HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2022, CUMARTESİ

Simülasyon dünyasında kaybolan insan

31.01.2022 00:00:00

Çağımızda geçerli olan paradigmalar maalesef insanı haktan, hakikatten uzaklaştırarak kafası karışan insanın varoluş anlamına yönelik olarak sorduğu sorulara da cevap vermiyor ya da veremiyor. 

Dünyaya hâkim olan beşeri anlayışlar, İnsan bu dünyada niçin vardır? İnsanın değeri, anlamı, amacı, nedir? Gibi soruları, sorunları görmezden gelerek, çözmeyerek, cevap vermeyerek insanı bir boşluğa sürüklüyor, insanı var oluşunun anlamına yönelik olan gerçeklikten uzaklaştırarak insanı bunaltarak çağın cins kafalarının kullanımına ve istismarına uygun hale getiriyorlar.

Her dönemde, her çağda hakikati tamamen kuşatarak anlamanın mümkün olamayacağını iddia edenler ve hakikati nefsine uygun görmeyen insanoğlunun cins kafaları bu gerçeği kendilerine göre anlamlandırma gayreti içine girmişlerdir.

Tabi ki çoğu zamanda bu kafalar hakikati, hakikatin özüne uygun olarak anlayamamış, hakkın ve hakikatin sahibinin insan için istemiş olduğu nizama uygun olmayan paralel, felsefi oluşumlar içine girmişlerdir. 

Mesela Felsefi Rasyonalizm; Gaybı metafizik içinde kaybetti.

Modern dünya da metafiziği; fizik içinde kaybetti.

Günümüz dünyası da fiziği, simülasyon dünyası içinde kaybetti.

Simülasyon dünyası dediğimiz daha çok imajdan ibarettir.

Bu simülasyonu sadece sanal âlemde olduğunu sanmayalım, maalesef ikiyüzlülüklerin sayısız yüzsüzlüklere dönüştüğü bu dünyada gerçek bedenlere sahip olan insanlarda giyimi ile davranışıyla, konuşmasıyla gerçekte olmadığı kimliği, manayı, kişiliği sadece imaj olarak yansıtıyor. Samimiyetten yoksun olan tamamen imaj ve yapmacık bir duruş ile var olmaya çalışıyor.

Çok tehlikeli bir durum… Tam bir münafık duruşu… Tam bir avcı tuzağı… Neyse, biz yine konumuza dönelim.

Varlıkların yanılsamalarının gerçek varlığın yerine ikame edildiği bir dünya oluşturuluyor.

Bu çok büyük bir tehdittir.

Belki insan bu sanal âlemde mutlu olduğunu zannedebilir, ancak gerçeklikten kopan insan bilinçsiz bir şekilde uyuşarak eğlendiği bu kulvar aslında insanın insanlıktan çıktığı tehlike çanlarının çaldığı bir zemindir.

İnsanın adeta uyuşturulduğu bu simülasyon dünyasında kendi bilincini yitirdiği yanılsamalar içinde sanal bir varoluşa sürüklenmektedir. Başka bir deyişle arzuların kışkırtıldığı, imajların öne çıktığı bir dünya. Bu dünyada varlığını ancak kışkırtılan arzulara ve imaja ne kadar kapıla biliyorsan, teslim olabiliyorsan o kadar ortaya koyabiliyorsun. Hedonizmin dijital boyuta taşınması ile insanlara dijitalde gösterilen rüyalar gerçeğin yerine ikame ediliyor. Bu da zaten simülasyonun ta kendisi oluyor.

Simülasyon mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmaktır.

İnsanlar hakikatle bağını koparıp yaşar gibi yaşayıp, yaşamadan ölmeyi mutluluk zannedebilirler. Çünkü etrafında olup bitenlerin karşısında irade gösterip bunları hakikatin kapısını aralamaya yönelik olarak bir mücadeleye girmeyen, hakikatten uzaklaşıp gününü gün edip, bu dünyanın bir sınanma yeri olduğu gerçeğinden bizi uzaklaştıran kurguları hakikat olarak gören insanoğlunun cehalete teslim olduğu pek çok zamanlar olmuştur ve olacaktır da.

Buna mukabil Allahtan başka her şeyin yok olacağı hakikatinin bilincinde olan mutluluğu Allaha itaatte arayan, gayrısına gönül vermeyen bir de Allah'ın has kulları da var.  

O has kullardan olan İmam Ali'ye bir gün sormuşlar; "Dünya nedir?" diye. O da şöyle cevap vermiş; "Kişiyi Allah'tan alıkoyan her şey…"  

Her çağa ve her çağın insanına hakikati sunan İslam'ın teklifini yüksek sesle ve öz güvenle insanlıkla buluşturmalıyız. Ancak öncelikle Müslümanların şu farkı bilmeleri ve ortaya koymaları lazım, eşyanın eşya oluşunun mantığı ile insanın insan oluşunun mantığının aynı şey olmadığını anlaması, içselleştirmesi ve yaşaması gerekiyor. Çünkü insanın eşya gibi var olmaya, eşyanın kurallarına uygun bir varlığa dönüşme anlayışı insanın, insanlığın parçalanıp un ufak olmasına sebep olacaktır.

Özellikle Müslüman eşyayı inançları doğrultusunda kullanmalıdır. Eşyaya hak adına hâkim olmalı ve o amaçta kullanmalı. Eğer eşya Müslümanı kontrol etmeye başladıysa Müslümanın bir kapitalistten hiçbir farkı kalmaz.

Haz ve hızın hâkim olduğu bir zaman diliminden geçiyoruz. Maalesef İslam ve Müslüman olduğunu söyleyenlerde bu modaya uyarak en büyük gayelerinin kalite ve konfor olduğunu ve bunun için çalıştığını ve yaşadığını söylüyor. Bir Müslümanın dünya ve hayat tasavvuru böyle olmamalı.

Hz. Mevlana'nın ifade ettiği gibi; "Can konağını aramadaysan, cansın; Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin, bir damla su arıyorsan susun, zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan âşıksın, gönlün neye kapılmışsa O'sun sen. Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir: Neyi arıyorsan O'sun sen."

Gerçek hayatta veya dijital simülasyonun sürüklediği rüya evreninde de olsak haz ve hızın bir sonu ve sınırı yok. Çünkü arzulanan aslında var olan varlıkların, eşyaların arzusu değildir. Arzu aslında kendini arzular ve hiçbir zamanda tatmin olmaz. Bizi yaratan Rabbimiz bizim bu özelliğimiz ve zaafımızı en iyi bilen olarak bakın bizi yani Müslümanı nasıl tarif ediyor ve nasıl uyarıyor "Bunlar, iman edenler ve Allah'ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah'ı zikrederek huzura kavuşur."

Yol odur ki Hakk'a vara. Gerisi çelik çomak oyunu…

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

31.01.2021, 31.01.2020, 31.01.2019, 31.01.2018, 31.01.2017, 31.01.2016, 31.01.2015, 31.01.2014, 31.01.2013, 31.01.2012, 31.01.2011, 31.01.2010, 31.01.2009, 31.01.2008, 31.01.2007, 31.01.2006, 31.01.2005, 31.01.2004, 31.01.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.