logo
28 EYLÜL 2026

Sivil toplum kuruluşları ve sözde demokrasi projesi

Ülkelerin kontrolleri için 1980’li yıllara kadar diktatörleri destekleyenler, o ülkelerdeki halk hareketlerinin önüne geçemeyeceklerini gördüklerinde; tam tersi bir uygulama içerisine girdiler

20.06.2026 00:18:00
Haber Merkezi
 
Sivil toplum kuruluşları ve sözde demokrasi projesi
Sivil toplum kuruluşları ve sözde demokrasi projesi
Ülkelerin kontrolleri için 1980'li yıllara kadar diktatörleri destekleyenler, o ülkelerdeki halk hareketlerinin önüne geçemeyeceklerini gördüklerinde; tam tersi bir uygulama içerisine girdiler.

Bu tarihten sonra kullanılan sloganlar demokrasi ve insan hakları oluverdi. İnsan hakları adı altında çok kültürlülük ve azınlık hakları kavramları devreye konarak, devletlerin içlerinden milli bütünlüğü bozacak ve devlet–millet çatışmasını sağlayacak faaliyetler başlatıldı.

Etnik parçalanma ile güçlü devletler yerine her şeyi ile global firmaların kontrolüne ve ABD hegemonyasına dahil olmuş devletçikler hedeflenmektedir. Sözde demokrasinin desteklenmesi adı altında oluşturulan sivil toplum kuruluşları, devletlerin idari yapılanmasına ve hükümetlere yön vermeye başlamışlardır.

Hem global tefecilerin çıkarlarına hizmet eden bu zümre sayesinde; bu güçler, ellerini bu tarz kirli işlere sokmamakta, hem de bu yöntem çok daha ucuza mal olmaktadır.

Çok az paraya değerlerini ve kimliklerini satan bu azdan da az grup üzerinden yürütülen sözde demokrasi projesi ile, kitleler yönlendirilmektedir. Böylece devlet kendi milleti ile, millet de kendi devleti ile kavgalı hale getirilerek, bilerek veya bilmeyerek global odakların ve sömürgeci ülkelerin çıkarlarına hizmet etmektedirler.







Özellikle Müslüman ülkelerde dindarların kendi topraklarında inançlarını yaşayamadıkları iddiası ile, kitleler, önce kendi devleti ile kavgalı hale getirilmiş; ancak dini yaşantının AB ve ABD gibi sözde uygar toplumlarda yaşanacağı yalanları ile, devletinden koparılan kitleler emperyalist devletlerin istismarına açık hale getirilmiştir.

Bunu izleyen sürecin hemen ardından şimdilerde ise dinler arası diyalog adı altında kendi kültüründen ve toprağından koparılan kitlelerin, dinleri değiştirilerek topraklarının ve kaynaklarının global odaklar tarafından sömürülmesine tepkisiz hale getirilmek istenmektedir.

İşin ilginç tarafı, dün güya din adına kendi devletleri ile kavga edenler, bugün kendi inançları ile taban tabana zıt olmasına rağmen yabancı devletlerle kol kola vaziyettedirler.

Bu bağlamda eski CIA ajanı Philip Agee'nin itirafları son derece manidardır: "Liberal demokrasi ve çoğulculuk denen şey sonuçta bu amaçlarımız için bir araçtı.







Özgür seçimler demek, gerçekte bizim desteklediğimiz adaylara gizliden para ödeyerek müdahale etmemiz demektir. Hür sendikalar demek, bizim kendimize bağlı sendikalar kurma hürriyetimiz demekti. Basın özgürlüğü demek, bizim hazırladığımız materyalleri kendisi yazmış gibi yayınlayan gazetecilere ödeme yapma özgürlüğümüz demekti.

Seçilmiş bir hükümet, ABD'nin iktisadi ve siyasal çıkarlarını tehdit etmeye başlarsa görevden uzaklaştırılmalıydı. Sosyal ve iktisadi adalet, halkla ilişkilerde hoş kavramlardı, hepsi o kadar..." 

1983 yılında ABD Kongresi'nin onayı ile NED (National Endowment for Democracy), yani Ulusal Demokrasi Fonu kuruldu. Eski CIA ajanı Ralph Mcgehee, NED'in görevlerini şöyle anlatmaktadır:

"CIA'nın ülkelerin karıştırılması operasyonlarında kullanılan birçok işlevin NED'e transfer edilmesiyle, Demokrasi için Ulusal Fon'un kullanımına gidildi. CIA'in örtülü eylemlerine ek olarak, Uluslararası Kalkınma Ajansı (AID) ve Birleşik Devletler İstihbarat Ajansı (USIA) da "demokrasi yayma" operasyonlarında yer almaktadırlar.







Avrupa'da yerleşik ve çoğu Birleşik Devletler tarafından para ile beslenen hükümet–dışı örgütler (STÖ / Sivil Toplum Örgütleri) de, doğrudan ve dolaylı olarak bu operasyonlarda yer alıyorlar. Bu tür örgütler, aşağı yukarı açıktaysalar da CIA, hükümetleri destekleme ve yıkma gibi birincil rolünü elde tutmaktadır."   

Bugün dünyanın birçok köşesinde, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, dini özgürlükler, kültür araştırmaları, sosyal yardımlar ve sağlık taramaları adı altında binlerce dernek, işadamları kuruluşları, sivil toplum örgütleri, fikir üretim merkezleri, mealesef yabancı odaklardan aldıkları paralar ile o ülkelerin ve global sermayenin çıkarlarına hizmet etmektedirler.

Gerek basın kuruluşları üzerinden halkın yönlendirilmesinden tutun da, hükümetlere yapılan baskılarla yasama, yürütme ve yargıya müdahaleye kadar devletlerin iç işlerine müdahale etme fırsatı bulan bu odaklar, demokrasi söylemleri adı altında hem demokrasinin işlemesine engel olmakta, hem de insan haklarını hiçe saymaktadırlar.







Sosyal Devlet/Milli Devlet modelinde her şeyden önce herhangi bir dernek, vakıf, sivil toplum örgütü veya düşünce kuruluşunun dışarıdan maddi yardım almasına müsaade edilmeyecektir. Zira zaten gerekli finansman desteği, Sosyal Devlet/Milli Devlet tarafından sivil toplum örgütlerine sağlanacaktır.

Proje adı altında yabancı ülkelerden alınan para ile ülkenin çıkarlarına hizmet edileceği iddiası akla uygun gelmemektedir. Hiçbir ülke ve hiçbir devlet, kendi toplumsal gelişimine katkıda bulunacak çalışmalar için, başka ülkelerden gelen kaynaklara bel bağlayamaz.

Global sermaye sahipleri, kalkınmakta olan ülkelere borç para verirken bile bunun geri ödemesinde en yüksek orandan faizini isterken; gelişmekte olan ülkelerin sivil toplum örgütlerine toplumsal gelişimin sağlanması için karşılıksız hem de birçok kez para verdiğine inanmak hiç mümkün değildir.







Hayatın akışına ters olan bu süreci Sosyal Devlet/Milli Devlet kabul etmemekte; ülkelerin kendi toplumsal gelişimine katkıda bulunacak her türlü vakıf veya dernek çalışmalarının finansmanının gönüllü vatandaşlar ve devletin desteği ile gerçekleştirilmesine olanak tanımaktadır.

Demokrasi, milletin iradesinin üstünlüğünü esas aldığına göre, bu iradeyi engelleyecek veyahut yönlendirecek hiçbir dış güce müsaade edilmeyecektir. Ancak o zaman millet, kendi hür iradesi ile idareye yön verebilir; ancak o zaman özgürlüklerden ve insan haklarından bahsedilebilir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.