logo
04 MART 2026


Tezkere mutabakata bağlı

19.02.2003 00:00:00
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, ABD ile Türkiye arasındaki "ekonomik, askeri ve siyasi" alanlarda çıkmaza giren müzakere sürecinin devam ettiğini söyledi.

Yakış, AKP TBMM Grup toplantısı öncesinde gazetecilerin Irak konusundaki sorularını cevapladı. Türk tarafı olarak, ABD'li yetkililerle yapılan müzakerelerde rakam belirlemeden, ne kadarı hibe ne kadar da kredi verileceği konusunda çalıştıklarını anlatan Yakış, "Bu kredinin de bin türlü formülü var. Mesela 4 yıl ödemesiz, 10 yılda geri ödenecek... Böyle olduğunda belli bir hibe, mesela 6 ile çarpılarak kredi haline dönüştürülüyor. Başka formül olursa o zaman başka bir payda ile çarpılması gerekiyor. Bütün bunların nasıl olacağı hususundaki esneklik de Türkiye tarafına bırakılarak sürüyor" dedi.

Yakış ile gazeteciler arasındaki diyalog şöyle gelişti:

Soru: Tıkanan nokta nedir?

Yakış: Yok niye tıkanmış diyorsunuz. Müzakere sürecinde her taraf bir şey söylüyor. Onlar bir şey söylüyor, biz söylüyoruz. Bu müzakere süreci devam ediyor. Tıkanmışlık diye bir şey yok.

Soru: Başbakan Abdullah Gül "kaygılarımız var" diyor.

Yakış: Bin tane unsur var. Komuta yapısından tutun, Kuzey Irak'taki gelişmeleri nasıl takip edeceğiz, oradaki işbirliğimiz ne olacak, müdahale sonrası Irak'ın yapısının nasıl olacağı, işbirliği imkanları var mı? Çok sayıda konu var.

Soru: Sorunlar siyasi mi?

Yakış: Siyasi, askeri ve ekonomik konularda görüşlerin birebir aynı olması düşünülemez.

Reddedilen birşey yok

Soru: Asker talebi ne kadar, Türkiye bunu neden reddediyor?

Yakış: Reddedilen bir şey yok. Bir kere aklınızdan çıkarın. Asker sayısını askeri makamlara sorun. Bu bir süreç.

Soru: Sürecin ne zaman tamamlanması öngörülüyor?

Yakış: Ne zaman mutabakat hasıl olursa...

Soru: Yunanistan Başbakanı Simitis'in Brüksel'de tezkere hakkındaki açıklamaları oldu.

Yakış: Mutabakatın hasıl olması halinde tezkere, Meclis'e gelebilir.

Yazıya dökülmesi doğal

Soru: ABD'den bazı garantileri yazılı olarak istedik.

Yakış: Yazılı derken, en azından ne konuda mutabık kaldığımızı... Ayrıntılı konu olduğu için hem askeri hem siyasi hem de ekonomik konularda çok hacimli bir belge. Hatta paket diyelim. O kadar konulardan hangisinde nasıl mutabakata vardığımızı belirlemek için bunların bir yere yazılması gerekir. Muayede imzalıyor değiliz.

Soru: ABD tarafı buna niye karşı çıkıyor?

Yakış: Karşı çıkmıyor ki? Yazıya zaten dökülüyor. O kadar kapsamlı bir şey, nerede, nasıl anlaşmıştık diye bunların zaman içinde kaybolmaması için yazıya dökülmesi son derece doğal.

21 Şubat için ısrar yok

Soru: ABD'den (21 Şubat'a kadar tezkereyi geçirin) diye bir ısrar var mı?

Yakış: Hayır 18'i için ısrar vardı. Biz 18'in neden zor olduğunu kendilerine anlattık. 18'in neden onlar için önemli olduğunu anlattılar. Biz de not ettik. Bunu ilgili makamlarla tartıştık. Bu süreç devam ediyor.

Soru: 18'inde gelmediğine göre bazı ABD kaynaklarının dediği gibi (her şey bitti mi) artık? Kuzey cephesi açılmayacak mı?

Yakış: Bunu Amerikalılara sormak lazım.

Soru: Sizin açınızdan soruyorum?

Yakış: (Bizim için 18'i çok önemlidir) dediler. Ama (18 gece yarısına kadar gelmezse, 12'yi 5 geçe verirseniz olmaz) diye bir şey kimsenin ağzından çıkmadı.

İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen füzenin etkisiz hale getirildiğini ve kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini kaydetti

04.03.2026 15:27:00 / Güncelleme: 04.03.2026 15:30:50
İHA
İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama
İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama
İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen bir füzenin etkisiz hale getirildiğini, bunun sonucunda ise füze parçasının Hatay'ın Dörtyol ilçesinde bir alana düştüğünü ifade etti.

Duran, meydana gelen olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığının altını çizdi. Kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini aktaran Duran, "Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir. Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.

Bu süreçte medya kuruluşlarından ve sosyal medya kullanıcılarının daha hassas hareket etmeleri, teyide muhtaç ve kamuoyunu paniğe sevk edebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemeleri gerektiğine vurgu yapan Duran, "Resmi makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir" diye konuştu.

Duran, açıklamasına şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın her vesileyle vurguladığı üzere Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir. Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir."

İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi

 

04.03.2026 15:09:00 / Güncelleme: 04.03.2026 15:14:18
AA
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir.

Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.

Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir.

Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.

Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz." 

Sadece 'Cumhurbaşkanına hakaret suçundan' ceza aldı

Bodrum'da "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılanan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın danışmanı reklamcı Levent Arkan hakkında yeniden görülen davada 18 ay hapis cezası verildi. Kararın istinaf yolunun açık olduğu bildirildi

04.03.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Sadece 'Cumhurbaşkanına hakaret suçundan' ceza aldı
Sadece 'Cumhurbaşkanına hakaret suçundan' ceza aldı
Bodrum'da "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılanan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın danışmanı reklamcı Levent Arkan hakkında yeniden görülen davada 18 ay hapis cezası verildi. Kararın istinaf yolunun açık olduğu bildirildi.

2024 yılı Şubat ayında bazı internet sitelerinde Arkan'a ait olduğu iddia edilen ses kayıtları yayımlandı.



Yapılan şikayetler üzerine gözaltına alınarak tutuklanan Arkan hakkında, kayıtlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Muğla Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Osman Gürün ve Cumhur İttifakı Bodrum Belediyesi başkan adayı Mehmet Tosun'a yönelik hakaret suçunu işlediği iddiasıyla dava açıldı.

56 gün cezaevinde kalan Arkan, Bodrum Adliyesi'nde görülen ilk duruşmada "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 21 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İtiraz üzerine dosya, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nde yeniden değerlendirildi. Mahkeme, yerel mahkemenin kararını aleniyet ilkesine dikkat çekerek bozdu ve dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere Bodrum'a gönderdi.



Dava yeniden Bodrum Adliyesi'nde görüldü. Yapılan yargılama sonucunda Arkan hakkında verilen 21 ay hapis cezası, istinaf yolu açık olmak üzere 18 aya indirildi.

Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli

İstanbul Arel Üniversitesi, Deprem Haftası kapsamında düzenlenen "Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!" panelinde Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki'yi ağırladı. Moriwaki, Marmara Bölgesi ve Türkiye'nin deprem gerçeğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler paylaştı

03.03.2026 14:02:00 / Güncelleme: 03.03.2026 14:07:32
İHA
Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli
Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli
"Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!" başlıklı panelde, Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Marmara Bölgesi ve Türkiye'nin deprem gerçekliğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehdi Öztürk, genç mühendis adaylarına mesleki etik ve sorumluluk üzerine önemli mesajlar verdi. İstanbul gibi yüksek riskli bir metropolde kentsel dönüşümün ve bilimsel temelli mühendisliğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Öztürk, mühendisliğin yalnızca teknik bir alan olmadığını, aynı zamanda hayati bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Yapı Kulübü tarafından organize edilen etkinliğe iş dünyasından da katılım sağlandı. İş adamı Okan Hocaoğlu sismik izolatörler hakkında bilgilendirme yaparken Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing) ve Prof. Dr. Mehmet Palancı inşaat yapıları hakkında teknik değerlendirmelerde bulundular.

"Sarsıntı olmadan yıkılan binalar var"

Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing), kentsel dönüşümün önemine vurgu yaparak, "Bugün deprem olmadan, kendiliğinden yıkılan binalar görüyoruz. Kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, can güvenliği için zorunluluktur" dedi.



"Marmara'da büyük deprem bekliyorum"

Panelde konuşan Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem kuşağındaki konumuna dikkat çekerek çarpıcı bir kıyaslama yaptı ve "Türkiye, Japonya'dan daha tehlikeli bir deprem riski taşıyor" diye konuştu. Moriwaki, özellikle Marmara Bölgesi'ndeki riskli hatlara işaret ederek Bandırma, Balıkesir ve Demirköprü hattında uzun süredir büyük bir hareketlilik yaşanmadığını, bunun da riskin biriktiğine işaret ettiğini söyledi. Balıkesir'de geçtiğimiz yıl yaşanan sarsıntıların fay hareketinden ziyade magma kaynaklı olduğunu ifade eden Moriwaki, Marmara Denizi içerisindeki fay hatları için ise büyük bir deprem beklentisinin sürdüğünü kaydetti.



"İyi ki 23 Nisan depremi oldu"

Silivri açıklarındaki hareketliliğe de değinen Moriwaki, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolunda risk birikimi olduğunu belirterek, Küçükçekmece'den Yalova-Çınarcık hattına kadar uzanan yaklaşık 150 kilometrelik segmentin kırılmayı beklediğini söyledi. 23 Nisan'da meydana gelen depreme de değinen Moriwaki, bu tür orta ölçekli sarsıntıların enerjinin kısmen boşalması açısından önemli olduğunu ifade ederek "İyi ki 23 Nisan depremi oldu" dedi.

Etkinlik sonrası yayımlanan mesajda üniversite yönetimi, deprem bilincinin yaygınlaştırılmasında bilimsel bilginin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturan öncü yapılar olduğu vurgulandı. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özlem Tarı İlgin, genç mühendislere seslenerek, mühendisliğin teknik yeterlilik kadar toplumsal sorumluluk ve etik bilinç gerektirdiğini hatırlattı.

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelin soru-cevap bölümünde, kentsel dönüşüm süreçlerinden afet sonrası koordinasyon senaryolarına, yapıların deprem direncinin artırılmasından mühendislik uygulamalarına kadar birçok başlık ele alındı. Geleceğin mühendisleri, uzman isimlere merak ettikleri soruları yönelterek sahadan ve bilim dünyasından doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.

Öğretmen cinayetinde acı detay

Çekmeköy'de biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki öğrencisi tarafından sınıfta bıçaklanarak katledildi. Öğretmenin geçen yıl yaptığı “Can güvenliğimiz yok. Sıradaki biz olabiliriz” uyarısı maalesef haklı çıktı

03.03.2026 13:15:00
Haber Merkezi
Öğretmen cinayetinde acı detay
Öğretmen cinayetinde acı detay
İstanbul Çekmeköy'de Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde dün meydana gelen dehşet verici olayda, 44 yaşındaki Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki öğrencisi F.S.B. tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olay, Türkiye'de öğretmenlerin can güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Cenaze töreninde "güvenlik" protestoları düzenlenirken, eğitim sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı.

Planlı saldırı

Olay, dün sabah saat 11.00 sıralarında meydana geldi. 11. sınıf öğrencisi F.S.B. (17), okulun ders programını kontrol ederek hedef aldığı öğretmen Fatma Nur Çelik'in bulunduğu sınıfa girdi. Saldırgan, doğrudan Çelik'e sırtından bıçak darbeleri indirdi. Panik sırasında araya giren 15 yaşındaki öğrenci S.K. ve öğretmen Z.A. (52) de yaralandı. Z.A. omzundan, S.K. ise çeşitli yerlerden bıçaklandı. Yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. 

Fatma Nur Çelik, ağır yaralı olarak hastaneye yetiştirilmesine rağmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti. Saldırgan F.S.B., olay sonrası öğretmenler odasındaki bir dolaba saklandı ve "Ben yapmadım" diye bağırdı. Polis ekipleri tarafından kısa sürede gözaltına alındı.

İddialara göre F.S.B., iki gün önce Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden taburcu edilmişti. Saldırının planlı olduğu, ders programını inceleyerek zamanlama yaptığı belirtiliyor.

"Can güvenliğimiz yok"

Öte yandan Fatma Nur Çelik'in geçen yıl okulda yaşanan bir bıçaklı kavga sonrası disiplin kurulunda "Can güvenliğimiz yok, sıradaki biz olabiliriz" diyerek meslektaşlarını uyardığı ortaya çıktı. Öğretmen, riskli öğrenci F.S.B.'nin uzaklaştırılması gerektiğini vurgulamıştı. Ancak önlem alınmadığı belirtiliyor.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, "Bu cinayet geliyorum demiştir. Fatma Nur öğretmen katilini bir yıl önce bildirmiş, daha ne yapmalıydı?" diyerek tepki gösterdi.

Evli ve 1 çocuk annesiydi

44 yaşındaki Fatma Nur Çelik, biyoloji öğretmeni olarak görev yapıyordu. Evli ve bir çocuk annesiydi; 5. sınıfa giden oğlu olduğu öğrenildi. YouTube kanalında "Çabamı kayıt altına almak ve ömrüm yeterse oğluma 'Bu yollardan geçtik' demek istiyorum" ifadeleri yer alıyordu.

Üniversite yıllarında ses yarışmasında bölge birincisi olmuş, 20 yıl önceki prova görüntüleri sosyal medyada duygusal paylaşımlara neden oldu. Konyalı olan Çelik'in cenazesi, bugün okulunda tören düzenlenerek memleketi Konya'ya gönderildi. Öğretmen Çelik yarın öğle namazını müteakip toprağa verilecek.

İş bırakma ve yayın yasağı

Dört eğitim sendikası, bir günlük iş bırakma eylemi kararı aldı. Okul önünde ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde öğretmenler "güvenlik" protestosu yaptı. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği, soruşturma nedeniyle yayın yasağı kararı verdi. Siyasi partiler ve sendikalar, okullarda şiddet ve güvenlik önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekti.

Bu trajedi, öğretmenlerin okulda karşılaştığı şiddet riskini bir kez daha gözler önüne sermiş oldu. Fatma Nur Çelik'in ölümü, eğitim camiasında derin yara açarken, yetkililerden acil önlem çağrıları yükseldi.

Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis

Başakşehir'de evinin otoparkında aracını park ettiği sırada silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Kapalıçarşı esnafının ölümüne ilişkin, maktulün eşinin de bulunduğu 7 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, 4 sanığın müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık eş hakkında ise haksız tahrik hükümleri uygulanarak 17 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, maktulün oğlu ve 1 sanık hakkında ise beraat kararı verdi

03.03.2026 13:07:00 / Güncelleme: 03.03.2026 13:10:06
İHA
Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis
Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis
Başakşehir'de 3 Ocak 2024 tarihinde evinin otoparkında aracını park ettiği sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kapalıçarşı esnafı Abdulkadir Altuğrul'un (36) ölümüne ilişkin, aralarında, diğer failler ile irtibatının bulunduğu belirlenen maktulün eşi Hülya Altuğrul (35) ve oğlu Ş.A.(17)'nın da bulunduğu 7 sanıklı dava karara bağlandı. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Hülya Altuğrul'un da bulunduğu 7 tutuklu sanık, müşteki kız kardeş Ayşe Altuğrul ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Beraatlarını istediler

Duruşmada son sözleri sorulan sanıklar mahkemeden beraatlarını talep ettiler. Beyanda bulunan müşteki Ayşe Altuğrul ise sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep etti.

Sanık eş hakkında haksız tahrik hükümleri uygulandı

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Mazlum Bulut, Serkan Karay, Uğur Aykut ve Taner Göç'ün üzerine atılı 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, sanık Hülya Altuğrul için ise 'eşi kasten öldürmeye azmettirme' suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ardından haksız tahrik hükümleri uygulayarak bu cezanın 17 yıl 6 aya indirilmesine ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verdi.

Maktulün oğlu ve 1 sanık hakkında beraat kararı

Mahkeme, hakkında 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan dava açılan ve dosyası Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden, Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilerek birleştirilen suça sürüklenen çocuk Ş.A. hakkında, üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 'beraatına' karar verdi. Öte yandan heyet, diğer tutuklu sanık Muhlis Sönmez hakkında da, üzerine atılı 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan, suçu işlediğine dair kesin inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 'beraatına' hükmetti.

Müşteki avukatı karara itiraz etti

Karar sonrası istinafa taşınan dosyaya itiraz dilekçesi sunan müşteki avukatı Erhan Demirci beyanlarında, "Müvekkilimize yönelik olarak eş tarafından planlanarak gerçekleştirilen kasten öldürme eylemine ilişkin verilen kararda, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmış olması hukuka açıkça aykırıdır. Eşe karşı ve tasarlayarak işlenen bir öldürme fiilinde, ayrıca haksız tahrik indirimi uygulanması; kanunun nitelikli hal düzenlemesini fiilen etkisizleştirmekte ve yaptırımı olması gereken ağırlıktan uzaklaştırmaktadır. Bu nedenle verilen karara karşı kanun yoluna başvurulmuş olup; haksız tahrik hükümlerinin kaldırılması ve eylemin nitelikli kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesi talep edilmiştir" denildi.

İddianameden:

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Abdulkadir Altuğrul 'maktul', Hülya Altuğrul, Mazlum Bulut, Muhlis Sönmez, Serkan Karay, Taner Göç ve Uğur Aykut 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, 3 Ocak 2024 tarihinde Abdulkadir Altuğrul'un evinin bulunduğu sitenin otoparkında, ateşli silahlı saldırıya uğraması ve hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Araçların arasına gizlenen kişi tarafından maktulün başına doğru eylemin gerçekleştirildiği anlatıldı

Olayın yaşandığı yere ait güvenlik kamerası inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanakta, maktulün site içerisindeyken kendi oturduğu daireye ayrılmış otopark alanı dışında öldürüldüğü, aynı sitenin başka bir bloğuna ait alana park ettiği bu alana da sitenin görevlisi olan şüpheli Muhlis Sönmez'in yönlendirmesiyle park edildiği, maktulün normalde aracın bagaj kısmının duvara doğru park edecekken, Sönmez'in yönlendirmesiyle bagaj kısmının ateşli silahla eylemi gerçekleştiren kişinin bekleme yaptığı alana yakın ve görülecek şekilde park etmesini sağladığı vurgulandı. Olayın, Abdulkadir Altuğrul'un bagaj kısmına yükleme yaparken, bu sürede diğer araçların arasına gizlenen kişi tarafından maktulün başına doğru ateşlemeler ile eylemin gerçekleştirildiği anlatıldı. Kamera kayıtlarında, ateşli silahla eylemi gerçekleştiren kişinin 34 GAB 701 plaka sayılı araç ile olay yerine geldiği, olay sonrası aracı otoparkta bıraktığı, failin olay sonrası şahsın, maktulün eşi Hülya Altuğrul'un yanına gittiği, bilgisi iddianamede yer aldı.

Şüpheli eşin diğer failler ile aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği anlatıldı

Hayatını Kaybeden Altuğrul'a yapılan otopsi işlemi raporu da iddianameye eklendi. Raporda, maktulün başına öldürmeye elverişli iki ateşli silah yararlanması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. İddianamede, eş Hülya Altuğrul ve şüpheli Taner Göç'ün aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği, maktulün kullandığı aracın park yerini değiştirten ve cinayetin yukarıda belirtilen şeklinde gerçekleştirilmesine imkan sağlayan Muhlis Sönmez'in de bu kişilerle iştirak içinde olduğunun değerlendirildi. İddianamede, maktulün, eşi Hülya Altuğrul'a zaman zaman darp uyguladığı, son olarak da evde eşinin kafasına silah dayadığı, maktul ve Hülya Altuğrul'un çocukları olan suça sürüklenen çocuk Ş.A.'nın da araya girdiği, maktulün oğlu ve eşi ile aralarının açıldığının tespit edildiği aktarıldı.

Mazlum Bulut'un araç üzerinden parmak izinin bulunduğu belirtildi

İddianamede, öldürme olayını Mazlum Bulut'un gerçekleştirdiği, şahsın site otoparkına girmesine şüpheli Taner Göç'ün yardım ettiği, Göç sayesinde Bulut'un şifre girmeye gerek kalmadan garaja ulaştığı, Bulut'un otoparka girmeden önce Hülya Altuğrul ile arama kaydının bulunduğu, Muhlis Sönmez'in ise maktulle arama kaydının olduğu, sonrasında maktulün aracının olay yeri olan C blok tarafına götürdüğü belirtildi. Maktulün kullandığı belirlenen araçta yapılan iz incelemesinde, olay anında ve sonrasında Mazlum Bulut'un araç üzerinden parmak izinin bulunduğu bilgisi yer aldı.

Annenin oğluna, babasından bıktığını, onu vurduracağını söylediği aktarıldı

Şüpheliler Serkan Karay ve Mazlum Bulut'un Hülya Altuğrul'dan, 20 bin lira para aldığını, daha önceden de tabanca alımı için şüphelilerin Altuğrul'dan 40 bin lira aldıklarını, alınan ifadelere göre Hülya Altuğrul'un zaman zaman oğlu Ş.A.'ya, babasından bıktığını, onu vurduracağını söylediği aktarıldı. İddianamede, olaydan önceki kamera kayıtları incelendiğinde, İSTOÇ'ta şüpheli Taner Göç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın buluştukları, Uğur Aykut'un diğer şahısların yanından ayrıldıktan sonra bir büfe önünde beklediği, burada kasten öldürme olayında silah kullandığı tespit edilen Mazlum Bulut ile görüştüğü belirtildi. İddianamede, şüpheli Mazlum Bulut'un araçtan indiği ve maktul şahsın ikametine doğru yürüdüğü, bu esnada Taner Göç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın olay yerinden ayrılarak bir hastanenin otoparkına geçtikleri, şüpheli Bulut'un olayı gerçekleştirdikten sonra yaya olarak kaçtığı, hemen sonrasında da şüpheliler Taner Güç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın kafeden ayrılarak şüpheli Mazlum Bulut'u araca alarak uzaklaştıkları bilgisi yer aldı.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, 6 şüpheli hakkında 'tasarlayarak kasten adam öldürme' suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı

Dün tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan geçici bir tedbirle görevden uzaklaştırıldı

03.03.2026 11:35:00 / Güncelleme: 03.03.2026 12:52:54
Haber Merkezi
Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı
Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı, dün tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın geçici bir tedbirle görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.

İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında 'İcbar Suretiyle İrtikap' suçu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2 Mart 2026 tarih ve 2026/48 sorgu numaralı kararıyla tutuklanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak çişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.

ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi


 
 
Genelkurmay Başkanı Dan Razin Caine, İran'da işler kaotik hale gelirse müttefiklerin ABD güçlerine yardım etmeyebileceğini, Rusya ve Çin'in ABD'nin bilmediği teknolojilerle İran'ı desteklemesi durumunda işlerin oldukça kötüye gidebileceğini düşünüyor!
 

03.03.2026 01:10:00
ÖNDER YILMAZ
ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi
ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi

Genelkurmay Başkanı Dan Razin Caine, geçen hafta Trump'ı İran'a karşı bir savaşın Rusya ve Çin gibi diğer büyük güçleri de sahneye çekecek daha geniş bir çatışmaya yol açabileceği konusunda uyarmıştı. General, Trump'a askeri harekatı mümkün olduğunca kısa tutmasını ve bir haftadan fazla uzatmamasını tavsiye etmişti. Ancak Epstein dosyaları yoluyla Yahudi lobisinin köleleştirdiği Trump, Netanyahu'ya daha geniş ve şiddetli bir harekat sözü vererek bunu reddetmişti. Nitekim Amerikan New York Times (NYT) gazetesi, 3 Mart'ın ilk saatlerinde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırmaya ikna olmasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun etkili olduğunu yazdı.

Sosyal medyada General Caine'in bu anlatımları yankılanırken, Trump da 24 Şubat'ta sosyal medya hesabından cevap vermekte gecikmedi. Generale hayranlığını dile getirdi ve onun dediği gibi yapacağını, ne zaman emrederse Caine'in savaşa önderlik edeceğini söyledi. Trump'ın verdiği cevap, dostane bir iltifattan ziyade bir iddia niteliğindeydi. Tıpkı politikacıların astlarını kibar ve zarif bir şekilde uyardığı gibi!

Caine ne demek istemişti?

General Caine, ABD'nin mühimmatının, özellikle Ukrayna ve İsrail'e büyük ölçüde tedarik ettiği füze önleme ve savunma mühimmatının zaten tükendiğini savunuyordu. Caine ayrıca, İran'ın tüm olumsuzluklara rağmen direnç göstermesinin biraz şaşırtıcı olduğunu düşünüyordu. General, işler kaotik hale gelirse müttefiklerin ABD güçlerine yardım etmeyebileceğini ve Rusya veya Çin'in ABD'nin bilmediği teknolojilerle İran'ı desteklemesi durumunda işlerin oldukça kötüye gidebileceğini düşünüyordu. Özellikle İran'ın Rusya'dan gemisavar füzeleri veya ABD karşıtı ittifaklardan başka gelişmiş teknolojiler edinme olasılığına değiniyordu.
Ancak Trump, ABD'nin hedeflerine ulaşmasını hiçbir şeyin engelleyemeyeceği yönündeki önceki iddiasını yineledi.

İran çetin ceviz çıktı


 
Devlet bozuntusu vahşi şeytanlar ve haydutlar ABD-İsrail ikilisinin ilk saldırı şokunu atlatan İran, 1 ve 2 Mart tarihlerinde İsrail'e, ABD'nin bölgedeki hedeflerine, Orta Doğu'da ABD adına 'karakol' işlevi gören, köpek leşi kadar değeri olmayan yönetimlere sahip sözde İslam ülkelerine füze yağdırdı. İki günde en az üç ABD uçağı düşürülürken, Netanyahu'nun ofisi de vuruldu. Ölen Amerikan askeri sayısı 6'ya çıktı.

03.03.2026 00:44:00 / Güncelleme: 03.03.2026 01:15:54
ÖNDER YILMAZ
İran çetin ceviz çıktı
İran çetin ceviz çıktı

Geçmişi katliamlarla dolu insanlık düşmanı iki devletin, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırıda 3 Mart saat 00.50 itibariyle 3 tam gün geride kaldı. İlk günkü şoku atlatan Ehl-i Beyt aşıklarının yaşadığı İran, özellikle 2 Mart'ta çok sayıda ABD, İsrail, kukla kadar değeri olmayan sözde İslam ülkelerindeki Amerikan hedeflerini vurdu. İşte savaştaki son bilanço:
• İran'ın füze saldırıları sonrasında İsrail'de ölenlerin sayısı 15'i geçti.
• İran'a yönelik operasyonda 6 ABD askeri öldü, çok sayıda asker ağır yaralandı.
• ABD'nin Amman Büyükelçiliği, potansiyel bir güvenlik tehdidi nedeniyle tüm personelini geçici olarak tahliye etti. Bahreyn'deki ABD Büyükelçiliği de kapalı kalmaya devam edeceğini duyurdu.
• Anket: ABD'lilerin yüzde 47'si Washington'ın İran'a saldırıları durdurması gerektiği görüşünde. destek oranı yüzde 22... Onlar da Trump'ın itleri...

Karakol devletler hedefte

• Kukla devlet Kuveyt'te İran saldırılarında 1 kişi öldü. ABD'nin Kuveyt'teki Ali es-Salem Hava Üssü füzelerle hedef alındı.
• Kuveyt Ordusu, ABD'ye ait birkaç savaş uçağının sabah saatlerinde düştüğünü ve 6 mürettebatın sağ kurtulduğunu açıkladı. İngiliz The Guardian gazetesi uçakların Kuveyt atarfından yanlışlıkla düşürüldüğünü yazdı! ABD'den uçakların dost ateşiyle düştüğü açıklaması geldi. 
•  Kuveyt ordusu, ayrıca hayatını kaybeden Deniz Kuvvetleri personeli sayısının 2'ye yükseldiğini duyurdu.
• ABD'nin ileri karakollarından Birleşik Arap Emirlikleri'nde İran saldırılarında 3 kişi öldü.
• Suudi Arabistan'daki Ras Tanura'daki Suudi Aramco tesislerinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı.
• Umman'daki Sultan Kabus Limanı'nda bir petrol tankeri hedef alındı. Olayda mürettebattan Hindistan uyruklu 1 kişi öldü.
• ABD-İsrail ortak saldırısına karşı İran'ın Körfez ülkelerine misilleme saldırıları devam ediyor. BAE'de Dubai, Bahreyn'de Manama, Kuveyt'in başkentinde pazartesi sabahı şiddetli patlamalar yaşandı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu, 'Hayber Şiken' füzelerinin kullanıldığı Sadık Vaat 4 Operasyonu'nun onuncu dalgası ile İsrail'de Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs'teki bazı devlet ve askeri noktalar hedef alındı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'ye ait istihbarat merkezleri ve askeri lojistik depolarını hedef aldığını açıkladı.

Rum kesimi de vuruldu

• İran, Kıbrıs Rum kesimindeki İngiliz üssünü de İHA'larla vurdu. Rum kesimindeki Baf Havalimanı tahliye edildi.
• Pakistan'da, İran'ın dini lideri 86 yaşındaki Ali Hamaney'in şehit edilmesiyle başlayan gösteriler nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Cesur Pakistanlılar, Karaçi'deki Amerikan Konsolosluğuyla İslamabad'daki ABD Büyükelçiliğini hedef almıştı.
• Bazı denizcilik sigorta şirketleri, ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırıları sonrası bölgedeki gemiler için savaş riski sigortasını iptal ettiklerini açıkladı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattıklarını ve geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını söyledi.
• Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu'ndaki İran temsilcisi Rıza Necefi, ABD-İsrail saldırılarında Natanz nükleer tesislerinin hedef alındığını belirtti.

İran tarafında son durum


• İran Kızılay Kurumu'ndan dün sabah saatlerinde yapılan açıklamada
ABD-İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 555'e yükseldiği belirtildi.
• Dün öğle saatlerinde Tahran'da çok sayıda noktada art arda şiddetli patlamalar meydana geldi.
• ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında Tahran'da yaşayan bir Çin vatandaşı hayatını kaybetti. İran'dan 3 binden fazla Çin vatandaşı tahliye edildi.
• Tesnim Ajansı'na göre ABD ve İsrail'in İran'ın sınır karakollarına düzenlediği saldırılarda 41 İran askerin öldüğü belirtildi.

Laricani alttan almadı

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ülkesinin bölge ülkelerine saldırı niyetinin olmadığını, sadece ABD üslerini hedef aldıklarını ifade etti. Laricani, ülkeye saldırılarını sürdüren ABD-İsrail'i 'daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle vuracaklarını' belirtti.

ABD'nin silah stokları tükeniyor

Bu arada ABD'de Donald Trump yönetiminin bazı üyeleri ile Savunma Bakanlığında (Pentagon) "İran ile çatışmanın kontrolden çıkabileceğine yönelik derinleşen endişelerin olduğu" öne sürüldü. Washington Post gazetesinin, isimleri açıklanmayan bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, bir kaynağın "Buradaki ruh hali yoğun ve paranoyak" şeklindeki değerlendirmesine yer verildi. Üst düzey yetkililerin, çatışmaların haftalarca sürmesinden kaygı duydukları ve bunun da ABD'nin sınırlı hava savunma stoku üzerinde baskı oluşturduğu öne sürüldü. Haberde bir füzenin durdurulması için genellikle iki veya üç hava savunma önleyicisine ihtiyaç duyulduğuna işaret edildi. ABD'nin stokları Ukrayna'ya ve İsrail'e yapılan sevkıyatlar nedeniyle azalmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran diplomasisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı saldırılar kapsamında, ABD, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Kuveytli mevkidaşları ile Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'le telefonda görüştü

 

02.03.2026 10:03:00
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran diplomasisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran diplomasisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez ülkeleri liderleri ve ABD Başkanı Trump ile görüştü.

Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'la görüşmesinde, İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ve güncel gelişmeler ele alındı.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile de görüşen Erdoğan, Katar'a yapılan saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ifade ederek, bu ülkedeki son duruma ilişkin bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'la görüşmesinde, Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılar nedeniyle üzüntülerini dile getirdi.

Görüşmede bölgedeki son durum ele alındı.

Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la yaptığı görüşmede, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini aktarıp, son durumu değerlendirdi.

Gerekli müdahalede bulunulmaması halinde çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacağı endişesini taşıdığını belirten Erdoğan, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi için ciddi emek sarf ettiğini, diplomasiye şans verilmesinin en akılcı yol olduğunu ifade etti.

Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'la da görüşen Erdoğan, Kuveyt'e yönelik saldırılar nedeniyle duyduğu üzüntüyü ve geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunların diplomasi ve müzakereler yoluyla çözülmesinin en akılcı seçenek olduğunu, Türkiye'nin barış ortamının süratle tesisi için elinden geleni yapmayı sürdüreceğini dile getirdi.

Erdoğan'ın, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'le görüşmesinde, İran'a yönelik saldırılar ve sonrasındaki çatışmalı süreç ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin tüm tarafları diplomasiye ve müzakere zeminine dönüşe davet ettiğini, barış sürecine her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu belirtti.

Erdoğan, bu süreçte Türkiye ile AB arasında yakın eş güdümün sürmesinin önemli olduğunu vurguladı.

İran lideri Hamaney için taziye

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-İsrail saldırılarında yaşamını yitiren İran lideri Ayetullah Ali Hamaney için taziye mesajı yayımladı.

Erdoğan, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda, komşu ülke İran'ın dini lideri Hamaney'in, gerçekleşen saldırılar sonucunda hayatını kaybetmesinden üzüntü duyduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Hamaney'e Cenabıallah'tan rahmet, kardeş İran halkına başsağlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi iletiyorum. İran halkıyla birlikte bölgedeki tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin hak ettiği huzura ve istikrara yeniden kavuşması, bölgemizde cereyan eden çatışma ortamının son bulması ve diplomasiye dönüş için Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.