logo
27 HAZİRAN 2026

Tarım ürünlerinde ithalat patladı


 
Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü 2025 yılının ilk üç ayında ihracat, yüzde 1.46 azalışla 7.22 milyar dolardan 7.11 milyar dolara düştü. Buna karşılık ithalat ise söz konusu dönemde yüzde yüzde 19.48 artışla 4.87 milyar dolardan 5.82 milyar dolara yükseldi.
 

10.05.2025 00:09:00
AHMET TURAN YİĞİT
Tarım ürünlerinde ithalat patladı
Tarım ürünlerinde ithalat patladı

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Paneli verilerine göre; Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektörünün, yılın ilk 3 ayında geçen yılın aynı dönemine göre ihracatı yüzde 1.46 azalışla 7 milyar 220 milyon dolardan 7 milyar 110 milyon dolara düştü. Söz konusu dönemde yapılan ithalat ise yüzde yüzde 19.48 artışla 4 milyar 870 milyon dolardan 5 milyar 820 milyon dolara çıktı. Böylece, yılın ilk 3 ayında tarım, gıda ve içecek sektörü 1 milyar 290 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi. Birim ihracat değeri ise yüzde 2.26 artarak ton başına 1266 dolar oldu.


Şekerli ürünler ihracatta ilk sırada

Bu yılın ilk 3 aylık dış ticaret verileri sektörlere göre incelendiğinde; en fazla ihracatın 804 milyon dolar ile Şeker ve Şekerli Mamuller sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü sırasıyla Sert Kabuklu Meyveler sektörü (688 milyon dolar), Yaş Meyve sektörü (636 milyon dolar), Bitkisel Yağ sektörü (545 milyon dolar) ve Balıkçılık ve Su Ürünleri sektörü (428 milyon dolar) takip etti. Yine aynı dönemde en fazla ithalat 1 milyar 352 milyon dolar ile Hayvan Yemi sektöründe yapıldı. Bu sektörün ardından en fazla ithalat yapan sektörler; Bitkisel Yağ (1 milyar 75 milyon dolar), Kakao ve Çikolata (646 milyon dolar), Canlı Hayvan Ticareti (545 milyon dolar) ve Kahve, Çay ve Baharat (253 milyon dolar) sektörleri olarak sıralandı.

Sığır ithalatı azaldı

2025 yılının 3 aylık döneminde, ihracatta öne çıkan ürünler sıralamasında yüzde 9.32'lik artışla fındık içi ilk sırada yer aldı. Fındık içi ihracatı 395.6 milyon doları geçti. İkinci sıradaki ayçiçeği yağı rafine ihracatında da yüzde yüzde 24.18 artış yaşandı. Ayçiçeği yağı rafine ihracatı 269.8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Buğday unu ihracatı da 233.5 milyon dolarlık değeriyle üçüncü sırada kendisine yer buldu. Söz konusu ürünün ihracatında yüzde 39.74 düşüş görüldü. Yılın 3 aylık döneminde en çok ithalatı gerçekleştirilen ürün, yüzde yüzde 216.7 azalarak, 531.4 milyon dolarla sığır oldu. Soya fasülyesi ithalatı 466.7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kakao ithalatı ise 389.8 dolarda kaldı.

İhracatta Irak, ithalatta Rusya lider

Tarım, gıda ve içecek sektörünün en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında ihracatın yüzde 7.34 azaldığı Irak, 850 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. İkinci sırada yer alan Almanya ile yapılan ihracat yüzde 1.48 artışla 519.1 milyon dolara ulaştı. Üçüncü sırada 458.1 milyon dolarla ABD yer aldı. ABD'ye yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.63 arttı. En çok ithalat yapılan ülkeler sıralamasında da ilk sırada Rusya geldi. Rusya'dan yapılan ithalat 720.6 milyon dolar oldu. İkinci sıra, 538.5 milyon dolarlık ithalatın gerçekleştirildiği Brezilya oldu. 523.5 milyon dolarlık ithalatın yapıldığı ABD ise üçüncü sırada yer aldı.

Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açlık grevi yapan öğretmenlere yönelik "Önce gelip Bakanlığa şikayet etselerdi" açıklamasına eylemcilerden yanıt geldi. Resmi kanalları defalarca denediklerini belirten öğretmenler, "Dilekçelerimiz işleme alınmadı, randevu taleplerimiz reddedildi" dedi

26.06.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, hak gasplarına karşı açlık grevi başlatan öğretmenlerle ilgili yaptığı son açıklamalar gündemdeki yerini koruyor. Bakan Tekin'in, "Keşke açlık grevi yapmadan önce şikayetlerini gelip Bakanlığa söyleseydiler. Şikâyet yoksa kim tedbir alacak?" şeklindeki sözlerine, eylemi sürdüren öğretmenlerden jet hızıyla yanıt geldi. Öğretmenler, idari yolları tüketmedikleri yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.

"Yasal tüm yolları tükettik"

Açlık grevindeki öğretmenler adına yapılan ortak açıklamada, Bakan Tekin'in "Hukuk devletinde önce idari işlem için itiraz edilir" sözlerine tepki gösterildi. Aylardır seslerini duyurmak için her yolu denediklerini belirten öğretmenler, süreci şu sözlerle özetledi:

"Çalıştığımız kurumlardaki hukuksuzluklara dair hazırladığımız raporları ve şikayet dilekçelerini defalarca Bakanlık evrak kaydına sunduk. Sorunları bizzat aktarmak için Bakanlık bürokratlarından ve Sayın Yusuf Tekin'den aylarca randevu talep ettik ancak hiçbirine olumlu dönülmedi. Okullarımıza gelen müfettişlere uğradığımız mobbingi ve haksızlıkları tek tek anlattık, hiçbir idari soruşturma açılmadı."

"Açlık grevi keyfi bir seçim değildir"

Öğretmenler, açlık grevi eyleminin idari yolların tamamen tıkanması ve kendilerine başka bir çare bırakılmaması sebebiyle başladığını vurguladı. "Hukuk devleti vurgusu yapanlar, önce vatandaşına kulak tıkamayı bırakmalıdır" diyen eylemciler, şu ifadeleri kullandı:

"Kimse durup dururken, keyfi bir şekilde bedenini açlığa yatırmaz. Bizler bu ülkenin öğretmenleriyiz. Keşke Sayın Bakan, 'Şikayet yok' demek yerine, haftalardır Bakanlık binasının birkaç yüz metre ötesinde devam eden çığlığımızı duymayı seçseydi. Kapılar yüzümüze kapanmasaydı, bugün burada açlık grevinde değil, sınıflarımızda öğrencilerimizin başında olurduk."

"Evrak numaralarımızı paylaşmaya hazırız"

Bakanlığın "Bize ulaşmış bir şikayet yok" iddiasına karşı öğretmenler, ellerindeki hukuki belgeleri işaret etti. Bakanlığa sunulan dilekçelerin tarih ve evrak numaralarını kamuoyuyla paylaşmaya hazır olduklarını belirten eğitimciler, somut bir adım atılana ve hakları iade edilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını yineledi.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri de yaptıkları açıklamalarla öğretmenlere destek vererek, Milli Eğitim Bakanlığı'nı inkarcı tutumu bırakıp acilen diyalog kanallarını açmaya davet etti.

Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti

Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 14 Mayıs'ta hastaneye kaldırılan Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır'a zatürre teşhisi konulmuştu. Yoğun bakımda tedavisi devam eden İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

26.06.2026 18:59:00 / Güncelleme: 26.06.2026 19:03:44
İhlas Haber Ajansı
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. İnanır, ilkokul ve ortaokulu Fatsa'da tamamladı ve oyunculuk yeteneğini eğitimi sırasında çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, İstanbul Haydarpaşa Lisesi'ni ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi.

1967 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği "Sinema Artisti Yarışmas'nda finale kaldı, 1968 düzenlenen Saklambaç gazetesinin "Fotoroman Artisti Yarışması"'nda da birinci oldu. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra 'Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray'la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray'la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi. İnanır-Şoray ikilisi, Yeşilçam'ın en sevilen aşk filmlerinden olan "Selvi Boylum Al Yazmalım"ın yanı sıra "Bodrum Hakimi", "Dila Hanım" ve "Devlerin Aşkı" gibi yapımlarla hafızalarda yer edindi.

Sanat hayatına 1973'te Altın Koza Film Festivali'nde "Utanç" filmiyle, 1986'da ise Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" ile aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülleri dâhil çok sayıda başarı sığdırdı.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak

Okullardaki güvenlik önlemleri artırılıyor. Yeni eğitim dönemiyle birlikte okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil edilecek

26.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Türkiye'de gerçekleşen okul saldırıları sonrasında güvenlik tedbirleri artırılıyor. Önümüzdeki eğitim dönemiyle birlikte okullardaki güvenlik kameraları, KGYS olarak bilinen, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'ne bağlanacak. Bu sistem üzerinden polis okullardaki güvenlikle ilgili gelişmeleri izlemeye başlayacak.

Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında bu konudaki çalışmaları anlattı. NTV'nin haberine göre, Bakan Tekin alınacak önlemleri tek tek anlattı:
"İstanbul, Kahramanmaraş ve Siverek'teki okullarımızda yaşanan olaylarla ilgili süreci gerçekleştirenler en ağır cezayı alacak. İçişleri Bakanlığı ile birlikte güvenlik tedbirleriyle ilgili komisyon toplantıları yapılıyor. Güvenlik açısından risk taşıyan okullarda doğrudan silahlı polis memurunun bulunması, bazı okullarda belirli aralıklarla polis araçlarının devriye gezmesi gibi tedbirlerimiz vardı. Bu yıl yeniden o toplantıları yaptık. Önümüzdeki yıl itibarıyla bu tedbirleri daha da sıkılaştıracak adımlar attık."
Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz. Emniyet birimleri kameralar üzerinden izleyebilecek durumlara gelecekler. Bizim okullarımızın bir kısmı duvarları yüksek, bir kısmı değil. Her okulun şahsına münhasır güvenlik sistemi olacak. Emniyet ile birlikte yürüttüğümüz oyun sitelerindeki davranışları rehberlik desteği mekanizması oluşturulacak."

KGYS sistemi nedir?
KGYS sistemi, 2007 yılında ilk kez uygulamaya girdi. Polis, illerdeki merkezler ve ana merkez üzerinden, yollar, sokaklar, meydanlar ve sisteme dahil bütün bölgelerdeki gelişmeleri anlık olarak izliyor.

NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek

Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.
 

26.06.2026 14:48:00
AA
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.

Güvenlik yetkililerinden alınan bilgilere göre, NATO Ankara Zirvesi için günler öncesinden alınan tedbirler 12 Temmuz'a kadar aralıksız sürdürülecek.

Bu kapsamda Ankara Emniyet Müdürlüğünden 49 bin, Ankara İl Jandarma Komutanlığından ise 7 bin personel; vatandaşların, konukların ve kentin güvenliği için görev başında olacak.

Güvenlik tedbirleri asayiş, trafik, terörle mücadele, istihbarat, özel harekat, çevik kuvvet, havacılık, turizm polisi ve diğer ilgili birimlerin tam koordinasyonu içerisinde yürütülecek.

Devlet yetkilileri ile diğer misafirlerin konaklayacağı bölgelerde geniş güvenlik önlemleri alınacak.

Devlet büyüklerinin, yabancı heyetlerin, basın mensuplarının ve diğer yabancı misafirlerin konaklayacağı alanlar ile toplantı ve etkinlik bölgelerinde geniş güvenlik planlamaları yapılırken heyetlerin geliş ve gidiş güzergahlarındaki trafik akışının güvenli şekilde sağlanması amacıyla da gerekli düzenlemeler planlandı.

Bu kapsamda Esenboğa Havalimanı ve Ankara Havalimanı başta olmak üzere havalimanları, Yüksek Hızlı Tren Garı (YHT), Ankara Garı ve Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) gibi yoğun insan hareketliliğin yaşandığı ulaşım merkezlerinde güvenlik tedbirleri artırıldı.

Öte yandan, şehir genelinde yaklaşık 6 bin Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kamerası aktif kullanılacak, anlık görüntü takibi ve koordinasyon sağlanacak.

İhtiyaç duyulan bölgelerde de helikopter destekli havadan denetimler yapılacak.

Kriz merkezi olumsuz durumlarda anında müdahale edecek
Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan kriz merkezi aracılığıyla tüm gelişmeler anlık olarak takip edilecek, ilgili kurumlarla eşgüdüm içerisinde hızlı karar alma ve koordinasyon sağlanacak.

Çevre illerle tam iş birliği içerisinde il giriş ve çıkışlarında güvenlik ve trafik uygulamaları yoğunlaştırılırken, gerekli görülen noktalarda da denetimler artırıldı.

Araçlara yönelik alınan kararlar çerçevesinde ise kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek patlayıcı ve yanıcı madde taşıyan araçların Ankara'ya girişine müsaade edilmeyecek.

Bu kapsamda söz konusu araçların il sınırlarına girişleri kontrol altına alınacak ve gerekli güvenlik tedbirleri titizlikle uygulanacak.

Ayrıca ihtiyaç duyulan bölgelerde geçici trafik ve ulaşım düzenlemeleri gerçekleştirilecek, belirlenen alanlarda motosiklet, skuter ve benzeri araçların kullanımına izin verilmeyecek.

Yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Turizm polisi birimleri yabancı heyetlere rehberlik ve destek hizmeti sunmak üzere sahada aktif görev yapacak.

Atlı polis ekipleri de özellikle yoğun bölgelerde görünür güvenlik hizmetlerini yerine getirecek. Görev yapan tüm personel, yaka kamerası kullanarak hizmetlerin şeffaf, etkin ve güvenli şekilde yürütülmesine katkı sağlayacak.

Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış

Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında son bir yıl içinde kaydedilen sert yükseliş dikkat çekti. 2024 yılında binde 5,2 olarak ölçülen oran, 2025 yılında yüzde 182,7 artarak binde 14,7'ye çıktı

26.06.2026 12:31:00
İHA
Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış
Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış
Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), 2025 yılı ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı. Buna göre Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında sert yükseliş kaydedildi. Doğumdan sonraki ilk beş yıl içinde bir çocuğun yaşamını kaybetme ihtimalini ifade eden "5 yaş altı ölüm hızı", Sinop'ta 2024 yılında binde 5,2 iken, 2025 yılında binde 14,7'ye yükseldi. Bu artış, oranlarda yüzde 182,7'lik dikkat çekici bir değişime işaret etti.

Aynı dönemde bebek ölüm sayısı 8'den 21'e çıktı. Bebek ölüm hızı da 2024'te binde 4,7 seviyesindeyken, 2025'te binde 12,9 olarak kayıtlara geçti.

Kentte toplam ölüm sayısı da artış gösterdi. 2024 yılında 2 bin 287 olan ölüm sayısı 2025 yılında 2 bin 445'e çıktı. 2024 yılı verilerine göre hayatını kaybedenlerin bin 343'ünü erkekler, bin 102'sini kadınlar oluşturdu. Kaba ölüm hızı ise 2024'te binde 10,0 iken, 2025'te binde 10,8 oldu.

Açıklanan verilerde, 2025 yılında Sinop'ta seçilmiş ölüm nedenlerine ilişkin dağılım da yer aldı. Buna göre ölümlerde yüzde 37,9 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada bulunurken, bu grubu yüzde 14,8 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 14,7 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

26.06.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
Venezuela'da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek.
Venezuela'da 40 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5'lik depremlerin ardından arama ve kurtarma çalışmaları sürüyor.

Peş peşe depremlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , sosyal medya hesabından Venezuela halkı için taziye mesajı yayımlamış ve Venezuela halkının yanında olduğunu sözlerine eklemişti.

AFAD, Türkiye'den bölgeye yardım ekibi göndereceğini açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre, askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD Arama-Kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığı'ndan 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılay'dan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 adet donanımlı arama-kurtarma aracının Venezuela'nın deprem yaşanan bölgesine gönderilmesi planlandı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ayrıca bir askeri uçak ile İnsani Yardım Tugayından ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekip gönderilecek.

Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yola çıkarılması planlanıyor.

Venezuela 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Yerel saatle 18.00 sıralarında meydana gelen 7,2'lik ilk depremden 40 saniye sonra 7,5'lik deprem, halkı sokağa döktü.

Başkent Karakas'ta yıkılan binalar var.

Depremlerin merkez üssü ülkenin kuzeyindeki Moron kasabası yakınları. Karakas kentine 160 km mesafedeki 7,2'lik ilk sarsıntı, 22 km derinlikte kaydedildi.

Saniyeler sonra aynı bölgede 10 km derinlikte 7,5 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Başkentte bazı binalar yerle bir oldu. Arama kurtarma ekiplerinin çalışması sürürken depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 235'e yükseldi.

Olağanüstü hal ilan edilirken başkentteki Simon Bolivar Havalimanı da yıkıntılar nedeniyle kapatıldı. Büyük paniğin yaşandığı deprem sonrası çok sayıda bina tedbir amacıyla boşaltıldı. İletişim hatlarında kısa süreli kesintiler yaşanıyor.

YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'

YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'

26.06.2026 11:24:00
Haber Merkezi
YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'
YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'
İstanbul Çekmeköy'de gerçekleştirilen YKS Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda cep telefonunu sınav salonuna sokarak yapay zeka üzerinden kopya çekmeye teşebbüs ettiği belirlenen Mustafa Eren K. (20) tutuklandı.
İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde 21 Haziran'da yapılan Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda, Mustafa Eren K. (20) cep telefonunu sınav salonuna sokarak yapay zeka kullanmak suretiyle kopya çekmeye teşebbüs etti.
Sabah'ın haberine göre, görevlilerin üst aramasında fark edilmeyen cep telefonunu cebinde sınav salonuna sokan şüphelinin, sınav sırasında soruların fotoğrafını çekerek ChatGPT uygulamasına gönderdiği belirlendi.
Sınav süresinin sona ermesinin ardından salondan çıkmak isterken durdurulan şüphelinin yapılan üst aramasında cep telefonu ele geçirildi.

Soruşturma başlatıldı
Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2 No'lu Genel Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı.
Gözaltına alınan Mustafa Eren K., savcılıktaki işlemlerinin ardından ifadesini verdi.

'Bir anda aklıma geldi'
Şüpheli ifadesinde, sınava tek başına geldiğini ve cep telefonunu emanet bırakabileceği bir yer bulamadığını belirterek şunları söyledi:
"Sınava tek başıma gelmem ve emanet bırakabileceğim herhangi bir yer bulamamam nedeniyle cep telefonun internetini kapattım. Sonrasında sessize ve rahatsız etme moduna alarak şortumun içerisine koydum ve içeri girdim."
Sınav başladıktan sonra aklına yapay zekayı kullanma fikrinin geldiğini ifade eden şüpheli, şu beyanlarda bulundu:
"Sınav başladıktan sonra bir anda aklıma yanımda bulunan telefonla soruların fotoğrafını çekerek ChatGPT uygulamasında cevaplarını aratmak geldi. Bu amaçla telefonumu çıkarttım ve AYT Sınav Fen soru kitapçığının 37 ve 39'uncu sayfalarının fotoğrafını çektim."

'Pişmanım' dedi
Mustafa Eren K., sınav salonunda iki görevlinin bulunması nedeniyle telefonu kullanmaya devam etmekten çekindiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Telefonu cebime koyarak sınav sorularını çözmeye devam ettim. Sınav süresi bittikten sonra salondan çıkmak için ayağa kalktığımda salon görevlileri, 'Seni aramamız gerekiyor' diyerek beklememi istediler. Üst aramamda cep telefonunu buldular. Sınava girerken telefonu yanımda götürme amacım kesinlikle kopya çekmek değildi ancak sınav esnasında bir anlık gaflete düşerek böyle bir girişimim oldu. Sınav salonuna cep telefonuyla girdiğim için ve soruların fotoğraflarını çektiğim işin pişmanım."

Tutuklanarak cezaevine gönderildi
Savcılıktaki ifadesinin ardından mahkemeye tutuklama talebiyle sevk edilen Mustafa Eren K., "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanuna Muhalefet" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor

Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyacak iki uçak, bugün İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket edecek

 

26.06.2026 11:11:00
Anadolu Ajansı
Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor
Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamaya göre, Venezuela'nın Yaracuy bölgesinde arka arkaya 2 depremin meydana geldiği bilgisi alınmasının ardından AFAD tarafından, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla irtibat sağlanarak hazırlıklara başlandı.

Genelkurmay Başkanlığı ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde, tahsis edilen A-400M tipi askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD Arama-Kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığından 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılaydan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 donanımlı arama-kurtarma aracının Venezuela'ya gönderilmesi planlandı.

Milli Savunma Bakanlığı ayrıca bir A-400M tipi askeri uçak ile İnsani Yardım Tugayından ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekip göndermeyi kararlaştırdı.

Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yola çıkarılması planlanıyor.

Dışişleri Bakanlığı ve Venezuela'daki Türk Büyükelçiliği ile irtibat halinde gelişmelerin takip edildiği bildirildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.