Ama ne ses! Ülke olarak öyle bir rahatlık, öyle bir nefes aldık ki bu kadar olur.ABD nasıl bir stratejik ortak (!) olduğunu yine gösterdi ve olaya el koydu (!)Kimler konuşmadı ki?Bir kere koskoca ABD Başkanı Bush konuştu. Hem de sayın Başbakanımızı telefonla aradı ve kükredi:- Sıkıntınızı anlıyoruz ve paylaşıyoruz. Hakikaten PKK ile başınız dertte. Elimizden geleni yapacağız.Nasıl ama!Başka ne isteriz ki? Dünyanın patronu ABD'nin Başkanı boş konuşacak değil ya. Beni en çok etkileyen ABD Dışişleri Bakanı Condelezza Rice'nin açıklamaları oldu.Ne diyordu Rice:- PKK konusundaki durumun vahametini kavradık, bu durumun böyle sürmesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz, ne gerekiyorsa yapacağız.Gördünüz mü; ABD Dışişleri Bakanı, PKK konusundaki durumun vahametini kavramış. Şu politik zekaya, daha olaylar oluşmadan geleceği görmeye, şu uzak görüşlülüğe bakar mısınız?Stratejik ortağımız ABD'nin yönetiminde böyle insanlar olduğu sürece bizim sırtımız yere gelir mi?Ha bu arada önemli bir notu atlamayalım; Rice bu 'içimize su serpen' açıklamalarını bizzat Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül'ü telefonla arayarak söyledi, yaaaa. Peki sayın Dışişleri Bakanımız sustu mu? Hayır, tabii ki susmadı. O da bu güzel jeste karşılık, her zamanki 'sadakat' ve 'bağlılıklarını' ilan ederek şöyle dedi:- Terör örgütü PKK konusunda bir an önce görünür, anlamlı ve elle tutulur bir sonuç alınması gerekiyor. PKK olduğu sürece Türkiye Kuzey Irak'a yapabileceği yardımları istediği ölçüde yerine getiremiyor.Neymiş efendim? Türkiye PKK yüzünden Kuzey Irak'a bir türlü yardım edemiyormuş. Bir de şey var, ABD'nin Avrupa ve Avrasya'dan sorumlu Dışişleri Bakan yardımcılığında üst düzey yetkili Matt Bryza. Adamdaki unvanlara bak, say say bitmiyor, neredeyse her şeyden sorumlu.İşte bu 'unvanı bol adam' da acayip şeyler söyledi.Ne dedi?Ne demedi ki.İsterseniz bakalım:- Şu ana kadar PKK'yı ortadan kaldırmaya ilişkin gösterdiğimiz başarıdan elbette tatmin olmuş değiliz.İşte delikanlılık. Pes, bu kadar olur. Adam hiçbir şeyden çekinmiyor. Bir yandan ortaya koydukları gayreti (!) belirtirken, beklenen başarıyı da elde edemediklerini itiraf etmekten de çekinmiyor.Bu samimiyet değil de nedir dostlar!Daha durun, bitmedi. Adam itiraflarına devam ediyor:- Daha fazla şey yapmalıyız. Ama bunu söylerken, elimizin üstünde oturuyor değiliz, biraz daha zamana ihtiyacımız var. Daha fazlasını göreceksiniz. Bunun bir kısmı, üçlü süreçle ortaya çıkacak. Ancak başka yollar da olacak. Bizim, PKK'ya karşı harekete geçtiğimizi göreceksiniz. İşte bu kadar!Gördüğünüz gibi artık PKK meselesiyle ilgili herhangi bir endişe taşımamıza gerek yok. Müttefikimiz ABD bu konudaki 'hassasiyetini' en üst düzey yöneticilerinin ağzından bize böylece bildirmiştir. Bununla da kalmamış, PKK konusunda 'hareket geçileceği' sözünü de vermişlerdir.
Okan Egesel / diğer yazıları
- Hz. İnsan’a… / 20.04.2020
- Koronavirüsten önce, koronavirüsten sonra... / 28.03.2020
- ‘Ben Ali’yim’ / 25.06.2019
- Atatürk keramet sahibi bir veliydi / 10.04.2019
- Çok şükür psikolojimiz yetmiyor! / 13.03.2019
- O günler geliyor, görüyorum / 22.02.2019
- Evet, bu seçim beka seçimidir / 06.02.2019
- Kumpasın arkasındakileri açıklıyorum / 11.01.2019
- Mustafa Kemal’in uçaklarına ne oldu? / 05.01.2019
- Yunan’ın galip gelmesini isteyen hainler / 26.12.2018
- Koronavirüsten önce, koronavirüsten sonra... / 28.03.2020
- ‘Ben Ali’yim’ / 25.06.2019
- Atatürk keramet sahibi bir veliydi / 10.04.2019
- Çok şükür psikolojimiz yetmiyor! / 13.03.2019
- O günler geliyor, görüyorum / 22.02.2019
- Evet, bu seçim beka seçimidir / 06.02.2019
- Kumpasın arkasındakileri açıklıyorum / 11.01.2019
- Mustafa Kemal’in uçaklarına ne oldu? / 05.01.2019
- Yunan’ın galip gelmesini isteyen hainler / 26.12.2018


























































