logo
24 HAZİRAN 2026

Sıfırdan hortlatılan terör damgasını vurdu

03.01.2006 00:00:00
1 Ocak : İlk Kabine revizyonu?YTL'li Dönem. Yeni yıla Türkiye "aynı tas aynı hamam" anlamına gelmiş olsa da TL'den 6 sıfırını atarak YTL ile başladı. Yeni yılın ilk tartışması 'kabine revizyonu' hakkındaydı. Başbakan Erdoğan; "Zamanı geldiğinde adımlar atılır" dedi, ilk değişiklik Şubat ayında gerçekleşti... Erkan Mumcu'nun istifasıyla boşalan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na Aydın Milletvekili Atilla Koç atandı. Kabinede daha kapsamlı bir değişiklik için düğmeye basıldığında aylardan Haziran'dı... Yeni isimler Nimet Çubukçu, Mehdi Eker ve Faruk Özak oldu... ANAP Grup kurdu "Yok aslında farkımız?" İstifasını "kültür uyuşmazlığı" olarak açıklayan Erkan Mumcu, önce Anavatan Partisinin Genel Başkanlığı'na seçildi, ardından Meclis'te grup kurdu. Mumcu "yok aslında birbirimizden farkımız" özdeyişine nakarat yazarken istifa gerekçesi konusunda kamuoyunu tatmin etmekten uzak bir görüntü çizdi. Meclis'te yıl boyunca süren hareketlilik, 3 Kasım'daki iki partili Meclis yapısını 3'ü grup kurmuş, 6 partinin temsil edildiği bir görünümle sonuçlandı. "Üç milletvekili olan partilere Hazine yardımını kesen yasanın kabulü" milletvekili transferleri tartışmaları sonucu atılan tek somut adımdı. CHP'de tanıdık görüntüler ve Kurultay kavgasıBaykal Kasım'da Tek Aday Olarak Kurultay Seçimlerine Katıldı 2005 yılına kadar 30 olağan, 12 olağanüstü kurultay yapan CHP, bu sayıyı bu yıl iki arttırdı. Ocak ayı manşetleri Baykal'la Sarıgül arasındaki söz düellolarıyla doluydu.... Adeta bir meydan savaşına dönen ilk Kurultay "yola Baykal'la devam" kararı aldı. Sarıgül ise Kurultay'da "parti suçu" işlediği gerekçesiyle önce ihraç edildi, ardından mahkeme kararıyla geri döndü. Ama Kasım ayındaki Kurultay'da Baykal'ın karşısında aday yoktu. 2005 yılında Deniz Baykal'ı manşetlere taşıyan bir diğer isim de sanatçı Bülent Ersoy oldu. Ersoy'un 12 Eylül döneminde "Beni kurtarmak için servet istedi' açıklaması polemikleri beraberinde getirdi. Konu yargıya intikal etmiş durumda! Terör yeniden eski çizgisinde? "Terör, Güneydoğu ve hükumet" denklemi 2005 yılında birbirinden yine ayrılamayan konular olarak hep ön planda oldu. Başbakan Erdoğan'ın "Kürt sorunu" ifadesi, "Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı" tanımlaması, kimlik ve Federasyon tartışmalarını beraberinde getirdi. Terör ise 2005'te adeta yeniden hortladı. Kuzey Irak'taki Barzani hakimiyeti, Türkiye'nin Amerikalı yetkililere uyarıları, toplantılar, sonucu değiştirmedi. Çatışma, operasyon ve şehit haberleri, bir televizyon programında ünlenip uyuşturucu komasından ölen Ata adlı genç kadar olmasa da, bültenlerde yer almaya başladı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün "kısıtlanmış yetkilerimiz" vurgusu, mayınlamaya karşı toprak yolların asfaltlanması tartışmaları 2005'in akılda kalan diğer bazı başlıklarıydı. Şehit ailelerinin gözyaşları hiç dinmediElazığTatvan seferini yapan trenin, mayın patlaması sonucu raydan çıkması ve 5 demiryolu personelinin şehit olması, Hakkari'de bir otomobile yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yine 2 astsubayın şehit olması, Kuşadası'nda, bir minibüste patlayarak 5 kişinin yaşamına malolan bomba gibi olaylar terörün çirkin yüzünün yansımalarıydı. Türk halkı, özellikle Şırnak Uludere'de şehit düşen jandarma er Oğuz Parparoğlu'nun hikayesiyle gözyaşlarını tutamadı. Kahraman asker, ağır yaralı halde babasını arayıp durumunu bildirdi, "vatan sağolsun" dedi ve son nefesini verdi. Parparoğlu vatan için canını kanını hiç düşünmeden veren binlerce isimsiz kahramanın bir sembolü oldu. Bölücü terörde iç ve dış tahrikler de bu yıl yine gündemdeydi. Nevruz'da bazı gösterilerde teröristbaşının posterleriyle terör örgütünün bayrakları açıldı. Mersin'deyse tahrikçiler 12 ve 14 yaşındaki iki çocuğu bayrak yakma girişimine alet etti. Genelkurmay Başkanlığı, olayı 'alçaklık', yapanları ise 'sözde vatandaşlar' olarak niteledi. Yurdun dört bir yanında bayrağa saygı yürüyüşleri yapıldı, Türkiye ay yıldızlı bayraklarla adeta çiçek açtı. Susurluk'ta tiyatro... Yıpratılan Türkiye!Yılın son iki ayına damgasını vuran olaylar ise Hakkari Şemdinli'deki provokasyonlar oldu. "Yeni Susurluk" tartışmalarını tetikleyen olaylarda, hükümet olaylara geç intibak etti ve meydanlarda atılan sloganlar ekseninde kamu görevlileri yerlerinden alın dı! Yargıya intikal eden bu olay 2006'da da gündemin ön sıralarında olacak...Böylece Başbakanlık'ta sözde aydınlarla başlatılan toplantılar, Başbakanın ilgi görmeyen Diyarbakır çıkışı, yine Başbakanın "bölge halkı ile kendi hayatı arasında kurduğu bağlantılar" eksenindeki "mazlum" vurgusu senaryoyu Şemdinli provokasyonu ile tamamlamış oldu. Millet ise bölünmemeye direniyor! Başörtüsü yine gündemdeydi ve tabii laiklik! 2005'te tek bir gün bile gündemdeki yerini kaybetmeyen konu, laiklik ve türban oldu. Laiklik tartışmalarının bu yılki simgesi içki yasaklarıydı. Belediyelerin içki ruhsat iptalleri ve içkili eğlence yerlerinin şehir dışına taşıma projeleri, özellikle turizm bölgelerinde tartışma yarattı.Basın her zamanki üzerine düşeni hem de fazlası ile yerine getirirken  İçişleri Bakanı "böyle bir olaydan haberimiz yok. Nereden çıkarıyorsunuz" dedi. Kadıköy'de yapılacak bir Camii inşaatı da günlerce manşetleri işgal etti. Sonuç her zamanki gibi? Camii yapılmıyor! Ancak Camii tartışmalarının gölgesinde yine binlerce kilise hayata geçirildi. Cami tartışması aslında kiliseleri örtmek için ortaya atılmış bir şaldı ve deyim yerindeyse "en iyi savunma hücumdur" un en güzel örnekleri sergileniyordu! Atı alanları malum Diyalogcu grup yine cansiperane savundu. Günlerce devam eden yaygara ile papazlar- misyonerler temize çıkarıldı, Türkiye 'de misyonerlik yapılmıyor ve kimse Hristiyan olmuyor denildi!Ocak ayının hemen başında Meclis'e iletilen 70 bin imza ile gündeme yeniden gelen türban tartışmaları sıcaklığını hiç yitirmedi, zaman zaman başka mecralara da sıçradı. Bunun en unutulmaz örneği, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin'in; "Değil yasalar, Anayasa değişse bile üniversite ve resmi dairelerde türbana özgürlük sağlanamaz." Açıklaması idi!  Türban Köşk resepsiyonlarında, protokol törenlerinde, üniversite mezuniyetlerinde hep gündemde oldu. Ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Leyla Şahin davasında kararını "Uygulama, insan hakları ihlali değil." şeklinde vermesi en önemli gelişmeydi. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kararı; "Bu iş bitmiştir. Bu bir içtihattır" diye yorumlarken Hükumet sessizdi! Çünkü bu karar ile AB sevdasının kitleleri büyüleyen bir gerekçesi çöküyordu. AB cenahından bu ülkeye hürriyet filan gel-me-ye-cek-ti!AİHM Hukuk ve Siyasi gündeminin baş aktörü!AİHM, bu yıl diğer bazı önemli kararlarıyla da gündemi belirledi. Mahkeme, teröristbaşı Öcalan duruşması için; adil yargılanmadı tespitini yaptı ama kesin bir hüküm vermeyerek nihai kararı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne bıraktı. Yani konuyu siyasileştirdi... Din eğitimi, seçim barajı, mülkiyet hakkı ve köye dönüş gibi konularda açılan davalarla da gündemdeki yerini koruyan Mahkeme'nin, karara bağladığı 24 dava için Türkiye 4.8 milyon YTL ödedi. 69 bin 490 kişi ise sırada... Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan Yüce Divan'da Yargı çeşitli boyutlarıyla hep tartışıldı. Bu alandaki en önemli olay, hiç şüphesiz Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir eski başbakanın Yüce Divan'da yargılanmaya başlanmasıydı... Mesut Yılmaz'ın yanısıra, Başbakan eski Yardımcısı Hüsamettin Özkan ve eski Bakanlar Recep Önal, Güneş Taner, Yaşar Topçu, Cumhur Ersümer ve Zeki Çakan'ın Yüce Divan süreçleri devam ediyor. Yılın Soruşturması:Yücel Aşkın Davası Yılın soruşturmasındaki isimse Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın'dı. Aşkın'ın, kaçak tarihi eser gerekçesiyle evinin aranması, bir süre sonra da tıbbi cihaz alımında usulsüzlük iddiasıyla açılan soruşturmada tutuklanması çok tartışıldı. Türkiye'deki diğer tüm rektörlerin destek için Van'a yaptığı ziyaret ve tutuklamadan kısa bir süre sonra Başbakanlık müsteşarı Ömer Dinçer'in intihal gerekçesiyle profesörlük unvanının geri alınması polemikleri tetikledi. Rektör Aşkınla birlikte yolsuzluk suçlamasıyla tutuklu bulunan Üniversite'nin Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı'nın cezaevinde intihar etmesiyle olay yeni bir boyut daha kazandı. Aşkın yılın son günlerinde tahliye olmayı başardı. Dava önümüzdeki yıl da gündemdeki yerini korumaya devam edecek gibi görünüyor. Kapkaç yine önemli bir başlıktı Kapkaç ve hırsızlık kurbanları da bültenlerin daimi konuklarıydı. Eski Başbakanlardan Tansu Çiller'in de arasında bulunduğu pek çok tanınmış ve iyi korunan isim de bu mağdurlar arasında yer aldı. Kapkaçın terör örgütü uzantısı da önemli bir başka başlıktı. İstanbul'da kullanılmaya başlanan 50 milyon dolarlık kameralı sokak izleme sistemi sayesinde yakalanan suçlular, mücadelede atılan önemli bir adımdı. Bireysel silahsızlanma ön sıralarındaydı Bireysel silahsızlanma da yılın önemli tartışmalarından biriydi. Özellikle katıldıkları bir düğünde havaya ateş eden iki milletvekilinin görüntülerinin alevlendirdiği bu tartışma, yıl boyunca serseri kurşunlara hedef olan mağdurların haberleriyle gündemin ön sıralarına taşındı durdu... RTÜK üyeleri değişti ?TCK değişti2005 yılında Anayasa'da iki kez değişiklik yapıldı. Bunlardan ilki, RTÜK üyelerinin,siyasi parti gruplarının milletvekili sayısı esas alınarak Meclis Genel Kurulu'nca seçilmesiydi. Diğeri ise yeni bütçe kapsamı nedeniyle Anayasa'nın 5 maddesinde yapılan değişiklik oldu. 2004 yılında değiştirilen yeni TCK, 1 Nisan 2005'te yürürlüğüne saatler kala ertelendi. Yürürlüğü 1 Haziran'a ertelenen TCK'da, ayrıca, AKP'li milletvekillerinin verdiği önergeyle kanuna aykırı eğitim kurumu açanlara verilen ceza indirildi. 12 Ekim 2004'ten önce ruhsatsız bina yapanlara ve buralara hizmet götürenlere hapis cezası verilmemesini öngören düzenlemeye de yer verildi.Dokunulmazlıklara yine DokunulamadıDokunulmazlık, 2005 yılında da tartışıldı ancak, bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmadı. 22. Dönem başından 2005 yılı sonuna kadar TBMM'ye, 218 milletvekili hakkında dokunulmazlık tezkeresi geldi. Bunlardan 178'i gündemde, 17'si ise komisyonda. 8'i hükümet tarafından geri alınırken, 15'i de dönem sonuna ertelendi. Dosya rekoru, 29 ayrı olayla CHP Kocaeli Milletvekili Sefa Sirmen'e ait. Sirmen'i 7 dosya ile DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, 5 dosya ile Mardin Bağımsız Milletvekili Süleyman Bölünmez izliyor.devam edecek...

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.