logo
24 HAZİRAN 2026

Sıfırdan hortlatılan terör damgasını vurdu

03.01.2006 00:00:00
1 Ocak : İlk Kabine revizyonu?YTL'li Dönem. Yeni yıla Türkiye "aynı tas aynı hamam" anlamına gelmiş olsa da TL'den 6 sıfırını atarak YTL ile başladı. Yeni yılın ilk tartışması 'kabine revizyonu' hakkındaydı. Başbakan Erdoğan; "Zamanı geldiğinde adımlar atılır" dedi, ilk değişiklik Şubat ayında gerçekleşti... Erkan Mumcu'nun istifasıyla boşalan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na Aydın Milletvekili Atilla Koç atandı. Kabinede daha kapsamlı bir değişiklik için düğmeye basıldığında aylardan Haziran'dı... Yeni isimler Nimet Çubukçu, Mehdi Eker ve Faruk Özak oldu... ANAP Grup kurdu "Yok aslında farkımız?" İstifasını "kültür uyuşmazlığı" olarak açıklayan Erkan Mumcu, önce Anavatan Partisinin Genel Başkanlığı'na seçildi, ardından Meclis'te grup kurdu. Mumcu "yok aslında birbirimizden farkımız" özdeyişine nakarat yazarken istifa gerekçesi konusunda kamuoyunu tatmin etmekten uzak bir görüntü çizdi. Meclis'te yıl boyunca süren hareketlilik, 3 Kasım'daki iki partili Meclis yapısını 3'ü grup kurmuş, 6 partinin temsil edildiği bir görünümle sonuçlandı. "Üç milletvekili olan partilere Hazine yardımını kesen yasanın kabulü" milletvekili transferleri tartışmaları sonucu atılan tek somut adımdı. CHP'de tanıdık görüntüler ve Kurultay kavgasıBaykal Kasım'da Tek Aday Olarak Kurultay Seçimlerine Katıldı 2005 yılına kadar 30 olağan, 12 olağanüstü kurultay yapan CHP, bu sayıyı bu yıl iki arttırdı. Ocak ayı manşetleri Baykal'la Sarıgül arasındaki söz düellolarıyla doluydu.... Adeta bir meydan savaşına dönen ilk Kurultay "yola Baykal'la devam" kararı aldı. Sarıgül ise Kurultay'da "parti suçu" işlediği gerekçesiyle önce ihraç edildi, ardından mahkeme kararıyla geri döndü. Ama Kasım ayındaki Kurultay'da Baykal'ın karşısında aday yoktu. 2005 yılında Deniz Baykal'ı manşetlere taşıyan bir diğer isim de sanatçı Bülent Ersoy oldu. Ersoy'un 12 Eylül döneminde "Beni kurtarmak için servet istedi' açıklaması polemikleri beraberinde getirdi. Konu yargıya intikal etmiş durumda! Terör yeniden eski çizgisinde? "Terör, Güneydoğu ve hükumet" denklemi 2005 yılında birbirinden yine ayrılamayan konular olarak hep ön planda oldu. Başbakan Erdoğan'ın "Kürt sorunu" ifadesi, "Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı" tanımlaması, kimlik ve Federasyon tartışmalarını beraberinde getirdi. Terör ise 2005'te adeta yeniden hortladı. Kuzey Irak'taki Barzani hakimiyeti, Türkiye'nin Amerikalı yetkililere uyarıları, toplantılar, sonucu değiştirmedi. Çatışma, operasyon ve şehit haberleri, bir televizyon programında ünlenip uyuşturucu komasından ölen Ata adlı genç kadar olmasa da, bültenlerde yer almaya başladı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün "kısıtlanmış yetkilerimiz" vurgusu, mayınlamaya karşı toprak yolların asfaltlanması tartışmaları 2005'in akılda kalan diğer bazı başlıklarıydı. Şehit ailelerinin gözyaşları hiç dinmediElazığTatvan seferini yapan trenin, mayın patlaması sonucu raydan çıkması ve 5 demiryolu personelinin şehit olması, Hakkari'de bir otomobile yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yine 2 astsubayın şehit olması, Kuşadası'nda, bir minibüste patlayarak 5 kişinin yaşamına malolan bomba gibi olaylar terörün çirkin yüzünün yansımalarıydı. Türk halkı, özellikle Şırnak Uludere'de şehit düşen jandarma er Oğuz Parparoğlu'nun hikayesiyle gözyaşlarını tutamadı. Kahraman asker, ağır yaralı halde babasını arayıp durumunu bildirdi, "vatan sağolsun" dedi ve son nefesini verdi. Parparoğlu vatan için canını kanını hiç düşünmeden veren binlerce isimsiz kahramanın bir sembolü oldu. Bölücü terörde iç ve dış tahrikler de bu yıl yine gündemdeydi. Nevruz'da bazı gösterilerde teröristbaşının posterleriyle terör örgütünün bayrakları açıldı. Mersin'deyse tahrikçiler 12 ve 14 yaşındaki iki çocuğu bayrak yakma girişimine alet etti. Genelkurmay Başkanlığı, olayı 'alçaklık', yapanları ise 'sözde vatandaşlar' olarak niteledi. Yurdun dört bir yanında bayrağa saygı yürüyüşleri yapıldı, Türkiye ay yıldızlı bayraklarla adeta çiçek açtı. Susurluk'ta tiyatro... Yıpratılan Türkiye!Yılın son iki ayına damgasını vuran olaylar ise Hakkari Şemdinli'deki provokasyonlar oldu. "Yeni Susurluk" tartışmalarını tetikleyen olaylarda, hükümet olaylara geç intibak etti ve meydanlarda atılan sloganlar ekseninde kamu görevlileri yerlerinden alın dı! Yargıya intikal eden bu olay 2006'da da gündemin ön sıralarında olacak...Böylece Başbakanlık'ta sözde aydınlarla başlatılan toplantılar, Başbakanın ilgi görmeyen Diyarbakır çıkışı, yine Başbakanın "bölge halkı ile kendi hayatı arasında kurduğu bağlantılar" eksenindeki "mazlum" vurgusu senaryoyu Şemdinli provokasyonu ile tamamlamış oldu. Millet ise bölünmemeye direniyor! Başörtüsü yine gündemdeydi ve tabii laiklik! 2005'te tek bir gün bile gündemdeki yerini kaybetmeyen konu, laiklik ve türban oldu. Laiklik tartışmalarının bu yılki simgesi içki yasaklarıydı. Belediyelerin içki ruhsat iptalleri ve içkili eğlence yerlerinin şehir dışına taşıma projeleri, özellikle turizm bölgelerinde tartışma yarattı.Basın her zamanki üzerine düşeni hem de fazlası ile yerine getirirken  İçişleri Bakanı "böyle bir olaydan haberimiz yok. Nereden çıkarıyorsunuz" dedi. Kadıköy'de yapılacak bir Camii inşaatı da günlerce manşetleri işgal etti. Sonuç her zamanki gibi? Camii yapılmıyor! Ancak Camii tartışmalarının gölgesinde yine binlerce kilise hayata geçirildi. Cami tartışması aslında kiliseleri örtmek için ortaya atılmış bir şaldı ve deyim yerindeyse "en iyi savunma hücumdur" un en güzel örnekleri sergileniyordu! Atı alanları malum Diyalogcu grup yine cansiperane savundu. Günlerce devam eden yaygara ile papazlar- misyonerler temize çıkarıldı, Türkiye 'de misyonerlik yapılmıyor ve kimse Hristiyan olmuyor denildi!Ocak ayının hemen başında Meclis'e iletilen 70 bin imza ile gündeme yeniden gelen türban tartışmaları sıcaklığını hiç yitirmedi, zaman zaman başka mecralara da sıçradı. Bunun en unutulmaz örneği, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin'in; "Değil yasalar, Anayasa değişse bile üniversite ve resmi dairelerde türbana özgürlük sağlanamaz." Açıklaması idi!  Türban Köşk resepsiyonlarında, protokol törenlerinde, üniversite mezuniyetlerinde hep gündemde oldu. Ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Leyla Şahin davasında kararını "Uygulama, insan hakları ihlali değil." şeklinde vermesi en önemli gelişmeydi. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kararı; "Bu iş bitmiştir. Bu bir içtihattır" diye yorumlarken Hükumet sessizdi! Çünkü bu karar ile AB sevdasının kitleleri büyüleyen bir gerekçesi çöküyordu. AB cenahından bu ülkeye hürriyet filan gel-me-ye-cek-ti!AİHM Hukuk ve Siyasi gündeminin baş aktörü!AİHM, bu yıl diğer bazı önemli kararlarıyla da gündemi belirledi. Mahkeme, teröristbaşı Öcalan duruşması için; adil yargılanmadı tespitini yaptı ama kesin bir hüküm vermeyerek nihai kararı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne bıraktı. Yani konuyu siyasileştirdi... Din eğitimi, seçim barajı, mülkiyet hakkı ve köye dönüş gibi konularda açılan davalarla da gündemdeki yerini koruyan Mahkeme'nin, karara bağladığı 24 dava için Türkiye 4.8 milyon YTL ödedi. 69 bin 490 kişi ise sırada... Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan Yüce Divan'da Yargı çeşitli boyutlarıyla hep tartışıldı. Bu alandaki en önemli olay, hiç şüphesiz Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir eski başbakanın Yüce Divan'da yargılanmaya başlanmasıydı... Mesut Yılmaz'ın yanısıra, Başbakan eski Yardımcısı Hüsamettin Özkan ve eski Bakanlar Recep Önal, Güneş Taner, Yaşar Topçu, Cumhur Ersümer ve Zeki Çakan'ın Yüce Divan süreçleri devam ediyor. Yılın Soruşturması:Yücel Aşkın Davası Yılın soruşturmasındaki isimse Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın'dı. Aşkın'ın, kaçak tarihi eser gerekçesiyle evinin aranması, bir süre sonra da tıbbi cihaz alımında usulsüzlük iddiasıyla açılan soruşturmada tutuklanması çok tartışıldı. Türkiye'deki diğer tüm rektörlerin destek için Van'a yaptığı ziyaret ve tutuklamadan kısa bir süre sonra Başbakanlık müsteşarı Ömer Dinçer'in intihal gerekçesiyle profesörlük unvanının geri alınması polemikleri tetikledi. Rektör Aşkınla birlikte yolsuzluk suçlamasıyla tutuklu bulunan Üniversite'nin Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı'nın cezaevinde intihar etmesiyle olay yeni bir boyut daha kazandı. Aşkın yılın son günlerinde tahliye olmayı başardı. Dava önümüzdeki yıl da gündemdeki yerini korumaya devam edecek gibi görünüyor. Kapkaç yine önemli bir başlıktı Kapkaç ve hırsızlık kurbanları da bültenlerin daimi konuklarıydı. Eski Başbakanlardan Tansu Çiller'in de arasında bulunduğu pek çok tanınmış ve iyi korunan isim de bu mağdurlar arasında yer aldı. Kapkaçın terör örgütü uzantısı da önemli bir başka başlıktı. İstanbul'da kullanılmaya başlanan 50 milyon dolarlık kameralı sokak izleme sistemi sayesinde yakalanan suçlular, mücadelede atılan önemli bir adımdı. Bireysel silahsızlanma ön sıralarındaydı Bireysel silahsızlanma da yılın önemli tartışmalarından biriydi. Özellikle katıldıkları bir düğünde havaya ateş eden iki milletvekilinin görüntülerinin alevlendirdiği bu tartışma, yıl boyunca serseri kurşunlara hedef olan mağdurların haberleriyle gündemin ön sıralarına taşındı durdu... RTÜK üyeleri değişti ?TCK değişti2005 yılında Anayasa'da iki kez değişiklik yapıldı. Bunlardan ilki, RTÜK üyelerinin,siyasi parti gruplarının milletvekili sayısı esas alınarak Meclis Genel Kurulu'nca seçilmesiydi. Diğeri ise yeni bütçe kapsamı nedeniyle Anayasa'nın 5 maddesinde yapılan değişiklik oldu. 2004 yılında değiştirilen yeni TCK, 1 Nisan 2005'te yürürlüğüne saatler kala ertelendi. Yürürlüğü 1 Haziran'a ertelenen TCK'da, ayrıca, AKP'li milletvekillerinin verdiği önergeyle kanuna aykırı eğitim kurumu açanlara verilen ceza indirildi. 12 Ekim 2004'ten önce ruhsatsız bina yapanlara ve buralara hizmet götürenlere hapis cezası verilmemesini öngören düzenlemeye de yer verildi.Dokunulmazlıklara yine DokunulamadıDokunulmazlık, 2005 yılında da tartışıldı ancak, bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmadı. 22. Dönem başından 2005 yılı sonuna kadar TBMM'ye, 218 milletvekili hakkında dokunulmazlık tezkeresi geldi. Bunlardan 178'i gündemde, 17'si ise komisyonda. 8'i hükümet tarafından geri alınırken, 15'i de dönem sonuna ertelendi. Dosya rekoru, 29 ayrı olayla CHP Kocaeli Milletvekili Sefa Sirmen'e ait. Sirmen'i 7 dosya ile DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, 5 dosya ile Mardin Bağımsız Milletvekili Süleyman Bölünmez izliyor.devam edecek...

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.