logo
23 MAYIS 2026

Trafikte 'doğru' sanılan 'yanlışlar'

16.01.2006 00:00:00
 Trafikte, "Arkada oturanlar için emniyet kemeri gereksizdir'', "usta sürücü düştüğü problemden kazasız sıyrılmayı bilir'', "sıcak havada, lastiğin ısınmasını dengelemek için lastik havaları indirilir'', "ABS, mekanik frene göre aracı daha kısa mesafede durdurur'' gibi birçok "yanlışın'' "doğru'' sanıldığı belirtildi Türkiye'de bazı sürücülerin trafikle ilgili bildiklerini sandıkları yanlışlar ve bunların doğru karşılıkları şöyle:"-(Usta sürücü, düştüğü problemden kazasız sıyrılmayı bilir.)Yanlış. Çünkü usta sürücü probleme girmeyen sürücüdür. Karşısına çıkabilecek her türlü tehlikeyi önceden görebilir, ona göre tedbirini önceden alır. Problemlerle uğraşmaz.-(Otobanda tamam ama, şehir içinde emniyet kemeri takılmayabilir.)Yanlış. Emniyet kemeri hayat kurtaran en önemli güvenlik gerecidir. 50 km/s hızda meydana gelen bir çarpışmada, otomobilin içindekiler emniyet kemeri takmadıkları takdirde, 4 katlı bir binadan aşağı düşmeyle eşit şok yaşar.-(Arkada oturanlar için emniyet kemeri takmak gereksizdir.)Yanlış. Motorlu araçlar bir yere çarptığında hemen durur, ancak içindeki yolcular aynı hızla bir yere çarpana kadar ilerlemeye devam eder.Lastik havaları nasıl olmalı?-(Lastik havalarını düşük tutarsak, hem daha iyi tutunur, hem de  daha konforlu olur.) Yanlış. Lastik havalarının, aracın fabrika değerinin altında olmaması gerekir. Hatta yüke ve yolcu sayısına göre artırılmalıdır. Çünkü inik lastiğin tabanı yere yayılarak daha iyi tutunma sağlamaz. Aksine tabanın ortası yukarı kalkar ve yol ile teması kesilir. İnik lastiklerin yalnız omuz kesimleri yere basar. Lastik inikken, kayma hareketleri çok daha düşük hızlarda başlar, fren mesafesi uzar, direksiyon hareketlerine daha geç cevap alınır.-(Sıcak havada, lastiğin ısınmasını dengelemek için lastik havaları indirilir.)Yanlış. Lastiğin ısınmasının en büyük nedeni havanın sıcak olması değil, lastik havalarının düşük olması yüzünden lastik yanaklarının daha fazla esnemesidir.En etkin yavaşlama nasıl olur-(ABS (Antiblokaj Fren Sistemi), mekanik frene göre aracı çok daha kısa mesafede durdurur.)Yanlış. ABS fren sistemi olan bir araç tekerleklerin kızaklamasını önler ve fren sırasında manevra yapılabilmesini sağlar. Ancak, daha kısa mesafede durdurmaz. Bilinen fren bağıntılarında fren uzunluğu aracın dört tekerleğinin de tam bloke olup (yani dönmeden) kayarak yol üzerinde lastik izi bıraktığı durum için hesaplanır. Halbuki ABS, tekerleklerin tam bloke olmasını engeller.-(Ani frenlerde önce frene basıp, durmaya yakın debriyaja basarsak, motor kompresyonundan faydalanıp daha kısa mesafede dururuz.)Yanlış. En etkin yavaşlama frenle debriyaja aynı anda basılarak yapılır. Böylece fren anında motor devre dışı bırakılarak, motorun aracı ileri götürme kuvveti yok edilir. -(Direksiyon saate göre 10'u 10 geçe pozisyonunda tutulur.)Yanlış. Direksiyon, saate göre 9'u 15 geçe pozisyonunda tutulur. Bu, acil bir durumda her iki yöne eşit miktarda direksiyonu çevirebileceğiniz tek pozisyondur.-(Çocukları uyarmak için korna çalınır.)Yanlış. Çocukları uyarmak için korna çalınmaz. Korna onların paniğe kapılıp beklenmedik bir reaksiyon vermelerine yol açar. En iyisi iyice yavaşlamak ve gerekirse durmaktır.

Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş


 
Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

23.05.2026 01:30:00
MURAT ÇORBACI
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş

Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözleniyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel; Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

Prof. Dr. Ögel, Türkiye'deki tabloya da dikkat çekiyor. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerine göre bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunların giderek daha erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor.

Farklı terapiler var

Uzmanlara göre bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizdi: "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor." 

Fabrikaları insanlar yakıyor!


 
 
Securitas İtfaiye Genel Müdürü Uğur Yertut, anayi yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

23.05.2026 01:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 01:29:54
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Fabrikaları insanlar yakıyor!
Fabrikaları insanlar yakıyor!

Securitas İtfaiye Genel Müdürü Uğur Yertut, endüstriyel tesislerde profesyonel itfaiye ekiplerinin artık zorunluluk olduğunu söyledi. Endüstriyel tesislerdeki yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı hatalardan kaynaklandığını belirten Yertut, sanayi yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

Yertut, tesislerdeki rehavet ve aşırı özgüvenin büyük risk oluşturduğunu söyledi. "Eğer bir tesiste 'sistemler çalışıyor mu?' sorusuna herkes otomatik olarak 'evet' diyorsa, orada ciddi bir risk vardır" diyen Yertut, şu değerlendirmede bulundu: "2024 yılında 720 endüstriyel tesis yangını yaşandı. Oysa hiçbir tesisin yanmaması gerekir. Yangınların büyük çoğunluğu teknik yetersizlikten değil, insan hatası, ihmal, eksik kontrol ve yanlış güven duygusundan kaynaklanıyor. Ezbere verilen cevaplar yerine sahayı sürekli kontrol eden, riski yerinde analiz eden ve tehlikeyi önceden öngören bir anlayışla hareket edilmesi gerekiyor."

Yangın yönetiminin ayrı bir uzmanlık alanı olduğuna dikkat çeken Yertut, birçok tesiste yangın sorumluluğunun mevcut çalışanlara veya iş sağlığı ve güvenliği personeline bırakılmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Endüstriyel tesislerde prosedürlerin çoğu zaman kâğıt üzerinde eksiksiz göründüğünü ancak asıl kritik konunun ekipmanların gerçekten çalışır durumda olup olmadığının denetlenmesi olduğunu söyleyen Yertut, "Sahada zaman zaman prosedürlere uygun yerleştirilmiş cihazlar görüyoruz ancak bunların aktif şekilde çalışıp çalışmadığı bilinmiyor. Kâğıt üzerindeki uygunluk tek başına yeterli değil" dedi. 

Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!


 
Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

23.05.2026 00:37:00
Haber Merkezi
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!

Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Öğrenciler, böyle bir kararın sınav haftası devam ederken alınmasının akademik takvimlerini aksattığını ve kafa karışıklığına yol açtığını söyledi.

Öğretim görevlileri ise yöneticiler tarafından yeterli açıklama yapılmadığını, bunun karmaşaya yol açtığını ifade etti. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

Öğrenciler, Cuma günü 14:00'te kararı protesto etmek için Bilgi Üniversitesi'nin Santral kampüsünde toplandı. Bilgi Üniversitesi'nde bazı hocalar dersleri ve sınavları iptal etti. Bazı hocalar ise eğitim faaliyetlerini devam ediyor!

Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi

Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

22.05.2026 20:01:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Alınan bilgilere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri şüpheli bir tırı Kahramankazan'daki gişelerde durdurdu.

Tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda tabanca parçası ele geçirildi. Gözaltına alınan tır sürücüsü Ö.A., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı

Kurban Bayramı tatili öncesi İstanbul dışına çıkmak isteyenlerin yola çıkmasıyla kent genelinde trafik yoğunluğu arttı. Mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçümlendi

22.05.2026 17:50:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
İstanbul'da Kurban Bayramı tatili öncesi trafik yoğunluğu etkili olmaya başladı. Beylikdüzü, Bahçelievler D-100 karayolu üzerinde trafik zaman zaman durma noktasına geldi. 9 günlük Kurban Bayramı tatili için yola çıkan vatandaşların, Mahmutbey gişelerde oluşturduğu yoğunluk dron ile havadan görüntülendi. Haftanın son günü ve mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre saat 16:00 itibariyle trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçüldü.

Trafiğin mesai bitiminin ardından da daha da artması bekleniyor.

Rüşvet iddiası davasında karar çıktı

Antalya'da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla tutuksuz yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü Selim E. ile SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin davasında karar çıktı

22.05.2026 15:50:00
İhlas Haber Ajansı
Rüşvet iddiası davasında karar çıktı
Rüşvet iddiası davasında karar çıktı
Antalya'da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla tutuksuz yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü Selim E. ile SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin davasında karar çıktı. Mahkeme heyeti, rüşvet suçunun teşebbüs aşamasında kaldığını dikkate alarak 3 sanık hakkında takdiri indirimle 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmetti.

Önceki celsede tahliye kararı verilmişti

Davanın önceki duruşmasında Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklamış, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında "rüşvete teşebbüs" suçundan ceza uygulanması yönünde görüş bildirmişti. Mütalaanın ardından mahkeme heyeti, tüm delillerin toplanmış olmasını dikkate alarak tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar vermişti.

Sanıklar beraat talep etti

Mütalaaya karşı savunmaların alındığı duruşmada söz verilen sanık Murat Ayhan B., suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Hiçbir şekilde rüşvet almadım, rüşvet anlaşması yapmadım. Suçsuz olduğumu biliyorum, beraatimi istiyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise kamu görevini yerine getirirken menfaat çatışması bulunan kişilerin oluşturduğu sürecin içerisinde kaldığını savunarak, "Kamu görevimi yerine getirirken menfaat çatışması olan kişiler tarafından oluşturulan çatışmanın içerisinde kendimi buldum. Kimseyle rüşvet anlaşması yapmadım. Tapeler incelendiğinde herhangi bir konuşmam bulunmamaktadır. Beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı. Sanık Selim E. de savunmasında, "Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diyerek beraat talebinde bulundu.

3 sanığa 2 yıl 11 ay hapis cezası

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin "rüşvet almak" ve "rüşvete aracılık etmek" suçları kapsamında cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, sanıklar hakkında önce 7 yıl hapis cezası verdi. Rüşvet suçunun tamamlanmayıp teşebbüs aşamasında kaldığını dikkate alan mahkeme, cezayı 3 yıl 6 aya indirdi. Ardından sanıklar hakkında takdiri indirim uygulayan heyet, 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmetti.

Mahkeme ayrıca kamu görevlisi olan Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin 1 yıl 5 ay 16 gün süreyle kamu görevinden uzaklaştırılmasına karar verdi. Karara karşı istinaf yolunun açık olduğu belirtildi.

Çocuklarda ‘ekran oburluğu’ beyin yapısını değiştiriyor

Uzmanlar uyarıyor, günde 4 saatten fazla ekrana bakan çocukların problem çözme yeteneği azalıyor ve empati becerisi köreliyor

22.05.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Çocuklarda ‘ekran oburluğu’ beyin yapısını değiştiriyor
Çocuklarda ‘ekran oburluğu’ beyin yapısını değiştiriyor
Dijital teknolojilerin evlerin merkezine yerleşmesiyle birlikte, çocuk eğitiminde "ekran süresi" kavramı artık bir tercih olmaktan çıkıp ciddi bir sağlık ve eğitim krizine dönüştü.

Pedagoji ve nöroloji uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen son araştırmalar, kontrolsüz ekran kullanımının çocukların bilişsel gelişimini kalıcı olarak değiştirdiğini ortaya koyuyor. Eğitim dünyası ise bu durumu "Ekran Oburluğu" olarak adlandırıyor.

Beyin gelişiminde "dijital" tehdit

Yapılan son nörolojik testler, uzun süre ekrana maruz kalan çocukların beyin yapısında dikkat çekici değişimler saptadı.

• Gri Madde Azalıyor: Planlama ve organize olma becerisini yöneten ön beyindeki gri madde yoğunluğu düşüyor.

• Empati Yeteneği Köreliyor: Yüz yüze iletişim kurmayan çocukların duygusal sinyalleri okuma becerisi zayıflıyor.

• Sabırsızlık Kronikleşiyor: Sürekli kaydırılan kısa videolar, çocuklarda dopamin eşiğini yükselterek normal hayattan sıkılma dürtüsü yaratıyor.

"Sınıflarda odaklanma süresi 4 dakikaya düştü"

Gazetemize konuşan İlkokul Eğitim Uzmanı Selen Kurt, sınıflardaki acı tabloyu şu sözlerle özetliyor:

"Çocuklar artık öğretmenlerini ya da kitapları 'yeterince hızlı' bulmuyor. Ekranda gördükleri o dinamik, saniyede bir değişen görsellere alışan bir zihin için durağan bir dersi dinlemek işkenceye dönüşüyor. Odaklanma süreleri bazı sınıflarda 4 dakikanın altına geriledi. Bu durum doğrudan akademik başarısızlığı ve okul kaygısını tetikliyor."

"Dijital emzik" kolaycılığı

Uzmanlar, ebeveynlerin çocukları sakinleştirmek veya yemek yedirmek için telefon ve tabletleri birer "dijital emzik" olarak kullanmasının uzun vadeli faturaları olduğuna dikkat çekiyor. Çocuk psikologları, erken yaşta kendi kendine sakinleşmeyi öğrenemeyen bireylerin, ilerleyen yaşlarda öfke kontrol problemi ve yoğun kaygı bozuklukları yaşadığını belirtiyor.

Ebeveynler için 3 altın kural

Pedagoglar, teknolojiyi tamamen yasaklamanın gerçekçi bir çözüm olmadığını, bunun yerine "bilinçli tüketim" alışkanlığı kazandırılması gerektiğini vurguluyor.

• 0-3 Yaş Sıfır Ekran: Bu yaş aralığında çocuğun zihni sadece fiziksel temas, oyuncak ve konuşma ile gelişir.

• 3-6 Yaş Sınırı: Günlük maksimum 45 dakika ve mutlaka ebeveyn eşliğinde, eğitici içerikler izlenmeli.

• Model Olma Kuralı: Eve gelen ebeveynin elinden telefon düşmüyorsa, çocuğa "kitap oku" demek sonuç vermez.

Eğitim platformları ve okullar, önümüzdeki dönemde müfredatlarına "Dijital Hijyen" dersleri eklemeye hazırlanıyor. Ancak uzmanların ortak görüşü net: En etkili filtre ve koruma, aile içinde atılan bilinçli adımlarla başlar.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi

Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi

22.05.2026 14:49:00
Haber Merkezi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi. Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi.
BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle; "Mutlak butlan kararı siyaset tarihimize, hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir, bir ayıp olarak yerini almıştır. Bu karar sadece CHP'ye yönelik değil, Türk siyasetine yöneliktir. Bu nedenle her bir vatandaşımızı, her bir insanımızı ilgilendirmekte; demokrasiye ve hukuka inanan, demokrasi ve hukukun devam etmesi gerektiğini düşünen her vatandaşımıza bu anlamda görev düşmektedir.

"İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor"

İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. Kendi vesayetini kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın, kendi iktidarının devamını sağlayacak bir zemin bu ülkede oluşsun ama hiçbir şekilde kendi iktidarını tehdit eder hâle kimse gelemesin. Yıllarca bu ülkede vesayeti kırmak, vesayetle mücadele etmek iddiasıyla iktidara gelenler, iktidarda her seçim öncesi 'Vesayetle mücadele ediyoruz' diyerek milletten oy isteyenler maalesef bugün kendi vesayetlerini kuruyorlar. En büyük kentin belediye başkanını ve aynı zamanda ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını ve yine birçok seçilmiş belediye başkanını tutukladılar. Açtıkları soruşturmalarla, belediye başkanları üzerine oluşturdukları baskılarla birlikte transferler yapılıyor. İsteniyor ki kendilerinin kontrolünün dışında bir güç bu ülkede olmasın.

"Millet bu prangayı kırar"

Bu tümüyle iktidar vesayetidir. Bu tümüyle millet iradesine vurulan bir prangadır. Millet bu prangayı kırar. Geçmişte kırdığı gibi buna müsaade etmez. Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararıyla millet iradesine pranga vurulabildi mi? E-muhtıra yayımlanmıştı yine aynı dönemde. Millet iradesine pranga vurulabildi mi? Ne oldu? O dönemde yüzde 25'lere düşen AK Parti oyu, bu müdahalelerle birlikte yüzde 42'ye çıktı ve daha güçlü bir şekilde AK Parti'nin tekrar iktidar olması gerçekleşti. Bugün de aynı şekilde mahkeme koridorlarında, yargı eliyle siyasete müdahale edip ana muhalefet partisini ve onun üzerinden Türkiye'de muhalefeti ve siyaseti şekillendirmeye çalışanların oyunu tutmayacak çünkü bu oyunu millet bozup atacaktır. Millet bu prangaları kırıp atacaktır.

"CHP yönetimi millete sığınmalıdır"

CHP'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve CHP yönetimi millete sığınmalıdır, millete dönmelidir, millet de güç birliği yapmalıdır. Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Bu düğümü millet çözer. Bu oyunu millet bozar. Bu prangaları ancak millet kırar. Bu anlamda CHP kimliğini taşıyan ama bu oyunların aparatı hâline gelmiş, bu oyunun bir parçası hâline gelmiş kişilere —bu milletvekili olabilir, eski genel başkanlar olabilir, başka isimler, siyasetçiler olabilir— tavsiyemiz, onların kavga etmeleri değildir. Tavsiyemiz, daha önceden de defalarca ifade ettiğimiz üzere, bu hukuksuzluğa, bu demokrasi ayıbına karşı çıkan; bu ülkenin demokrasi ve hukuk zeminine bir an önce dönmesi gerektiğine inanan bütün siyasi partilerle beraber olunmasıdır. Bu yetmez, sivil toplum örgütleriyle beraber olunmalıdır. Yetmez; barolar gibi meslek kuruluşlarıyla beraber olunmalıdır. Hukuk ve demokrasiye inanan bütün muhalefeti CHP yönetimi organize etmeli ve demokrasi ve hukuk yolunda yürümeye devam etmelidir. Burada iktidarla birlikte hareket eden ya da iktidarın oyununun parçası hâline gelmiş olanlarla uğraşmaya, onlarla kavga etmeye hiç gerek yok. Milletle beraber yol yürünmelidir. Millet bu oyunu bozacak ve bu yeni vesayet kurma çalışmaları, iktidar vesayetini oluşturma gayretleri boşa çıkacaktır."

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'in açıklamasını izleyin:

Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı

Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı

22.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı.
Yoğun yağışların ardından Yamula ve Bayramhacılı barajlarından kontrollü su tahliyesine başlanınca Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi. Nevşehir Avanos'ta gezi yolları su altında kalırken alınan tedbirler artırıldı.

Su seviyesi 1 metre yükseldi
Avanos'ta su seviyesinin bir metreden fazla yükselmesiyle nehir kenarındaki gezi yolları su altında kaldı. Nehrin geçtiği Orta Mahalle'deki bir bölümde de küçük şelale oluştu. Belediye ekipleri, vatandaşların yaklaşmasını önlemek amacıyla nehir kenarı ve gezi yollarına bariyer yerleştirdi.

Sallanan Köprü yaya trafiğine kapatıldı
Avanos Belediyesi'nden yapılan duyuruda ise turistlerin ziyaret noktalarından biri olan "Sallanan köprü" olarak da bilinen Asma Köprü'nün 25 Mayıs'a kadar saat 20.00 ila 07.00 arasında yaya trafiğine kapatıldığı duyuruldu.

Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı

Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu

22.05.2026 11:34:00
AA
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığınca oluşturulan geçici dış ticaret istatistiklerine göre, nisanda Türkiye'nin toplam ithalatı, 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 3,1 artarak 33 milyar 908 milyon 621 bin dolar olarak belirlendi.

Bu tutarın 6 milyar 511 milyon 112 bin dolarlık kısmını, enerji ithalatı olarak özetlenen "mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar" oluşturdu.

Geçen yıl nisanda bu rakam, 5 milyar 71 milyon 708 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti. Böylece enerji ithalatı tutarı yıllık bazda yüzde 28,4 arttı.

Bu dönemde ham petrol ithalatı ise yüzde 14,6 artarak 2 milyon 620 bin 645 tona yükseldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.