınını yerinde inceledi. Vali Yavuz, "3 ilçede başlayan yangın 15 mahallede etkili oldu. 285 hanede 835 vatandaşımız tahliye edildi" dedi

09.09.2026 14:20:00 / Güncelleme: 09.09.2026 14:22:29
İHA
 
Adana'da 3 ilçede çıkan yangında 835 kişi tahliye edildi
Adana'da 3 ilçede çıkan yangında 835 kişi tahliye edildi
Adana Valisi Mustafa Yavuz, İmamoğlu İlçesi Üçtepe Mevkii'nde gelerek çıkan orman yangınına ekiplerin müdahalesini denetledi.

Vali Yavuz, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Sabah saatlerinde Aladağ ilçesi Dailer Mahallesi'ndeki yangın kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları devam ediyor. İmamoğlu ilçemiz Üçtepe Mahallesi'ndeki alanda yer yer yangının devam ettiğini alevleri dumanların olduğunu görüyoruz. Yangını ilk başladığı Kozan ilçemizdeki Enizçakırı mevkisinde arazinin zor şartlarda olması bazen karada müdahalenin zor olduğu dakikalar da havadan müdahale ediliyor" dedi.

"717 aracımız havada ve karada yangına müdahale ediyor"

Vali Yavuz, "Dün ki gibi rüzgar bizi yanıltmaz ise dün çok şiddetli rüzgar vardı. Bir anda spot atarak geniş bir alana yayıldı. Şu ana kadar rüzgar iyi gidiyor. Gerek havada gerek karada müdahaleler devam ediyor. En önemli şansımız yakınımızda Yedigöze Barajımız var Seyhan Nehri'miz ve sulama kanallarımız var. Su açısından sıkıntı yaşamıyoruz. Hızlı bir şekilde su takviyesi yapılmış oluyor. An itibariyle 717 aracımız havada ve karada bu yangına müdahale ediyor" diye konuştu.

"15 mahalle etkilendi, 835 kişi tahliye edildi"

Şuana kadar 3 ilçenin yangından etkilendiğini belirten Vali Yavuz, "Mahallelerimizde ve alt bağlı mahallelerde yaklaşık 15 mahallede etkili oldu. Rüzgarın etkisiyle yangın yayılma gösteriyor, bu sayı değişebiliyor. Vatandaşın canına bir şey gelmemesi noktasında tahliyeler gerçekleştirdi. Şuan da 285 hanede 835 vatandaşımızın tahliyesi gerçekleştirildi" diye konuştu.

Son olarak Vali Yavuz, "Bu yangında sevindirici olan taraf herhangi bir cana zarar gelmedi. Aladağ ilçesi Daieler Mahallesi, İmamoğlu ilçesi Üçtepe Elifçeler Mahallesinde bazı evlerimiz ve ahırlar yangından etkilendi. AFAD koordinasyonunda yangın bittikten sonra zarar tespitleri yapılacak. Vatandaşımızın yanında yer alacağız" sözlerine yer verdi.

9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere

9 Eylül 1922, yalnızca bir kentin işgalden kurtulduğu takvim yaprağı değil; 15 Mayıs 1919’da İzmir Kordonu’nda dökülen ilk kanla başlayan Türk İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandığı, bir milletin kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Üç yılı aşkın süren karanlık, acı ve işgal dönemi; Türk ordusunun Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan soluksuz takibiyle son bulmuştur

09.09.2026 14:11:00
Hasan Gündoğdu
 
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
Büyük Taarruz'dan Akdeniz'e Uzanan Hat

26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin imha edilmesiyle sonuçlandı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" tarihi emriyle başlayan takip harekâtı, askeri tarihte eşine az rastlanır bir hızla ilerledi.

Yorgun, uykusuz ve kısıtlı imkânlara sahip Türk süvarisi ve piyadesi, kaçan düşman birliklerinin şehirlere zarar vermesini önlemek amacıyla günde ortalama 40-50 kilometre yol kat ederek Batı Anadolu'yu adım adım özgürleştirdi.

Belkahve'den Süzülen Zafer ve Hükümet Konağı'na Çekilen Bayrak

8 Eylül akşamı İzmir sınırlarına dayanan Türk birlikleri, Belkahve sırtlarından Ege'nin mavi sularına bakarken yıllardır süren mücadelenin sonuna gelindiğini biliyordu.

9 Eylül 1922 sabahı saat 10.30 sularında Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni 2. Süvari Alayı, Bornova üzerinden şehre girdi.

Kordon boyundan ilerleyen birlikler, Yunan askerlerinin ateşi ve atılan bombalara rağmen İzmir Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, göğsünden yaralanmış olmasına rağmen Hükümet Konağı'nın balkonundaki Yunan bayrağını indirip göğsünde taşıdığı Türk bayrağını göndere çekti.

Kısa süre sonra Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği de Kadifekale'ye Türk bayrağını dikerek şehrin üzerindeki işgal gölgesini tamamen kaldırdı.

Diplomatik ve Siyasi Sonuçlar

İzmir'in kurtuluşu, Mondros Mütarekesi ile fiilen sona erdirilmek istenen Türk devletinin yeniden dirilişini simgeler. Bu zaferle birlikte:

• Millî Mücadele'nin askeri safhası başarıyla tamamlanmış, sıra diplomatik mücadeleye gelmiştir.

• İtilaf Devletleri, Türk ordusunun İstanbul ve Boğazlar bölgesine yönelmesi üzerine Mudanya Mütarekesi'ni kabul etmek zorunda kalmıştır.

• Sevr Antlaşması tamamen tarihin çöp sepetine atılmış, Lozan Barış Antlaşması'na giden yol ardına kadar açılmıştır.

9 Eylül, bir kentin kurtuluşunun ötesinde, Sevr'in karanlığından Lozan'ın bağımsızlık ışığına geçişin ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin harcının karıldığı en önemli sembollerden biridir.

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

09.09.2026 14:03:00
Haber Merkezi
 
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
Gürcistan'dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize'nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı.

Gürcistan'ın Batum kentinden havalandığı öğrenilen Aerospool WT-9 Dynamic tipi iki kişilik hafif spor uçak, bugün öğle saatlerinde Rize'nin Pazar ilçesi Melyat mevkii açıklarında denize acil iniş yaptı.

Uçakta bulunan 2 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, uçağa ulaşmak için çalışma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.