logo
28 HAZİRAN 2026

Türk halkı Doblo'yu sevdi

25.11.2006 00:00:00
 
Fiat Ticari Araçlar İş Geliştirme Müdürü Halit Tola, "Doblo'nun 5 yıldır segmentinde liderliğini korumasının en önemli nedeninin; dizaynı, konforu ve görünüşüyle Türk halkının hoşuna gitmesi" olduğunu söyledi Fiat Ticari Araçlar İş Geliştirme Müdürü Halit Tola, Konya Oto Show Fuarı için geldiği Konya'da yaptığı açıklamada, Fiat'ın ön plana çıkan araçlarından Doblo'nun, 5 yıldır, ticari araç segmentinde rakiplerinin sürekli önünde yer aldığını, satış rakamları açısından liderliği 5 yıldır hiç kaptırmadığını kaydetti.Doblo'nun başarısının altında, rakiplerine göre teknik özellik üstünlüğünden çok, aracın genel olarak benimsenmesinin yattığını anlatan Tola, Doblo'yu her geçen yıl daha da geliştirerek, tüketicinin beğenisine ve isteklerine daha fazla yaklaştırdıklarını ifade etti.Hoş bir araç"Doblo'nun 5 yıldır segmentinde liderliğini korumasının en önemli nedeni, dizaynı, konforu ve görünüşüyle Türk halkının hoşuna gitmesidir" diyen Tola, şunları kaydetti: "Aracın, segmentinde en fazla tercih edilen durumunda olmasında, yurt genelinde yaygın servis ağı ve yedek parça temini kolaylığı da yabana atılmamalıdır. Ancak, servis ağı ve yedek parça faktörü, son bir kaç yıldır tüm otomobil firmaları tarafından, müşteriye birbirine yakın oranlarda sağlanıyor. Yani bu unsur, ucuz yedek parça sağlayan firmalar için başlı başına bir avantaj değil. Bu nedenle Doblo'nun başarında önemli olan, Türk sürücülerin beğenisini kazanan, hoş bir araç olması."Tola, 2. el değerinin de çok iyi durumda olmasının, Doblo'nun bir başka avantajını oluşturduğunu, bu durumun yeni otomobil satışlarını doğrudan etkilemesi açısından önemli olduğunu vurguladı.Doblo'nun sadece yurt içinde değil yurt dışında da çok önemli başarılara imza atan bir araç olduğunun altını çizen Tola, "Doblo'larda aynı zamanda multi-jet motoru kullanmamız, düşük silindire sahip motorları çok kuvvetli hale getiriyor. Bu durum, Türkiye'de tüketicinin araç tercihinde düşük yakıt tüketimi noktasında, bu aracı rakiplerine bir başka açıdan da üstün konuma getiriyor" diye konuştu.

Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü

Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa'da tören düzenlendi

28.06.2026 16:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa'da tören düzenlendi. Komandolar, 106 yıl önce Fransızların işgali altındaki Şanlıurfa'nın kurtuluş mücadelesinin fitilini ateşleyen Bayraktepe'ye yapılan çıkarmayı yeniden canlandırdı.
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Şanlıurfa' da bulunan 20. Zırhlı Tugay Komutanlığında tören düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan tören öncesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kullanılan yerli ve milli hafif silahların sergisi gezildi. Programın açılışında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel'in mesajı okundu. 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Üzeyir Durmuş, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaparak katılan herkese teşekkür etti. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü korusu tarafından mini bir konser verildikten sonra komandolar yürüyüş yaptı.
Komandolar çıkarma yaptı
Fransızlar Şanlıurfa'yı işgal ettikten sonra bölgeye hakim olan Bayraktepe'ye asker yerleştirdi. Yüzbaşı Ali Sahip Ursavaş, milis güçlerin de desteğiyle 16 Şubat 1920 yılında Bayraktepe'ye bir çıkarma gerçekleştirdi. Yaşanan çatışmada Türk tarafı 1 şehit verirken Fransızlar ise büyük zayiat yaşadı. Tepenin ele geçirilmesiyle birlikte Şanlıurfa'daki kurtuluş mücadelesinin fitili ateşlendi. Törende komandolar sembolik olarak yeniden tepeye çıkarma yaptı.
Komando marşı ve Kur'an-ı Kerim'in okunmasının ardından program sona erdi. Programa 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Üzeyir Durmuş ile birlikte Vali Yardımcısı Mehmet Deniz Arabacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sait Ağan, Harran Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Nihat Denek, askeri personel ve aileleri, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.İHA

Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!

Türkiye'de yeni haftada aşırı sıcak hava dalgası etkili olacak. Yarın 31 derece olan İstanbul'daki sıcaklık Salı günü tavan yapacak. Bazı yerlerdeyse sıcaklık 50 dereceye kadar yükselecek

28.06.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!
Türkiye kavrulacak, sıcaklıklar rekor kıracak. Güneşin altında 50 dereceye dikkat!
Yurt genelinde sıcaklıklar artarak mevsim normallerinin üzerine çıkıyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, Ülkemizin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları, Samsun'un doğusu, Ordu çevreleri ile Van ve Hakkari'nin doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının yurdun kuzeydoğu ve doğu kesimlerinde mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

Yeni haftadaysa sıcaklıklar tırmanışa geçecek.

İstanbul'da bugün kuzeyli rüzgarlar etkisi sıcaklık 30, yarın ise 31 derece. Megakent Salı günü 35 dereceyi görecek.

Marmara Bölgesi'nin genelinde hava güneşli. Edirne 37, Sakarya 32, Balıkesir 35 derece.

İç Anadolu'nun da çoğu yerinde 30-32 derece olan sıcaklık, Çarşamba günü 36-37'lere çıkacak.

Ege'de rüzgar sert esiyor. Gölgede Manisa ve Muğla 37, Denizli ve Aydın 38 derece. Bodrum'daki yüzde 70 bağıl nem, sıcaklığı gölgede 35 derece hissettiriyor.

Bak sen işe!

Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) 2'nci Dairesi, Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatları, Ergenekon süreçlerinde rol alan, meslekten ihraç edilen eski yargı mensuplarından tahsil edecek

28.06.2026 09:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bak sen işe!
Bak sen işe!
Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) 2'nci Dairesi, Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatları, Ergenekon süreçlerinde rol alan, meslekten ihraç edilen eski yargı mensuplarından tahsil edecek.

Ergenekon davasının adli aşamalarında rol alan savcı ve hakimlere yönelik başlatılan disiplin soruşturması, Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi tarafından karara bağlandı.
Alınan kararda, adil yargılanma hakkının çiğnendiğini ortaya koyan saptamalar dikkati çekti.

Söz konusu kararda; Ergenekon yargılamaları boyunca hukuki kanıtlarla asıl gerçeği bulmak yerine, sahteliği adli ve teknik incelemelerle kanıtlanmış dijital materyallerin, dışarıdan müdahale edilerek hazırlanan dosyaların ve şaibeli gizli tanık ifadelerinin kararlara dayanak yapıldığı vurgulandı.

Bu dönem zarfında sanıkların lekelenmeme hakkı ile masumiyet karinesinin yok sayıldığı ifade edilirken; avukatların delilleri incelemesinin engellendiği, savunma hakkını sekteye uğratan yöntemlerin kullanıldığı ve dava sürecinin medyadaki algı operasyonlarıyla şekillendirildiği tespiti yapıldı.

Dairenin gerçekleştirdiği incelemeler kapsamında; 240 iddianın yer aldığı 30 farklı soruşturma dosyası ile içinde Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararı verdiği dosyaların da bulunduğu 57 rücu dosyası dahil toplam 87 dosya üzerinden eylemler mercek altına alındı.

İncelemelerin neticesinde, geçmişte farklı FETÖ soruşturmaları nedeniyle zaten meslekten uzaklaştırılmış durumdaki 62 savcı ve hakim için, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası işletilerek bir kez daha meslekten ihraç kararı alındı.

Kararın bir diğer önemli boyutu ise devlet kasasından Ergenekon mağdurlarına ödenen tazminatlar için rücu sürecinin başlatılması oldu.

Buna göre, mağdurlara verilen söz konusu tazminat bedelleri, Ergenekon kumpasında görev üstlenen ve meslekten atılan bu eski yargı üyelerinden geri alınacak.


Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor


 
Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

27.06.2026 13:34:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor
Muğla'nın Seydikemer ilçesi yine yanıyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Gölbent Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.
Rüzgarın etkisiyle kısa sürede yayılan alevlere havadan 2 helikopter, karadan ise 6 arazöz ile 2 su ikmal aracıyla müdahale ediliyor.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için başlattığı çalışmalar devam ediyor. Seydikemer'de geçen yıl da orman yangınları yaşanmıştı. 

Keyfelan Yaylası ziyaretçi akınına uğruyor


 
Türkiye'nin en güzel yaylalarından biri olan Ordu'nun Mesudiye ilçesindeki 1200 rakımlı Keyfalan Yaylası, yazın gelmesiyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. 

27.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Keyfelan Yaylası ziyaretçi akınına uğruyor
Keyfelan Yaylası ziyaretçi akınına uğruyor

Türkiye'nin en güzel yaylalarından biri olan Ordu'nun Mesudiye ilçesindeki 1200 rakımlı Keyfalan Yaylası, yazın gelmesiyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. İlçe merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafedeki yaylaya gelenler, gölet çevresinde gezerek ve piknik yaparak aileleriyle keyifli vakit geçiriyor. Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit, geçen yıl yaklaşık 750 bin kişinin gezdiği yaylaya bu yıl 1 milyon ziyaretçi beklediklerini söyledi.

Başka güzel yaylalar da var

Türkiye'de çok sayıda birbirinden güzel yayla bulunuyor. İşte onlardan bir demet...

Pokut Yaylası (Rize): Çamlıhemşin ilçesinde yer alan yayla, geleneksel ahşap evleri ve bulutların üzerindeki konumuyla meşhurdur.

Gito Yaylası (Rize): Çamlıhemşin'de bulunur. Salıncak manzarası ve sis denizleriyle doğa fotoğrafçılarının gözdesi.

Macahel Yaylası (Artvin): Borçka ilçesinde yer alan bölge, bozulmamış doğası ve eşsiz biyoçeşitliliği ile UNESCO koruması altında.

Hıdırnebi Yaylası (Trabzon): Akçaabat ilçesinde yer alır, ulaşımı kolaydır ve etkileyici bir panoramik manzaraya sahip.

Kümbet Yaylası (Giresun): Dereli ilçesinde 1.640 metre rakımda bulunur; yemyeşil doğası ve geleneksel yayla şenlikleriyle ünlü.

Gömbe Yaylası (Antalya): Kaş ilçesinde yer alır. Akdeniz'in sıcak havasından kaçıp serinlemek ve elma bahçelerini görmek için ideal.

Perşembe Yaylası (Ordu): Aybastı ilçesindedir ve kendine has doğa harikası menderesleriyle (kıvrımlı nehir yatağı) bilinir.

Kanser tedavisinde kemoterapinin sonu geliyor


 
Kanser tedavisi son yıllarda tıbbın en hızlı gelişen alanlarından biri. Uzun yıllar boyunca kanser tedavisinin temelini oluşturan kemoterapi, günümüzde yerini giderek daha hedefe yönelik ve kişiselleştirilmiş tedavilere bırakıyor.

27.06.2026 12:46:00
MURAT ÇORBACI
 
  Kanser tedavisinde kemoterapinin sonu geliyor
  Kanser tedavisinde kemoterapinin sonu geliyor

Kemoterapinin tamamen ortadan kalkacağını söylemek için henüz erken olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ahmet Ünsal, "Kemoterapi hala birçok kanser türünde önemli bir tedavi seçeneği ama tek silahımız değil. Son yıllarda geliştirilen yeni tedaviler sayesinde birçok hastada daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor ve bazı durumlarda kemoterapiye olan ihtiyaç azalabiliyor. İmmünoterapi, akıllı ilaçlar ve yeni nesil hedefe yönelik tedaviler sayesinde kanserle mücadelede çok daha güçlü bir döneme girilmiş durumdayız. İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. İmmünoterapinin özellikle akciğer kanseri, cilt kanseri ve böbrek kanseri gibi bazı tümörlerde sağ kalımı belirgin şekilde uzattığı gösterildi. Bu sayede bazı hastalarda yıllarca süren kalıcı yanıtların elde edilmesi artık mümkün hale geldi" diye konuştu.

Akıllı ilaçlar devreye girdi

"Akıllı ilaçlar" olarak bilinen hedefe yönelik tedavilerin de kanser tedavisinde önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Dr. Ünsal, bu ilaçların kanser hücresindeki belirli genetik bozuklukları hedef aldığını belirterek, "Kanser hücresindeki belirli genetik bozukluklar hedef alınarak normal hücrelere daha az zarar veriliyor. Böylece hem etkinlik artıyor hem de yan etkiler azalabiliyor. Günümüzde birçok akciğer, meme ve kolon kanseri hastasında tedavi kararı artık tümörün genetik özelliklerine göre veriliyor" dedi.

Kanser tedavisinde geleceğe yönelik çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Dr. Ünsal, yapay zeka destekli tanı sistemleri, sıvı biyopsi adı verilen kan testleri, kişiye özel kanser aşıları ve yeni nesil hücresel tedaviler üzerinde yoğun araştırmalar yürütüldüğünü söyledi. Bu gelişmeler sayesinde her hastanın tümörünün biyolojik özelliklerine göre tamamen kişiselleştirilmiş tedavi planlarının rutin hale geleceğinin öngörüldüğünü belirten Dr. Ünsal, kanser tedavisinin giderek daha hedefe yönelik ve hasta odaklı bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!


 
Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine bu yıl en fazla başvurunun kumar bağımlılığı nedeniyle yapıldığını belirterek, kumar bağımlılığının toplum açısından giderek büyüyen bir tehdit haline geldiğini söyledi.

27.06.2026 11:54:00
AA
 
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!
Kumar bağımlılığı ilk sıraya yükseldi!

Edirne'de basına konuşan Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılık denildiğinde geçmişte daha çok alkol, uyuşturucu ve tütünün akla geldiğini ifade etti.

Kumar bağımlılığı patladı

Pandeminin ardından kumar bağımlılığının yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada önemli bir sorun haline geldiğine işaret eden Dinç, "Özellikle pandeminin ardından dünya çapında sadece Türkiye'de değil, kumar bağımlılığıyla ilgili çok büyük bir tehdit ve tehlike ortaya çıkmaya başladı. Bunun neticelerini görüyoruz. İşten atılan, yuvası yıkılan, borç batağına kapılmış çok sayıda insanımız var. Bizi en çok üzen, vicdanımızı en çok parçalayan ise intihara kadar giden insanlarımız var" diye konuştu. Yeşilay olarak kumar bağımlılığıyla mücadeleyi öncelikli çalışma alanları arasına aldıklarını belirten Dinç, önleyici faaliyetlerin yanı sıra bağımlılara ücretsiz psikoterapi desteği sunduklarını anlattı.

Psikoterapi ücretsiz

Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine daha önce en fazla başvurunun tütün ve madde bağımlılığı nedeniyle yapıldığını aktaran Dinç, şöyle konuştu: "Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde ücretsiz psikoterapi hizmeti veriyoruz. Yakın zamana kadar en çok başvuru tütün ya da madde bağımlılığıyla alakalı oluyordu. Bu yıl kumar bağımlılığı başvuruları bütün bağımlılık alanlarını geçti. Şu anda Türkiye'nin 81 ilinde 105 danışmanlık merkezimizde en çok başvuruyu kumar bağımlılığıyla ilgili alıyoruz. Demek ki bu konuyla ilgili Türkiye'nin her yerinde büyük bir yangın var. Endüstri bu yangını büyütmek için kumar demiyor, bahis diyor, şans diyor, talih diyor. Ama adı ne kadar değiştirilirse değiştirilsin, ne kadar masum gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, bunun adı kumardır."


Yasal, yasal olmayan farketmez

Dinç, kumar ve bahisle mücadelede yasal ya da yasa dışı ayrımı yapılmaması gerektiğini vurguladı. Yasal ya da yasa dışı tüm kumar türlerinin aileleri dağıttığını ve insanların hayatını olumsuz etkilediğini belirten Dinç, "Dolayısıyla hepsiyle birlikte mücadele etmemiz, hepsini önlemeye yönelik çalışmalar yapmamız ve rehabilitasyon hizmetlerini yaygınlaştırmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dinç, kumarın yaygınlaşmasının en önemli nedenlerinden birinin erişilebilirliğinin artması olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Bir alışveriş sitesine giriyorsunuz, kumarla alakalı bir şey var. Bir banka sitesine giriyorsunuz kumarla alakalı bir şey var. Çocuk masum bir oyun oynamaya çalışıyor, karşısına kumarla ilgili içerikler çıkıyor. Bunlar kumar bağımlılığını fevkalade artırıyor ve özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi savunmasız hale getiriyor. Dolayısıyla kumarın ulaşılabilirliği konusunda ciddi düzenlemelere acil ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Alışveriş sitelerinde kumar öğelerinin, oyun sitelerinde ya da çocukların ve gençlerin yoğun kullandığı platformlarda kumar içeriklerinin yeri olmamalıdır."

Yolun sonu demeyin, tedavisi var

Kumarla mücadele kapsamında önemli bir eylem planının hayata geçirildiğini ve reklamların kısıtlanmasına yönelik adımların olumlu sonuçlar vermeye başladığını belirten Dinç, bağımlıların umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Dinç, "Ümidi kesmeyelim, yolun sonu demeyin, tedavisi var. Bu böyle devam edecek, benim kaderim diye düşünmeyelim. Bunun çözümü, çaresi, tedavisi ve rehabilitasyonu var" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde bağımlıların yanı sıra ailelerine de destek verdiklerini kaydeden Dinç, hizmetlerin ücretsiz ve gizlilik esasına göre yürütüldüğünü aktardı. Dinç, vatandaşların herhangi bir kaygı duymadan danışmanlık merkezlerinden destek alabileceklerini dile getirerek, "Bazen insanlar tedaviye korkuyla yaklaşabiliyor. 'Karşıma çıkacak mı, memurluktan atılacak mıyım, memurluğa girebilecek miyim?' gibi sorular sorabiliyorlar. Biz bu gizliliği muhafaza ediyoruz. Kimseyle paylaşmıyoruz. Gönül rahatlığıyla Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizden hizmet alabilirler" şeklinde konuştu.

Yetkili servis şikayetleri katlandı


 
Şikayetvar, elektronik ürün yetkili servislerine yönelik şikayetlerin son bir yılda yüzde 109, beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayetlerin ise yüzde 59 arttığını açıkladı. En çok şikayet edilen konular ise; uzun onarım süreleri, garanti anlaşmazlıkları ve yedek parça sorunları olarak kaydedildi.

27.06.2026 10:41:00
HASAN GÜNDOĞDU
 
 Yetkili servis şikayetleri katlandı
 Yetkili servis şikayetleri katlandı

Şikayetvar verilerine göre elektronik ürün yetkili servislerine ilişkin şikayet sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 694 seviyesinden bin 452'ye yükselerek yüzde 109 arttı. Beyaz eşya yetkili servislerinde ise şikayet sayısı 2 bin 812'den 4 bin 467'ye çıkarak yüzde 59 artış gösterdi. Beyaz eşya ve yedek parça sitelerine yönelik şikayetler de yüzde 96 yükselerek 304'e ulaştı.

Onarım süreleri uzun sürüyor

Platform tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Elektronik ürünlerde yaşanan arızaların ardından servis desteğine başvuran tüketiciler, en çok uzun onarım süreleri, yedek parça bekleme süreçleri ve aynı arızanın tekrar etmesinden şikayet ediyor. Özellikle akıllı telefon, televizyon ve bilgisayar gibi yüksek maliyetli ürünlerde kullanıcılar, yeni ürün satın almak yerine mevcut cihazlarını kullanmaya devam etmeye çalışırken servis süreçlerinde yaşanan aksaklıklar mağduriyet yaratıyor. Servis süreçlerinin uzaması, garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar ve onarım sonrasında aynı arızanın tekrar etmesi öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor.

Beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayet sayısı 4 bin 467'ye ulaştı. Özellikle klima, buzdolabı ve derin dondurucu gibi günlük yaşamın vazgeçilmez ürünlerinde servis randevularının gecikmesi, arızaların giderilememesi ve garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar öne çıkıyor. Tüketiciler, servis sürecinin haftalarca uzaması nedeniyle günlük yaşamlarının aksadığını belirtirken, bazı şikayetlerde aynı arıza nedeniyle birden fazla servis kaydı açıldığı görülüyor. Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte servis yoğunluğunun da şikayetlere yansıdığı dikkat çekiyor.

Yedek parça sitelerine yönelik şikayetlerdeki yüzde 96'lık artış da dikkat çekiyor. Veriler, tüketicilerin yalnızca tamir hizmetlerine değil, ürünlerini daha uzun süre kullanabilmek için yedek parçaya da daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tüketiciler; sipariş edilen parçaların gönderilmemesi, yanlış ürün teslim edilmesi, stokta görünen ürünlerin temin edilememesi ve iade süreçlerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çözüm arıyor. Artan ürün fiyatları nedeniyle cihazlarını yenilemek yerine onarmayı tercih eden kullanıcılar için yedek parçaya erişim daha kritik hale geliyor."

Başlıca şikayet başlıkları

Şikayetvar verilerine göre yetkili servis ve yedek parça kategorilerinde öne çıkan şikayet konuları şöyle:
• Garanti kapsamı ve garanti süresine ilişkin anlaşmazlıklar
• Uzayan onarım süreçleri
• Servis randevularına uyulmaması
• Yedek parça temininde yaşanan gecikmeler
• Aynı arızanın tekrar etmesi
• Ürün değişim ve iade taleplerinin karşılanmaması
• Kurulum ve montaj sırasında yaşanan sorunlar
• Müşteri hizmetlerine ulaşamama
• Yüksek servis ve yedek parça ücretleri...

Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı

Kars merkezli 9 ilde, internet üzerinden "evde paketleme işi" vaadi ve sahte ilanlarla dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 29 şüpheliden 21'i tutuklandı

27.06.2026 09:57:00
AA
 
Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı
Kars merkezli 9 ildeki "sahte iş" dolandırıcılığı operasyonunda yakalanan 21 zanlı tutuklandı

Kars Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "evde paketleme iş imkanı" vaadiyle bir kişinin dolandırılması üzerine çalışma başlattı.

Polis ekiplerince yapılan çalışmalarda, Letgo ve Sahibinden.com isimli internet siteleri üzerinden ürün satışı adı altında sahte ilanlar ve Facebook, Instagram, TikTok sosyal medya uygulamaları üzerinden "evde paketleme iş imkanı" adı altında dolandırıcılık yapıldığı ve banka hesap bilgilerini kullandıran şüpheliler tespit edildi.

Araştırma ve tespitler neticesinde 54 kişinin dolandırıcılık mağduru olduğu ve milyonlarca lira müşteki zararı belirlendi.

Bu kapsamda şüphelilerin yakalanması için Kars merkezli, Mersin, Şanlıurfa, Van, Gaziantep, Yalova, Aydın, Diyarbakır ve Adana'da 32 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 29 şüpheli gözaltına alınarak Kars İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 21'i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, değerli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.