logo
06 AĞUSTOS 2026

Şifalı bitkiler ve modern tıptaki yeri

İnsanlık tarihi boyunca hastalıkların tedavisinde ilk başvurulan kaynak olan şifalı bitkiler, günümüzde modern tıbbın karşısında bir alternatif değil, aksine onun temel bileşenlerinden biri olarak yeniden tanımlanıyor

06.08.2026 00:51:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Şifalı bitkiler ve modern tıptaki yeri
Şifalı bitkiler ve modern tıptaki yeri
İnsanlık tarihi boyunca hastalıkların tedavisinde ilk başvurulan kaynak olan şifalı bitkiler, günümüzde modern tıbbın karşısında bir alternatif değil, aksine onun temel bileşenlerinden biri olarak yeniden tanımlanıyor.

Geleneksel halk tababetinden sentetik ilaçların geliştirilmesine uzanan bu süreçte bitkiler, modern eczacılığın ve tıp araştırmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor.







Doğal Hammaddeden İlaç Kapsülüne

Bugün eczanelerde satılan pek çok sentetik ilacın kökeni doğrudan bitkisel etken maddelere dayanıyor. Modern tıp, bitkileri doğrudan tüketmek yerine içlerindeki aktif bileşeni izole ederek, dozajı ayarlanmış ve yan etkileri minimize edilmiş ilaçlara dönüştürüyor:

Aspirin (Asetilsalisilik Asit): Söğüt ağacı kabuğundaki (Salix) salisin maddesinden elde edilerek geliştirildi.







Morfin: Afyon kozalağından izole edilerek güçlü bir ağrı kesici olarak tıbbın kullanımına sunuldu.

Kanser Tedavileri: Porsuk ağacından elde edilen Taxol, modern kemoterapide yaygın olarak kullanılıyor.







Fitoterapi: Kanıta Dayalı Bitkisel Tedavi

Günümüzde geleneksel bitki kullanımı ile modern tıp arasındaki köprü Fitoterapi bilimi ile kuruluyor. Gelişigüzel aktar ürünlerinin kullanımı yerine; etken maddesi standardize edilmiş, ağır metallerden ve tarım ilaçlarından arındırılmış bitkisel ekstreler klinik çalışmalardan geçirilerek reçetelendirilebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünya nüfusunun önemli bir bölümü birincil sağlık bakımında halen bitkisel kaynaklı ürünlerden faydalanıyor. Bu durum, bitkisel tedavilerin bilimsel süzgeçten geçirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.







"Doğal Olan Her Şey Güvenlidir" Yanılgısı

Tıp uzmanları ve farmakologlar, bitkisel ürünlerin kontrolsüz kullanımı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor:

İlaç Etkileşimleri: Sarı kantaron (Hypericum perforatum) gibi popüler bitkiler; antidepresanlar, doğum kontrol hapları ve kan sulandırıcılarla etkileşime girerek ilaçların etkisini sıfırlayabiliyor veya toksik seviyelere çıkarabiliyor.

Doz Belirsizliği: Bitkinin toplandığı toprak, mevsim ve kurutulma yöntemi etken madde oranını değiştirir. Bu da standart bir doz ayarlamasını imkansız kılar.







Organ Yükü: Karaciğer ve böbrekler, kontrolsüz tüketilen bitki çayları ve ekstrelerin toksinlerini süzmekte zorlanarak organ yetmezliğine kadar varan ciddi tablolarla karşılaşabiliyor.

Geleceğin tıbbı, doğanın sunduğu zengin biyoçeşitliliği küçümsemek yerine; genetik araştırmalar, biyoteknoloji ve klinik deneylerle bu potansiyeli güvenli bir şekilde insanlığın hizmetine sunmayı hedefliyor.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ağustos ayı zaferlerle dolu

Ağustos ayı, Türk tarihinde yüzyıllardır "Zaferler Ayı" olarak anılır; ancak bu ayın en kritik ve kader tayin edici dönüm noktaları Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanmıştır

31.07.2026 15:59:00
Hasan Gündoğdu
 
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Millî Mücadele'nin hem savunma stratejisinden taarruza geçiş hazırlıkları hem de düşman ordusunun tamamen imha edildiği nihai askeri başarılar tam da bu ayın günlerine sığdırılmıştır.






Türk Tarihinde Ağustos'un Stratejik ve Psikolojik Önemi

Ağustos ayını Kurtuluş Savaşı açısından eşsiz kılan temel unsur, milletin var olma mücadelesinin en kritik dönemeçlerinin bu 31 gün içinde gerçekleşmiş olmasıdır. 1921 ve 1922 yıllarının Ağustos ayları, Türk ordusunun kaderini "savunma" çizgisinden "zafere" taşıyan iki büyük askeri ve toplumsal hamleye ev sahipliği yapmıştır.

Ayrıca Malazgirt (26 Ağustos 1071) ve Otlukbeli (11 Ağustos 1473) gibi tarihi zaferlerin de bu aya denk gelmesi, Mustafa Kemal Paşa ve kurmay heyeti için taarruz tarihinin seçiminde sembolik bir motivasyon kaynağı olmuştur.






Kurtuluş Savaşı'nın Ağustos Kronolojisi

Tekâlif-i Milliye Emirleri'nin Yayımlanması - 7-8 Ağustos 1921:
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan topyekûn seferberlik emirleridir. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine sunulmuş, millet-ordu bütünleşmesi sağlanmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Başlaması - 23 Ağustos 1921:
Yunan ordusunun Ankara'ya dönük son büyük taarruzuna karşı başlayan ve 22 gün 22 gece süren tarihi savunma savaşıdır. Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o hat bütün vatandır" stratejisi ilk kez burada uygulanmıştır.

Büyük Taarruz'un Başlaması - 26 Ağustos 1922:
Sabaha karşı saat 05.30'da Kocatepe'den başlayan topçu ateşiyle nihai harekât başlatılmıştır. Türk ordusu gizlilik içinde tahkim ettiği cepheyi yararak Yunan savunma hattını çökertmiştir.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar) - 30 Ağustos 1922:
Dumlupınar'da bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın sevk ve idare ettiği muharebede düşman ordusunun ana unsurları kuşatılarak imha edilmiştir. Bu zafer, Milli Mücadele'nin askeri safhasının kesin sonucunu belirlemiştir.






Ağustos Ayında Elde Edilen Başarıların Katkıları

• Savunmadan Taarruza Geçiş: Sakarya Meydan Muharebesi ile 1683 Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen Türk gerilemesi son bulmuş, askeri inisiyatif tamamen Türk ordusuna geçmiştir.

• Toplumun Topyekûn Seferber Edilmesi: 1921 Ağustos'undaki Tekâlif-i Milliye Kararları, bir milletin var varını yoğunu ordusuna adamasının dünyadaki en somut örneklerinden biri olmuş; lojistik zafiyet aşılmıştır.

• Diplomatik ve Siyasi Üstünlük: 30 Ağustos Zaferi, Mudanya Mütarekesi ve ardından Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uluslararası alandaki meşruiyetini tartışmasız biçimde pekiştirmiştir.

Ağustos ayı, yalnızca takvimdeki bir zaman dilimi değil; bir milletin yok oluşun eşiğinden dönerek bağımsızlığını ve egemenliğini yeniden tesis ettiği tarihi bir semboldür.

Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"

Kağıthane'de kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı gerçekleştirilen bir binanın yanında bulunan apartmanın girişinin bir kısmı ile balkon ve kiler bölümünde çökme meydana geldi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, apartman sakini deprem olduğunu sanarak şikayette bulundu

31.07.2026 13:12:00
İHA
 
Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"
Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"
Edinilen bilgiye göre, olay sabah saatlerinde Merkez Mahallesi'nde bulunan bir binada meydana geldi. Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yıkımı yapılan binada yürütülen çalışmalar sırasında, bitişikte bulunan apartmanın giriş kısmı ile balkon ve kiler kısmında çökme meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi. Ekipler, çevrede güvenlik önlemi alarak binada inceleme yaptı. Yıkım çalışması ise geçici süreliğine durduruldu. Hasarın boyutunun belirlenmesi için teknik inceleme başlatılırken, olayla ilgili gerekli değerlendirmelerin sürdüğü öğrenildi.






"Deprem oluyor zannettik"

Bina sakini Burak Eşcan, deprem oluyor sandıklarını belirterek, "Sabah saat 09.00 sıralarında evimizde uyurken balkondan ses geldi. Biz önce çok aşırı bir ses duyup deprem oluyor zannettik. Daha sonra da arkada yapılan inşaattaki dozer kepçesi bizim balkona girdi ve balkonu, içindeki eşyalarla beraber tamamen aşağıya indirdi. Balkonum direkt mutfağa bağlanıyordu. Şu an balkonumdan ya da odamdan baktığım zaman sadece uçurum görüyorum. Herhangi bir teras, balkon vesaire hiçbir şey görünmüyor" dedi.








Şikayetçi oldu

Eşcan, firmanın zararlarını karşılayacaklarını fakat kendisinin şikayetçi olduğunu söyleyerek, "Biraz önce belediye ile zabıta geldi. Durumu, mağduriyetimi anlattım. Karşı taraf mühendis göndereceklerini, 10-15 gün içerisinde mağduriyetimin giderileceğini söyledi. Ama ben yine de kendilerinden şikayetçi oldum. Karakola ifademi verdim, olayın hızlanması için şikayetçi oldum. Çok mağdurum. Şimdi balkonumdan baktığım zaman artık aşağısı uçurum olduğu için olay çözülene kadar ben orada uyurken, yatarken kendimi güvende hissetmeyeceğim. O duvarlar da sağlam mı' Tekrar başlarlarsa, tekrar zarar verebilirler mi' Bilmiyorum. En kısa zamanda çözülmesini istiyorum. Karşı müteahhitlerle, mühendislerle görüştük. 'Biz sizi mağdur etmeyeceğiz. En kısa zamanda bu durumu çözüme kavuşturacağız. Öncelikle sizin işinizi halledeceğiz. Daha sonra da kendi inşaatımıza geçeceğiz' diye bir açıklama yaptılar. Ama biz "Söz uçar yazı kalır" dedik. Biz yazılı olarak ifademizi verdik. Balkon içerisinde kilerim vardı. Kiler de benim kışlık eşyalarım vardı. Gıda malzemesi vardı, diyeyim. Hani çok aşırı bir şeyim yok ama şu an manevi bir mağduriyetim var" diye konuştu.






Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü

Mersin'in Aydıncık ilçesinde dün sabah saatlerinde çıkan orman yangını havadan ve karadan ekiplerin 10 saatlik mücadelesiyle söndürülürken, bugün de bölgede soğutma çalışmasına devam ediliyor. Orman işçilerinin soğutma çalışmasına havadan helikopterler de destek veriyor

31.07.2026 12:03:00
İHA
 
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, dün saat 09.20 sıralarında Aydıncık ilçesi Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkiindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Orman Genel Müdürlüğü'ne ait İnsansız Hava Aracı (İHA) yangını tespit etti. Bunun üzerine Mersin Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda ekip bölgeye sevk edildi.






2 yangın söndürme uçağı, 3 helikopter, 35 arazöz ve 15 su ikmal aracının da bulunduğu birçok kurumdan toplam 140 araç ile 401 personelin müdahale ettiği yangın 10'uncu saatte kontrol altına alındı. Gece boyunca zaman zaman rüzgarla alevlenen bölgeler ise soğutma çalışması yapan ekipler tarafından zamanında müdahale ile büyümeden söndürüldü.








Sabaha kadar süren çalışmalar gün ağarmasıyla yoğunluk kazandı. Helikopterler havadan, arazözlerle birlikte orman işçileri ise karadan soğutma çalışmasına ara vermeden devam ediyor. Mersin Valiliği, dün yangın nedeniyle bölgede bulunan 145 kişinin yaşadığı 80 haneyi tedbir amaçlı tahliye etmişti.













Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı

Tokat'ın Pazar ilçesinde 110 kuş türüne ev sahipliği yapan göç yolu üzerindeki Kaz Gölü, çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle 5 yılı aşkın süredir ziyaretçilere kapalı. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor

30.07.2026 12:17:00
İHA
 
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal yaşam alanlarından Kaz Gölü, 16 Haziran 2021'de başlatılan çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle ziyarete kapatıldı. Bakanlar Kurulu kararıyla 2006 yılında 'Yaban hayatı geliştirme sahası' ilan edilen gölde yürüyüş ve bisiklet yolları, seyir kuleleri, kır lokantası, gün batımı terası, mescit ve sosyal donatı alanlarının yapılması amacıyla başlatılan projenin ilk etapta 2021 yılı sonunda tamamlanması planlanıyordu. Ancak pandemi süreci ve 6 Şubat depremleri sonrasında çalışmalar çeşitli nedenlerle uzadı.






"Yakın zamanda açacağız" denilmişti

Dönemin Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, 15 Mart 2024 tarihinde İhlas Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Kaz Gölü'ndeki çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, "İnşaat sürecimiz biraz uzadı ama yakın bir zaman içerisinde faaliyete açacağız. Sadece yürüyüş alanının yolunun betonlanması kaldı. Doğayla barışık güzel bir çalışma yapıyoruz" ifadelerini kullanmıştı.








Vali değişti proje tamamlanamadı

Aradan geçen 2 yılı aşkın sürede Tokat'ta valilik görevinde değişiklik yaşanırken, Kaz Gölü ise halen ziyaretçilere açılamadı. Bölgede seyir kuleleri, yürüyüş yolları ve sosyal tesislerin büyük bölümünün tamamlandığı görülse de tesis resmi olarak hizmete alınmadı.








110 kuş türünün yaşam alanı

Yaklaşık 117 hektarlık alana sahip Kaz Gölü, göçmen kuşların önemli konaklama noktalarından biri olmasının yanı sıra 110 farklı kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor.




















Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor

Balıkesir Valiliği, Edremit, Gömeç ve Ayvalık ilçelerinde devam eden orman yangınlarına ilişkin son durumu paylaştı. Açıklamada, Edremit'in Altınoluk Mahallesi yakınlarındaki yangının kontrol altına alındığı, Gömeç ilçesindeki yangına ise müdahalenin sürdüğü bildirildi

30.07.2026 12:11:00
İHA
 
Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor
Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor
Valilikten yapılan yazı açıklamaya göre, Ayvalık ilçesinde üç mahalleyi etkileyen yangına 5 uçak, 6 helikopter, 57 arazöz, 42 itfaiye aracı, 58 su tankeri, 16 ilk müdahale aracı, 181 hizmet aracı, 14 dozer, 17 kepçe ve greyder, 3 TOMA, 10 otobüs, 13 ambulans, 850 personel ve 55 orman gönüllüsü ile müdahale ediliyor.






Yangın nedeniyle Ayvalık ilçesinin Hacıveliler ve Tıfıllar mahallelerinden tahliye edilen vatandaşlar için kamu kurumlarında barınma imkânı sağlandı. Açıklamada, 53 vatandaşın geceyi Ayvalık KYK Yurdu'nda geçirdiği, ayrıca 560 küçükbaş ve büyükbaş hayvanın güvenli bölgelere tahliye edildiği kaydedildi.








Valilik, AFAD, Kızılay ve UMKE ekiplerinin de bölgede vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü bildirirken, yangınlara yönelik müdahalenin aralıksız devam ettiğini duyurdu.













MSB Sözcüsü Aktürk: "Kıbrıs'ta kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözüm ancak iki devletli çözüm modeliyle mümkündür"

Millî Savunma Bakanlığı Sözcüsü ve Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye'nin Kıbrıs Türkü'nün güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerini desteklemeyi sürdüreceğini belirterek, Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözümün egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğunu vurguladı

30.07.2026 12:06:00
İHA
 
MSB Sözcüsü Aktürk: "Kıbrıs'ta kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözüm ancak iki devletli çözüm modeliyle mümkündür"
MSB Sözcüsü Aktürk: "Kıbrıs'ta kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözüm ancak iki devletli çözüm modeliyle mümkündür"
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Makine ve Kimya Endüstrisi'nin (MKE) Ankara'daki Gazi Fişek Fabrikası'nda gerçekleştirildi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerine ilişkin son gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı.

"MKE savunma sanayimizin tam bağımsızlık hedefine önemli katkılar sunuyor"

Toplantının MKE Gazi Fişek Fabrikası'nda düzenlenmesinin önemine değinen Tuğamiral Aktürk, MKE'nin savunma sanayisindeki kritik rolüne dikkat çekti.

Aktürk, "Güçlü üretim ve teknoloji altyapısı, yüksek mühendislik kabiliyeti ile mühimmat ve bunlara ait silah sistemlerini tek çatı altında geliştirme ve üretme yetkinliğine sahip olan MKE, dünyanın sayılı savunma sanayi kuruluşları arasında yer almakta, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda savunma sanayimizde tam bağımsızlık hedeflerine önemli katkılar sunmaktadır" dedi.






MKE'nin 2023-2027 yıllarını kapsayan 1,5 milyar dolarlık yatırım programıyla mevcut üretim hatlarını modernize edeceğini belirten Aktürk, Kırıkkale, Samsun ve Kırşehir'de kurulacak üç yeni fabrikayla kritik silah, mühimmat ve kimyasal üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılacağını ifade etti.

"Son bir haftada 4 PKK'lı terörist teslim oldu"

Terörle mücadele operasyonlarına ilişkin bilgi veren Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, ülkemizin ve milletimizin güvenliği ile devletimizin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı sürdürdüğü mücadele kapsamında son bir hafta içerisinde 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Hudutlarda 468 kişi yakalandı

Hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Aktürk, son bir haftada sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 468 kişinin yakalandığını belirtti.

Aktürk, "4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 468 şahıs yakalanmış, 1.102 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 6 bin 953, engellenen kişi sayısı da 43 bin 878 olmuştur" dedi.

MSB'den KKTC mesajı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Günü'nü kutlayan Aktürk, Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki tutumunu yineledi.

Aktürk, "Garanti ve İttifak Antlaşmaları'ndan kaynaklanan hak ve sorumluluklarımız çerçevesinde Kıbrıs Türkü'nün güvenliği, huzuru ve refahı ile meşru hak ve menfaatlerini desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğimizi, Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğunu bir kez daha vurguluyoruz" diye konuştu.









NATO görevi Portekiz'den devralınacak

Türkiye'nin NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevini 31 Temmuz'da Portekiz'den devralacağını açıklayan Aktürk, "1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında Estonya'daki Amari Hava Üssü'nde konuşlandırılacak 5 adet F-16 uçağımız ile görevli personelimizin Estonya'ya intikali tamamlanmıştır. Görev süresince unsurlarımız Baltık hava sahasının emniyetine katkı sağlayacak, 7 gün 24 saat esasına göre alarm reaksiyon görevi icra edecektir" dedi.

"İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine son vermesi gerekmektedir"

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in saldırılarının bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını belirtti.

Aktürk, "Bölgede istikrarsızlığın sorumlusu İsrail, ateşkes hükümlerini ihlal etmeyi sürdürerek Lübnan ve Filistin'e saldırılarına devam etmektedir. İsrail'in uluslararası hukuku ve ateşkes hükümlerini ihlal eden eylemlerine son vermesi, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ve bölgesel barış ile istikrarı zedeleyen tutumundan vazgeçmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Bakan Güler'in diplomasi trafiği

Aktürk, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'in 25 Temmuz'da Suudi Arabistan Savunma Bakanı, 27 Temmuz'da Nijer Savunma Bakanı ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini, aynı gün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldiğini söyledi.

Bakan Güler'in 28 Temmuz'da Birleşik Krallık'ın Ankara Büyükelçisi'ni kabul ettiğini ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen 2'nci İletişim Şûrası'na katıldığını belirten Aktürk, bugün ise Moldova Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile görüşeceğini ve TBMM'deki İnebolu'ya İstiklal Madalyası Takdim Töreni'ne iştirak edeceğini kaydetti.

YAŞ gelecek hafta toplanacak

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısının gelecek hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılacağını açıklayan Aktürk, "Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip açıklanacak Yüksek Askerî Şûra kararlarının şimdiden devletimize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz" dedi.

Millî Savunma Bakanlığı, Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğinin terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki ortak mekanizmaların etkin şekilde işletilmeye devam edildiğini açıkladı.

MSB'nin açıklamasında, Irak Başbakanı'nın Türkiye ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmeler ile imzalanan anlaşmaların, Türkiye-Irak ilişkilerinin yanı sıra bölgesel istikrar ve güvenlik açısından da önem taşıdığı belirtildi.

Açıklamada, "Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen iş birliği, terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olmuştur. Irak ile güvenlik alanındaki iş birliği kesintisiz şekilde devam etmektedir. Ortak mekanizmalar işletilmekte, sınır güvenliği ve terörle mücadeleye yönelik koordinasyon kararlılıkla sürdürülmektedir" denildi.

Savunma sanayii alanındaki iş birliği vurgusu

Açıklamada, daha önce iki ülke arasında gerçekleştirilen toplantılarda sınır güvenliği, terörle mücadele ve savunma sanayii alanlarında eş güdüm ve iş birliğinin artırılması konusunda mutabakata varıldığı hatırlatıldı.

Son dönemde gerçekleştirilen temaslarda ekonomi ve enerji alanındaki iş birliğinin ön plana çıktığı belirtilen açıklamada, güvenlik alanında daha önce oluşturulan mekanizmaların ise etkin şekilde işlemeye devam ettiği ifade edildi.

Irak Türkmenleri vurgusu

MSB açıklamasında, Türkiye ile Irak arasındaki iş birliğinin güçlenmesinin bölgesel istikrarın yanı sıra Irak Türkmenlerinin güvenliği ve refahı açısından da büyük önem taşıdığı vurgulandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.