logo
06 TEMMUZ 2026

Türk işçisi çok çalışıyor

06.09.2007 00:00:00
 
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Türkiye'de İş Kanunu'nda 45 saat olarak düzenlenen haftalık çalışma süresinin, imalat sektöründe 52,2 saate ulaştığını açıkladı.

 

ILO Türkiye Ofisi'nin bülteninde, 50'den fazla ülkedeki çalışma saatleriyle ilgili bilgiler içeren yeni bir araştırmaya yer verildi.Araştırmada, çalışma saatleriyle ilgili ilk uluslararası standardın getirilmesinin üzerinden yaklaşık 100 yıl geçtiği ifade edildi. Tüm dünyadaki işçilerin yüzde 22'sine karşılık gelen yaklaşık 614 milyonunun haftada 48 saatin üzerinde çalıştığı bildirilen araştırmada, bu işçilerin, "aşırı'' çalıştığı kaydedildi. Araştırmaya göre, Türkiye de fazla çalışılan ülkeler arasında yer alıyor.İş Kanunu'nda haftalık çalışma saati 45 olarak belirlenirken, araştırmada Türkiye'de imalat sektöründe haftalık çalışma saatinin 52,2 olduğu kaydedildi.Araştırmada, "Tüm dünyada imalat sektöründe ortalama çalışma saatleri genel olarak haftada 35 ile 45 saat arasında değişmektedir. Bununla birlikte Kosta Rika, Peru, Filipinler, Tayland ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bu süre söz konusu aralığın hayli ötesindedir. Örneğin Türkiye'de 52,2 saat'' denildi.Araştırmada, en uzun çalışma saatleri listesinin başında Peru'nun geldiği bildirildi. Bu ülkede, işçilerin yüzde 50,9'unun haftada 48 saatten fazla çalıştığına işaret edilen araştırmada, haftada 48 saatten fazla çalışanların oranının Güney Kore'de yüzde 49,5, Tayland'da yüzde 46,7, Pakistan'da ise yüzde 44,4 olduğu belirtildi.Araştırmada, gelişmiş ülkelerden İngiltere'de haftada 48 saatten fazla çalışanlarının oranının yüzde 25,7 ile başta geldiği, bu ülkeyi yüzde 25,5 ile İsrail, yüzde 20,4 ile Avusturya, yüzde 19,2 ile İsviçre ve yüzde 18,1 ile ABD'nin izlediği kaydedildi.

RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı

05.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı. Yayıncı kuruluşların Türkiye'nin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket etmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz" denildi.

Aralarında gazetecilerin de bulunduğu ikinci dalga NATO gözaltılarının ardından basına bir uyarı da RTÜK'ten geldi. RTÜK, yayınların titizlikle takip edildiğini hatırlatarak zirvenin "Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracağını" kaydetti.

RTÜK'ün açıklamasının tamamı şöyle:

"KAMUOYUNA VE YAYINCI KURULUŞLARIMIZA

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, ülkemizin bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacaktır. Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak olan bu zirve, devletimizin vakarını ve asil milletimizin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceğimiz önemli bir süreçtir.

Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve millî güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların, teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz.

Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı. 

05.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı.

Zirve için hazırlıkların günler öncesinde başladığı Ankara semalarında da hareketlilik yaşanıyor.

NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Ankara Havalimanı'nda hareketlilik yaşandığı gözlendi.

Bir askeri nakliye uçağı havalimanına iniş yaptığı sırada görüntülendi.

Etimesgut'taki Ankara Havalimanı, başkentte Esenboğa ve Mürted ile birlikte zirve için kullanılacak hava meydanları arasında yer alıyor.

Ankara semalarındaki bir diğer hareketlilik ise yarınki gösteriye hazırlık için yaşandı.

Türk Yıldızları ekibi, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, yarın 15.15-15.30 saatleri arasında Ankara'da gösteri uçuşu yapacak.

Gösteri öncesi bugün Beştepe üzerinde ve çevresinde son prova uçuşu yapıldı.

NATO Liderler Zirvesi'ne 32 devlet başkanı katılacak.

O isimlerden biri ABD Başkanı Donald Trump. Trump, Ankara'ya bin kişilik bir ekiple gelecek.

Trump, Ankara ziyaretinde Katar'ın hediye ettiği yeni uçağını kullanacak.

Parçalara ayrılıp Ankara'ya getirilecek helikopteri burada özel ekiplerce birleştirilecek Trump, makam aracı olarak ise The Beast yani Canavar'ı kullanacak.

İstanbul Barosu'ndan NATO Zirvesi öncesi operasyonlara tepki: Demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı

İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti

05.07.2026 19:50:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti.

İstanbul Barosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin hemen öncesinde, sabaha karşı İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde operasyonlar düzenlendiği anımsatıldı.

Arasında İstanbul Barosu üyesi ve aynı zamanda Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Ezgi Önalan ile Yunusemre Işık'ın da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yine Birinci Meclis önünde baromuz üyeleri Pınar Akbina Karaman, Doğan Zafer Çıngı ve Fettah Ayhan Erkan ile Tacettin Çolak, İbrahim Kıvılcım Çolak ve Sait Kıran'la birlikte birçok yurttaş bu gözaltılara eklenmiştir.

Son haftalarda ülke genelinde uygulamaya konulan yaygın yasaklar, gözaltı ve tutuklama işlemleri ile savaş halinde bile koruma altında olan temel hak ve özgürlüklerin keyfi biçimde ve kitlesel olarak yok edilme sürecine dönüşmüş bulunuyor. Öyle ki daha geçen hafta düzenlenen operasyonlar kapsamında, içlerinde meslektaşlarımız Doğa İncesu, Semra Demir ve Kürşat Bafra'nın da bulunduğu onlarca kişi hukuka aykırı şekilde tutuklanmıştı. Bu operasyonlar Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağıdır. Hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamalar, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına gelmekte ve hak özneleri üzerinde caydırıcı etki yaratılması amaçlanmaktadır.

Avukatların üstlendikleri davalar, mesleki faaliyetleri, düşünceleri veya üyesi oldukları meslek örgütleri ve dernekler nedeniyle hedef haline getirilmeleri, Avukatlık Kanunu'nun avukatlık mesleğinin bağımsızlığını güvence altına alan hükümleri göz ardı edilerek sabaha karşı ev baskınlarıyla gözaltına alınmaları, yalnızca meslektaşlarımızın değil, savunma makamının ve adil yargılanma hakkının da hedef alınması anlamına gelmektedir. İstanbul Barosu olarak, gözaltındaki meslektaşlarımız ve yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyor; savunma makamının bağımsızlığına, hukuk devletine ve temel hak ve özgürlüklere yönelik her türlü müdahaleye karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ve meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, TBMM'de çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak, ülkede birlik, beraberlik hakim olacak" dedi

05.07.2026 19:30:00
AA
 
 TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi
 TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Şırnak'ta TRT Haber canlı yayınında ''Terörsüz Türkiye'' sürecine dair açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki parlamentomuz tatile girmeden evvel bu iş büyük oranda bitmiş olur ve Türkiye rahat bir nefes alır." ifadelerini kullandı.

Provokasyonlara ve kullanılan dile dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, sürecin yüzde 80'inin geride kaldığınıı belirtti.

Konuyla ilgili Meclis'in çok titiz bir çalışmayla raporunu tamamladığını belirten Kurtulmuş şunları söyledi: ''Çok zor bir rapordu. Destek veren tüm milletvekili arkadaşlarımıza ve siyasilerimize teşekkür ediyorum. Herkes tarafından ortak çalışması şeklinde değil de Meclis'e gelmesi şık olur. Dolayısıyla herkes bu sürece nasıl katkı verebilecekse versin, her türlü desteği vermeye hazır olduğumu söylemek isterim.

''GEÇİCİ BİR YASA OLACAK''

Herkes eteklerindeki taşı döktü. Kritik eşik diye bir tanımlamadan vazgeçildi. 'İmralı silahlara yer yoktur' dedi, örgüt böyle bir iradeyi ortaya koymasaydı böyle bir süreç başlamazdı. Silahların bırakıldığının tespitiyle oluşacak bir çerçeve yasa. Bu yasa geçici bir yasa olacak. Kıyamete kadar olmayacak. Silahlarını bırakan bundan istifade edecek. Yasal düzenleme genel af niteliğinde olmayacak.''

NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak

Dünyanın gözü, 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de düzenlenecek olan tarihi 36. NATO Liderler Zirvesi'ne çevrildi. Ankara, İttifak'ın gelecek stratejilerini belirleyecek kritik oturumlara ve liderler arasındaki küresel diplomasi trafiğine ev sahipliği yapıyor

05.07.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 
NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak
NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak
Küresel güvenlik mimarisinin en önemli dönemeçlerinden biri olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da kapılarını açıyor. İttifak'ın 32 üyesinin lider kadrosunu bir araya getiren zirvede, Rusya-Ukrayna savaşı, yeni savunma bütçesi hedefleri ve terörle mücadele gibi kritik başlıklar masaya yatırılacak. Yaklaşık 3 bin basın mensubunun takip ettiği bu dev zirve, "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni askeri ve stratejik dönemin başlangıcı olarak nitelendiriliyor.

Trump geniş bir heyetle geliyor

Zirve kapsamında Ankara, uluslararası siyasetin en güçlü figürlerini ağırlıyor.

ABD Başkanı, yaklaşık bin kişilik dev bir heyet, güvenlik ve lojistik ekibiyle Ankara'ya geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'de atlı birlikler eşliğinde yapılacak resmi törenin ardından baş başa bir görüşme gerçekleştirecek.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni Ankara'da müttefik masasında yer alacak.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, zirveye özel davetli olarak katılıyor. Ayrıca NATO'nun Asya-Pasifik ortakları olan Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda liderleri ile Avrupa Birliği lider kadrosu da zirvede hazır bulunacak.

Geçtiğimiz dönemde görevi devralan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin resmi oturumlarına başkanlık edecek.

Yoğun diplomasinin iki günlük takvimi

Zirvenin resmi programı, askeri, ekonomik ve diplomatik komisyonların eş zamanlı oturumlarıyla oldukça yoğun bir takvime sahip.

7 Temmuz Salı (1. Gün): Zirve sabah saatlerinde Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde ilk kez resmi programa dahil edilen Savunma Sanayii Forumu ile başlayacak. Forumda insansız sistemler, uzay, yapay zeka ve transatlantik ortak üretim projeleri tartışılacak. Öğleden sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde müttefik Dışişleri Bakanları ile Körfez ülkeleri (Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE) temsilcileri bir araya gelecek. Akşam saatlerinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde liderler onuruna resmi bir akşam yemeği düzenlenecek.

8 Temmuz Çarşamba (2. Gün): Sabah saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genel Sekreter Mark Rutte liderleri resmi olarak karşılayacak ve geleneksel aile fotoğrafı çekilecek. Ardından en kritik oturum olan Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı gerçekleştirilecek. Zirve, öğleden sonra düzenlenecek kapanış ve değerlendirme basın toplantılarıyla sona erecek.

Masadaki büyük çatlaklar

Ankara Zirvesi, İttifak içi görüş ayrılıklarının en net şekilde telaffuz edileceği zirvelerden biri olmaya aday. Masadaki en büyük tartışma konusu "Savunma Harcamaları". ABD yönetiminin baskısıyla, üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYH'lerinin yüzde 3.5'ine, altyapı yatırımlarını ise yüzde 1.5'ine çıkarmasını öngören yeni hedefin müttefikler arasında ciddi bütçe tartışmaları yaratması bekleniyor.

Bir diğer çatlak ise Ukrayna'ya yapılacak askeri yardımların boyutu ve Rusya ile kurulacak diyaloğun sınırları konusunda yaşanıyor. Washington ve Doğu Avrupa bloğu daha sert bir askeri tahkimat isterken, bazı Avrupa başkentleri daha temkinli bir hat savunuyor. Öte yandan Suriye'nin kuzeyi ve Doğu Akdeniz'deki stratejik dengeler konusunda da Fransa ve Türkiye arasında yeni bir sayfa açılmak istense de arka plandaki görüş ayrılıkları varlığını koruyor.

Türkiye'nin beklentileri

Ev sahibi Türkiye, Ankara Zirvesi'ni kendi milli güvenlik tezlerini ve savunma sanayii potansiyelini müttefiklerin önüne koymak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Türkiye'nin zirvedeki temel beklentileri şu şekilde sıralanıyor:

1. 360 Derece Güvenlik Yaklaşımı: Ankara, NATO'nun sadece Doğu Avrupa ve Rusya tehdidine odaklanmasını eksik buluyor. Türkiye; Suriye, Gazze, Akdeniz ve Afrika kaynaklı istikrarsızlıklar ile sınır aşan terör örgütleriyle (PKK/YPG/FETÖ) mücadeleye İttifak'ın doğrudan destek vermesini talep ediyor.

2. Savunma Sanayiindeki Ambargoların Kaldırılması: Müttefiklerin birbirine uyguladığı gizli ya da açık savunma sanayii kısıtlamalarının tamamen kaldırılması istenecek.

3. ABD ile Kritik Masalar: Trump ile yapılacak ikili görüşmede, Milli Muharip Uçak KAAN'da kullanılacak F-110 motorlarının tedariki, F-35 programına geri dönüş süreçleri ve Suriye'deki ABD varlığı Ankara'nın öncelikli dosyaları arasında yer alıyor.

RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında yayıncı kuruluşların, haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve milli güvenlik perspektifini gözetmesinin büyük önem arz ettiğini bildirdi

05.07.2026 12:13:00
Anadolu Ajansı
 
RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı
RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı

RTÜK'ün NSosyal hesabından yapılan açıklamada, Ankara'nın, 7-8 Temmuz tarihlerinde ülkenin, bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacağı hatırlatıldı.

Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak bu zirvenin, devletin vakarını ve asil milletin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceği önemli bir süreç olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve milli güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor, tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz. Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz." 

PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor

04.07.2026 16:31:00
Haber Merkezi
 
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen facianın yıl dönümünde, terör örgütü PKK'nın savunmasız sivilleri hedef alan kirli stratejisi ve kurbanların yakınlarının adalet arayışı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Köy meydanında toplu katliam



5 Temmuz 1993 akşamı, yaklaşık 100 kişiden oluşan silahlı PKK'lı terörist grubu Başbağlar köyüne baskın düzenledi.

Akşam namazı vaktinde camiden çıkan köylüler meydanda toplandı. Örgüt propagandası yapan teröristler, 28 erkeği yaylım ateşine tutarak olay yerinde şehit etti.

Evler, köy okulu, cami ve araçlar ateşe verildi. Çıkan yangınlar sonucu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5 sivil vatandaş evlerinde yanarak can verdi.

Teröristler eylemin ardından, toplumsal hatları derinleştirmeyi amaçlayan ve saldırıyı 3 gün önce gerçekleşen Sivas olaylarının "misillemesi" olarak nitelendiren bir bildiri bıraktı.

Örgüt elebaşının itirafı dosyada



Katliamın ardından yürütülen soruşturmalarda, terör örgütü PKK'nın sivil katliam stratejisi hukuki olarak belgelendi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, yargılama sürecinde verdiği ifadelerde Başbağlar Katliamı'nın örgütün o dönemki yerel sorumlularından "Doktor Baran" kod adlı terörist tarafından planlanıp icra edildiğini itiraf etti.

Hukuki süreç ve dinmeyen tepki



İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) görülen ve takipsizlik/beraat kararlarıyla sonuçlanan ana davanın ardından, mağdur ailelerin talebi ve yeni deliller ışığında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden açıldı. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde firari ve tutuksuz sanıklar yönünden genişletilen yargılama süreci devam ediyor.

Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi


 
 
Van'da çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı. Jandarma insansız hava aracıyla yerleri belirlenen hayvanlar sahibine teslim edildi.
 

04.07.2026 10:32:00
AA
 
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi

Van'ın Tuşba ilçesinde çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli, jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonla yakalandı. İlçede 800 küçükbaş hayvanın yağmalandığı ihbarının yapılması üzerine İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Jandarma insansız hava aracı desteğiyle arama çalışması başlatan jandarma ekipleri, küçükbaş hayvanların yerini belirledi. Bulundukları yerden alınan küçükbaş hayvanlar sahibine teslim edildi.

Çobanları silahla tehdit ederek hayvanları yağmalayan 4 şüpheli, Van Emniyet Müdürlüğü ile koordineli olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda silah ve fişek ele geçirildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!


 
Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. 

04.07.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!

Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. Üstelik sıcak havalarda farkında olmadan yapılan bazı yanlışlar, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, özellikle uzun süre güneşte kalmak, yetersiz su tüketmek ve gıda güvenliğini ihmal etmek gibi yanlışlardan mutlaka kaçınılması gerektiğini belirterek, "Yaz aylarında bu tür hatalar halsizlikten tansiyon problemlerine, erken doğum riskinden enfeksiyonlara kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Anne adaylarının günlük yaşam alışkanlıklarını sıcak hava koşullarına göre düzenlemeleri, daha konforlu ve güvenli bir hamilelik geçirmelerine yardımcı olmaktadır" dedi.

İşte söz konusu 8 hata...

1. Yetersiz su tüketmek
2. Günün en sıcak saatlerinde dışarıda bulunmak

3. Hava almayan kıyafetler tercih etmek
4. Güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmek

5. Fiziksel aktiviteleri sıcak havada yapmak
6. Açıkta satılan ve güvenilir olmayan gıdaları tüketmek
7. Tatil seyahatlerinde hareketsiz kalmak
8. Ani sıcak değişimlerine dikkat etmemek.

Bak, İstanbul ne hale gelmiş!

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerinin açıkladığı toplantında "2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

03.07.2026 20:45:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bak, İstanbul ne hale gelmiş!
Bak, İstanbul ne hale gelmiş!
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerinin açıkladığı toplantında "2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerini, 2025 yılının aynı dönemi ile karşılaştırmalı olarak açıkladı. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) Yerleşkesi'ndeki toplantıda Vali Gül'e, Vali Yardımcısı M. H. Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel eşlik etti.

"2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı"



Terörsüz Türkiye hedefiyle güvenlikten, birlik ve beraberlikten taviz vermeden her türlü önlemi aldıklarını, almaya devam edeceklerini belirten
Vali Gül, "Güvenlik güçlerimizin ve adli birimlerimizin güçlü koordinasyonu neticesinde suçluları tek tek tespit ederek yakalıyor, adalete teslim ediyoruz. Bu anlayışla sürdürdüğümüz mücadelemizde 2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

"Otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz"



İstanbul'da kapkaç ve hırsızlık suçlarının 1 yıl önceki rakama göre azaldığını söyleyen Vali Gül, "Bir diğer önemli çalışma alanımız Asayiş. Bizim temel vazifemiz, hemşehrilerimizin günün 24 saati tek başına güvenle dolaşabildiği şehrimizde bu ortamı daha da sağlamlaştırmak. Rakamlar suç oranlarının düşmeye, aydınlatma oranlarının artmaya devam ettiğini gösteriyor. Nitekim bu senenin ilk 6 ayı ile geçtiğimiz yılın ilk 6 ayını karşılaştırdığımızda kişilere karşı işlenen suçlarda ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda düşüş devam ediyor. Bunların kırılımına baktığımızda 2026 yılının ilk 6 ayında bir önceki yıla göre otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz. Burada çok net bir bilgi paylaşmak istiyorum, İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok. Kişilere ve mala karşı işlenen diğer suçlarda da faillerin bulunma oranları her geçen gün artıyor. Dolayısıyla suçların tekrarı önleniyor" şeklinde konuştu.

"Yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı"



Ruhsatsız silahlanmayı sadece basit bir kural ihlali olarak görmediklerini belirten Vali Gül, "Aksine, bunu potansiyel bir suç hazırlığı olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu konuda tavizimiz yok. Bu anlayışla yaptığımız çalışmalar neticesinde yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı. Geçen yılın aynı dönemine göre rakamların düşmesinin nedeni şu. Ruhsatsız silah taşımanın basit bir kabahat olmaktan çıkarılıp hapis cezası olan bir suç kapsamına alınması bu konuda asıl kırılma noktası oldu. 'Yakalanırsam bir şey olmaz' düşüncesi geride kaldı" ifadelerini kullandı.

"Kayıt dışı günübirlik kiralanan konutlara yönelik bu yılın ilk altı ayında tespit edilen 309 konuta 53 buçuk milyon TL cezai işlem uygulandı"

Kayıt dışı günübirlik kiralanan konutları, İstanbul'un huzurunu ve güvenliğini doğrudan tehdit eden bir risk alanı olarak gördüklerini belirten Vali Gül, "Bu konuda yapılan denetimlerde bu yılın ilk 6 ayında tespit edilen 309 konuta 53 buçuk milyon TL cezai işlem uygulandı. Burada, kiralayanın da kiraya verenin bilmesi gereken: Yapılan yasal bir şey değil. Bu konuda denetimlerimize devam ediyoruz. Belgesiz, kimlik bildirimsiz hiçbir konutun ticari faaliyetine müsaade etmiyoruz. İzin belgesi olan işletmeleri de kendi haline bırakmıyoruz. Yasaların çizdiği sınırlarda kalıp kalmadıklarını sürekli denetim altında tutuyoruz" dedi.

"Bu yılın ilk 6 ayında 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı"

İlk 6 ayda 84 çete çökertildiğini ve 2 bin 135 şahıs yakalandığını söyleyen İstanbul Valisi Davut Gül, "Yurt içinde ve yurt dışında devletimizin, Bakanlığımızın kararlı mücadelesi sayesinde bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı döneminde operasyon sayımız arttı. 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı. Bin 356 şahıs tutuklandı. Yaklaşık 58 milyar TL değerinde mal varlığına el konuldu. Suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı bin 829 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 oranında düştü. Şunu vurgulayarak söylüyorum. Suç örgütlerine, onları besleyen karanlık yapılara göz açtırmayacağız. Milletimizin huzurunu bozmalarına müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

"Kaçak akaryakıtta yakalanan miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre oldu"

Konuşmasına devam eden Vali Davut Gül, "Dolayısıyla, güvenlik güçlerimiz bu alanda da milletimizin huzuruna devletimizin kaynaklarına zarar veren hiçbir yapıya göz açtırmıyor. Bu kararlılıkla geçen yılın aynı dönemine göre artan operasyonlar neticesinde yakalanan sayısı yüzde 9, tutuklu sayısı yüzde 117 arttı. Ele geçirilen kaçak ürünlerle engellenen vergi kaybı bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2 katına çıktı. Kaçak akaryakıtta yakalanan miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre oldu. Devletimizin kurumları eşgüdüm içinde gece gündüz bu operasyonları yaparken vatandaşlarımıza da bazı sorumluluklar düşüyor: Nedir bunlar' Kaçak, sahte veya illegal bir ürünü satın almamaları" dedi.

İstanbul'un, nüfus bakımından, araç sayısı bakımından dünyanın en yoğun şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Vali Gül, "Dolayısıyla herkesin kurallara istisnasız uyması en büyük arzumuz. Bunun için şehrimizin her noktasında denetimlerimize aralıksız devam ediyoruz. Denetim sayımızın geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl yüzde 4 artışla 9 milyon 800 bine yaklaşmasına rağmen maalesef ölümlü ve yaralanmalı kaza sayısı ile can kaybımızın yükseldiğini görüyoruz. Ve bu kazaların yüzde 63'ünün motosiklet ve motorlu bisikletten kaynaklandığını görüyoruz" diye konuştu.

"Okul servislerine, ticari taksilere, usulsüz çakar kullananlara yönelik denetimlerimiz arttı"

Ticari taksi ve servis araçlarına yönelik denetimlerin arttığını söyleyen Vali Gül, "Son olarak evlatlarımızı taşıyan okul servislerine denetimlerimiz bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31, ticari taksilere yüzde 57, usulsüz çakar kullananlara yüzde 5 oranında arttı. Diğer taraftan işlem sayıları düştü. Bu bize, sahadaki çalışmalarımızın etkisini gösteriyor. İnsan onurunu esas alan, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen, vicdan ve hukuk dengesini gözeten bir anlayışla hareket ediyoruz. Mücadelemizde işimizi kolaylaştıran Mobil Göç Noktalarıyla yaptığımız kimlik denetimleri geçen yılın aynı dönemine göre bu yılın ilk 6 ayında yüzde 4 artışla 650 bine yaklaştı" dedi.

Vali Gül orman yangınlarına yönelik alınan önlemleri anlattı

İstanbul'da ormanlara giriş yasağı ve havai fişek satışının yasaklandığını söyleyen Vali Davut Gül, "Havaların ısınması ile birlikte gözümüz gibi koruduğumuz ormanlarımızda, tedbirlerimizi daha da artırdık. Bildiğiniz üzere orman yangını riskini en aza indirebilmek, içimizi yakacak manzaralarla karşılaşmamak için 8 Haziran'dan 15 Ekim'e kadar bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladık. Ayrıca; havai fişek ile benzeri patlayıcı, yangın çıkarıcı, yanıcı eğlence araçlarının satılmasını, kullanılmasını 16 Temmuz - 28 Ekim tarihleri arasında yasakladık. Ormanlarımızı havadan ve karadan 7 gün 24 saat kontrol ediyoruz. Aynı şekilde, sahil ve plajlarımızın güvenliğini sağlamak boğulma vakalarını engellemek için 179 ekip ve bin 25 personel ile denetim ve kontrollerimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.