logo
14 EKİM 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat'ta düzenlenen programda konuştu:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şurası muhakkak ki Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü, Ahlat'ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum'u Darülislam haline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat'ta ortaya çıkmıştır." dedi

25.08.2026 16:10:00 / Güncelleme: 25.08.2026 16:17:56
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat'ta düzenlenen programda konuştu:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat'ta düzenlenen programda konuştu:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'ndeki etkinlik alanında düzenlenen programda yaptığı konuşmaya, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi, bazı siyasi partilerin genel başkanlarını ve katılımcıları selamlayarak başladı.

Anadolu'nun giriş kapısında, asırlar boyunca ilmin, sanatın, medeniyetin merkezi olan ata şehri Ahlat'ta katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirten Erdoğan, "Sizlerin şahsında Güroymak'tan Adilcevaz'a, Mutki'den Hizan ve Tatvan'a, Bitlis'in dört bir yanındaki kardeşlerime Ahlat'tan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde, 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat'tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum." diye konuştu.

Erdoğan, bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfını canıgönülden tebrik ettiğini, organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşları, belediyeleri, vakıf ve dernekleri ayrı ayrı kutladığını söyledi.

Kendilerini hüsnükabulle karşılayan Ahlat ve Bitlis halkına teşekkür eden Erdoğan, birlik, beraberlik ve kardeşliğin daim olması temennisinde bulundu.

Yarın Türk tarihinin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünün idrak edileceğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ahlat'tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Ahlat, şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat, saadete, selamete ermişlerin, yani saitlerin, selimlerin Ahlat, İ'la-yı Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin, yani gazilerin mekanıdır. Ahlat, Anadolu'da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır."

Erdoğan, Ahlat'ın her haliyle şüheda ocağı, gaziler otağı, milletin kimlik vesikası ve tarihin iftihar sayfası olduğunu kaydederek, "Şurası muhakkak ki Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü, Ahlat'ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum'u Darülislam haline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat'ta ortaya çıkmıştır." ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2 sene önce Ahlat'tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak." ifadelerini kullandı.

Türkiye'yle ve Türk milletiyle birlikte coğrafyadaki tüm kardeş halkların kazanacağının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz. Ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Biz, bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi alemlerin Rabb'i olan Cenabıallah'ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek. Kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı sökmüştür, Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır. Allah'ın izniyle önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabb'imiz yar ve yardımcımız olsun diyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın kutlanacak Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünün hayırlı ve mübarek olması temennisinde bulunarak, "Buluşmamıza teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla." diye konuştu.

Programdan notlar

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, şehitler için Kur'an-ı Kerim tilaveti yapıldı.

Programda, katılımcılar Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Birliği'nin çaldığı mehter marşlarına coşkuyla eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana girişinde binlerce vatandaş tarafından ellerindeki Türk bayraklarıyla karşılandı.

Erdoğan'ın hitabı sırasında kürsünün yanında, tarihteki Türk askerlerini ve savaşçılarını simgeleyen geleneksel zırh ile kıyafet giymiş nöbetçiler yer aldı.

Programa, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu da katıldı.

10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi

13.10.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi. Yurt içinde 35 kez, toplam 10 tonun üzerinde uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği tespit edilen örgütlerle bağlantılı 60 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı çalışma başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, kriptolu haberleşme programları kullanarak uluslararası uyuşturucu madde ithalatı ve ihracatı yapan suç örgütlerinin faaliyetleri tespit edildi.

Soruşturma kapsamında incelenen yazışmalarda, örgütlerin çeşitli ülkelerden temin ettikleri uyuşturucu maddeleri zaman zaman Türkiye'ye, zaman zaman da başka ülkelere naklettikleri belirlendi. Örgütlerin bu faaliyetlerden yüksek miktarda yasa dışı gelir elde ettiği ve söz konusu gelirleri çeşitli yöntemlerle aklamaya çalıştığı değerlendirildi.
Örgütlerin yurt içinde ve yurt dışında farklı tarihlerde toplam 35 uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği, sevkiyatlara konu uyuşturucuların toplam ağırlığının 10 tonu aştığı tespit edildi.

168 şüphelinin kimliği belirlendi



Yürütülen çalışmalar sonucunda eylemlere iştirak ettiği değerlendirilen 168 şüphelinin kimlik bilgileri tespit edildi. Şüphelilerden 29'unun başka suçlardan cezaevinde bulunduğu, 74'ünün yurt dışında olduğu, 5'inin hayatını kaybettiği, 60'ının ise Türkiye'de bulunduğu belirlendi.

Türkiye'de bulunan 60 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Yurt dışında bulunduğu tespit edilen şüpheliler hakkında ise kırmızı bülten çıkarılmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Mal varlıklarına el konuldu

Soruşturma kapsamında suç örgütü üyelerinin suçtan elde ettikleri gelirlerle edindikleri ve aklama işlemine tabi tuttukları değerlendirilen mal varlıkları da tespit edildi. Bu çerçevede 163 gerçek kişiye ait tüm banka hesapları ve kripto varlıklar ile toplam 556 taşınmaz, 155 motorlu taşıt ve 71 şirketin ortaklık payına el konuldu.
Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.İHA

39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturması kapsamında 39 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini, 159 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Soruşturmada şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL'yi aşan para trafiğinin bulunduğu, 23 vatandaşın ise toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğratıldığının belirlendiği bildirildi

13.10.2026 17:00:00
İHA
 
39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı
39 ilde yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 159 şüpheli gözaltına alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların birikimlerini hedef alan suç örgütleri ve dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturmasında şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL'yi aşan para trafiğinin bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında 23 vatandaşın toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğratıldığı belirlendi.

Suçtan elde edilen gelirleri banka hesapları, kuyumcular, kripto varlık hesapları ve soğuk cüzdanlar üzerinden aktardıkları tespit edilen 215 şüpheliye yönelik 39 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 159 şüpheli gözaltına alındı.

Kuyumcu şirketlerine yönelik inceleme sürüyor

Operasyon kapsamında şüphelilere ait banka ve kripto hesaplarına el konuldu. Ayrıca 5 kuyumcu şirketinin altın satışları, stok ve envanterleri, POS cihazları, banka hareketleri ile vergi kayıtlarına ilişkin incelemelerin devam ettiği bildirildi.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne teşekkür ederek, vatandaşların haklarını ve birikimlerini hedef alan suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı

Sermaye piyasalarını sarsan dev fon soruşturmasında yeni bir perde açıldı. Kısa süre önce "100 milyon lira kaptırdım, kandırıldım" diyerek mağdur olduğunu iddia eden eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme kararıyla Aksu ve eşinin tüm mal varlıklarına el konuldu

13.10.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Türkiye gündemini meşgul eden ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran sermaye piyasalarındaki fon dolandırıcılığı ve piyasa manipülasyonu soruşturması, siyaset dünyasına uzandı. Edinilen bilgilere göre, daha önce yaptığı açıklamalarla odağa yerleşen Kayserili bürokrat ve eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, savcılık talimatıyla gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Soruşturmanın seyrini değiştiren bu tutuklama kararıyla birlikte, adli makamların talebi üzerine Mustafa Aksu ve eşinin tüm mal varlıklarına el konulması yönünde tedbir kararı uygulandı.


"Mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak" demişti


Mustafa Aksu'nun ismi, geçtiğimiz haftalarda gazeteci Barış Terkoğlu'na yaptığı çarpıcı açıklamalarla fon krizinin merkezine oturmuştu. Borsadaki bireysel birikimlerini korumak amacıyla 10 Eylül 2026 tarihinde Tera'nın likit fonuna giriş yaptığını belirten Aksu, bu yatırımdan yaklaşık bir hafta sonra Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından fonların tasfiyesine karar verildiğini ve parasını bir daha çekemediğini ifade etmişti.

Yatırım miktarının 100 milyon lira mertebesinde olduğunu itiraf eden eski Bakan Yardımcısı, yaşadığı sürece dair şu sözlerle sitem etmişti:

"Çok rahatsızım, sinirliyim, rencide oldum. Mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak."

Ancak Aksu'nun "mağduriyet" vurgusu yaptığı bu beyanlar, soruşturmayı yürüten adli makamlarca şüpheli işlemler kapsamında değerlendirilerek tutuklanmasına engel olamadı.


"Ben 100 milyonu dağıtan bir sanayiciyim"


Tutuklama kararı öncesinde hakimlikte savunma yapan Mustafa Aksu'nun, finansal birikiminin kaynağına yönelik suçlamaları ve eleştirileri reddettiği öğrenildi. Köklü ve sanayici bir aileden geldiğini belirten Aksu, ifadesinde şu savunmayı yaptı:

"Borsada tamamen bireysel işlemler yapıyordum ve yatırımlarımda genel olarak zarar ettim. Herhangi birinin yönlendirmesiyle hareket etmedim. Paranın kaynağı tamamen kayıtlı, şeffaf ve yasaldır. Gereksiz yere beni yıprattılar, '100 milyonu küçümsedi' dediler. Ben zaten bu miktarları iş hayatında dağıtan, istihdam sağlayan bir sanayiciyim. İş hayatıma daha iyi odaklanmak amacıyla geçmişte bakan yardımcılığı görevinden de kendi isteğimle ayrılmıştım."

Öte yandan, eski bakanlık kaynakları da Aksu'nun görevde olduğu dönemde devletten maaş almadığını, makam aracı veya bakanlık imkanlarını kullanmadığını doğrulayan açıklamalarda bulunmuştu. Siyasetteki diğer isimlere yönelik soruları yanıtlamaktan kaçınan Aksu, "Her AK Partili aynı değil" diyerek mesafesini korumaya çalışmıştı.


Pakdemirli döneminde olaylı ayrılık


Siyasi hayatına 2003 yılında AK Parti bünyesinde başlayan Mustafa Aksu, parti içinde Ankara İl Başkan Yardımcılığı, Ekonomik İşler Başkanlığı, Çevre ve Enerji Komisyonu gibi kritik pozisyonlarda görev yaptı.

2018-2021 yılları arasında Bekir Pakdemirli'nin Tarım ve Orman Bakanlığı döneminde bakan yardımcılığı koltuğuna oturan Aksu, o dönem Bakan Pakdemirli ile yaşadığı derin fikir ayrılıkları ve sert tartışmaların ardından görevinden istifa etmişti. Bu ayrılık, o süreçte de parti içerisinde uzun süre tartışma konusu olmuştu.


Soruşturma derinleşiyor, sırada ne var?


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı fon soruşturması, piyasa dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanması şüpheleri üzerinden çok katmanlı olarak devam ediyor. Fon krizinden etkilenen diğer tasarruf sahipleri ve siyasi figürlerin de takibe alındığı, olağandışı kâr elde edilen tüm şüpheli işlemlerin geriye dönük olarak mercek altına alındığı bildirildi.

Mustafa Aksu'nun tutuklanması ve mal varlığına el konulması adımı, yargının bu milyarlık krizde siyasi nüfuz iddialarının üzerine kararlılıkla gideceğinin en somut sinyali olarak yorumlanıyor.

7.6 milyar TL'lik servet çökertildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, kriptolu programlarla küresel uyuşturucu trafiğini yöneten uluslararası şebeke çökertildi. 2 bin polisin katıldığı baskınlarda 42 şüpheli yakalanırken; lüks araçlar, şirket payları ve yüzlerce taşınmazdan oluşan tam 7 milyar 657 milyon TL değerindeki devasa suç gelirine el konuldu

13.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
7.6 milyar TL'lik servet çökertildi
7.6 milyar TL'lik servet çökertildi
Türkiye, güne son yılların en büyük ve en kapsamlı nakit-finans odaklı narkotik operasyonlarından biriyle uyandı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, uluslararası düzeyde faaliyet gösteren, ülkeler arası uyuşturucu madde imalatı, sevkiyatı ve dağıtımını organize eden dev bir suç şebekesi deşifre edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, şafak vakti 13 ilde eş zamanlı düğmeye basıldı.


10 tonu aşan uyuşturucu trafiği


İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerinin aylar süren titiz takibi, uluslararası bir suç ağını ortaya çıkardı. Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Interpol-Europol Daire Başkanlığı'nın da dahil olduğu çalışmalarda, örgüt yöneticilerinin kimyasal maddelerin temininden uluslararası lojistik ve sevkiyat süreçlerine kadar her adımı bizzat yönettikleri belirlendi.

Zehir tacirlerinin deşifre olmamak amacıyla kendi aralarında özel kriptolu haberleşme programları kullandığı tespit edildi. Siber ve teknik ekiplerin şifreli veri trafiklerini çözmesiyle, şebekenin yurt içi ve yurt dışındaki farklı tarihlerde gerçekleştirdiği 35 ayrı uyuşturucu sevkiyatının haritası çıkarıldı. Eroin, esrar ve kokain ticaretini kapsayan bu devasa ağın, toplamda 10 ton 100 kilogram uyuşturucu madde ile doğrudan bağlantılı olduğu kanıtlandı.


13 ilde 2 bin personelle şafak baskını


Toplanan delillerin ardından operasyon için harekete geçildi. İstanbul merkezli olmak üzere Antalya, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Hakkari, Hatay, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Sakarya, Samsun ve Van illerinde belirlenen onlarca adrese 2 bin emniyet personelinin katılımıyla eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Helikopterler ve narkotik dedektör köpeklerinin de destek verdiği operasyonlarda, örgüt kadrosunda yer alan 42 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Soruşturma dosyasında adı geçen ve yurt dışında olduğu belirlenen diğer şebeke üyeleri hakkında ise kırmızı bülten çıkarılması için işlemler başlatıldı.


Zehrin saltanatına 7.6 milyar TL'lik kilit


Operasyonun en dikkat çekici boyutu ise suç gelirleriyle mücadele ayağında yaşandı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) mühendisleri ve uzmanlarının derinlemesine yaptığı incelemeler sonucunda, uyuşturucu ticaretinden elde edilen paraların nasıl aklandığı tek tek haritalandırıldı.

Suçtan elde edildiği kesinleşen ve güncel piyasa değeri tam 7 milyar 657 milyon TL olan devasa bir mal varlığı ağına mahkeme kararıyla el konuldu. El konulan varlıkların dökümü örgütün finansal gücünü gözler önüne serdi:

• 163 gerçek kişiye ait tüm banka hesapları ve kripto varlık cüzdanları

• 556 adet lüks taşınmaz (konut, arsa, villa)

• 155 adet motorlu taşıt (lüks otomobiller ve lojistik araçlar)

• 71 farklı şirketteki ortaklık payları


Bakanlıktan net mesaj: "Suçtan saltanat kurdurmayız"


Operasyonun ardından sosyal medya hesabından kararlılık mesajı yayınlayan İçişleri Bakanı, zehir tacirlerine gözdağı verdi. Kirli paranın arkasına saklananların dokunulmaz olmadığını vurgulayan Bakan, şu ifadeleri kullandı:

Bakan, uyuşturucu ticaretinden elde edilen kirli parayla kendilerini dokunulmaz zannedenlerin hesap vermekten kurtulamayacağını belirterek, suçun ve finansal kaynağın kökünü kurutacaklarını vurguladı. Bakanlığın açıklamasının tam metnine ilgili kaynaklardan ulaşabilirsiniz.

Gözaltına alınan 42 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü ve mali incelemelerin derinleştirilerek devam ettiği bildirildi.

Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası


Yaş almak kaçınılmaz olsa da yaşlanma sürecinin nasıl ilerleyeceği yalnızca takvimdeki yaşımızla belirlenmiyor. Genetik mirasımız bazı hastalıklara yatkınlığımızı etkileyebiliyor; ancak fiziksel aktiviteden beslenmeye, uykudan sosyal ilişkilere kadar yaşamımız boyunca sürdürdüğümüz alışkanlıklar da sağlıklı yaşlanmada önemli rol oynuyor. 
 

13.10.2026 09:04:00 / Güncelleme: 13.10.2026 09:14:48
Murat Çorbacı
 
Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası
Yaşlılıkta dinç kalmanın 10 püf noktası

İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, toplumumuzda birçok kişinin "Annemde de babamda da kalp hastalığı, diyabet var. Genetik kaderim bu, elimden ne gelir ki?" düşüncesinde olduğunu belirterek "Japonya bir deprem ülkesidir. Coğrafi yapısı, yani 'genetiği' gereği her an yıkıcı bir sarsıntıyla karşı karşıyadır. Ancak Japonlar, doğru mühendislik ve sağlam binalarla en şiddetli depremlere bile meydan okurlar. İşte bizim vücudumuz da böyledir. Genetik mirasınız size riskli bir zemin sunmuş olabilir; ancak inşa edeceğiniz sağlam yaşam alışkanlıkları, bu risklerin ortaya çıkmasını veya etkilerini azaltmaya yardımcı olur. Yaşlanmayı tamamen durduramayız ama biyolojik saatimizi yavaşlatmak, gençlik yıllarından itibaren atacağımız doğru adımlarla bizim elimizdedir" dedi. Sağlıklı yaşlanmaya yönelik adımların, genç ve orta yaşlardan itibaren atılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Karadağ, yaşlılıkta fiziksel ve zihinsel açıdan dinç kalabilmenin 10 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Hücresel yakıtı ayarlamak: Akdeniz tipi beslenme ve sağlıklı kilo

Sürekli yüksek kalorili, işlenmiş ve şekerli ürünler tüketmek, hücrelerimizin paslanmasını ve yaşlanmayı hızlandırır.  Gençlikten itibaren antioksidanlardan, zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıl ve liften zengin Akdeniz tipi beslenme benimsenmelidir. Porsiyonları hafifçe azaltmak ve tabağı farklı renklerde besinlerle çeşitlendirmek, hücresel yaşlanmayı yavaşlatır, hücrelerimizin kalitesini doğrudan korur ve vücuda ihtiyacı olan tüm koruyucu beslenme öğelerini sağlar. Sağlıklı vücut ağırlığını korumak da sağlıklı yaşlanmanın önemli adımlarındandır.

Kas rezervini korumak: Direnç ve güç egzersizleri

Prof. Dr. Berrin Karadağ, yaşlılıkta en büyük biyolojik tehditlerden birinin kas kütlesi kaybı olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: "Sadece yürümek kasları korumaya yetmez. Haftada en az iki gün kasları zorlayan hafif ağırlık veya direnç egzersizleri yapmalıyız. Gençlikte ve orta yaşlarda ne kadar güçlü bir kas ve kemik rezervi oluşturursanız, ileri yaşlarda dengeniz o kadar sağlam olur. Kas kütlesi, yaşlılık dönemindeki gizli metabolik sigortamızdır. Kuvvetli kaslar eklemlere binen yükü azaltarak kireçlenmeyi ve kronik ağrıları da engeller. Güçlü bir iskelet yapısı, ileri yaşta kimseye bağımlı olmadan özgürce hareket edebilmenin tek anahtarıdır."

Gece mesaisi: Kaliteli uyku ve hücresel onarım

Uyku, vücudun gece temizliği ve derin bakım seansıdır. Melatonin ve büyüme hormonu gibi kritik anti-aging (yaşlanma karşıtı) hormonlar derin uykuda en üst seviyede salgılanır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beyindeki zararlı protein atıklarının temizlenmesini sağlayarak  bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlar. Yetersiz uyku ise ertesi gün kronik bir stres tablosu yaratarak hücrelerin erkenden yaşlanmasına yol açar. Uyuduğunuz odanın tamamen karanlık ve serin olmasına özen göstermelisiniz.

Beyni antrenmansız bırakmamak: Bilişsel esneklik ve sosyal bağlar

Emeklilik dönemi 'zihinsel bir duraklama veya inzivaya çekilme' olarak görülmemelidir. Beyin, kullanılmadıkça körelen nöronal ağlara sahiptir. Yeni bir dil öğrenmek, bir enstrüman çalmak veya sürekli yeni bilgiler edinmek beyindeki sinirsel bağları canlı tutar. Güçlü sosyal ilişkiler ve dostluklar kurmak da, yalnızlığı ve buna bağlı depresif süreçleri önleyerek ömrü uzatır. Sevdiklerinizle geçirdiğiniz kaliteli zamanlar, beyinde mutluluk hormonu salgılatarak bilişsel gerilemeyii yavaşlatır. Zihninizi her gün şaşırtacak yeni bulmacalar veya rotalar deneyerek onu tembellikten kurtarın. Sosyal olarak aktif olan bireylerin biyolojik yaşının, akranlarına göre çok daha genç kaldığı tıbben kanıtlanmıştır.

'İkinci beyni' beslemek: Bağırsak mikrobiyotası sağlığı

Prof. Dr. Berrin Karadağ, bağırsaklarımızdaki milyarlarca yararlı bakterinin, bağışıklık sisteminden ruh halini yönetmeye dek önemli işlevleri olduğunu ancak yaşlandıkça azalmaya başladığını belirterek şöyle konuşuyor: "Yoğurt, kefir, turşu gibi fermente gıdalar ve bol lifli sebzeler tüketerek bağırsak mikrobiyotasını zengin tutmak, sistemik kronik enflamasyonu baskılamanın ve yaşlanmayı yavaşlatmanın en modern tıbbi yoludur. Sağlıksız bir bağırsak florası, tüm vücuda yayılan sessiz bir yangının fitilini ateşler. Mutluluk hormonu olan serotoninin büyük kısmı burada üretildiğinden, bağırsak sağlığı yaşlılıkta hayata pozitif bakabilmenin de gizli formülüdür."

Mitokondriyal sağlık: Kronik stres yönetimi

Kronik stres, hücrelerimizin enerji santralleri olan mitokondrilere doğrudan zarar verir ve vücutta sessiz bir "enflamasyon" (iç yangı) durumu yaratır. Meditasyon, doğada zaman geçirmek veya düzenli nefes egzersizleri yapmak, stres hormonu kortizolü dengeler. Sakin ve dingin bir zihin, hücre düzeyinde yaşlanma hızını yavaşlatan en doğal ilaçtır. Sürekli endişe halinde yaşamak, DNA'larımızın koruyucu kapakları olan telomerleri hızla kısaltır. Hayatın getirdiği zorluklara karşı geliştireceğiniz psikolojik dayanıklılık, cildinizdeki kırışıklıklardan damar sertliğinize kadar her şeyi etkiler. Gün içinde kendinize sadece 'durma' ve nefes alma molaları vererek enerji santrallerinizi koruma altına alın.

Vücudun akışkanlığı: Hidrasyon ve hücresel su dengesi

Yaş ilerledikçe vücudun susuzluk hissi ve algısı azalarak kronik susuzluğa neden olur. Hücrelerin toksinlerden arınması, böbrek fonksiyonlarının korunması ve cildin elastikiyeti için yeterli su tüketimi şarttır. Yeterince su içmediğimizde kanımız koyulaşır ve kalbimiz dokuları beslemek için çok daha fazla çalışmak zorunda kalır. Eklemlerimizin arasındaki sıvı seviyesinin korunması ve hareket kabiliyetimizin azalmaması da doğrudan su tüketimimize bağlıdır. Masanızda her zaman dolu bir sürahi bulundurmayı yaşamsal bir alışkanlık haline getirin.

Kemik gücü ve hormonal denge: D vitamini ve doğru takviyeler

Yaşlanma sürecinde kemik yoğunluğunu korumak ve bağışıklığı güçlü tutmak için D vitamini, magnezyum ve B12 gibi değerlerin yeterli seviyede olması gerekir. Hekim kontrolünde doğru takviye stratejisi, eksilen biyolojik depoları doldurur. Kulaktan dolma bilgilerle, rastgele vitamin kullanmak yerine, kan analizlerinize göre hekim önerisi doğrultusunda gerekli takviyeleri almalısınız. Yaş alırken kemik erimesine dur demek, ilerideki adımlarımızın kırılmaz güvencesidir.

Damar yaşını korumak: Kardiyovasküler esneklik ve toksinlerden kaçınmak

Sigara, alkol ve aşırı tuz gibi damarın iç çeperini bozan faktörlerden uzak durmak hayati önem taşır. Düzenli kardiyo egzersizleri (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) damar esnekliğini koruyarak dokulara giden oksijen miktarını artırır ve organ yaşlanmasını geciktirir. Esnekliğini kaybeden sertleşmiş damarlar, yüksek tansiyona ve dolayısıyla kalp krizine davetiye çıkarır. Damar sağlığını korumak, tüm organlarımıza gençlik iksiri pompalamak demektir.

Proaktif Tıp: Düzenli check-up ve koruyucu sağlık taramaları

Prof. Dr. Berrin Karadağ, hastalık kapıyı çalmadan, fonksiyon kaybı gelişmeden önce önlem almanın, modern geriatrinin temel yasası olduğunu belirterek, "Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin yakın takibi, damar sağlığımızı sessiz hasarlardan korur. Yaşınıza uygun düzenli sağlık taramalarını ve aşıları ihmal etmemek, genetik fay hatlarınızın nerede olduğunu bilip ona göre koruyucu duvarlar örmenizi sağlar. Tıpta en ucuz ve en etkili tedavi, hastalıktan korunmaktır. Küçük bir kan tahlili veya erken fark edilen bir dengesizlik, yıllar sonra büyük bir felakete dönüşebilecek bir hastalığı başlamadan bitirebilir. Bedeninizi dinleyin ama onu düzenli olarak uzman bir hekim mühendisliğine emanet etmeyi de unutmayın."

Tükenmişliği 4 adımla önleyin


 
Sabahları uyanmak istemiyor, kendinizi bitkin, yetersiz ve sürekli duvara çarpıyormuş gibi hissediyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Peki bu durumda ne yapılabilir?
 

13.10.2026 08:44:00
Murat Çorbacı
 
Tükenmişliği 4 adımla önleyin
Tükenmişliği 4 adımla önleyin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, özellikle son yıllarda iş ile yaşam sınırlarının silikleşmesi, artan iş yükü, işyerinde kendini güvende hissetmemek ve sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabildiğini belirterek, "Şüphesiz kurumların da bazı düzenlemeleri mutlaka yapmaları gerekir. Ancak bireysel olarak günlük yaşantınızda yapabileceğiniz bazı değişiklikler de, tükenmişliğin fiziksel ve ruhsal açıdan daha ciddi boyutlara ulaşmasını önlemeye katkı sağlayabilir. Gerekli önlemler alınmadığında ise tükenmişlik; hafıza ve uyku sorunlarından mide-bağırsak şikayetlerine, kalp ve damar sağlığından bağışıklık sisteminin zayıflamasına dek çeşitli fiziksel ve ruhsal sorunlarla ilişkili olabilmektedir" dedi. Günümüzde tükenmişliğin sıklıkla depresyonla karıştırıldığını, bu durumun da gereksiz ve artan antidepresan kullanımına yol açabildiğini belirten Dr. Sarıkavak, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tükenmişlik sendromuna karşı kişisel olarak alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Size iyi gelen uğraşlar edinin

Bireylerin iş saatleri dışında tamamen farklı bir kimliğe bürünebilmeleri hayati önem taşır. Düzenli yürüyüş, bütçe gerektirmeyen el sanatları veya okuma grupları gibi hobiler zihni yeniler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında gönüllü sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmak, tükenmişlikte sıklıkla kaybolan 'kişisel başarı ve işe yarama' hissini güçlü bir şekilde onararak kişiye doğal bir psikolojik kalkan sağlar.

Ekran maruziyetini sınırlayın

Modern çağın en sinsi tehlikelerinden biri olan 'dijital yorgunluk', yoğun ekran maruziyetiyle birlikte beynin sürekli alarm halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum uyku hijyenini bozarak strese karşı bedeni koruyan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabilir. Sağlıklı kalmak için ekran maruziyetini özellikle akşam saatlerinde sınırlamak ve biyolojik uyku ritmini tavizsiz bir şekilde korumak, bedenin stres yükünü azaltmak açısından kritik rol oynar.

Stresi yönetmeyi öğrenin

Tükenmişliğe karşı, farkındalık (mindfulness) temelli stres azaltma uygulamaları, beynin korku ve stres tepkilerini azaltarak duygusal tükenmeyi kısa vadede hafifletmeye ve kişinin 'anda kalmasına' yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir iyileşme sağlamak için psikoterapi yöntemlerinden yararlanılmalıdır.

İş stresini eve taşımayın

Tükenmişlik, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi iş yerinden aile yaşamına sıçrama ve eşlerin veya çocukların psikolojisini bozma potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, stresini eve taşıyan kişilerin eşlerinde de benzer tükenmişlik ve performans düşüşleri görüldüğünü kanıtlamaktadır. Eve girmeden önce zihinsel bir bariyer oluşturmak, evde iş konuşmamak ve aile içi iletişimde 'işten psikolojik olarak kopabilmeyi' başarmak, hem bireyi hem de ailenin bütünlüğünü korur. 

Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi

Çanakkale'de geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ hastanesine kontrole geldi

12.10.2026 14:13:00 / Güncelleme: 12.10.2026 14:16:11
İHA
 
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos Pazar günü kalp krizi geçirdi. Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'ne sevk edilerek burada anjiyo oldu.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemi yapıldı. Operasyon sonrası sağlık durumu iyi olan Cem Yılmaz, 2 günlük takip süresini doldurdu.

Durumu stabil olan Cem Yılmaz, şikayeti olmadığı için ilaçları yazılarak 31 Ağustos günü saat 19.30 sıralarında taburcu oldu.



Cem Yılmaz Çanakkale'ye kontrole geldi

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kontrol için ÇOMÜ hastaneye geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden hastane önünde çektiği fotoğrafı paylaşan Cem Yılmaz, hastane ve doktoru Prof. Dr. Ercan Akşit'i etiketledi.

Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü

İstanbul Beylikdüzü'ndeki bir tır garajı, kimliği belirsiz 3 şahıs tarafından kundaklandı. Olayda 4 araç küle dönerken şahısların araçlara yanıcı madde dökerek ateşe verdiği anlar kameraya yansıdı

12.10.2026 13:43:00 / Güncelleme: 12.10.2026 13:45:44
İHA
 
Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü
Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü
Olay, sabah saatlerinde Beylikdüzü Marmara Mahallesi'ndeki bir tır garajında yaşandı. Çok sayıda tırın alev alev yandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Servis ekiplerine bildirdi.

Gökyüzüne yükselen dumanlar çevre ilçelerden de görülürken, adrese gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında 4 tır kullanılamaz hale geldi.

Olayın ardından inceleme başlatan polis ekipleri yangının kundaklama dolayısıyla çıktığını tespit etti.



Tır garajına araçla gelen 3 şahsın, yanlarında getirdikleri yanıcı maddeyi araçlara dökerek ateşe verdiği öğrenildi.

Olayın ardından araçla kaçan şahısları ise yakalamak için polis ekipleri çalışma başlattı.

Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

12.10.2026 10:36:00 / Güncelleme: 12.10.2026 10:41:19
İhlas Haber Ajansı
 
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı. Gençlik ve Spor Başkanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı.

Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı

12.10.2026 10:30:00
AA
 
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla başvuru ekranının e-Devlet sistemi üzerinde erişime açıldığını açıkladı.

Bakan Bak açıklamasında, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı. Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  

BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN ALINACAK
Öğrenciler başvurularını, 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 23.59'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden TC kimlik numaraları ve şifreleriyle giriş yaparak tamamlayabilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve eğitim durumuna ilişkin bilgiler, ilgili kamu kurumları aracılığıyla doğrulanacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.