logo
28 EYLÜL 2026

Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü

Antalya'da silahlı kuyumcu soygununda öldürülen Abuzer Atakan Gür'ün ailesine 4 milyon 679 bin 831 TL tazminat ödenmesine ilişkin kararı, saldırganın eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiği gerekçesiyle bozan Yargıtay, dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi

13.08.2026 11:42:00
İHA
 
Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü
Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü
Olay, 29 Ekim 2021 tarihinde Kepez ilçesi 15 Temmuz Şehitler Caddesi'ndeki bir kuyumcu dükkânında meydana geldi. Kar maskesiyle iş yerine giren şüpheli, silahla vurduğu çalışan Abuzer Atakan Gür'ü darbedip yeniden ateş açtıktan sonra yaklaşık 2 kilogram altını alarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Gür'ün hayatını kaybettiğini belirledi.






Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Kütahya karayolunda yakalanan şüphelinin aracında ve üzerinde yapılan aramada Kalaşnikof marka uzun namlulu silah, silaha ait şarjör, şarjör içerisinde 15 mermi, 100 bin TL, 1 kilogram külçe altın ve 177 gram saf altın ele geçirildi. Şüpheli S.Ö, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Gasp Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi.








Yapılan araştırmalarda, 17 Ekim 2020 tarihinde Kepez ilçesindeki başka bir kuyumcuda meydana gelen silahlı yağma olayının şüphelisinin de S.Ö (29) olduğu tespit edildi. Her iki olayı da gerçekleştirdiğini itiraf eden S.Ö, emniyetteki işlemlerinin ardından 14 Kasım 2021 tarihinde çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Antalya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan S.Ö, tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, nitelikli yağma suçundan 14 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.








Tazminat kararını Yargıtay bozdu

Abuzer Atakan Gür'ün yakınları, silahlı soygunun ardından işveren kuyumcu A.A. hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtı. Aile, iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığını öne sürerek, işverenin Gür'ün ölümünde sorumluluğunun bulunduğunu savundu.
Davayı karara bağlayan Antalya 4'üncü İş Mahkemesi, Gür'ün yakınlarına toplam 4 milyon 679 bin 831 TL maddi ve manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine hükmetti. İşverenin karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay'a taşındı.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 10'uncu Hukuk Dairesi, saldırganın kuyumcu soygununu ve silahlı saldırıyı önceden planladığına dikkati çekerek yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, üçüncü kişinin ağır kusurlu eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiğini belirterek, tazminata hükmedilen kararın bozulmasına oy birliğiyle karar verdi. Dosya, yeniden karar verilmek üzere Antalya 4'üncü İş Mahkemesi'ne gönderildi.









"Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırır mı?"

Gür ailesinin avukatlarından Elif Hondu Çil, müvekkillerinin Yargıtay kararına karşı yerel mahkemenin önceki kararında direnmesini talep ettiğini belirtti. Gür'ün ailesinin geçimini sağlamak için iş yerine gittiğini ve silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini ifade eden Çil, şunları söyledi: "Bugün yıllar sonra hâlâ şu sorunun cevabını arıyoruz: Bir işçinin iş yerindeki güvenliği için alınması gereken önlemler alınmadıysa bu ölümde işverenin hukuki sorumluluğu nerede başlar, nerede biter' İş yerinde gerekli risk değerlendirmeleri yapılmamıştı. Gerekli önlemler alınmamıştı. Güvenlik amacıyla bulundurulması gereken bir silah ve alarm yoktu. Bu tespitlerin hepsi ilk derece mahkemesi tarafından yapıldı. Mahkeme de Abuzer Atakan Gür'ün eşinin ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etti."

Yargıtay'ın işveren ile ölüm arasındaki nedensellik bağının kesildiğine hükmederek kararı bozduğunu dile getiren Çil, "Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin işçisini koruma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırır mı' Bu saldırı bir tesadüf değildi. Saldırgan, iş yerindeki para ve altınları almak amacıyla dükkâna gelmişti. Biz suçlunun bulunmasını istemiyoruz. Suç da suçlu da zaten belli. Bir işçinin çalıştığı iş yerinde güvenliğinin sağlanması için işverene yüklenen sorumluluğun bu olay özelinde neden yok sayıldığını sorguluyoruz. Hiçbir tazminat Abuzer Atakan'ı geri getirmeyecek. Ancak bir işçinin iş yerine giderken sahip olması gereken en önemli hak, evine sağlıklı dönebilmektir. Abuzer Atakan evine geri dönemedi. Şimdi sıra adalette" ifadelerini kullandı.








"Silahlı yağma öngörülebilir bir risk"

Ailenin diğer avukatı Serpil Alabaş da saldırganın aldığı cezayı tartışmadıklarını, itirazlarının işverenin sorumluluğunun tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu belirtti. Saldırganın temel amacının yağma olduğunu ifade eden Alabaş, "Ölüm, bu yağma eylemi sırasında meydana gelen sonuçtur. İşverenin mal varlığı zarar görmüş, işçi ise hayatını kaybederek bunun bedelini canıyla ödemiştir. Ailesi ve çocukları da destekten mahrum kalmıştır. Yalnızca üçüncü kişinin yağma kastının bulunması, işverenin çalışanını öngörülebilir bir riskten koruma yükümlülüğünü neden tamamen ortadan kaldırmaktadır" diye konuştu.

Yargıtay kararında işverenin risk değerlendirmesi yapmadığı, gerekli önlemleri almadığı ve iş güvenliği eğitimi vermediğinin kabul edildiğini savunan Alabaş, "Kuyumculuk faaliyetinde silahlı yağma öngörülebilir bir risk ise bu risk değerlendirilmemişken meydana gelen ölümün işverenin kusuruyla hiçbir bağlantısının bulunmadığı nasıl söylenebilir. İş yerinin güvenlik şartlarının, çalışma düzeninin, Cumhuriyet Bayramı'ndaki açılış saatinin ve alınan ya da alınmayan diğer önlemlerin araştırılması gerektiğini söylüyoruz" dedi.

Gür'ün ilk ateşin ardından yere düştüğünü, saldırganın daha sonra yanına giderek yeniden ateş ettiğini belirten Alabaş, "Abuzer Atakan Gür o sabah çalışmak için iş yerine girdi. Akşam evine dönmesi gerekiyordu ancak dönemedi. Talebimiz yalnızca tazminat değildir. İş yerinde hayatını kaybeden bir işçinin de işverenin koruma yükümlülüğü kapsamında olduğunun kabul edilmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.








"Çocuklarımın hakkını istiyorum"

Abuzer Atakan Gür'ün eşi Nurcan Gür ise iki çocuğuyla birlikte zorlu bir süreç yaşadığını belirterek, "Gelecek karardan çok umutluyduk fakat şu anda çok üzgünüz. Eşim geri gelmeyecek ancak iki çocuğuma bakmak ve onların geleceklerini hazırlamak zorundayım. Yerel mahkemenin adaleti yerine getirmesini istiyorum. Çocuklarımın hakkını istiyorum" dedi.
Gür'ün oğlu Gürkan Gür de yaşadıkları sürecin kelimelerle anlatılamayacak kadar ağır olduğunu ifade ederek, "Yargıtay davamızı bozdu. Önceki yerel mahkeme kararında mahkemenin yeniden durmasını istiyoruz. Umutluyuz ve adalete güveniyoruz. Babam geri gelmeyecek ancak hakkımızı alabilme umuduyla mahkemenin kararını bekliyoruz" diye konuştu.İHA

Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.