logo
30 KASIM 2025


Sosyal patlama olur mu?

31.07.2001 00:00:00
Kayseri otogarındayım. Oradaki büfelerde, tahmin edilebileceği gibi pastırmalı tost satılıyor. Sivas otobüsünü beklerken ben de nefis bir pastırmalı tost ısmarladım kendime.

Dükkanın önündeki küçük taburede oturup tostumu bir güzel mideme indirirken bir anne ve biri, beş-altı diğeri, sekiz-on yaşlarındaki iki kızı ile birlikte oradan geçiyorlardı. Anne, ellerinden tuttuğu kızlarını, büfeyi ve önündeki tezgahlarda sergilenen çörekleri görmelerini engelleyecek şekilde adetâ çekiştirerek götürüyordu. Onlar da pastırmalı tost yemeyi kim bilir ne kadar çok arzu ederlerdi.

Çörekleri görmeleri, annenin çabaları ile engellenebilse bile kızların pastırmalı tostu farkına varmamaları olanaksızdı. Çünkü etrafta nefis bir pastırma kokusu vardı ve zaten çıraklar, "Mis gibi pastırmalı tost" diye bağırıyorlardı. Hele vitrinlerdeki, kızartılmaya hazır, içindeki pastırmalar görülsün diye içleri özellikle açılmış, yarım ekmek biçimindeki tostlar!

Pastırmalı tost alamayacaklarını biliyordu anne, on yaşındaki küçücük kız ve beş yaşındaki minicik kardeşi.

Beş yaşındaki minicik kız, minnacıklığına sığınarak, hiç olmazsa çöreklere bakmaya cesaret etti ve annesine, "Anne bana şu çöreklerden alsana" diye istediği çöreği göstererek ayak diredi. Anne, büyük kız ve minnacık, uzun uzadıya çöreklere baktılar. Biraz yürüdüler ama minnacık'ın ısrarı ile bir kaç adım geri gelerek tekrar çörekleri süzmeye başladılar. Bir ara anne, onun anlayabileceğini umarak büyük kızının gözlerinin içine baktı bir süre. Sessiz bir mutabakatla çöreklerin fiyatını sormayı kararlaştırdılar. Abla, bir dizini öbür dizine sürerek sıkılgan bir şekilde sordu.

Bir tanesi yüz, bir tanesi yüz elli bin lira idi çöreklerin. Büyük kız ile anne fısıldaştılar. Anne, çantasını açtı, içindeki bozuklukları evire çevire, uzun uzun hesap yaptı ve bir madeni yüz binlik çıkararak büyük kıza gösterdi, ufaklığa çaktırmadan.

Ablası, yüz bin liralık çöreklerden birine eliyle dokunarak ufaklığa, "Peki şunlardan al bir tane" dedi. "Ama bak bunlardan tamam mı" diye de tekrarladı. Ancak küçük kızın gönlü yüz elli binlik çöreklerde idi ve iki eli ile, koluna sarılıp vücudunu yana yatırarak çekiştirdiği annesine, "Anne ne olur bunlardan al" diye yalvarıyordu.

Kendisi de o çöreklere imrenmesine rağmen ablası, doğal davranıyormuş gibi yaptı, yüz binlik çörekleri göstererek ve ufaklığın kafasını eliyle sert bir şekilde itiştirerek, "Hayır bunlar daha iyi, bunlardan yiyeceksin" diye azarladı onu.

Çörek alındı. Ufaklık mutsuzdu. Annesinin ve kendi nefsine rağmen küçük kardeşine bir çörekçik alınması için fedakarlık gösteren on yaşındaki olgun ablasının da içleri buruktu. Anne de abla da açtılar ama bir parça bile koparmadılar ufaklığın çöreğinden.

Başları öne eğik, kalkma saati yaklaşan otobüslerine doğru ilerlediler. Ufaklık, bir yandan çöreğini iştahla yiyor ama hâlâ ikide birde dönüp istediği çöreklere bakıyordu. Annesi ve ablası da ona sezdirmeden birer kere dönüp baktılar. Gözlerini pastırmalı tostlarla meşgul bile etmiyorlardı, kendilerine ne kadar uzak olduklarını bildikleri için. Gözleri değse de hemen kaçırıveriyorlardı. Anne bir şeyler mırıldandı. Allah'ından şefaat diliyor, O'na sığınıyordu kuşkusuz.

Elimdeki, yarısını bitirmekte olduğum kocaman tostu koydum bir kenara. "Ne oldu abi, yemiyor musun" diyen çıraktan, göz yaşlarımı görmesin diye yüzümü gizleyerek ve gırtlağım boğum boğum olduğu için cevap vermeyip elimle, "Sağ ol" gibisinden bir işaret yaparak kurtulmaya çalıştım.

Tam ayrılıyordum ki, ufaklığın ablası geldi ve çırağa, "Az önce sizden çörek aldık. Annem yanlışlıkla elli bin lira fazla vermiş. Bana öyle söyledi. Elli bin liramızı geri verir misiniz" dedi.

Çırak anlamadı ve sordu kıza:"Hangi çöreklerden aldın?"

"Na, şunlardan" diye yüz bin liralık çörekleri gösterdi kız, mahcup bir tavırla.

Çırak patrona, "Yüz bin liralık çörek almışlar yüz elli vermişler yanlışlıkla" diye seslendi.

İkisi de bir şey anlamadılar ama patron, "Ver, ver Allah'ın inayeti hepimizin üzerinde olsun" diye kasadan hiç düşünmeden çıkardığı elli bin lirayı çırağa uzattı.

Elli bin liralık eline sıkıştırılınca yüzünün hatları gevşeyiverdi kızın ve utana sıkıla ağzında çiğnediği başörtüsünün ucunu dişleri arasından aşağı doğru çekerek yürümeye koyuldu.

O, yüzünü kızartmaya razı olmak zorunda kalmıştı ama her şey hızla geliştiği için bir şey anlamamıştı kimse. Çabucak ayrıldı oradan. Sorun, gürültüsüz çözüldüğü için de sanki gizli bir sevinç kırıntısı vardı gözlerinde.

Anlaşılan, anne, çörekleri uzun uzadıya süzerken ve çantasını karıştırırken yaptığı hesapta elli bin liralık bir yanlış yapmıştı. Eksik kalan belki de bilet paraları idi.

Hesabı doğru yapsaydı, elli bin liraya çörek olmadığı için hiç bir şey alamayacaklardı. Anne ve abla açlıklarını bastırmayı öğrenmişlerdi ama ya küçük kız? Dayanamayıp arkalarından gittim. Otobüsün camında gördüm anneyi. Başörtüsünü sıvazladı, ellerini açtı, dua ediyordu otobüs uzaklaşırken. Küçük kızının karnını doyurmak adına başlarına gelen bu utanç için Allah'tan kendisini bağışlamasını istiyordu muhakkak.

Bir süre sonra şüphesiz ki, kendilerini bu duruma sokanlara da gözlerindeki yaşlarla beddualar edecekti.

Ben ise çöküp kaldığım kaldırımın üzerinde kafamı dizlerimin arasına sokup hiç beklemeden bedduaya ve hıçkırmamaya çalışarak ağlamaya başlamıştım çoktan.

Sosyal patlama olur mu?

Hâlâ soracak mısınız?

Ulaş BIÇAKÇI
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Bordo Mavilileri önce ter bastı sonra da rahatlık
Trabzonspor, Konyaspor'u yenerek zirve yarışını sürdürdü
Vahşiler ateşi hiç kesmedi
Gazze'deki can kaybı 70 bin 100'e çıktı
Patrik eşlik etti
Papa fesat yuvasında
'Adayımız Ekrem İmamoğlu'
Özel, CHP kurultayında konuştu
Mesut Barzani Şırnak'ta
Peşmerge lideri neden geldi?
'Bu kriz bambaşka'
Maliyet artışları sanayiciyi bunaltıyor
İsrail, Batı Şeria'ya saldırılarını yoğunlaştırdı
Tubas'ta 26 Kasım'dan bu yana 130 Filistinliyi yaraladı
Havayolu şirketlerinden seri açıklamalar
Havacılıkta Airbus A320 paniği
ABD, Afgan pasaport sahiplerinin vizelerini askıya aldı
Gerekçe: Ulusal ve kamu güvenliğini korumak
NYT: Trump, Maduro ile telefonda görüştü
Maduro'nun Trump'a bazı teklifler sunduğu iddia edildi
30 bine ramak kaldı
Açlık sınırı Kasımda resmen uçuşa geçti
Savaş listesinde ABD üçüncü sırada!
İspanya'yı şok eden anket
'Çok vahim hatalar yapıldı'
Erdoğan'dan terörle mücadele mesajı
BTP'de kongre hazırlığı
9. Olağan Kongre 7 Aralık'ta
CHP'de yine kurultay var
39. Olağan Kurultay başladı
Bordo Mavilileri önce ter bastı sonra da rahatlık
Trabzonspor, Konyaspor'u yenerek zirve yarışını sürdürdü
Vahşiler ateşi hiç kesmedi
Gazze'deki can kaybı 70 bin 100'e çıktı
Patrik eşlik etti
Papa fesat yuvasında
'Adayımız Ekrem İmamoğlu'
Özel, CHP kurultayında konuştu
Mesut Barzani Şırnak'ta
Peşmerge lideri neden geldi?
'Bu kriz bambaşka'
Maliyet artışları sanayiciyi bunaltıyor
İsrail, Batı Şeria'ya saldırılarını yoğunlaştırdı
Tubas'ta 26 Kasım'dan bu yana 130 Filistinliyi yaraladı
Havayolu şirketlerinden seri açıklamalar
Havacılıkta Airbus A320 paniği
ABD, Afgan pasaport sahiplerinin vizelerini askıya aldı
Gerekçe: Ulusal ve kamu güvenliğini korumak
NYT: Trump, Maduro ile telefonda görüştü
Maduro'nun Trump'a bazı teklifler sunduğu iddia edildi
30 bine ramak kaldı
Açlık sınırı Kasımda resmen uçuşa geçti
Savaş listesinde ABD üçüncü sırada!
İspanya'yı şok eden anket
'Çok vahim hatalar yapıldı'
Erdoğan'dan terörle mücadele mesajı
BTP'de kongre hazırlığı
9. Olağan Kongre 7 Aralık'ta
CHP'de yine kurultay var
39. Olağan Kurultay başladı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.