logo
21 EKİM 2026

Suriyelilerin yüzde 65'i ülkesine dönmek istiyor

Gaziantep Üniversitesinde görevli akademisyenlerin hazırladığı 'Gaziantep'teki Suriyeliler' başlıklı araştırmada dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı. Araştırma sonuçlarına göre Gaziantep'te yaşayan Suriyelilerin yüzde 65'i ülkesine dönmek isterken araştırmaya katılan Suriyelilerin yüzde 40'ı ise uygun koşullar oluştuğunda Avrupa'ya göç etmeyi düşünüyor

19.06.2021 23:17:00
 
Suriyelilerin yüzde 65'i ülkesine dönmek istiyor
Suriyelilerin yüzde 65'i ülkesine dönmek istiyor
Gaziantep Üniversitesi'nde görevli akademisyenler Suriye'de başlayan iç savaştan dolayı Gaziantep'e göç etmek zorunda kalan Suriyelilerle ilgili geniş çaplı bir araştırmaya imza attı. Akademisyenlerin 2018 ve 2020 yıllarında gerçekleştirdiği 2 aşamalı 'Gaziantep'teki Suriyeliler' adlı araştırmada çarpıcı sonuçlara rastlanıldı. Araştırmada 2018'de ülkesine dönmek isteyen Suriyelileri oranı yüzde 56 çıkarken bu oranın 2020 yılında yüzde 65'e yükselmesi dikkat çekti. Araştırma sonucunda Suriyelilerin en büyük probleminin gündelik hayat faturaları olduğu ortaya çıkarken Suriyelilerin Gazianteplilere oranla entegrasyona daha yakın oldukları sonuçlara yansıdı.

20 bin kişiyle bire bir görüşme yapıldı

Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerine bağlı 174 mahallede yapılan araştırmada yarısı Suriyeli diğer yarısı Gaziantepli olan 4 bin 500'den fazla haneye gidilirken yaklaşık 20 bin kişiyle görüşüldü. Care International'in Turkey ve IOM'in katkılarıyla yapılan araştırma 'Gaziantep Monitörü 2020' ismiyle kitaplaştırılırken araştırmada Gaziantepliler ve Suriyeliler arasındaki benzerlikler, farklılar, Suriyelilerin uyumu ve daha birçok konu ele alındı.

'Suriyelilerin yüzde 65'i ülkesine dönmek istiyor'

2020 yılı araştırmalarının sonuçlarını 2018 yılında yayınladıkları 'Gaziantep'teki Suriyeliler' araştırmasının devamı niteliğinde olduğunu aktaran Gaziantep Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuri Gültekin, araştırmayı Suriyeliler adına uyumun ne aşamada olduğunu öğrenme amacıyla yaptıklarını söyledi. Görüştükleri hanelerin yarısının Gaziantepli diğer yarısının Suriyeli olduğunu aktaran Gültekin, 'Bizim için en ilginç sonuçlardan bir tanesi belli bir mesafeye rağmen hala uyumla ilgili umudun olmasıydı. Ancak o kadar da iyimser olmayı gerektirmeyen işaretler var. Politika oluşturucuların göçe, uyuma, mültecilere dair çok dikkat etmesi gereken hususlar olduğunu keşfettik. Mesela bulduğumuz en ilginç sonuçlardan bir tanesi 2018'de Suriyelilerin yüzde 56'sı ülkelerine dönmek istiyordu. Ancak 2020 yılındaki araştırmada geri dönmeyi düşünenlerin oranı yüzde 65'e çıktı. Bu üzerinde durulması gereken bir husustur' ifadelerini kullandı.

'Kira artışının Suriyelilerden kaynaklandığını düşünüyorlar'

Aradan geçen bu süre içerisinde Suriyelilere dair entegrasyon, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarında problem oluştuğunu paylaşan Gültekin, çok sayıda Suriyelinin batı ülkelerine göç etmesinin de Suriyelileri çıkmak istemelerinde etkili olduğunu dile getirdi. Gazianteplilerin büyük çoğunluğunun Suriyelileri 'savaştan kaçan insanlar' olduğunu anlatan Gülketin, 'Çok olumsuz yaklaşanlar yok ama çok ciddi anlamda olumlu yaklaşanlarda yok. Gazianteplilerin büyük bir kısmı kendilerinin Suriyelilere hiç benzemediklerini söylüyorlar. Açıkçası bu Suriyeliler ve Gazianteplilerle ilgili önemli bir parametredir. Bir diğer ilginç nokta 'kardeşlik'söyleminin sahada pek bir karşılığı olmadığını görüyoruz. İnsanlar bu konuda çok daha gerçekçi bakıyorlar. Gaziantepliler şehirdeki kira artışının en büyük nedeni olarak Suriyelileri görüyor' dedi.

'Suriyelilerin yüzde 40'ı başka bir ülkeye gitmek istiyor'

Yaptıkları araştırmanın Türkiye'de bir ilk olduğunu sözlerine ekleyen Gültekin, 'Özellikle Gaziantep'teki Suriyeliler meselesi aslında bir yoksulların karşılaşması meselesidir. Türkiye'de Suriyelilere dair yapılan birçok araştırma var fakat sınıf içi etkileşimler bakımından ilk defa böyle bir araştırma yapıldı. Biz daha çok yoksul, alt ve orta sınıflar arasındaki etkileşime baktık. Türkiye'de Suriyelilere dair yapılan en detaylı araştırma bizim araştırmadır diyebiliriz. 2018 ile 2020 yıllarında yapılan araştırmalar arasındaki en çarpıcı sonuç gitmek isteyenlerin oranının artmasıdır. Bunda pek çok sebep var. 2018 yılında Suriyeliler için en büyük problem şehirdeki kiralardı. Fakat 2020 araştırmasında en büyük problem olarak gündelik hayat faturaları çıktı. Kararsızların oranı dağıtıldığında Suriyelilerin yüzde 40'ı uygun koşullar oluştuğunda başka bir ülkeye gitmek istiyor' şeklinde konuştu.

'Suriyeli kadınlar iş hayatına girmeye başladı'

Araştırma ekibinin içerisinde yer alan Dr. Şenay Leyla Kuzu ise araştırma sonucunda hem Suriyeli hem de Gaziantepli kadınların çalışma hayatının dışında olduklarını gördüklerini söyledi. Kadınların daha çok hane işleriyle uğraştıklarını paylaşan Kuzu, 'Göç ve mültecilik kadınlar açısında çok stresli bir süreç ve zaman geçtikçe hane gelirinin düşmesiyle ekonomik hayata katılmaları bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Eğitimleri ve beceriyle doğru orantılı olarak Suriyeli kadınlar iş hayatına da girmeye başladıklarını söyleyebiliriz. Kadınların çocukların eğitimiyle ilgili çok ciddi alakadar olduklarını gördük. Suriyeli kadınlar okullarda çok rahat olduklarını ve mahallelerinde kendilerini güvende hissettiklerini görüyoruz' ifadelerine yer verdi.

'Suriyeliler medyayı sosyal medyadan takip ediyor'

Kültürel benzerlikler konusunda Suriyelilerin kendilerini Gazianteplilerle benzer gördüklerine dikkat çeken Dr. Mesut Yücebaş'ta, Gazianteplilerin Suriye lokantalarına hiç gitmediklerini, Suriyelilerin ise Gaziantep lokantalarına gittiklerini söyledi. Komşuluk ilişkileri bakımından Suriyelilerin Gazianteplilerle ilişki yürütebildiklerini ifade eden Yücebaş, 'Suriyeliler ve Gaziantepliler en önemli iletişim aracı olarak televizyonu görüyor. Yazılı basın oldukça düşük seviyede takip ediliyor. Suriyeliler sosyal medyayı çok yoğun bir şekilde kullanıyor. Suriyeliler kendi sorunları konusunda bilgi almak isterken daha çok sosyal medyaya yöneliyorlar. Kendi coğrafyalarındaki iktidar ilişkilerinden bağımsız haber alma ağlarına ulaşma kolaylığından dolayı sosyal medyayı kullanıyorlar. En çok da nefret söylemine sosyal medyadan karşılaştıklarını ifade ediyorlar. Suriyeliler yerel ve ana akım medyanın kendilerine dönük karşıt dil kullanmasından da yakınıyorlar' diye konuştu.İHA

İstanbul ve Muğla'da "sahte ekspertiz" raporuyla vurgun yapmışlardı: Mağdur olan araç sahipleri konuştu

İstanbul ve Muğla'da düzenlenen operasyonda sahte ekspertiz raporu düzenleyerek haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin bu yöntemle en az 30 kişiyi mağdur ettiği öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gelen mağdurlardan bazıları yaşadıklarını anlattı

20.10.2026 19:00:00
İHA
 
İstanbul ve Muğla'da "sahte ekspertiz" raporuyla vurgun yapmışlardı: Mağdur olan araç sahipleri konuştu
İstanbul ve Muğla'da "sahte ekspertiz" raporuyla vurgun yapmışlardı: Mağdur olan araç sahipleri konuştu
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nce yürütülen çalışmalarda; ikinci el araçların kilometre bilgilerinde usulsüzlük yapıldığı ve sahte ekspertiz raporlarıyla ağır hasarlı araçların hasarsız gibi gösterilerek vatandaşların mağdur edildiği tespit edildi. Yapılan çalışmalarda haksız kazanç elde ettikleri değerlendirilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul ve Muğla'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, bu operasyonlarda ilk etapta 14 şüpheli yakalanarak Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirildi.

Çalışmaların devamında ise 2 şüpheli daha yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltı sayısı 16'ya yükseldi. Yapılan aramalarda, kilometreleriyle oynandığı değerlendirilen araçlar, dokümanlar ve silah ele geçirildi. Ayrıca şüphelilerin bu yöntemle en az 30 kişiyi dolandırarak mağdur ettiği öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilen 16 şüphelinin işlemleri sürerken, mağdurlardan bazıları ifade için Asayiş Şube Müdürlüğü'ne geldi. Ardından yaşadıkları mağduriyeti anlatan vatandaşlar, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne ve Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerine teşekkür etti.

"Dolandırıcılar 'ekspertize ne gerek var' dedi"

Mağdurlar arasında yer alan Murat Koç, şüphelilerin kendisine ekspere para verme dediklerini iddia ederek, "Ben bir araba aldım. Daha doğrusu araba almaya gittim. Araba görünüş şekliyle çok güzeldi. 'Ekspertize sokalım' dedim. 'Ekspertize ne gerek var, araba bu. Ekspere 15-20 bin lira vereceğine, verme' dedi. Ben de baktım, araba güzel. Açıkçası hoşuma gitti. Ben de tatlı lafına inandım. Ekspertize sokmadım. Sonra benim oğlan, ölçüm bakımına soktu ki araç 430 bin kilometrede. Ağır hasar kaydı var. Var da var yani. Böylelerine fırsat verilmesin istiyorum. Türk polisine çok çok teşekkür ederim. Minnettarım. Onların sayesinde rahat uyuyoruz. Allah razı olsun" şeklinde konuştu.

"Araç alacaklar hiç kimseye güvenmesinler"

Bir başka mağdur Serkan Elman ise "Aracı buldum. Aracı 570 bin liraya satmışlardı. Herhangi bir hasar kaydı yok dediler. Araca gittik baktık. Araç düzgün bir şekildeydi. Bize ekspertiz raporu gösterdiler. 'İki gün önceden ekspertize koymuşuz. Aracı tekrar ekspertize koymanıza gerek yok' dediler. Araba da düzgündü. Onlara baktığımız zaman da dolandırıcı gibi bir yüzleri yoktu. Öyle de biliyorduk. Arabayı daha sonra ekspertize götürdük. Araba hurdaya çıktı. Bunlardan şikayetçiyiz. Hakkımızı istiyoruz. Allah devletimizden razı olsun. Emniyete de hepsine teşekkür ediyoruz. Araç alacaklar herhangi bir kimseye güvenmesinler. Ekspertiz olsa bile, kendi götürmediği sürece kimseye inanmasınlar, güvenmesinler" diye konuştu.

"Araç alacaklar araçları tescilli noter ve ekspertizlere götürerek alsınlar"

Mağdurlardan Şerafettin Almaç ise, "Araç satılan sitelerde bu tür cezbedici ilanlara kanmayalım. En çok da bu kısımda sıkıntılar oluşuyor. Araçları beğendiğiniz zaman özellikle tescilli noterlerden ve ekspertizlerden belirli yerlere götürüp öyle alalım. Kilometresini sorgulatalım, öyle alalım. Biz bunları yapmadık, aynı şekilde biz de mağdur olduk. Araçlarımızda kilometre problemleri çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliğine teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Ezine'de 39 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesinde sahil güvenlik ve emniyet ekiplerince karada 39 kaçak göçmen yakalandı

20.10.2026 11:22:00
İHA
 
Ezine'de 39 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 39 kaçak göçmen yakalandı
Ezine ilçesinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı ve Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçti.

Bölgeye Sahil Güvenlik İstihbarat Şube Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Kolluk Destek Timi (Kumkale/Koldestim) ve Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.

Ekipler tarafından 19'u çocuk olmak üzere toplam 39 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezi'ne (GÖKSEM) teslim edildi.

Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi


 
Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde Cumhur İttifakı'nın adayı belli oldu: Muhammed Emin Sarıoğlu... Başkan vekilliği seçiminde CHP ve Yeni Parti aday çıkarmadı.

20.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi
Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi

Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde Cumhur İttifakı'nın adayı Muhammed Emin Sarıoğlu oldu.
Üsküdar Belediye Meclisi, Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gülketin'in 15 Ekim'de Düzce'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesinin ardından yeniden başkan vekili seçmek üzere belediye meclis salonunda toplandı.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Cumhur İttifakı'nın adayının Muhammed Emin Sarıoğlu olduğunu bildirdi.

Başkan vekilliği seçiminde CHP ve Yeni Parti aday çıkarmadı.Dolayısyla Sarıoğlu'nun başkan vekili seçilmesi bekleniyor. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ise hapse atılmış durumda.

Migrenin 7 belirtisine dikkat!


 
Migren, dünya genelinde milyarlarca insanı etkileyen en yaygın nörolojik hastalık. Türkiye’de ise her yüz kişiden 16 ila 21’i migren hastası. Ülkemizde 13 milyondan fazla kişi migren ağrısı çekiyor! Ancak her baş ağrısı migren değil!

20.10.2026 10:44:00
Murat Çorbacı
 
 Migrenin 7 belirtisine dikkat!
 Migrenin 7 belirtisine dikkat!

Baş ağrısı, çoğunlukla migren sanılarak geleneksel yöntemlerle tedavi etme yoluna gidilen karmaşık bir durum. Mevsim geçişlerinde görülme sıklığı artan migrenle karıştırılan baş ağrılarının yanlış tedavi edilmesi, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkilediği gibi doğru tedaviyi de geciktiriyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Levent Gül, migreni diğer baş ağrılarından ayıran belirtileri ve atakların sıklığını azaltmaya yönelik tedavi seçeneklerini anlattı. İlaç tedavilerinin yanı sıra sinir blokajı gibi girişimsel yöntemlerin de uygun hastalarda değerlendirilebildiğini belirten Prof. Dr. Gül, doğru tanının tedavinin ilk adımı olduğuna dikkat çekti.

Migrende ataklar yaşanıyor!

Migren, tekrarlayan ataklarla seyreden nörolojik bir hastalık. Erişkinlerde migren atakları genellikle 4 ila 72 saat sürüyor. Ağrı çoğunlukla başın bir tarafında hissedilse de iki taraflı da görülebiliyor. Zonklayıcı karakterdeki ağrı, orta veya şiddetli düzeye ulaşarak günlük aktiviteleri zorlaştırabiliyor.

İşte belirtileri

Prof. Dr. Hakan Levent Gül, migreni düşündüren başlıca belirtileri şöyle sıralıyor:

Uzun süren ağrı: Baş ağrısının 4 ila 72 saat devam etmesi.
Tek taraflı ağrı: Ağrının başın bir bölümünde yoğunlaşması.
Zonklama: Ağrının nabız atışı gibi hissedilmesi.
Şiddetli yakınmalar: Ağrının günlük yaşamı ve rutin işleri aksatması.
Hareketle artış: Yürümek, merdiven çıkmak veya eğilip kalkmak gibi aktivitelerle ağrının şiddetlenmesi.
Bulantı ve kusma: Baş ağrısına mide bulantısı veya kusmanın eşlik etmesi.
Işık ve ses hassasiyeti: Aydınlık ortamların, yüksek seslerin ve bazen kokuların rahatsızlık vermesi.

Bu belirtilerin bir arada bulunması migren olasılığını artırabilir. Ancak kesin tanı, kişinin öyküsü ve nörolojik değerlendirmesi doğrultusunda hekim tarafından konulmalıdır.

Bazı gıdaları tüketmemek gerekiyor

Migren ataklarını arttıran yiyeceklerin başında ise çikolata, alkol, mayalı gıdalar, paketli işlenmiş ürünler, deniz ürünleri, işlenmiş et grubu ve turunçgiller geliyor. Migren denildiğinde akla gelen belirtilerden biri de aura. Ancak migren hastalarının büyük çoğunluğunda aura görülmüyor. Aura yaşayan kişilerde ise baş ağrısından önce veya atakla ilişkili olarak geçici görme bozuklukları, uyuşma ya da konuşma güçlüğü gibi nörolojik belirtiler ortaya çıkabiliyor. Aura belirtileri genellikle 5 ila 60 dakika sürüyor. Bununla birlikte, ilk kez ortaya çıkan ani görme veya konuşma bozukluğu, tek taraflı güçsüzlük ya da alışılmışın dışındaki nörolojik belirtiler yalnızca migrene bağlanmamalı. Bu durum acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.

15 günden fazla süren baş ağrısına dikkat!

Prof. Dr. Gül, şunları söyledi: "Baş ağrısının sıklaşması, hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkisini artırabiliyor. Üç aydan uzun süre boyunca ayda en az 15 gün baş ağrısı yaşanması ve bu günlerin en az 8'inde migren özelliklerinin bulunması, kronik migren açısından değerlendirme gerektiriyor. Bu nedenle baş ağrısının ne sıklıkta yaşandığını, ne kadar sürdüğünü ve hangi belirtilerle birlikte ortaya çıktığını takip etmek, tanı ve tedavi planlamasına yardımcı olabiliyor. Migren tedavisinde amaç yalnızca mevcut atağı hafifletmek değil, atakların sıklığını ve şiddetini azaltarak kişinin yaşam kalitesini yükseltmek. Bu doğrultuda atak tedavilerinin yanı sıra gerekli görülen hastalarda koruyucu tedaviler de uygulanabiliyor. Koruyucu ilaçlar arasında beta blokerler, bazı antidepresanlar, antiepileptik ilaçlar ve diğer ilaç grupları bulunuyor."

Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu

Şişli'deki 5 bin kişilik konserde fenalaşarak hayatını kaybeden Furkan Aksu ve Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun kesin ölüm nedeni Adli Tıp raporuyla netleşti. İstanbul Valisi Davut Gül, trajik olayın konser alanındaki yiyecek veya içeceklerden değil, uyuşturucu kullanımından kaynaklandığını duyurdu

19.10.2026 16:10:00 / Güncelleme: 19.10.2026 16:12:19
Haber Merkezi
 
Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu
Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu
İstanbul Şişli'deki İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Unreal x Jeton" adlı elektronik müzik konserinde yaşanan ve tüm Türkiye'nin gündemine oturan trajik ölümlerin ardındaki sır perdesi aralandı.

Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı etkinlikte fenalaşarak hastaneye kaldırılan üç gençten ikisi hayatını kaybetmişti. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve sahte alkol ya da zehirlenme şüphelerini doğuran olayın kesin nedeni, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan ilk raporla kesinleşti.


Olay nasıl gelişti?


17 Ekim gecesi, saat 21.00 ile 04.00 arasında gerçekleştirilen ve yalnızca 18 yaş üstü katılımcıların alındığı elektronik müzik partisinde saat 03.15 sıralarında Furkan Aksu (29), Mahmud Sami Ramazanoğlu (24) ve T.M. (33) isimli üç genç aniden fenalaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine hızlıca olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından gençleri Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk etti.

Hastanede doktorların gösterdiği yoğun çabaya rağmen Furkan Aksu ve Mahmud Sami Ramazanoğlu kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yoğun bakımda tedavisi süren T.M.'nin ise hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.


Vali Davut Gül'den son açıklama: "Uyuşturucu kaynaklı"


Olayın ardından başlatılan geniş çaplı adli ve idari soruşturma devam ederken, İstanbul Valisi Davut Gül basın mensuplarına yaptığı açıklamada konuya dair resmi detayları paylaştı. Valiliğin yaptığı açıklamaya göre, ölümlerin konser alanı veya organizasyonla bir ilgisi bulunmuyor.

Vali Davut Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Konu konserle ilgili değil. Konsere giden üç hemşehrimiz maalesef farklı uyuşturucular kullanmışlar. Bunlar adli tıp raporlarında tespit edildi. Dolayısıyla uyuşturucudan kaynaklı bir ölüm hadisesi meydana geldi. Konserle ya da konserde yenilen ve içilen ürünlerle ilgili bir problem yok. Tarım Müdürlüğümüz numuneleri aldı. Ayrıca ölüm ve yaralanma olduğu için adli süreç devam ediyor."

Soruşturma kapsamında İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin konser alanında yaptığı aramalarda ise herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtildi. Organizasyon firmasının tüm yasal izin ve belgelerinin eksiksiz olduğu kaydedildi.


Cenazeler ailelerine teslim edildi


Hayatını kaybeden gençlerin cenazeleri, Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu morgunda yapılan otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından acılı ailelerine teslim edildi.

Furkan Aksu'nun (29) cenazesi, tören ve defin işlemleri için memleketi Zonguldak'a gönderildi. Aksu bugün memleketinde toprağa verildi.

İşlemleri tamamlanan Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun (24) cenazesi de ailesi tarafından teslim alınarak son yolculuğuna uğurlanmak üzere nakledildi.

Gözler şimdi, hastanede yaşam mücadelesi veren T.M.'den gelecek iyi haberlere ve olayla ilgili yürütülen adli soruşturmanın yargı aşamasına çevrilmiş durumda.

Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti

İzmir Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti

19.10.2026 14:07:00
Haber Merkezi
 
 Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti
 Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti
CHP'den iki dönemdir Karaburun belediye başkanı olarak seçilen İlkay Girgin Erdoğan, 29 Temmuz'da CHP'den istifa edip YENİ Parti'ye katılmıştı. Dün YENİ Parti 1. Olağan kongresinde oy kullanan Erdoğan bugün partisinden istifa ettiğini duyurdu. Erdoğan'ın AKP ile temasta olduğu iddia ediliyor.

Erdoğan, bağımsız devam edeceğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

"Siyasi yaşamım boyunca, hangi görevde bulunursam bulunayım, önceliğim her zaman Karaburun'a ve hemşerilerime hizmet etmek oldu. Halkımızın iradesine duyduğum saygıyı, ortak aklı ve kamu yararını bütün sorumluluklarımın üzerinde tuttum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı anlayışla hareket etmeye devam edeceğim. Gelinen noktada, yaptığım değerlendirmeler sonucunda YENİ Parti üyeliğimden istifa etme kararı aldım. Bu kararım, Karaburun'a olan bağlılığımda, hemşerilerime karşı taşıdığım sorumlulukta ve ilçemizin geleceği için çalışma kararlılığımda herhangi bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Karaburun Belediye Başkanı olarak görevime bağımsız şekilde devam edeceğim. Bizim için esas olan, Karaburun'un ihtiyaçları, hemşerilerimizin beklentileri ve ilçemizin geleceğidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ayrım gözetmeksizin tüm hemşerilerimizin belediye başkanı olmaya, Karaburun için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğim."

İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti

İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti

19.10.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti
 İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti
İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti.
İstanbul ve Kocaeli'de yaşanan sel felaketlerinde selde kaybolan 2 kişinin cansız bedeninin bulunmasıyla can kaybı sayısı 8'e yükseldi. İstanbul'da kayıp 1 kişiyi daha arama çalışmaları devam ediyor. İstanbul'da sel ve su baskınları nedeniyle 3 bin ev ve iş yerinin hasar gördüğünü söyleyen İstanbul Valisi Davut Gül, "60 milyon liralık bir zarar var. Bugünden itibaren ödemelere başlanacak" dedi.

8 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
İstanbul Valisi Davut Gül selden zarar gören Ayazağa'daki enkaz kaldırma, temizlik ve yıkım yapılan alanlarda incelemelerde bulundu. Burada açıklamalarda bulunan Vali Gül, "Dün 3 hemşerimiz arama çalışmaları devam ediyordu. Birisini dün, birisini de bugün bulduk. Şu an itibarıyla 6 hemşerimiz vefat etti. 1 hemşerimiz de kayıp. Kocaeli'nde vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen 2 kişi, jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından ölü olarak bulundu. Dolayısıyla Kocaeli ve İstanbul'da toplamda sekiz kişinin cenazesi İstanbul'da bulunmuş oldu. 1 kişinin de arama çalışmaları devam ediyor" diye konuştu.

Kentsel dönüşüm için çalışmalar başladı
Dere yataklarındaki işgalleri kaldırmak istediklerini dile getiren Vali Gül, "Çrpık yapılaşmayla ilgili olarak Ayazağa başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum buraya geldiğinde yaptığı toplantıda burada Kentsel Dönüşüm Ofisi'nin kurulacağını beyan etmişti. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde bu kentsel dönüşüm ofisi çalışmaya başladı. Bu şu demek. Hemşehrilerimizin kendi binalarıyla ilgili bir dönüşüm niyetleri varsa, binalarının daha sağlıklı şekilde yapılmasını talep ediyorlarsa buraya gidecekler. Arsasına kadar, imarına kadar, ada bazlı bir birleşme olup olmadığına kadar, etrafında alınabilecek ilave tedbirler bulunup bulunmadığına kadar teknik konuları orada görüşecekler. Arkadaşlarımız, hafta sonu da başlayarak Kentsel Dönüşüm Ofisi'nde hemşehrilerimize bu bilgileri veriyorlar" bilgilerini paylaştı.
Ayazağa'daki yıkılan yapılarla ilgili temel problemleri sıralayan Vali Gül şunları dile getirdi:
"Yapılar dere yatağındaydı. Binalar depreme dayanıksızdı. Orada olan yerler tapusuz ve ruhsatsızdı. Dolayısıyla hemşehrileri mağdur etmeden bu yıkımı gerçekleştirdik. Toplamada 16 dükkân burada, 3 dükkân mahallenin girişinde olmak üzere toplam 19 dükkân, 2 konut, 1 Kuran kursu, 1 stadyum ve tribünler yıkılmış olacak. Ayrıca orman tarafından başlayarak derenin ıslahı ile ilgili çalışmalar başladı"

TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak

TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak. Tasfiye edilen fonların yatırımcılarına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasını öngören teklifin Genel Kurul’da öncelikli olarak görüşülmesi bekleniyor

18.10.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
 TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak
 TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), bu hafta yatırım fonlarına ilişkin düzenleme, 2027 yılı bütçe teklifi ve Mekke Anlaşması tartışmalarıyla yoğun bir gündemle çalışacak. Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifinin, fon payı sahiplerine ara ödeme yapılabilmesi amacıyla Genel Kurul'da öncelikli olarak ele alınması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da 2027 yılı bütçe teklifine ilişkin sunumunu Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapacak.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda geçen hafta kabul edilen Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin, Genel Kurul'da görüşülmekte olan Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin önüne alınması bekleniyor.

Teklif, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının malvarlıklarının geri kazanılmasını, hukuka aykırı şekilde fonlardan çıkarılan değerlerin iadesini ve oluşan kayıp ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesini amaçlıyor. Geri kazanılan değerlerin fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esaslar da düzenleniyor.

YATIRIMCILARA 1 MİLYON LİRAYA KADAR ARA ÖDEME
Kanun teklifine göre, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutara kadar, net yatırım tutarı 1 milyon lira ve üzerinde bulunan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek. Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, yapılacak ara ödeme ilgili yatırımcının hesabındaki fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak. Hesaplamada, bir önceki gün sonu itibarıyla belirlenen fon değeri esas alınacak.

Düzenleme kapsamında, ilgili yatırım fonlarıyla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri doğrultusunda malvarlığı değerlerine el konulabilecek. Fonlarda meydana gelen zarar ve kayıplardan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi konumundaki portföy yönetim şirketinin sorumlu tutulması öngörülüyor.

Teklifle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanabilmesine de imkân tanınıyor. TMSF'nin kayyum atanması halinde, Bankacılık Kanunu kapsamında sahip olduğu yetkilerle ilgili malvarlığı değerlerini dava sonucunu beklemeden satabilmesi veya tasfiye edebilmesi düzenleniyor.

CEVDET YILMAZ 2027 BÜTÇESİNİ SUNACAK
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Sayıştay raporları da ele alınacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 21 Ekim Çarşamba günü saat 14.30'da komisyonda bütçe sunumu yapması bekleniyor. Sunumun ardından milletvekillerine hazırlık yapmaları için komisyon çalışmalarına bir hafta ara verilecek.

Komisyonda 27 Ekim Salı günü bütçenin geneli üzerindeki görüşmeler gerçekleştirilecek. Bakanlıklar ve kamu kurumlarının bütçelerine ilişkin görüşmelerin ise yaklaşık bir ay sürmesi planlanıyor.

KİT KOMİSYONU'NDA HESAPLAR GÖRÜŞÜLECEK
Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu'nun gündeminde de çeşitli kurumların 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin bilanço ve hesapları bulunuyor. Bu kapsamda İller Bankası, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret AŞ, Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye Şeker Fabrikaları ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün hesapları görüşülecek.

AKP GRUBU ÇARŞAMBA GÜNÜ TOPLANACAK
TBMM'de salı ve çarşamba günleri siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak. Genellikle iki haftada bir toplanan AKP Grubu da çarşamba günü bir araya gelecek. Toplantıda AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekillerine hitap etmesi bekleniyor.

MEKKE ANLAŞMASI TARTIŞMALARI SÜRÜYOR
Meclis gündemindeki başlıklardan biri de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalandığı duyurulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması olacak.

Muhalefet, anlaşmanın TBMM tarafından henüz onaylanmadan sahada uygulanmasının anayasaya aykırı olduğunu savunuyor. Muhalefet temsilcileri ayrıca anlaşmanın Türkiye'yi Yemen'deki savaşa dahil edebileceği yönündeki endişelerini dile getirerek düzenlemenin reddedilmesini istiyor.

AKP'li isimler ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gerek görülmesi halinde anlaşma hakkında TBMM Genel Kurulu'nda bilgilendirme yapabileceğini belirtiyor.

CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu

CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu. 2 haftadır görevini bağımsız sürdüren Kotan, Yeni Parti’ye üye oldu. Kotan’a parti rozetinin salı günü düzenlenecek törenle takılacağı bildirildi

18.10.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu
CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu
CHP'den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan'ın yeni partisi belli oldu. 2 haftadır görevini bağımsız sürdüren Kotan, Yeni Parti'ye üye oldu. Kotan'a parti rozetinin salı günü düzenlenecek törenle takılacağı bildirildi.

Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, 1 Ekim 2026 tarihinde CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla partisinden istifa etti. Kotan'ın istifasının hemen ardından gerçekleştirilen Konyaaltı Belediyesi'nin ekim ayı meclis toplantısı tartışmalara neden oldu.

2 hafta boyunca bağımsız olarak görev yapan Cem Kotan, bugün Yeni Parti'ye üye oldu. Kotan'a salı günü düzenlenecek törende Yeni Parti rozeti takılacağı belirtildi.

Oktay Saral hangi sözleri verdi?

Ankara’da er şehit aileleri ve er gazilerin eşit özlük hakları için başlattığı 48 günlük nöbetin ardından gözler, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın verdiği sözlere çevrildi

17.10.2026 17:40:00
Haber Merkezi
 
Oktay Saral hangi sözleri verdi?
Oktay Saral hangi sözleri verdi?
Ankara'da er şehit aileleri ve er gazilerin eşit özlük hakları için başlattığı 48 günlük nöbetin ardından gözler, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın verdiği sözlere çevrildi. Eylemlerine çözüm beklentisiyle ara veren platform, ekim ayının sonuna kadar somut adım atılmaması hâlinde kasım ayında yeniden meydanlara çıkma kararı aldı.

Peki, Oktay Saral hangi sözleri verdi? Meclis açıldığında gündeme taşınması beklenen talepler için neden henüz somut bir sonuç açıklanmadı?

OKTAY SARAL HANGİ SÖZLERİ VERDİ?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 28 Ağustos'ta gazilerle yaptığı görüntülü görüşmede, Meclis açıldığında taleplerin Cumhurbaşkanı'na ve ilgili yetkililere iletilmesi için girişimde bulunacağını belirtti.

Saral'ın açıklaması şöyleydi:

"Meclis açıldığında da bizzat Cumhurbaşkanımıza da inşallah bizzat yetkili arkadaşlara da sonuna kadar sizin almanız gereken haklar hususunda, sizin bir kardeşiniz olarak elimden ne geliyorsa yapacağım."

Saral, konuşmasının devamında da şu ifadeleri kullandı:

"Ben bir kardeşiniz olarak ekimde Meclis açıldığında inşallah sizlerin haklarını iade noktasında, verilmesi noktasında ne gerekiyorsa bunun sözünü ben size veriyorum."

Bu görüşmenin ardından gaziler, çözüm için ekim ayının sonuna kadar beklemek üzere eylemlerine ara verdi.

HANGİ HAKLAR İSTENİYOR?

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu'nun temel talebi, rütbe ayrımı yapılmaksızın emsal özlük ve sosyal hakların sağlanması.

Platform, aynı vatan savunması için mücadele eden er gazileri ile rütbeli askerler arasındaki hak farklılıklarının giderilmesini istiyor. Talepler, gazilerin özlük ve sosyal haklarının yanı sıra şehit er yakınlarının haklarının da iyileştirilmesini kapsıyor.

SÖZLER TUTULMADI MI?

16 Ekim itibarıyla platformun açıklamalarına ve basına yansıyan bilgilere göre, gazilerin beklediği somut bir adım henüz duyurulmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ekim ayında çalışmalarına başlamasına rağmen taleplerin karşılanmasına yönelik somut bir gelişme yaşanmadığı bildirildi.

Ancak burada önemli bir ayrım var: Oktay Saral'ın kamuoyuna yansıyan sözleri, hakların belirli bir tarihte kesin olarak yasalaşacağı garantisinden ziyade, konuyu Cumhurbaşkanı'na ve ilgili yetkililere taşıma ve çözüm için girişimde bulunma taahhüdüydü.

Dolayısıyla şu aşamada verilen girişim sözünün yerine getirilip getirilmediğine ilişkin kamuya açık, kesin bir sonuç bulunmuyor. Buna karşılık gazilerin taleplerinin karşılandığını gösteren bir düzenleme de açıklanmış değil.

KASIMDA YENİDEN MEYDANLARA ÇIKACAKLAR

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu, ekim ayının sonuna kadar somut bir adım atılmaması ve yetkili makamlardan olumlu yanıt gelmemesi durumunda kasım ayında yeniden eylem yapacağını duyurdu.

Platformun mesajı açık: 48 gün boyunca sürdürülen hak arayışına çözüm beklentisiyle ara verildi; şimdi verilen sözlerin karşılığının görülmesi bekleniyor.

Şimdi gözler Oktay Saral'da, Cumhurbaşkanlığı'nda ve Meclis'te. Er şehit aileleri ile gazilerin eşit özlük hakları talebi için ekim sonuna kadar hangi somut adımların atılacağı, kasım ayında yeni bir eylem sürecinin başlayıp başlamayacağını belirleyecek.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.