logo
09 EYLÜL 2026

Tavusun yaratılışındaki ilginçlikler

İmam Ali (a.s): "Allah, canlı-cansız, duran-hareket eden her ne varsa onları en harika bir şekilde örneksiz yaratmıştır

09.09.2026 00:01:00
Haber Merkezi
 
Tavusun yaratılışındaki ilginçlikler
Tavusun yaratılışındaki ilginçlikler
İmam Ali (a.s): "Allah, canlı-cansız, duran-hareket eden her ne varsa onları en harika bir şekilde örneksiz yaratmıştır.

Bunların hepsini de sanatının inceliklerine, kudretinin azametine apaçık birer delil olarak dikmiştir; akıllar Allah'ın büyüklüğünü itiraf ederek boyun eğmiş, O'nun vahdaniyetine ait delilleri kulaklarımızda çınlamıştır.

Yeryüzünün kovuklarında, geniş vadilerde ve yüksek dağların zirvelerinde çeşit çeşit şekilleri olan kuşları yaratmıştır. Değişik değişik kanatları, farklı farklı şekilleri, O'nun emri altında iç açıcı geniş semalarda ve fezalarda kanat çırpan kuşlar...

Onlar bir zamanlar yokken Allah onları yoktan var etti, ilginç şekil ve suretler verdi, eklemlerle sağlamlaştırdı ve bütün uzuvlarına et ve deri giydirdi. Bir kısmını şişman ve etine dolgun yaratarak, gökyüzünde seri ve süratli uç­maktan alıkoydu.

Bunları yeri sıyırarak uçacak şekilde yarattı. İnce sanatı ve latif kudretiyle kuşları farklı farklı renklerde tertip etti. Bir kısmı da, vücudunun renginin aksine, özellikle boynu sanki tasma gibi bir renkle kaplanmıştır. (Bütün bunlar Allah'ın vahdaniyetine ve kudretine birer delildir.)







Mükemmel bir şekilde yaratılmış olan tavus, Allah'ın en harika yaratıklarından birisidir. Onun kanatlarının uzun ve kısa yerlerindeki renkleri en güzel şekilde dizmiş, uzun bir kuyruk yaratmıştır.

Dişisine doğru yürüdüğü zaman kuyruğunu yayar, kendisine gölge edercesine denizlerdeki gemilerin yelkenleri gibi cazibeli, acayip bir edayla kuyruğunu havaya kaldırarak sağa sola hareket ettirip dişisine horozun gidişi gibi gider. Şehvetli erkek hayvanların, dişilerini dölledikleri gibi tenasül organlarıyla dişisini döller.

Sözlerimin doğruluğunu ispatlayan gerçekleri gidip görmek suretiyle müşahede ediniz, zayıf deliller üzere bir şey diyen kimse değilim. Göz salgı bezlerinin göndermiş oldukları yaşların gözlerinin yan taraflarında durduğunu, dişisinin bunu emerek tattığını, sonra dişiyi dölleyen tenasül suyundan olmadığını, gözden kaynaklanan yaştan olduğunu ileri sürenler varsa da bu delilsiz inanç, halkın kargaların (gagalarının birbirine değmesinden) döllenmesi inancından daha garip değildir.

Tavusun kanatları sanki gümüşten yapılmış tarak gibi durur, üzerinde biten sarı ve yeşil renkler saf altın ve yeşil zebercet gibi parlar.

Onu yerin yeşerttiklerine benzetecek olursanız; her ilkbaharda yeşeren rengârenk çiçeklere, işlenmiş kıymetli taşlara veya Yemen'in işlenmiş giysilerine benzetebilirsiniz. Onu mücevherlere benzetecek olursanız, o muhtelif renklerden meydana gelen mücevherler ve gümüşlerle süslenmiş yüzük taşlarına benzer.







Yürüyüşü kendisini beğenen ve işve ile yürüyen kimsenin yürüyüşüne benzer. Bazen başını çevirerek kanatları ve kuyruğunu inceden inceye inceler, mücevher ve inciden giymiş olduğu giysisinden dolayı kahkahalar atarak güler.

Gözleriyle ayaklarını süzdüğü zaman ağlayarak, sesini yük­selterek bağırır. Bu bağırışla, sanki yardım ister ve acı çektiğinin gerçek yönünü ortaya koyar. Çünkü onun ayakları melez Hint horozu gibi ince ve zayıftır. Onun ayak kemiğinin arkasında sivri uçlu bir kemik vardır.

Başında ise bir tutam yeşil ve nakışlı saç bulunmaktadır. Boynunun çıkış yeri ve boyun ile karna varan mesafe ibriğe benzemektedir. Yemyeşil renkli Yemen kına çiçeğini veya giyilen ayna gibi parlak ipekleri andırmakta, kadının siyah bir örtüyü kendisine sardığı gibi siyah bir örtüye bürünmekte, ancak o çok parıldadığını, eşi olmayan göz alıcı yeşilliğin kendisinde birleşip kaynaştığını hayal etmektedir.

Kulağının yarığında kalem ucuna benzer ve papatya gibi bembeyaz duran bir çizgi vardır, bu beyazlık etrafındaki siyah renk arasında parlar. Bu hayvanda kullanılmayan çok az renk vardır, aşırı parlaklık ve güzellikten dolayı rengi daha güzel göstermekte ve henüz bahar yağmurlarının ve sıcak güneşin büyütmediği dağınık tomurcukları andır­maktadır.

Bazen kanadından çıkmakta, gömleğinden so­yunmakta, sonbaharda yaprak döken ağaçlar gibi, başının arkasındaki tüyler bile dökülmekte, yeniden bitmekte, yeniden büyüyerek ilk halini almaktadır, yeni kanatla da renk hususunda ilki gibidir. Her yer önceki yerini alır.







Tavusun bir kanadına dikkatlice bakacak olursan bir defa kırmızı, bir defa yeşil zebercet ve bir defa da altın sarısı görürsün. O halde derin fikirler ve zevk sahibi akıllar nasıl bu hay­vanın ilginç yaratılışını derk edebilir ve vasfedenler vasfını sıralayabilir?

Hâlbuki en küçük bir parçası derin düşünceli insanları derkten aciz bırakmış ve vasfedenlerin dilini güçsüz kılmıştır. Tavus kuşu gibi bir hayvanı düşünmekten aciz bırakan Allah ne de münezzehtir. Hâlbuki onu bir sınırla sınırlanmış, vücuda gelmiş, az bir endam ile terkip bulmuş ve renklendirilmiş olarak gördükleri halde sıfatlarını beyan noktasında dilleri aciz bırakmış ve bu hayvanın vasfını şerh etmekten mahrum bırakmıştır.

Karıncaların ve küçük sivrisineklerin ayaklarını ve bunlardan üstünü olan deniz balıkları ve iri fillere kadar birçok şeyi (en sağlam ve güzel şekilde) yaratan Allah ne de münezzehtir. Ruh sahibi her canlıya da ölümü bir vade ve fenayı işlerinin sonu olarak karar kılmıştır.

Cennet hakkında sana söylenenlere kalp gözüyle bakacak olursan, dünyadaki şehvet, lezzet ve bakışları kendine çeken süslerinden yüz çevirirsin. Dalları birbirine değen ve kökleri cennet nehirleri kenarındaki miskten tepeler içinde gizlenen ağaçları düşünmekle meşgul olur, ağaçların küçük ve büyük dallarındaki yaş inci salkımlarını düşünürsün.







Hakeza kabuklarından yeni çıkan çeşitli meyvelere yönelirsin. O meyveler hiç bir zahmet olmadan toplanır ve toplayanın istediği üzere ele gelir. İsteyenlerin içmesi için cennet sakinlerinin saraylarında sarhoş etmeyen tertemiz şarap ve bal elden ele gezdirirler.

Onlar ahiret yurduna girinceye kadar da ilahi kerametlere erişen ve yolculukların zahmetinden güvenliğe ermiş kimselerdi.

Ey dinleyici cennetteki bu ilginç manzaralara yönelecek olursan ruhun onu seyretmekten zevk alır, şu anda onlara bir an önce ulaşmak için bu meclisten süratle kabir ehline komşu olmaya gidersiniz. Allah-u-Teâlâ rahmetiyle bizi ve sizleri o iyilerin menzillere ulaşmak için kalpten çalışanlardan kılsın." Nehc'ul Belaga 165 Hutbe

Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi

Bursa'da seyir halindeki tırdan yakıt dökülmesi üzerine ortalık adeta savaş alanına döndü. Yaklaşık 10 araç kazaya karışırken, trafiğin kitlendiği anlar dron ile kaydedildi

06.09.2026 11:46:00
İHA
 
Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi
Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi
Olay, merkez Nilüfer ilçesi İzmir Yolu Karacaoba mevkiinde meydana geldi. Sürücüsü ve plakası henüz alınamayan tırdan yakıt dökülmeye başladı.






Durumu fark eden sürücü, tırı emniyet şeridine çekti. Bunun üzerine arkadan gelen diğer araçlar, mazot sebebiyle kayganlaşan yolda kontrollerini kaybederek kaza yaptı. 






Yaklaşık 10 araç kazaya karışırken, durum 112 Acil Servis Hattı'na bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. 






Olay yerine gelen polis ekipleri, geniş güvenlik önlemleri alırken, sağlık ekipleri ise yaralılara ilk müdahalelerini gerçekleştirdi. 






Yaralılar, yapılan ilk müdahalenin ardından çevre hastanelere kaldırıldı.








Kazaya karışan araçlar, dron ile görüntülendi.






Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi

Kahramanmaraş'ta okul saldırganının annesine verilen tahliye kararına itiraz edildi. İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi anne Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi

05.09.2026 17:05:00
İHA
 
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin davanın duruşması dün yaklaşık 16 saat sürdü. Davanın ilk duruşmasında saldırgan İsa Aras Mersinli'nin annesi Pınar Peyman Mersinli'nin oy çokluğuyla tahliye edildi.






Bu kararın ardından hayatını kaybeden 9 öğrenci ve 1 öğretmenin aileleri avukatları ile birlikte bugün Kahramanmaraş Adliyesi'ne gelerek Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak anne Pınar Peyman Mersinli hakkında verilen karara itiraz etti.








İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.

Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, başkentte gençleri uyuşturucu ve fuhuş bataklığına sürüklediği değerlendirilen kişi, çevre ve mekânlara yönelik yürüttüğü kapsamlı soruşturma kapsamında 3. dalga operasyonu başlattı. Operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınırken, 6 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi

05.09.2026 17:01:00
İHA
 
Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı
Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmaları kapsamında 21 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.






Operasyonda S. K., U. H. A., M. A., O. G. D., R. Ç. B., B. Y., B. D., E. B., E. E., E. A. Y., E. G., M. S., E. Y., E. N. A. ve K. Ç. gözaltına alındı. Ç.B.'nin evinde yapılan aramada esrar ve sentetik uyuşturucu; E.E. ile E.G.'nin evlerinde kokain ve K.Ç.'nin evinde kırmızı reçeteli ilaçlar bulundu.

M. D., B. G., S. B. B., M. A. K., M. Ç. ve C. S.'nin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Böylece bugün gerçekleştirilen 3. dalga operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınırken, 6 şüpheli firari olarak aranıyor.









Soruşturma dalgaları 7 Ağustos'ta başladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının gençleri uyuşturucu ve fuhuş ortamlarına sürükleyen kişi ve mekânlara yönelik kapsamlı soruşturması 7 Ağustos 2026 tarihinde 14 şüpheliye yönelik başlatıldı. İlk iki dalgada elde edilen ifade, dijital materyal, biyolojik inceleme ve diğer deliller doğrultusunda soruşturmanın yeni isimlere doğru genişletilmesi üzerine yeni dalga operasyonlar gerçekleştirildi.

İlk dalga operasyonda adli işlem yapılan şüphelilerden A.K, E.U., A.Y., T.B., B.B., C.A., İ.H., M.K., D.K., N.K. ve N.G.D. tutuklandı. H.İ.Y. hakkında adli kontrol kararı verilirken, E.F. ile B.R.Y. firari olarak aranmaya başlandı.

İlk dalga kapsamında yapılan ATK test sonuçlarında iletilen raporlar kapsamında 8 şüphelide uyuşturucu madde tespit edildi. A.K.'nin kan, idrar ve saçında kokain ve metamfetamin, M.K.'nın kan, idrar ve saçında kokain ve metamfetamin, T.B.'nin idrar ve saçında esrar, kokain ve sentetik kannabinoid, B.B.'nin idrar ve saçında kokain ve sentetik kannabinoid bulgulandı.

E.U. ve A.Y.'nin saçlarında kokain, D.K.'nın idrarında kokain, N.G.D.'nin saçında ise kokain ve metamfetamin bulundu. Adli kontrol kararı verilen H.İ.Y.'nin kan ve idrarında uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadı.

2. dalgada mekânlar da mercek altına alındı.









Soruşturmanın 16 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen ikinci dalgasında, uyuşturucu ve fuhuş faaliyetleriyle bağlantıları araştırılan kişilerin yanı sıra bazı eğlence ve yeme-içme mekânlarının işletmeci ve ilgilileri de soruşturma kapsamına alındı.

İkinci dalgada A.Ö., B.A., D.Ç., E.D., E.Ç., E.L., F.A., F.Ö., M.E.A., M.D., Ö.Ü., S.Ö., S.G., S.K. ve T.T. tutuklandı.

Soruşturmanın mekânlar ayağında ise K.A., H.B.E. ve A.A. tutuklanırken; M.A., H.E., K.V., M.D. ve Ö.Ş. hakkında adli kontrol kararı verildi. M.O. ve Y.T. firari olarak aranırken, soruşturmanın devamında C.T., C.Ö. ve S.A. da tutuklandı. Böylece ikinci dalgada 21 şüpheli tutuklandı, 6 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, 2 şüpheli ise firari olarak aranmaya başlandı.

İkinci dalga kapsamında şüphelilerden alınan biyolojik örneklerin incelenmesinde 10 şüphelide uyuşturucu madde tespit edildi. B.A. ve E.Ç.'nin idrarında kokain metabolitleri; D.Ç., E.D., F.A. ve S.K.'nin saçlarında kokain tespit edildi.

E.L., M.E.A. ve S.G.'nin kan ve idrarında kokain, A.Ö.'nün kan ve idrarında ise esrar etken maddesi THC-COOH bulundu. Adli kontrol kararı verilen V.T.'nin kan, idrar ve saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmedi.


Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı

Tokat'ta seyir halindeyken damperi açılan tır, yaya üst geçidine çarptı. Üst geçide takılan damper araçtan koparken, kontrolden çıkan tır karşı şeride geçerek tarlaya devrildi

05.09.2026 11:53:00
İHA
 
Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı
Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı
Kaza, Vali Zekai Gümüşdiş Bulvarı üzerindeki Mehmet Emin Tokadi Öğrenci Yurdu önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Y.A. (65) yönetimindeki 60 BK 928 plakalı tır, yükünü boşalttıktan sonra Turhal istikametinden Tokat yönüne seyir halindeyken aracın damper kısmı henüz bilinmeyen nedenle havaya kalktı.






Açılan damper, bulvar üzerindeki yaya üst geçidine çarparak takılı kaldı. Çarpmanın şiddetiyle damper tırdan koparken, sürücüsünün kontrolünden çıkan araç karşı şeride geçerek yol kenarındaki tarlaya devrildi. 






İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve ilgili ekipler sevk edildi. Kazada hafif şekilde yaralanan tır sürücüsüne sağlık ekipleri müdahale etti. 






Üst geçide sıkışan damperin bulunduğu yerden çıkarılması için ekipler çalışma başlatırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.






KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu

KKTC'nin Girne açıklarındaki feribot faciasından kurtulan Adanalı 3 genç memleketlerine döndü. Faciadan kurtulan gençler yaşadıklarını anlattı

03.09.2026 20:59:00
İHA
 
KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu
KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu
Girne'deki feribot faciasından kurtulan arkadaşlar Sudenaz Sönmez, Burak Can Keskin ve Burak Arif Kaya, memleketleri Adana'ya havayoluyla döndü. AFAD ekipleri tarafından Çukurova Havalimanı'nda karşılanan gençler, ailelerine kavuştu. KKTC'deki feribottan kurtulan Sudenaz Sönmez'i, Kozan ilçesindeki Şevkiye Mahallesi'ndeki ailesi büyük sevinçle karşıladı. Ablası Gamze Sönmez, 4 gündür hiç uyumadığını, kız kardeşine kavuşmayı beklediğini söyledi.






"Gemi batarken ilk terk eden kaptandı"

Yaşadıklarını anlatan Sudenaz Sönmez, "Kaptanı ilk uyardıklarında Mersin Limanı'na kadar duramayacaklarının söylendiğini ve gemi batarken bile hala 'sakin olun, bir şey yok' dediler. Batarken ilk terk eden kaptan, yedek kaptandı. İnsanlar el uzatırken hepimiz bakıyorduk, hiçbir çalışan yoktu. El ele tutuşarak birbirimizi çıkardık. Ben Kozanlı arkadaşlarımızla limana inince bayıldım. Kayıplarımızın bulunması öncelik. Hukuki süreç devam ediyor. Cumhurbaşkanımızdan, AFAD'dan, Türk Konsolosluğu'ndan destekleri için ve Kozan Belediye Başkanımız Mustafa Atlı'ya çok teşekkür ederim. Annemi görünce o ağladı, eve çıkınca ben de ağladım" diye konuştu.

Anne Selcan Sönmez, kızına gözyaşları içinde sarılarak, "Kızıma kavuştuğum için çok mutluyum. Ailesini kaybedenlere başsağlığı diliyorum. Biz çok kötüydük, onları düşünemiyorum bile" diye konuştu.








"Camı kırarak çıktım çok dalga vardı"

Arkadaşlarının yanına ziyarete giden ve feribotta birlikte dönerken faciayı yaşayan Burak Can Keskin ise, "Allah bir daha göstermesin. Biz gittiğimizde yerler ıslaktı. Herkes kaptana bildirmiş ama 'ben burada yıllardır kaptanım' demiş. Camı kırarak çıktım. Çok dalga vardı, o can havliyle bilsen de kurtulamazdın. Herkes kendi canının derdine düştü. Zaten durdu ve geminin batması ile durması bir oldu" diye konuştu.

Feribot faciasından kurtulan Burak Can Keskin'in annesi Gülfidan Keskin de, "Oğlum aradı. 'Anne, biz ölüyoruz. Hakkını helal et anne' diye feryat etti. Oğlumun sesi ve diğerlerinin sesi. 'Anne seni seviyorum, hakkını helal et' demesi ile ben bittim. O kaptanlar da aynı acıyı tatsın. Bir de 'Haklarını helal etsin' diyorlar mı' Asla hakkımızı helal etmiyoruz" dedi.
Baba Cem Keskin ise, oğlunun şaka yaptığını düşündüğünü belirterek, "'Baba, gemi batıyor' demesi ile 'Yelek, bot yok mu'' dedim. 'Helal olsun oğlum' dedim. Limana varınca haber verdi, büyük sevinç yaşadık" diye konuştu.








"8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım"

7 kişiyi camı kırarak kurtardığını söyleyen Burak Arif Kaya ise, "Gemiye bindik. İlk bastığımızda su vardı. Kaptana sordum, 'cıvatalardan su alıyor' dedi. 'Emin misin, batmadan gideceğimize'' dedim. Bana, 'sen 5 yıllık okul okuyorsun, ben 10 yıllık okul okuyorum' dedi bana. Gemiden çıktım, 'kalkıyoruz' dediler, gemiye geri bindim. 8-9 kilometre gittik gitmedik. Yardımcı kaptan, 'Sakin olun, bir şey yok' dedi. 2 dakika geçti, geminin içi su dolmaya başladı. Yanımda ufak çocuk, 'gemi batacak' dedi. İlerledik, ses gelince gemi her yerden su alıyor, kapılar kilitli. 'Benim de annem babam var' diyerek elde imkan varken kurtardım. 8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım. Kolumla vura vura çıkardım. 3 çocuk ve yaşlı bir amcayı çıkarmaya çalıştık. Mazotlu su, kayıyordu. Cumhurbaşkanımızdan ve belediye başkanımızdan Allah razı olsun" şeklinde konuştu.




















Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor

Karadeniz'de küresel ısınma, kirlilik ve aşırı avcılığın etkisiyle deniz ekosistemindeki dengeler değişirken, balıklar ve diğer deniz canlılarının hayatını sürdürebildiği oksijence zengin su alanlarının giderek daraldığı belirtildi

02.09.2026 13:47:00
İHA
 
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından, Karadeniz'in biyolojik zenginliğinin tanınması ve korunmasına yönelik yürütülen AB BIOBLACK Projesi kapsamında çalıştay düzenlendi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'dan proje ortakları ile paydaşların katıldığı çalıştayda, Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalar değerlendirildi. Katılımcılar, kendi ülkelerindeki mevcut durum ve önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritaları hakkında sunum yaptı. Programda ayrıca deniz ekosisteminin korunmasına yönelik ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ve ortak projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.






"Oksijenli su kütlesi daralıyor"

Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının küresel ısınmaya bağlı olarak hızla arttığını belirten KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, geçmişte yaklaşık 200 metre derinliğe kadar uzanan oksijence zengin ulus su kütlesinin bazı bölgelerde 100 metreye kadar daraldığını söyledi.

Erüz, iklim değişikliği, aşırı avcılık ve kirliliğin Karadeniz'deki canlı yaşamını ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade ederek, "Biyoçeşitliliği etkileyen kısa faktörler var. Birincisi insan etkisiyle Karadeniz'in ekosistemi bozuluyor. Özellikle fiziksel yapıda ciddi bir değişim var. Küresel ısınmaya bağlı olarak Karadeniz'in deniz suyu sıcaklığı hızla artış gösteriyor. Bu sıcaklaşmada buharlaşmanın fazla olması ve tuzunun artmasıyla birlikte Karadeniz'in dip ve üst tabakası arasındaki etkileşim artmaya başladı. Bu Karadeniz'de balık ve diğer üstyapı organizmalarının yaşayabileceği oksijenli su kütlesinde daralmalar başladı. Daha önce 200 metreye kadar olan derindeki sular oksijence zengin sular iken şimdi bu derinlik yer yer 100 metrelere kadar çıkabiliyor. Balık ve diğer canlıların yaşayabileceği su kütlesini daraltıyor. Bunun üzerine insan baskısını yani aşırı avcılık ve kirliliği eklediğiniz zaman Karadeniz'deki balık ve diğer canlıların yaşama şansı iklim değişikliği ile birlikte çok zorlandı. Yeni bir planlama ve stratejiye gitmemiz gerekiyor. Aksi halde Karadeniz'de gerçekten hızla tehdit altına giren bir deniz. Alınması gereken en önemli etken bütün ülkelerin birlikte inorganik kirleticilerin denize girişini mutlaka keskin bir şekilde kontrol altına almamız gerekiyor. Bizim balık kaynaklarımızın başında Karadeniz geliyor. Eğer biz Karadeniz'i koruyamazsak gelecek nesillerimizin besin kaynağı zarar görecek. Isınması yetiştiricilik ve avcılığa etki edecek" dedi.








KTÜ'den Karadeniz biyoçeşitliliğinin takibi için mobil uygulama

Karadeniz'de nesli tehlike altındaki canlılar ile yabancı türlerin dağılımının belirlenmesine yönelik mobil uygulama geliştirildi. Uygulamayla denizdeki türlerin daha yakından takip edilmesi ve elde edilen verilerin biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılması hedefleniyor.

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Hacer Sağlam, uygulamanın proje kapsamında geliştirildiğini belirterek, kullanım alanının genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Sağlam, "Proje kapsamında mobil uygulama geliştirdik. Bu uygulamanın amacı özellikle nesli tehlike altında ve yabancı türlerin dağılımını belirlemekti. Uygulama kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Karadeniz'deki canlılar aşırı avcılık, hayalet ağlar, yasa dışı avcılık, deniz çöpleri, yabancı türler gibi bir çok tehdit altında" ifadelerini kullandı.













Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?

Elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryalar, geleneksel yakıt depolarına kıyasla istatistiksel olarak daha az yangın riski taşısa da meydana gelen yangınlar kontrol edilmesi oldukça zor kimyasal süreçlere dayanır

02.09.2026 13:03:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Batarya yangınlarının temel sebebi termal kaçak (thermal runaway) adı verilen zincirleme reaksiyondur. Lityum iyon hücreleri içerisindeki anot ve katot katmanları son derece ince bir seperatör (ayırıcı) zar ile ayrılır.






Bu yapı bozulduğunda şu süreç işler:

İç Kısa Devre: Fiziksel darbe, imalat hatası veya aşırı ısınma nedeniyle ayrıştırıcı zar erir veya delinir. Anot ve katot doğrudan temas ederek kısa devre oluşturur.

Isı Artışı ve Gaz Çıkışı: Kısa devre hızlı bir sıcaklık artışına yol açar. Batarya içerisindeki sıvı elektrolit bozulmaya başlar ve yanıcı gazlar salgılar.

Kendi Kendini Besleyen Reaksiyon: Sıcaklık 150 derece ila 200 derece eşiğini aştığında, batarya hücreleri dışarıdan oksijen almadan bile kendi oksijenini üreterek yanmaya devam eder. Bir hücredeki yangın yanındaki hücreleri tetikler ve tüm batarya paketine yayılır.






Gerçek Yaşamdan 2 Örnek

Güney Kore Incheon Kapalı Otopark Yangını: Şarjda olmayan park halindeki bir elektrikli aracın batarya paketinde meydana gelen iç kısa devre, kapalı otoparkta termal kaçağı tetikledi. Yangının saatlerce sürmesinin ve onlarca araca sıçramasının ana nedeni, bataryanın kendi yapısındaki oksijenle yanmaya devam etmesiydi.

Kaza Sonrası Alt Gövde Hasarı Yangınları: Yüksek hızla seyreden bir elektrikli aracın yol üzerindeki sert bir cismin üzerinden geçmesi sonucu aracın alt tabanında bulunan batarya muhafazası delindi. Hücrelerin fiziksel deformasyona uğramasıyla ani iç kısa devre oluştu ve kaza anından birkaç dakika sonra araç alev aldı.






Nelere Dikkat Edilmesi Lazım?

Elektrikli araç kullanımında batarya sağlığını korumak ve yangın riskini en aza indirmek için dikkat edilmesi gereken kritik noktalar:

Fiziksel Darbelerden Sonra Kontrol Yapın: Aracın altı sert bir zemine, kaldırıma veya yoldaki bir nesneye çarptıysa batarya muhafazası zarar görmüş olabilir. Vakit kaybetmeden yetkili serviste alt gövde kontrolü yaptırılmalıdır.

DC Hızlı Şarj Kullanımını Dengeleyin: Aracı sürekli maksimum güçte DC (Fast Charger) istasyonlarında şarj etmek hücrelerde aşırı ısınmaya ve zamanla lityum dendriti (kristalleşme) oluşumuna yol açar. Bu kristaller ayrıştırıcı zarı delebilir.

Orijinal ve Standartlara Uygun Şarj Donanımı Kullanın: Evde şarj yaparken onaylanmamış kablolar, yetersiz kesitli uzatma kabloları veya standart dışı duvar üniteleri (Wallbox) kullanılmamalıdır.






Aşırı Şarj ve Derin Deşarjdan Kaçının: Bataryayı uzun süre %0 seviyesinde bırakmak veya sürekli %100 seviyesinde tutmak kimyasal stresi artırır. Günlük kullanımda %20-%80 aralığını korumak güvenlik marjını yükseltir.

Yazılım Güncellemelerini Aksatmayın: Üreticilerin yayınladığı Batarya Yönetim Sistemi (BMS) güncellemeleri, sıcaklık takibi ve hücre dengeleme algoritmalarını optimize ederek olası riskleri önceden engeller.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.