Sokaklarda kadın avı durdurulamıyor!
Kayseri'de bir adam, boşanma aşamasındaki eşini, kaldığı evinin önünde bıçaklayarak ağır yaraladı
25.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Kayseri'de bir adam, boşanma aşamasındaki eşini, kaldığı evinin önünde bıçaklayarak ağır yaraladı. Şüpheli, olayın ardından kaymakamlıktaki polis noktasına giderek teslim oldu.
Olay, Kocasinan ilçesine bağlı Mevlana Mahallesi Çuhadar Sokak'ta bulunan bir apartmanın önünde meydana geldi. Edinilen bilgi ve iddiaya göre, dün akşam saatlerinde Konya'dan Kayseri'ye gelen S.B., boşanma aşamasındaki eşi Ş.B.'nin kaldığı evin önünde beklemeye başladı.

Geceyi binanın önüne park ettiği aracında geçiren S.B., eşinin dışarı çıktığını gördü. Alışveriş yaptıktan sonra apartmanın önüne gelen Ş.B.'nin önünü kesen S.B., tartışmaya başladı.
Tartışmanın büyümesi üzerine S.B., yanında bulunan bıçak ile boşanma aşamasındaki eşine saldırdı. Olayın ardından kullandığı bıçağı yan taraftaki apartmanın bahçesine atan S.B., yakınlarda bulunan Kocasinan Kaymakamlığı'na giderek buradaki polise teslim oldu. Ağır yaralanan Ş.B. ise ambulansla Kayseri Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri de olay yerinde inceleme yaptı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Yasalar korumuyor, failler cesaret buluyor!

Türkiye, kadına yönelik şiddet olaylarının ardı arkası kesilmeyen adresi olmaya devam ediyor. Kayseri'de yaşanan son olay, boşanma aşamasındaki kadınların karşı karşıya kaldığı hayati tehlikeyi ve sokaklardaki güvensizliği bir kez daha gözler önüne serdi.
Edinilen bilgilere göre, başka bir şehirden gelerek boşanma aşamasındaki eşinin kaldığı evin önünde araç içinde pusuya yatan gözü dönmüş koca, talihsiz kadını sokak ortasında defalarca bıçakladı. Ağır yaralanan kadın hastanede yaşam mücadelesi verirken, kaçan saldırgan polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
Bu kan donduran olay münferit bir vaka değil; Türkiye'de her geçen gün tırmanan ve yapısal bir krize dönüşen kadına yönelik şiddet sarmalının en sıcak ve acı halkasıdır. Uzmanlar, ülkede kadın cinayetleri ve ağır yaralamalı saldırıların arkasındaki temel nedenleri şu başlıklarla özetliyor:
Kadına Şiddet Neden Engellenemiyor?

Failler arasında yerleşen "iyi hal indirimi alırım" veya "kısa sürede tahliye olurum" düşüncesi, en büyük şiddet motivasyonunu oluşturuyor. Caydırıcı cezaların ve infaz yasalarının yetersizliği suça eğilimi olanları cesaretlendiriyor.
Kadınların aldırdığı koruma ve uzaklaştırma kararları sahada elektronik kelepçe gibi sistemlerle sıkı şekilde denetlenmiyor. Saldırganlar, Kayseri örneğinde olduğu gibi kadının kapısına kadar pusu kurabiliyor.
Toplumda kadını bir birey değil, "erkek mülkü" olarak gören geleneksel algı yıkılamıyor. Kadının ayrılma veya boşanma iradesi göstermesi, fail tarafından bir "itaatsizlik" olarak görülüp şiddetle cezalandırılmaya çalışılıyor.
İşsizlik, geçim sıkıntısı ve derinleşen ekonomik stres, aile içi şiddet eğilimini körüklüyor. Sosyal ve psikolojik destek mekanizmalarına ulaşamayan bireyler, öfkelerini evdeki kadına yöneltiyor.
Televizyon ekranlarında ve dijital mecralarda kadına yönelik psikolojik, ekonomik veya fiziksel şiddetin normalleştirilmesi, toplumsal duyarsızlığı artırıyor.
Acil Eylem Planı Şart
Kadın hakları savunucuları ve hukukçular, sadece olay sonrası cezalandırmanın yetersiz olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin kadına yönelik şiddeti durdurabilmesi için acilen koruyucu tedbirlerin artırılması, riskli faillerin yakından izlenmesi ve yargıda hiçbir indirime yer verilmemesi gerektiği çağrısı yineleniyor.
Olay, Kocasinan ilçesine bağlı Mevlana Mahallesi Çuhadar Sokak'ta bulunan bir apartmanın önünde meydana geldi. Edinilen bilgi ve iddiaya göre, dün akşam saatlerinde Konya'dan Kayseri'ye gelen S.B., boşanma aşamasındaki eşi Ş.B.'nin kaldığı evin önünde beklemeye başladı.

Geceyi binanın önüne park ettiği aracında geçiren S.B., eşinin dışarı çıktığını gördü. Alışveriş yaptıktan sonra apartmanın önüne gelen Ş.B.'nin önünü kesen S.B., tartışmaya başladı.
Tartışmanın büyümesi üzerine S.B., yanında bulunan bıçak ile boşanma aşamasındaki eşine saldırdı. Olayın ardından kullandığı bıçağı yan taraftaki apartmanın bahçesine atan S.B., yakınlarda bulunan Kocasinan Kaymakamlığı'na giderek buradaki polise teslim oldu. Ağır yaralanan Ş.B. ise ambulansla Kayseri Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri de olay yerinde inceleme yaptı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Yasalar korumuyor, failler cesaret buluyor!

Türkiye, kadına yönelik şiddet olaylarının ardı arkası kesilmeyen adresi olmaya devam ediyor. Kayseri'de yaşanan son olay, boşanma aşamasındaki kadınların karşı karşıya kaldığı hayati tehlikeyi ve sokaklardaki güvensizliği bir kez daha gözler önüne serdi.
Edinilen bilgilere göre, başka bir şehirden gelerek boşanma aşamasındaki eşinin kaldığı evin önünde araç içinde pusuya yatan gözü dönmüş koca, talihsiz kadını sokak ortasında defalarca bıçakladı. Ağır yaralanan kadın hastanede yaşam mücadelesi verirken, kaçan saldırgan polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
Bu kan donduran olay münferit bir vaka değil; Türkiye'de her geçen gün tırmanan ve yapısal bir krize dönüşen kadına yönelik şiddet sarmalının en sıcak ve acı halkasıdır. Uzmanlar, ülkede kadın cinayetleri ve ağır yaralamalı saldırıların arkasındaki temel nedenleri şu başlıklarla özetliyor:
Kadına Şiddet Neden Engellenemiyor?

Failler arasında yerleşen "iyi hal indirimi alırım" veya "kısa sürede tahliye olurum" düşüncesi, en büyük şiddet motivasyonunu oluşturuyor. Caydırıcı cezaların ve infaz yasalarının yetersizliği suça eğilimi olanları cesaretlendiriyor.
Kadınların aldırdığı koruma ve uzaklaştırma kararları sahada elektronik kelepçe gibi sistemlerle sıkı şekilde denetlenmiyor. Saldırganlar, Kayseri örneğinde olduğu gibi kadının kapısına kadar pusu kurabiliyor.
Toplumda kadını bir birey değil, "erkek mülkü" olarak gören geleneksel algı yıkılamıyor. Kadının ayrılma veya boşanma iradesi göstermesi, fail tarafından bir "itaatsizlik" olarak görülüp şiddetle cezalandırılmaya çalışılıyor.
İşsizlik, geçim sıkıntısı ve derinleşen ekonomik stres, aile içi şiddet eğilimini körüklüyor. Sosyal ve psikolojik destek mekanizmalarına ulaşamayan bireyler, öfkelerini evdeki kadına yöneltiyor.
Televizyon ekranlarında ve dijital mecralarda kadına yönelik psikolojik, ekonomik veya fiziksel şiddetin normalleştirilmesi, toplumsal duyarsızlığı artırıyor.
Acil Eylem Planı Şart
Kadın hakları savunucuları ve hukukçular, sadece olay sonrası cezalandırmanın yetersiz olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin kadına yönelik şiddeti durdurabilmesi için acilen koruyucu tedbirlerin artırılması, riskli faillerin yakından izlenmesi ve yargıda hiçbir indirime yer verilmemesi gerektiği çağrısı yineleniyor.











































































