(dünden devam…)
Hz. Zeyneb (s.a) Medine beşiğinde Nebevi ilimle terbiye olmuş ve ömür boyunca cennetin büyükleri olan iki imamın yanında eğitilmiştir. Öyle bir ilim ve bilgiye sahipti ki hatta düşmanları bile, onun fazilet, ilim ve kemalini itiraf etmişlerdir.
Hz. Zeyneb (s.a) küçüklüğünden itibaren Hz. İmam Hüseyin'e (a.s) şiddetli ilgi duymaktaydı. Şehitlerin Efendisi'ni görmediği zaman, tahammülsüzlük gösterir ve abisinin güzel cemalini görünce, mutlu olurdu. Beşikte ağladığında İmam Hüseyin'i (a.s) görmesi veya sesini duyması ile sakinleşirdi.
Bu şaşırtıcı olan aşırı sevgiyi gören Hz. Fâtıma (s.a) bir gün konuyu babası Hz. Resûlullah'a (s.a.a) açar. Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurur: "Ey gözlerimin nuru! Bu kız, Hüseyin ile birlikte Kerbela'ya gidecek ve ağabeyinin dert ve musibetlerine ortak olacaktır." (Hasan İlahi, Reyanihu'ş-Şeria, c.3, s.95).
Hz. Zeyneb (s.a) İmam Hüseyin'e olan bağlılığından dolayı evleneceği zaman Abdullah'a, İmam Hüseyin'le her gün görüşme ve onunla sefere çıkma şartı koymuş, Abdullah da bu şartı kabul etmiştir.
Hz. Zeyneb'in Abdullah ile evlilik olayı ise şu şekilde cereyan etmiştir:
Abdullah b. Cafer'in hayâsı İmam Ali'nin (a.s) kızı ile evlenme konusunda bir girişimde bulunamamasına neden olmaktaydı. Sonunda bir kişi onun tarafından İmam Ali'nin (a.s) yanına gider ve şöyle der: "Ey Müminlerin Emiri! Siz Allah Resûlü'nün (s.a.a) Cafer'in evlatlarına karşı nasıl ilgi duyduğunu biliyorsunuz. Bir gün onlara bakarak şöyle demiştir: 'Kızlarımız oğullarımız için ve oğullarımız kızlarımız içindir.' Dolayısıyla kızınız Zeyneb'i (s.a) Abdullah b. Cafer'le evlendirmeniz münasip olacaktır ve mehrini annesi Fâtıma'nın (s.a) mehri miktarı olan, dört yüz seksen dirhem olarak belirleyiniz."
İmam (a.s) evliliği onaylamış ve hicretin on yedinci yılında evlilik gerçekleşmiştir. Kısa bir sürede İmam'ın (a.s) duası sonucu Abdullah b. Cafer, büyük mal sahibi olmuş, "cömert ve bağışta bulunan" diye ünlenmiştir.
Bu evlilikten dört erkek (Ali, Avn, Abbas ve Muhammed) ve adı Ümmü Gülsüm olan bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. (İbn-i Asakir, İ'lamu'n-Nisa, s.190).
Aşura günü "Muhammed" ve "Avn" adlı oğullarını alıp, ağabeyi İmam Hüseyin'in yanına giderek, şöyle arz eder: "Ceddim Hz. İbrahim Halil (a.s) Allah katında kurbanlığı kabul etmiştir. Sen de bu iki kurbanı benden taraf kabul et! Eğer kadınlara cihad caiz olsaydı, kesinlikle canımı canana feda ederdim." (Muhammedi İştihardi, Hz. Zeyneb (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, s.38-39).
Hz. Zeyneb'in ilim ve faziletleri ise saymakla bitmez.
İmam Seccad (a.s) halası Hz. Zeyneb (s.a) hakkında şöyle buyurmuştur:
"Allah'a hamd olsun ki sen, öğreten olmadan öğrenen, anlatan olmadan anlayansın."
Babası Hz. Ali'nin (s.a) fesahat ve belagatı kendisinden sonra değerli kızı Hz. Zeyneb'e (s.a) ulaşmıştır. Tüm Arap fasihleri ve meşhur belagat sahibi kişiler Hz. Ali'den (a.s) sonra en fasih ve en baliğ kişinin Hz. Zeyneb (s.a) olduğunu itiraf etmişlerdir.
Hz. Zeyneb'in (s.a) Kûfe'de Ubeydullah b. Ziyad ile ve aynı şekilde Yezid'in sarayında Kur'an ayetleriyle delil getirerek, konuşması ve hutbelerinin her biri onun bilgi ve ilmini ortaya koymak açısından güzel kanıtlardır. Hz. Zeyneb (s.a), babası Hz. Ali (a.s) ve annesi Hz. Fâtıma'dan (s.a) hadisler nakletmiştir. (İbn-i Asakir, İ'lamu'n-Nisa, s.189).
Buna ek olarak, babası Hz. Ali'nin (a.s) hilafeti döneminde Kûfe kadınlarına ders ve Kur'an tefsiri dersleri vermesi, yine onun bilgisini ortaya koymaktadır. (Delailu'l-İmamet Taberi, c.3; Mehellati, Zebihullah, Reyahinu'ş-Şeria, s.57). (devam edecek…)
- 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun -1- / 28.08.2021
- Üç ayların fazileti ve önemi-IV / 23.02.2021
- Üç ayların fazileti ve önemi-III / 22.02.2021
- Üç ayların fazileti ve önemi-II / 19.02.2021
- Üç ayların fazileti ve önemi-I / 18.02.2021
- Sevgi ispat ister / 12.10.2020
- Muharrem ayı ve oruç / 23.08.2020
- Prof. Dr. Haydar Baş ve ulusal egemenlik / 25.04.2020
- O, herkesten farklıydı / 23.04.2020























































































