logo
28 EYLÜL 2026

Su orucunun faydası çok, ancak dikkat!

Sadece su içerek hücrelerinizi kendi kendini onarmaya mı zorlayacaksınız, yoksa kaslarınızı eritip kalbinizi riske mi atacaksınız? Bilimsel gerçekler, şaşırtıcı faydalar ve hayatınızı değiştirebilecek uyarılarla dolu bu rehberi okumadan karar vermeyin

25.03.2026 15:36:00 / Güncelleme: 25.03.2026 19:34:18
Eyüp Kabil
 
Su orucunun faydası çok, ancak dikkat!
Su orucunun faydası çok, ancak dikkat!
Su orucu (water fasting), son yıllarda sağlık ve wellness trendleri arasında popüler hale gelen bir uygulamadır. Ancak bu yöntem, hem potansiyel faydaları hem de ciddi riskleri nedeniyle dikkatli yaklaşılması gereken bir konudur. Bu yazı, su orucunun ne olduğu, nasıl uygulandığı, bilimsel yönleri, faydaları ve risklerini ara başlıklar altında detaylı bir şekilde ele almaktadır.






Su orucu nedir?

Su orucu, belirli bir süre boyunca sadece su içilerek ve hiçbir katı gıda, meyve suyu, çay, kahve veya başka sıvı tüketilmeden yapılan bir oruç türüdür. Genellikle 24 ila 72 saat (1-3 gün) arasında uygulanır; bazı durumlarda tıbbi gözetim altında 5-20 güne kadar uzayabilir. Vücut bu süreçte kalori alımını tamamen keser ve depolanmış enerji kaynaklarını (önce glikojen, sonra yağ) kullanmaya başlar. Amaç, sindirim sistemini dinlendirmek, otofajiyi (hücrelerin kendi kendini yenileme süreci) tetiklemek ve vücudu arındırmaktır.

Otofaji, Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi'nin Nobel ödüllü çalışmalarıyla bilim dünyasına tanıtılan bir mekanizmadır; yaşlı ve hasarlı hücre parçalarının parçalanarak yeniden kullanılmasına olanak tanır.






Tarihçesi ve kökeni

Su orucu, insanlık tarihi boyunca dini, spiritüel ve tıbbi amaçlarla uygulanmıştır. Antik Yunan'da Hippocrates gibi hekimler açlığı tedavi yöntemi olarak önermiş, İslam, Hristiyanlık, Yahudilik ve Budizm gibi dinlerde de benzer oruç pratikleri görülmüştür. Modern dönemde ise alternatif tıp ve wellness topluluklarında detoks, kilo kontrolü ve kronik hastalık yönetimi için popülerleşmiştir. Günümüzde bilimsel çalışmalar, özellikle aralıklı oruç ve su orucunun metabolik etkilerini incelemektedir.






Su orucu nasıl yapılır?

Su orucu üç aşamada uygulanır: Hazırlık, oruç dönemi ve yeniden beslenme (refeeding).

- Hazırlık Aşaması: Oruçtan 1-2 gün önce hafif, bitkisel ağırlıklı beslenin. Kafein ve şekerli gıdaları azaltın. Mutlaka doktor onayı alın; kan tahlili yaptırın.

- Oruç Dönemi: Sadece su için (günde 2-3 litre, vücut ağırlığına göre). Dinlenin, hafif yürüyüş yapın. İş veya yoğun aktivitelerden kaçının.

- Yeniden Beslenme: Oruç bitince aniden ağır yemek yemeyin. İlk 1-2 gün çorba, meyve ve hafif yiyeceklerle başlayın. Bu aşama, "refeeding sendromu" riskini önlemek için kritik öneme sahiptir.

Kısa süreli (24-72 saat) oruçlar evde yapılabilir; uzun süreli olanlar ise mutlaka tıbbi gözetim altında olmalıdır.






Potansiyel faydaları

Bilimsel çalışmalar su orucunun şu faydalarını öne çıkarmaktadır:

- Kilo Kaybı: Kısa sürede hızlı kilo verimi (3 günde 2-4 kg, 7 günde 7-8 kg mümkün). Ancak bunun büyük kısmı su ve kas kaybıdır; yağ kaybı sınırlıdır.

- Otofaji ve Hücresel Yenilenme: 24-48 saatten sonra otofaji artar; bu, hücre onarımını destekleyebilir ve yaşlanma karşıtı etki yaratabilir.

- İnsülin Duyarlılığı ve Kan Şekeri Düzenlenmesi: İnsülin direncini azaltabilir, tip 2 diyabet riskini düşürebilir.

- İltihap Azalması ve Detoks: Sindirim sistemi dinlenir, inflamasyon belirteçleri düşebilir; toksin atımı desteklenir.

- Kronik Hastalık Risklerinde Azalma: Bazı araştırmalar kalp hastalığı, kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini azaltabileceğini gösterse de kanıtlar sınırlıdır.

- Zihinsel ve Ruhsal Faydalar: Enerji artışı, odaklanma ve manevi huzur rapor edilmiştir.

Faydalar genellikle kısa süreli uygulamalarda görülür ve bireysel farklılıklar gösterir.






Olası riskler ve yan etkiler

Su orucu risksiz değildir ve özellikle uzun süreli veya plansız yapıldığında ciddi sorunlar yaratabilir:

- Elektrolit Dengesizliği ve Dehidrasyon: Sadece su içmek sodyum, potasyum kaybına yol açabilir; hipotansiyon, baş dönmesi, kas krampları görülür.

- Hipoglisemi ve Kas Kaybı: Kan şekeri düşer, kas erimesi hızlanır.

- Diğer Yan Etkiler: Baş ağrısı, yorgunluk, uykusuzluk, mide bulantısı, metabolik asidoz.

- Ciddi Riskler: Yeniden beslenme sendromu (kalp ritim bozuklukları), böbrek hasarı, uzun vadede kemik erimesi riski artışı. Bazı fare çalışmalarında bağırsak kanseri riski yükselmiştir.

2024-2025 çalışmalarında, 4 günden uzun su oruçlarının kalp-damar sistemi üzerinde stres yaratabileceği belirtilmiştir.






Kimler su orucu yapmamalı?

Aşağıdaki gruplar kesinlikle kaçınmalıdır veya sadece doktor kontrolünde yapmalıdır:

- Hamileler ve emzirenler

- Tip 1 veya kontrolsüz tip 2 diyabetliler

- Düşük vücut ağırlığı olanlar veya yeme bozukluğu öyküsü olanlar

- Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı (kalp, böbrek, karaciğer) olanlar

- İlaç kullananlar (özellikle tansiyon, diyabet ilaçları)

- Ameliyat öncesi veya sonrası dönemdekiler






Bilimsel durum ve kanıtlar

Su orucuna dair kanıtlar umut verici ancak sınırlıdır. Hayvan çalışmalarında otofaji ve uzun ömür faydaları net; insan çalışmalarında ise ağırlıklı olarak kısa süreli kilo kaybı ve metabolik iyileşmeler gözlenmiştir. NIH ve PMC gibi kaynaklar, tıbbi denetimli su orucunun güvenli olabileceğini ancak kas kaybı ve yan etkiler nedeniyle uzun süreli kullanımın riskli olduğunu vurgular. Daha fazla randomize kontrollü çalışmaya ihtiyaç vardır.

Pratik ipuçları ve öneriler

- Oruç öncesi ve sonrası beslenmeye dikkat edin.

- Günlük aktivitelerinizi azaltın; dinlenme ve meditasyon yapın.

- Vücudunuzu dinleyin: Şiddetli baş dönmesi, bayılma gibi belirtilerde hemen bırakın.

- Su orucunu aralıklı oruç (intermittent fasting) ile karıştırmayın; ikincisi daha güvenli bir alternatiftir.

- Uzman eşliğinde (kliniklerde) yapılan programlar tercih edin.

Su orucu, doğru şekilde ve kısa süreli uygulandığında kilo kaybı, otofaji ve metabolik sağlık açısından fayda sağlayabilir. Ancak riskleri göz ardı edilmemeli; özellikle uzun süreli uygulamalar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Herhangi bir sağlık hedefiniz için su orucunu düşünüyorsanız, lütfen bir hekim veya diyetisyenle görüşün. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklikleri her zaman en güvenli yoldur. Sorularınız olursa yorumlarda belirtin!

Önemli Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Su orucu uygulamadan önce mutlaka bir doktora danışın.

Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.