Terör, Türkiye'yi kavuruyor. AKP ise palyatif tedbirlerle "siyasi popüzlizm" yapıyor. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Terörle Mücadele Kanunu'nun önümüzdeki hafta tamamlanacağını anlatıyor.Öğleden sonra günaydın sayın Çiçek!* * *Terörle mücadeleye dair düzenlemeleri AB'ye uyum adı altında kim budamıştı? Milet mi? Hayır; yine siz... Yine sizin gibi AB'ciler...Ortalığı yakıp-yıkan gözü dönmüş terör güruhunun önüne canı pahasına atılan polisimizin eline AB'ye uyum namına "kuş lastiği" veren siz değil misiniz? Emniyet güçlerinin ve Türk askerinin yetkilerini kuşa çevirerek, onları bir nevi "itfaiye memuru" veya "orman muhafaza memuru" haline getiren siz değil misiniz?Hem artık terörün kökünü kurutmak için Terörle Mücadele Kanunu çıkartmak da yetmez; atı alan, çoktan Üsküdar'ı geçti. Terör batağını artık kanunla kurutamazsınız; belki tek tek sinekleri halledersiniz ancak... Terör batağını kurutmak için "milli bir devlet poltikası" şart... "Milli" diyorum; AB'ci veya Amerikancı politika demiyorum.Bir başka can alıcı nokta daha... Teröristbaşı çok yıldızlı İmralı ikametgâhında dörtköşe iken; siz hangi Terörle Mücadele Kanunu'ndan bahsediyorsunuz, sayın AB'ciler?!Bari, milleti kandırmayın, devlete vakit kaybettirmeyin.* * *Önce teşhisi koyalım.Terörün kaynağı neresi, terörün mühendisleri ve hamileri kimler?Bu işin üç-beş çapulcu işi olmadığını en ümmi insanımız dahi biliyor artık... Güneydoğumuzu kavuran terörü üretenler kimler?Sivil-asker 70 milyon insanımız bu sorunun cevabında aşağı-yukarı müttefiktir. Hepimizin zihninde, terörü besleyenlerin silueti üçaşağı-beş yukarı aynıdır. Bölgemizi işgal eden ve işgal ihtirasını her geçen gün kabartan BOP'un mühendisleri... Fas'tan Adriyatik'e kadar 22 İslam ülkesinin kimyasını ve sınırlarını değiştirme niyetini ortaya koyanlar... İşte bu işgalci ABD ve ortakçısı AB değil mi Irak'ta takla atanlar? Çekiç Güç'ün sınırımıza konuşlanmasından sonra terör belası başımıza çorap gibi örüldü, demediler mi koca koca devlet adamlarımız? K. Irak'taki Haziran 1993 olayları üzerine Süleyman Demirel, "Çekiç Güç'ün altından yılan çıktı" dememiş miydi?Apo'yu kucağımıza verip idam sehpasından indirip çok yıldızlı İmralı'da dörtköşe yapanlar bu AB ve bu ABD değil mi? Halkımızın kulağına fısıldadıkları Vatikan söylemleriyle "milli direnci yok etme" misyonu üstlenmiş diyalogcu nurcular, bu AB'nin ve bu ABD'nin koynunda yatmıyor mu? O halde hala, kim, daha neyin kaynağını arıyor?AKP hükümeti, bu AB için can atmıyor mu? AKP hükümeti, bu ABD'nin stratejik ortaklığını iftihar vesilesi yapmıyor mu? Çekiç Güç süreci, ABD ile ne pahasına olursa olsun stratejik ittifak süreci, AB uyum süreci, dinlerarası diyalog süreci ve terör süreci ile paralel gidiyor; bunu fark etmemek sadece ayıp değil, aynı zamanda dalalet, hatta ihanettir. Terörün hamileri, terörün kaynağı, terörün adresi ve yerli lojistik taşeronları ve onlara alet olanlar bellidir.* * *Olaylar çok boyutludur... AB'ciler, Amerikancılar ve diyalogcu nurcular, dar alanda kısa paslaşmalarla ülkede açıkça teröre ve etnik parçalanmaya maalesef zemin oluşturdular. Lojistik, politik ve sosyo-psikolojik çalışmaları birbirinden bağımsız gibi görünüyor; lakin entegre vaziyette birçok koldan yürütülüyor.Devlet-millet, sivil asker düşmanlığı ektiler, ekiyorlar. Milli kimlik ve sosyal dokumuzu örselediler. Barış gönüllüleri hizmeti, dinler arası diyalog ve hoşgörü faaliyeti adı altında misyonerlik yaptılar, etnik parselasyon çalışmalarına giriştiler. Dağ köylerine kadar ulaşarak "milli direnci kırma"da oldukça yol aldılar; vatandaşımızın kulağına "Bu halimizle ne AB'ye, ne ABD'ye karşı duramayız; Kıbrıs zaten sırtımızda kambur, verelim gitsin; Güneydoğu'da ne var taş ve kayadan gayrı, orayı da verelim, bakalım ne yapacaklar?!" türünden fısıldadılar. IMF aklıyla ekonomik olarak vatandaşı çökerttiler, cepte metelik bırakmadılar; ecnebiye muhtaç ettiler, AB veya ABD'den iş-aş ve maaş dilenecek pozisyona soktular.Diyarbakır'ı BOP'un yıldızı yapacağız dediler; yetinmediler. Sorun Kürt sorunudur, bu iş bizim işimiz, gerekirse devlet özür dilemediler dediler; İmaralı'daki Apo'yu sevindirdiler. Sınırın ötesinde Türk askerinin başına çuval geçirenler, sınırın berisinde adeta stratejik ortaklığın icabı Türk komutanlarını kendi komplolarıyla kirletmeye kalkıştılar. AB'ye uyum adı altında emniyet ve askerin elini kolunu bağladılar, askerin başına çuval geçirdiler. Devlet iradesine etek giydirdiler, onu hadım olmuş erkeğe çevirdiler.Bütün bunlar tezgahlanmaya devam ederken terör sona erer mi?* * *Bütün bunlar ne anlama mı geliyor? Şu anlama geliyor:AB'ciler terörü sona erdiremezler. Amerikanın stratejik ortakları terörü bitiremezler. IMF'ye mahkum olanlar teröre neşter vuramazlar. Vatikan'ın diyalog namlı etnik parselasyon işinde taşeronluk üstlenenler, teröre çare sunamazlar. Türk milletinin asaletini, birlik ve bütünlüğünün köklü altyapısını, 70 milyonu kardeş yapan mayasını bilmeyenler, Türk milletinin kimlik ve kişiliğini içlerine sindiremeyenler teröre karşı söz edemezler.* * *Terörün sona ermesi için "milli bir devlet politikası" kaçınılmaz. Devlet-millet, sivil-asker birlikteliğini sağlamak şart. "Ne pahasına olursa olsun AB uyumuna devam" ve "başımıza ne geçirirlerse geçirsinler ABD ile stratejik ortaklığa devam" mantığından kurtulmak şart. Devlet iradesine giydirilen etekten onu kurtarmak şart. Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet projeleriyle Türk milletinin tamamını dünyanın en zengin insanları haline getirip Türk olmanın gurunu yaşatmak şart... Bunlar lüks değil; artık zaruret, zaruret. Var oluş veya yok oluş meselesi.BTP'den başka bu işlere çözümü ve projesi olan bir parti varsa, bir kadro varsa beri gelsin. O halde devlet-millet, sivil-asker BTP'nin milli projeleri ekseninde "milli bir duruş"a geçmek durumundayız.Gerisi ortada... Terör bataklığı kurutmak yerine, AB gölgesi altında çıkartılacak olan Terörle Mücadele Kanunu ile sivrisineklerin peşine düşerek, millete ve devlete sadece vakit kaybettirecek olanlara bir kez daha duyurulur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019