logo
27 HAZİRAN 2026

Trump’tan sürpriz İran çıkışı: ‘Hamaney ile görüşebiliriz’

New York Post gazetesine özel bir mülakat veren ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen diplomatik süreçlere ilişkin iyimser mesajlar vererek, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney ile gelecekte bir araya gelebileceğinin sinyalini verdi

03.06.2026 16:21:00
Haber Merkezi
Trump’tan sürpriz İran çıkışı: ‘Hamaney ile görüşebiliriz’
Trump’tan sürpriz İran çıkışı: ‘Hamaney ile görüşebiliriz’
Küresel siyasetin ve Ortadoğu'daki dengelerin seyrini değiştirecek hamleler gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, New York Post gazetesinin "Pod Force One" adlı podcast programında gazeteci Miranda Devine'a verdiği özel röportajda, İran ile gerilimi düşürecek son derece kritik açıklamalarda bulundu.

Trump, iki ülke arasındaki müzakerelerin gidişatına bağlı olarak İran'ın Dini Lideri Mücteba Hamaney ile doğrudan bir görüşme gerçekleştirebileceğini söyledi.

"Herkesle görüşmeyi çok isterim"

Röportaj sırasında kendisine yöneltilen, "Mücteba Hamaney ile bir noktada görüşmek ister misiniz?" sorusuna yanıt veren Trump, diplomasiye açık kapı bıraktı. ABD Başkanı, "Herkesle görüşmeyi çok isterim, muhtemelen işlerin nasıl ilerleyeceğine bağlı olarak bir noktada onunla da görüşeceğiz" ifadelerini kullanarak Washington-Tahran hattında yeni bir dönemin başlayabileceğini işaret etti.

Trump'ın bu hamlesi, özellikle bölgedeki askeri hareketliliğin ve savaş senaryolarının gölgesinde, diplomasi masasının hâlâ en güçlü seçenek olduğunu göstermesi açısından büyük önem taşıyor.

"Oldukça iyi anlaşıyoruz"

Mülakatta iki ülkenin mevcut ilişkilerini değerlendiren Donald Trump, beklenenin aksine oldukça iyimser bir tablo çizdi. İran yönetimiyle şu anki diyalog sürecinin olumlu ilerlediğini kaydeden Trump, iki tarafın "oldukça iyi anlaştığını" vurguladı.

Trump ayrıca, Tahran yönetiminin nükleer silah programından vazgeçmesi konusunda önemli bir mesafe katedildiğini belirterek, İran tarafının nükleer silah sahibi olmama noktasında çoktan fikir birliğine vardığını öne sürdü.

Ortadoğu'da dengeler değişiyor mu?

Siyasi analistler, Trump'ın Mücteba Hamaney ile görüşme ihtimalini masaya getirmesini, Ortadoğu'da kalıcı bir uzlaşı arayışının parçası olarak yorumluyor. Göreve geldiği günden bu yana "bölgesel savaşları bitirme" vaadiyle hareket eden Trump'ın, İran'ın tepe yönetimiyle doğrudan temas kurma arzusu, bölgedeki ateşkes süreçlerini ve jeopolitik ittifakları da derinden etkileyebilir.

Beyaz Saray'ın önümüzdeki günlerde bu olası zirveye dair somut bir takvim veya şart öne sürüp sürmeyeceği ise dünya kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor.

Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!


 
Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine bu yıl en fazla başvurunun kumar bağımlılığı nedeniyle yapıldığını belirterek, kumar bağımlılığının toplum açısından giderek büyüyen bir tehdit haline geldiğini söyledi.

27.06.2026 11:54:00
AA
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!

Edirne'de basına konuşan Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılık denildiğinde geçmişte daha çok alkol, uyuşturucu ve tütünün akla geldiğini ifade etti.

Kumar bağımlılığı patladı

Pandeminin ardından kumar bağımlılığının yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada önemli bir sorun haline geldiğine işaret eden Dinç, "Özellikle pandeminin ardından dünya çapında sadece Türkiye'de değil, kumar bağımlılığıyla ilgili çok büyük bir tehdit ve tehlike ortaya çıkmaya başladı. Bunun neticelerini görüyoruz. İşten atılan, yuvası yıkılan, borç batağına kapılmış çok sayıda insanımız var. Bizi en çok üzen, vicdanımızı en çok parçalayan ise intihara kadar giden insanlarımız var" diye konuştu. Yeşilay olarak kumar bağımlılığıyla mücadeleyi öncelikli çalışma alanları arasına aldıklarını belirten Dinç, önleyici faaliyetlerin yanı sıra bağımlılara ücretsiz psikoterapi desteği sunduklarını anlattı.

Psikoterapi ücretsiz

Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine daha önce en fazla başvurunun tütün ve madde bağımlılığı nedeniyle yapıldığını aktaran Dinç, şöyle konuştu: "Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde ücretsiz psikoterapi hizmeti veriyoruz. Yakın zamana kadar en çok başvuru tütün ya da madde bağımlılığıyla alakalı oluyordu. Bu yıl kumar bağımlılığı başvuruları bütün bağımlılık alanlarını geçti. Şu anda Türkiye'nin 81 ilinde 105 danışmanlık merkezimizde en çok başvuruyu kumar bağımlılığıyla ilgili alıyoruz. Demek ki bu konuyla ilgili Türkiye'nin her yerinde büyük bir yangın var. Endüstri bu yangını büyütmek için kumar demiyor, bahis diyor, şans diyor, talih diyor. Ama adı ne kadar değiştirilirse değiştirilsin, ne kadar masum gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, bunun adı kumardır."


Yasal, yasal olmayan farketmez

Dinç, kumar ve bahisle mücadelede yasal ya da yasa dışı ayrımı yapılmaması gerektiğini vurguladı. Yasal ya da yasa dışı tüm kumar türlerinin aileleri dağıttığını ve insanların hayatını olumsuz etkilediğini belirten Dinç, "Dolayısıyla hepsiyle birlikte mücadele etmemiz, hepsini önlemeye yönelik çalışmalar yapmamız ve rehabilitasyon hizmetlerini yaygınlaştırmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dinç, kumarın yaygınlaşmasının en önemli nedenlerinden birinin erişilebilirliğinin artması olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Bir alışveriş sitesine giriyorsunuz, kumarla alakalı bir şey var. Bir banka sitesine giriyorsunuz kumarla alakalı bir şey var. Çocuk masum bir oyun oynamaya çalışıyor, karşısına kumarla ilgili içerikler çıkıyor. Bunlar kumar bağımlılığını fevkalade artırıyor ve özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi savunmasız hale getiriyor. Dolayısıyla kumarın ulaşılabilirliği konusunda ciddi düzenlemelere acil ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Alışveriş sitelerinde kumar öğelerinin, oyun sitelerinde ya da çocukların ve gençlerin yoğun kullandığı platformlarda kumar içeriklerinin yeri olmamalıdır."

Yolun sonu demeyin, tedavisi var

Kumarla mücadele kapsamında önemli bir eylem planının hayata geçirildiğini ve reklamların kısıtlanmasına yönelik adımların olumlu sonuçlar vermeye başladığını belirten Dinç, bağımlıların umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Dinç, "Ümidi kesmeyelim, yolun sonu demeyin, tedavisi var. Bu böyle devam edecek, benim kaderim diye düşünmeyelim. Bunun çözümü, çaresi, tedavisi ve rehabilitasyonu var" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde bağımlıların yanı sıra ailelerine de destek verdiklerini kaydeden Dinç, hizmetlerin ücretsiz ve gizlilik esasına göre yürütüldüğünü aktardı. Dinç, vatandaşların herhangi bir kaygı duymadan danışmanlık merkezlerinden destek alabileceklerini dile getirerek, "Bazen insanlar tedaviye korkuyla yaklaşabiliyor. 'Karşıma çıkacak mı, memurluktan atılacak mıyım, memurluğa girebilecek miyim?' gibi sorular sorabiliyorlar. Biz bu gizliliği muhafaza ediyoruz. Kimseyle paylaşmıyoruz. Gönül rahatlığıyla Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizden hizmet alabilirler" şeklinde konuştu.

Yetkili servis şikayetleri katlandı


 
Şikayetvar, elektronik ürün yetkili servislerine yönelik şikayetlerin son bir yılda yüzde 109, beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayetlerin ise yüzde 59 arttığını açıkladı. En çok şikayet edilen konular ise; uzun onarım süreleri, garanti anlaşmazlıkları ve yedek parça sorunları olarak kaydedildi.

27.06.2026 10:41:00
HASAN GÜNDOĞDU
 Yetkili servis şikayetleri katlandı
 Yetkili servis şikayetleri katlandı

Şikayetvar verilerine göre elektronik ürün yetkili servislerine ilişkin şikayet sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 694 seviyesinden bin 452'ye yükselerek yüzde 109 arttı. Beyaz eşya yetkili servislerinde ise şikayet sayısı 2 bin 812'den 4 bin 467'ye çıkarak yüzde 59 artış gösterdi. Beyaz eşya ve yedek parça sitelerine yönelik şikayetler de yüzde 96 yükselerek 304'e ulaştı.

Onarım süreleri uzun sürüyor

Platform tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Elektronik ürünlerde yaşanan arızaların ardından servis desteğine başvuran tüketiciler, en çok uzun onarım süreleri, yedek parça bekleme süreçleri ve aynı arızanın tekrar etmesinden şikayet ediyor. Özellikle akıllı telefon, televizyon ve bilgisayar gibi yüksek maliyetli ürünlerde kullanıcılar, yeni ürün satın almak yerine mevcut cihazlarını kullanmaya devam etmeye çalışırken servis süreçlerinde yaşanan aksaklıklar mağduriyet yaratıyor. Servis süreçlerinin uzaması, garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar ve onarım sonrasında aynı arızanın tekrar etmesi öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor.

Beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayet sayısı 4 bin 467'ye ulaştı. Özellikle klima, buzdolabı ve derin dondurucu gibi günlük yaşamın vazgeçilmez ürünlerinde servis randevularının gecikmesi, arızaların giderilememesi ve garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar öne çıkıyor. Tüketiciler, servis sürecinin haftalarca uzaması nedeniyle günlük yaşamlarının aksadığını belirtirken, bazı şikayetlerde aynı arıza nedeniyle birden fazla servis kaydı açıldığı görülüyor. Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte servis yoğunluğunun da şikayetlere yansıdığı dikkat çekiyor.

Yedek parça sitelerine yönelik şikayetlerdeki yüzde 96'lık artış da dikkat çekiyor. Veriler, tüketicilerin yalnızca tamir hizmetlerine değil, ürünlerini daha uzun süre kullanabilmek için yedek parçaya da daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tüketiciler; sipariş edilen parçaların gönderilmemesi, yanlış ürün teslim edilmesi, stokta görünen ürünlerin temin edilememesi ve iade süreçlerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çözüm arıyor. Artan ürün fiyatları nedeniyle cihazlarını yenilemek yerine onarmayı tercih eden kullanıcılar için yedek parçaya erişim daha kritik hale geliyor."

Başlıca şikayet başlıkları

Şikayetvar verilerine göre yetkili servis ve yedek parça kategorilerinde öne çıkan şikayet konuları şöyle:
• Garanti kapsamı ve garanti süresine ilişkin anlaşmazlıklar
• Uzayan onarım süreçleri
• Servis randevularına uyulmaması
• Yedek parça temininde yaşanan gecikmeler
• Aynı arızanın tekrar etmesi
• Ürün değişim ve iade taleplerinin karşılanmaması
• Kurulum ve montaj sırasında yaşanan sorunlar
• Müşteri hizmetlerine ulaşamama
• Yüksek servis ve yedek parça ücretleri...

Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açlık grevi yapan öğretmenlere yönelik "Önce gelip Bakanlığa şikayet etselerdi" açıklamasına eylemcilerden yanıt geldi. Resmi kanalları defalarca denediklerini belirten öğretmenler, "Dilekçelerimiz işleme alınmadı, randevu taleplerimiz reddedildi" dedi

26.06.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin’e yanıt
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, hak gasplarına karşı açlık grevi başlatan öğretmenlerle ilgili yaptığı son açıklamalar gündemdeki yerini koruyor. Bakan Tekin'in, "Keşke açlık grevi yapmadan önce şikayetlerini gelip Bakanlığa söyleseydiler. Şikâyet yoksa kim tedbir alacak?" şeklindeki sözlerine, eylemi sürdüren öğretmenlerden jet hızıyla yanıt geldi. Öğretmenler, idari yolları tüketmedikleri yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.

"Yasal tüm yolları tükettik"

Açlık grevindeki öğretmenler adına yapılan ortak açıklamada, Bakan Tekin'in "Hukuk devletinde önce idari işlem için itiraz edilir" sözlerine tepki gösterildi. Aylardır seslerini duyurmak için her yolu denediklerini belirten öğretmenler, süreci şu sözlerle özetledi:

"Çalıştığımız kurumlardaki hukuksuzluklara dair hazırladığımız raporları ve şikayet dilekçelerini defalarca Bakanlık evrak kaydına sunduk. Sorunları bizzat aktarmak için Bakanlık bürokratlarından ve Sayın Yusuf Tekin'den aylarca randevu talep ettik ancak hiçbirine olumlu dönülmedi. Okullarımıza gelen müfettişlere uğradığımız mobbingi ve haksızlıkları tek tek anlattık, hiçbir idari soruşturma açılmadı."

"Açlık grevi keyfi bir seçim değildir"

Öğretmenler, açlık grevi eyleminin idari yolların tamamen tıkanması ve kendilerine başka bir çare bırakılmaması sebebiyle başladığını vurguladı. "Hukuk devleti vurgusu yapanlar, önce vatandaşına kulak tıkamayı bırakmalıdır" diyen eylemciler, şu ifadeleri kullandı:

"Kimse durup dururken, keyfi bir şekilde bedenini açlığa yatırmaz. Bizler bu ülkenin öğretmenleriyiz. Keşke Sayın Bakan, 'Şikayet yok' demek yerine, haftalardır Bakanlık binasının birkaç yüz metre ötesinde devam eden çığlığımızı duymayı seçseydi. Kapılar yüzümüze kapanmasaydı, bugün burada açlık grevinde değil, sınıflarımızda öğrencilerimizin başında olurduk."

"Evrak numaralarımızı paylaşmaya hazırız"

Bakanlığın "Bize ulaşmış bir şikayet yok" iddiasına karşı öğretmenler, ellerindeki hukuki belgeleri işaret etti. Bakanlığa sunulan dilekçelerin tarih ve evrak numaralarını kamuoyuyla paylaşmaya hazır olduklarını belirten eğitimciler, somut bir adım atılana ve hakları iade edilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını yineledi.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri de yaptıkları açıklamalarla öğretmenlere destek vererek, Milli Eğitim Bakanlığı'nı inkarcı tutumu bırakıp acilen diyalog kanallarını açmaya davet etti.

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamanın ardından yangın çıkarken, 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı

26.06.2026 17:56:00 / Güncelleme: 26.06.2026 18:06:02
İhlas Haber Ajansı
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'nin Bor ilçesine bir havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Patlamada 1 kişinin hayatını kaybettiği öğrenilirken, çıkan yangını söndürmek için çalışma başlatıldı.  

İlçede bulunan bir havai fişek fabrikasında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi. Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de patlamanın ardından çıkan yangına müdahale etti.

Gelen bilgilere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı, çıkan yangının ise kontrol altına alındığı bildirildi

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ederek AKP'ye geçen belediye başkanlarıyla ilişkin olarak, "Eğer bu seçmen başka bir partiden belediye başkanı seçmek isteseydi seçerdi zaten. Onların kendi tercihi, kendi seçmenlerine hesabını verirler" dedi

26.06.2026 15:03:00
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler
Mansur Yavaş'tan AKP'ye geçen belediye başkanlarına mesaj: Hesabını seçmenlerine verirler
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Mamak metrosu şantiyesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı ve incelemelerde bulundu.

Burada yetkililer tarafından Yavaş ve Şahin'e projenin güncel durumuna ilişkin slayt üzerinden bilgi verildi. Görüşmede, 5 istasyonun fiilen yapımına başlandığı ifade edildi.

Toplantıda proje takvimi de değerlendirildi. Çalışmaların 16 Temmuz 2025 tarihinde başladığı hatırlatıldı. Projenin 14 Ocak 2029'da tamamlanmasının beklendiği kaydedildi.

Yavaş, bilgilendirmenin ardından ziyaret için ayarlanan bir belediye otobüsüne binerek basın mensupları ile şantiye alanına geçti.

Yavaş, projenin bitim tarihiyle ilgili "Seçimden önceye çekeriz inşallah." ifadesini kullandı.

Yavaş, NATO Zirvesi hazırlıkları vesilesiyle trafiğin kapatılması sonucu birçok iyileştirmeyi yapma fırsatı bulduklarını belirterek, NATO'nun burada yapılmasının Ankara'nın tanıtımı açısından da olumlu olduğunu kaydetti.

Bazı belediye başkanlarının parti değiştirmesine ilişkin soru üzerine Yavaş, "Eğer bu seçmen başka bir partiden belediye başkanı seçmek isteseydi seçerdi zaten. Onların kendi tercihi, kendi seçmenlerine hesabını verirler. Bizim bu anlamda bir kaybımız yok" dedi.

NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek

Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.
 

26.06.2026 14:48:00
AA
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
NATO Ankara Zirvesi'ne katılan yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Başkentte 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi için alınan güvenlik tedbirleri kapsamında 56 bin emniyet ve jandarma personeli görev yapacak, yabancı heyetlere ise turizm polisleri rehberlik edecek.

Güvenlik yetkililerinden alınan bilgilere göre, NATO Ankara Zirvesi için günler öncesinden alınan tedbirler 12 Temmuz'a kadar aralıksız sürdürülecek.

Bu kapsamda Ankara Emniyet Müdürlüğünden 49 bin, Ankara İl Jandarma Komutanlığından ise 7 bin personel; vatandaşların, konukların ve kentin güvenliği için görev başında olacak.

Güvenlik tedbirleri asayiş, trafik, terörle mücadele, istihbarat, özel harekat, çevik kuvvet, havacılık, turizm polisi ve diğer ilgili birimlerin tam koordinasyonu içerisinde yürütülecek.

Devlet yetkilileri ile diğer misafirlerin konaklayacağı bölgelerde geniş güvenlik önlemleri alınacak.

Devlet büyüklerinin, yabancı heyetlerin, basın mensuplarının ve diğer yabancı misafirlerin konaklayacağı alanlar ile toplantı ve etkinlik bölgelerinde geniş güvenlik planlamaları yapılırken heyetlerin geliş ve gidiş güzergahlarındaki trafik akışının güvenli şekilde sağlanması amacıyla da gerekli düzenlemeler planlandı.

Bu kapsamda Esenboğa Havalimanı ve Ankara Havalimanı başta olmak üzere havalimanları, Yüksek Hızlı Tren Garı (YHT), Ankara Garı ve Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) gibi yoğun insan hareketliliğin yaşandığı ulaşım merkezlerinde güvenlik tedbirleri artırıldı.

Öte yandan, şehir genelinde yaklaşık 6 bin Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kamerası aktif kullanılacak, anlık görüntü takibi ve koordinasyon sağlanacak.

İhtiyaç duyulan bölgelerde de helikopter destekli havadan denetimler yapılacak.

Kriz merkezi olumsuz durumlarda anında müdahale edecek
Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan kriz merkezi aracılığıyla tüm gelişmeler anlık olarak takip edilecek, ilgili kurumlarla eşgüdüm içerisinde hızlı karar alma ve koordinasyon sağlanacak.

Çevre illerle tam iş birliği içerisinde il giriş ve çıkışlarında güvenlik ve trafik uygulamaları yoğunlaştırılırken, gerekli görülen noktalarda da denetimler artırıldı.

Araçlara yönelik alınan kararlar çerçevesinde ise kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek patlayıcı ve yanıcı madde taşıyan araçların Ankara'ya girişine müsaade edilmeyecek.

Bu kapsamda söz konusu araçların il sınırlarına girişleri kontrol altına alınacak ve gerekli güvenlik tedbirleri titizlikle uygulanacak.

Ayrıca ihtiyaç duyulan bölgelerde geçici trafik ve ulaşım düzenlemeleri gerçekleştirilecek, belirlenen alanlarda motosiklet, skuter ve benzeri araçların kullanımına izin verilmeyecek.

Yabancı heyetlere turizm polisleri rehberlik edecek
Turizm polisi birimleri yabancı heyetlere rehberlik ve destek hizmeti sunmak üzere sahada aktif görev yapacak.

Atlı polis ekipleri de özellikle yoğun bölgelerde görünür güvenlik hizmetlerini yerine getirecek. Görev yapan tüm personel, yaka kamerası kullanarak hizmetlerin şeffaf, etkin ve güvenli şekilde yürütülmesine katkı sağlayacak.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’da yatırımcılara yaptığı sunumda erken seçim ihtimalinin “oldukça düşük” olduğunu söyledi. Şimşek’in açıklaması, Külliye'den gelen “öne alınmış seçim” formülü ve JPMorgan’ın erken seçim tahminiyle yeniden alevlenen tartışmanın ortasına düştü

26.06.2026 12:49:00
Haber Merkezi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de erken seçim tartışmasına girdi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'da yatırımcılara yaptığı sunumda erken seçim ihtimalinin "oldukça düşük" olduğunu söyledi. Şimşek'in açıklaması, Külliye'den gelen "öne alınmış seçim" formülü ve JPMorgan'ın erken seçim tahminiyle yeniden alevlenen tartışmanın ortasına düştü.

Son dönemde siyaset kulislerinde ve piyasa raporlarında yeniden hareketlenen erken seçim tartışmalarına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de dahil oldu.

Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında İngiltere'de yatırımcılarla bir araya gelen Şimşek, Türkiye'nin ekonomik görünümüne ilişkin sunumunda siyasi takvime de değindi. Şimşek, erken seçim olasılığının "oldukça düşük seviyede" kaldığını söyledi.

"ERKEN SEÇİM OLASILIĞI DÜŞÜK"
Şimşek'in sunumunda, ekonomi programına yönelik siyasi desteğin sürdüğü mesajı öne çıktı. Bakan Şimşek, iktidarın "Terörsüz Türkiye sürecinin yolunda ilerlemeye devam ettiğini" savunarak erken seçim ihtimalinin "oldukça düşük seviyede kaldığını" ifade etti.

Yatırımcılara enflasyon mesajı da veren Şimşek, "enflasyonun daha yavaş bir hızda da olsa düşüşünü sürdürmesinin muhtemel olduğunu" söyledi.

Şimşek, "süregelen dezenflasyon" olarak tanımladığı sürecin arkasındaki başlıkları da şöyle sıraladı:

"Sıkı para politikası duruşu, destekleyici maliye ve gelir politikaları, arz yönlü tedbirler, genişleyen negatif çıktı açığı ve hizmet enflasyonunda kalıcı katılığa dair kanıt bulunmaması."

"DIŞ KIRILGANLIK AZALDI"
Bakan Şimşek, cari açığın arttığını ancak yönetilebilir seviyede kaldığını savundu. Dış finansman tarafında ise daha iyimser bir tablo çizerek "dış kırılganlıkların azaldığını" kaydetti.

Büyümedeki yavaşlama ve eşel mobil sisteminin gelirler üzerindeki etkisine de değinen Şimşek, bütçe açığı hedefinin gayrisafi yurt içi hasılaya oranla yüzde 3,5 seviyesinde "hala rahatlıkla ulaşılabilir durumda olduğunu" ileri sürdü.

Şimşek, Ocak-Haziran 2026 döneminde iç borç çevirme oranının yüzde 86,4 seviyesinde gerçekleştiğini, yıl geneli için belirlenen yüzde 106 hedefinin altında kalındığını aktardı. Bakan, yıl sonunda bu oranın yaklaşık yüzde 100 civarında gerçekleşmesinin daha olası olduğunu söyledi.

YATIRIMCILARA VERGİ VE İKLİM MESAJI
Şimşek'in Londra temaslarında yalnızca erken seçim ve ekonomi programı yoktu. Bakan, yatırımcılara Türkiye'nin yabancılara sunduğu vergi avantajlarını da anlattı.

Londra İklim Eylemi Haftası kapsamındaki konuşmasında ise iklim finansmanı başlığına geniş yer ayırdı. Şimşek, "İklim eylemi yalnızca çevreyi korumakla ilgili değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı korumakla ilgili" dedi.

İklim krizinin artık geleceğe ait soyut bir risk olmadığını vurgulayan Şimşek, "İklim kaynaklı şoklar halihazırda altyapıyı, tedarik zincirlerini, gıda sistemlerini ve kamu maliyesini aksatıyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin COP31'e Antalya'da ev sahipliği yapacağını hatırlatan Şimşek, "Dünyanın eksikliği taahhüt değil, uygulama" mesajı verdi. Bakan, iklim hedeflerinin artık uygulanabilir projelere ve finansmana dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomilerin 2030'a kadar her yıl yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu, mevcut finansmanın ise bunun ancak onda biri civarında kaldığını belirtti.

"ASIL SORUN SERMAYE EKSİKLİĞİ DEĞİL"
Şimşek, iklim finansmanında asıl meselenin para yokluğu değil, projelerin finansman bulabilecek hale getirilmesi olduğunu söyledi.

Bakan Şimşek, "Asıl zorluk sermaye eksikliği değil. Asıl zorluk, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürmek" dedi.

Gelişmekte olan ekonomilerin finansman ihtiyacına da dikkat çeken Şimşek, Çin hariç gelişmekte olan ekonomilerin her yıl yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Mevcut finansmanın ise bunun ancak onda biri civarında kaldığını söyledi.

Türkiye'nin COP31 kapsamındaki "İklim Uygulama Köprüsü" girişimini anlatan Şimşek, hedeflerini şu sözlerle özetledi:

"Amacımız basit: Ülkelerin iklim planlarından yatırıma hazır projelere, finansman ihtiyaçlarından da bankalarca finanse edilebilir proje havuzlarına geçmesine yardımcı olmak."

Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!

Ticaret Bakanlığı, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelesine ilişkin verileri paylaştı

26.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!
Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!
Ticaret Bakanlığı, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelesine ilişkin verileri paylaştı. Buna göre, 2023'ten 2026 yılı haziran ayına kadar geçen 3,5 yıllık sürede 3 bin 430 operasyonda 119 milyar 153 milyon TL değerinde 108,7 ton uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalara ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı.

Bakanlık açıklamasında, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla, operasyonel kapasiteye ve elde edilen sonuçlara ilişkin bilgilerin paylaşıldığı belirtildi.

Açıklamaya göre, 2023 yılından 2026 yılı haziran ayına kadar geçen 3,5 yıllık sürede 3 bin 430 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda 119 milyar 153 milyon TL değerinde 108,7 ton uyuşturucu madde ele geçirildi.

2026'nın ilk 6 ayında 36 ton 403 kilo uyuşturucu yakalandı
Bakanlığın paylaştığı verilere göre, 2023 yılında 727 operasyonda 5,5 milyar TL değerinde 11 ton 976 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi.

2024 yılında 1.362 operasyonda 30,5 milyar TL değerinde 24 ton 313 kilo, 2025 yılında ise 934 operasyonda 44,9 milyar TL değerinde 35 ton 995 kilo uyuşturucu madde yakalandı.

2026 yılı haziran ayı itibarıyla ilk 6 ayda ise 407 operasyonda 38,3 milyar TL değerinde 36 ton 403 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi.

Narkokim ekipleri ve kriminal laboratuvar vurgusu
Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Muhafaza Teşkilatı'nın uzman personel, istihbarat kapasitesi ve risk odaklı çalışma anlayışıyla uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede önemli yakalamalara imza attığını belirtti.

Açıklamada, operasyonel kapasitenin artırılması amacıyla tüm Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüklerinde Narkokim özel ekiplerinin oluşturulduğu, bu alandaki teknik ve analitik çalışmaların güçlendirildiği kaydedildi.

Yakalama olaylarında ele geçirilen suç unsurlarının hızlı ve etkin şekilde analiz edilmesi, soruşturma süreçlerine bilimsel destek sağlanması amacıyla 2020 yılında Gümrükler Muhafaza Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nün kurulduğu da belirtildi.

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

26.06.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
Venezuela'da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek.
Venezuela'da 40 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5'lik depremlerin ardından arama ve kurtarma çalışmaları sürüyor.

Peş peşe depremlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , sosyal medya hesabından Venezuela halkı için taziye mesajı yayımlamış ve Venezuela halkının yanında olduğunu sözlerine eklemişti.

AFAD, Türkiye'den bölgeye yardım ekibi göndereceğini açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre, askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD Arama-Kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığı'ndan 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılay'dan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 adet donanımlı arama-kurtarma aracının Venezuela'nın deprem yaşanan bölgesine gönderilmesi planlandı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ayrıca bir askeri uçak ile İnsani Yardım Tugayından ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekip gönderilecek.

Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yola çıkarılması planlanıyor.

Venezuela 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Yerel saatle 18.00 sıralarında meydana gelen 7,2'lik ilk depremden 40 saniye sonra 7,5'lik deprem, halkı sokağa döktü.

Başkent Karakas'ta yıkılan binalar var.

Depremlerin merkez üssü ülkenin kuzeyindeki Moron kasabası yakınları. Karakas kentine 160 km mesafedeki 7,2'lik ilk sarsıntı, 22 km derinlikte kaydedildi.

Saniyeler sonra aynı bölgede 10 km derinlikte 7,5 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Başkentte bazı binalar yerle bir oldu. Arama kurtarma ekiplerinin çalışması sürürken depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 235'e yükseldi.

Olağanüstü hal ilan edilirken başkentteki Simon Bolivar Havalimanı da yıkıntılar nedeniyle kapatıldı. Büyük paniğin yaşandığı deprem sonrası çok sayıda bina tedbir amacıyla boşaltıldı. İletişim hatlarında kısa süreli kesintiler yaşanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.