logo
04 EYLÜL 2026

Türkiye dünyada en çok VPN kullanan 3. ülke oldu

İnternette erişimi engelli sitelere girmeye ya da sanal ağda izini kaybettirmeye yarayan VPN (Virtual Private Network) teknolojisinin dünyada en çok kullanıldığı 3. ülke Türkiye oldu

03.08.2019 00:00:00
 
Türkiye dünyada en çok VPN kullanan 3. ülke oldu
Türkiye dünyada en çok VPN kullanan 3. ülke oldu

VPN hizmeti veren firmaların oluşturduğu platform 'thebestvpn'in, gerçek kullanıcılardan yola çıkarak yaptığı araştırma çok ilginç bir istatistik ortaya koyuyor. VPN sitelerini en çok kullanan ülkelerin başında Endonezya ve Hindistan yer alıyor.
Bu ülkelerde VPN sitelerine giriş yapan internet kullanıcılarının oranı yüzde 38 olurken, bu iki ülkeyi Türkiye takip ediyor. Türkiye'de VPN sitelerine giren internet kullanıcılarının oranı yüzde 32. Türkiye'yi yüzde 31 oranla Çin ve yüzde 29 oranla Malezya takip ediyor.
İlk 10'da yer alan diğer ülkelerse sırasıyla Suudi Arabistan (yüzde 29), Brezilya (26), Vietnam (yüzde 25), Birleşik Arap Emirlikleri (yüzde 25) ve Filipinler (yüzde 25). Virtual Private Network (Sanal Özel Ağ) kavramının kısaltması olarak kullanılan VPN, günümüzde internet engellerini aşmanın en kolay yollarından birisi olarak görülüyor.
Asya kıtasında VPN kullanımı yüzde 30 ile ilk sırada. Güney Amerika'da ise bu oran yüzde 23. Kuzey Amerika ve Avrupa'da VPN kullanımı düşük olmasına rağmen yüzde 17'lik bir oran göze çarpıyor. Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde ise bu oran yüzde 19.
ŞEVKET TEPETAŞ / İSTANBUL

 

BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sivas Kongresi'nin 107. yıldönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından anlamlı bir paylaşımda bulundu. Baş, mesajında Millî Mücadele'nin kırılma noktalarından biri olan kongrede alınan kararların, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesindeki yerine dikkat çekti

04.09.2026 14:27:00 / Güncelleme: 04.09.2026 14:31:31
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"
BTP lideri Hüseyin Baş’tan Sivas Kongresi mesajı: "Tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temeli"
"Manda ve himaye kabul edilemez"

Sivas Kongresi'nde tarihe geçen ilkeleri hatırlatan BTP lideri, "Manda ve himaye kabul edilemez" ve "Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz" kararlarının altını çizdi.

Hüseyin Baş, 4 Eylül 1919'da ilan edilen bu duruşun, Türk milletinin hiçbir koşulda vesayeti kabul etmeyeceğinin ve tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temellerinden birini oluşturduğunun vurgusunu yaptı.

Millî Mücadele kahramanlarına minnet

Mesajının son bölümünde Sivas Kongresi'nin tarihsel mirasına sahip çıkan Baş, "Sivas Kongresi'nin yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullanarak kurtuluş mücadelesinin kahramanlarını andı.

BTP lideri Hüseyin Baş'ın mesajı şöyle:

"Manda ve himaye kabul edilemez."

"Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz."

4 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'nde alınan bu tarihî kararlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temellerinden birini oluşturmuştur.

Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum."

Yayın bitti, polis geldi

Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube platformu üzerinden gerçekleştirdiği yayınlar ile paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı

04.09.2026 14:22:00
Haber Merkezi
 
Yayın bitti, polis geldi
Yayın bitti, polis geldi
Gazeteci Oya Lale Arslan, sosyal medya ve YouTube platformu üzerinden gerçekleştirdiği yayınlar ile paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Deneyimli televizyon habercisi ve programcı Arslan hakkında, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlamaları yöneltildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla düzenlenen operasyonda gazetecinin evinde arama yapıldı ve kişisel bilgisayarı ile telefonu dahil olmak üzere çok sayıda dijital materyaline incelenmek üzere el konuldu.

Gözaltının perde arkası

Soruşturmanın zamanlaması, kamuoyunda ve basın camiasında geniş çaplı bir "basın özgürlüğü" tartışmasını beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri ve meslektaşları, operasyonun basın üzerinde bir susturma çabası olup olmadığını sorguluyor.

Gazeteci Murat Ağırel'in X platformunda paylaştığı bilgilere göre, Oya Lale Arslan gözaltına alınmadan sadece bir gün önce kendi YouTube kanalında gazeteci Erk Acarer'i konuk etmişti. Bu yayının hemen ardından, iktidara yakın sosyal medya hesapları ve figürler tarafından Arslan'ın hedef gösterildiği ve hakkında tutuklama çağrıları yapıldığı belirtildi.

Muhalif basın organları ile sosyal medyadaki medya hakları savunucuları, Türk Ceza Kanunu'na eklenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (dezenformasyon yasası) maddesinin ve "terör propagandası" suçlamalarının eleştirel gazetecileri susturmak ve bağımsız YouTube yayıncılığına gözdağı vermek için bir araç olarak kullanıldığını ileri sürüyor.

Resmi makamların gerekçesi

Buna karşılık yargı ve güvenlik kaynakları, işlemin yasal çerçevede yürütülen somut bir ceza soruşturması olduğunu savunuyor.

Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, adli sürecin tamamen Arslan'ın dijital platformlardaki paylaşımlarında "halkı galeyana getirebilecek asılsız dezenformasyonlar üretilmesi" ve "terör örgütlerinin söylemlerinin yayılması" şüphelerine dayandığını ifade ediyor.

El konulan dijital materyallerin incelenmesinin ardından Arslan'ın emniyetteki işlemlerinin tamamlanıp adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi

İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi. İmamoğlu, “Her milimi yayınlansın, millet izlesin” dedi

04.09.2026 12:17:00
Haber Merkezi
 
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
 İBB davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması tartışmasına ilişkin, yalnızca bundan sonraki duruşmaların değil, davanın ilk gününden itibaren tüm kayıtların kamuoyuna açılmasını istedi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrıda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin X hesabından İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri paylaşıldı. İmamoğlu, davanın canlı yayınlanmasını istediğini belirterek geçmiş duruşmaların da kamuoyuna açılmasını talep etti.

İmamoğlu, "Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum" diyerek, davanın başladığı ilk günden bugüne kadar yapılan duruşmaların da yayımlanması çağrısında bulundu.

Duruşmaların SEGBİS sistemi üzerinden kayıt altına alındığına dikkat çeken İmamoğlu, teknolojik imkanların bulunduğunu belirterek, "Her milimi yayınlansın, millet izlesin" dedi.

İmamoğlu, kamuoyundan saklayacağı bir sözü olmadığını savunarak vatandaşların davayı doğrudan izlemesi gerektiğini söyledi. "Millet dinlesin, millet görsün. Millet kendi kararını versin" ifadelerini kullanan İmamoğlu, kendisine yönelik iddialara karşı hesabını kamuoyu önünde vermeye hazır olduğunu belirtti.

İmamoğlu'nun açıklamasından öne çıkan bölüm şöyle:

"Evet, canlı yayını istiyorum. Hem de misliyle istiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Her milimi yayınlansın, millet izlesin."

Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı

Mersin'in Tarsus ilçesinde 2 ayrı inşaatta yaşanan kazalarda 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı

04.09.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.09.2026 12:17:48
İHA
 
Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı
Mersin'de iki ayrı iş kazası: 1 ölü, 2 yaralı
Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Atatürk Mahallesi Atatürk Caddesi üzerindeki inşaatta çalışan T.B. (48) ile M.B. (38) iskeleden düştü. Mesai arkadaşlarının ihbarıyla olay yerine sevk edilen ambulanslarla 2 işçi ilçe devlet hastanesine kaldırıldı.

Kırklarsırtı Mahallesi 2673 Sokak'ta yaşanan kazada da iddiaya göre, inşaatta çalışan Abdülkadir Polat (43), dengesini kaybederek aşağı düştü.



Haber verilmesi üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla hastaneye kaldırılan Polat, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Her iki olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"

Mersin Uluslararası Limanı'nda içinde kimyasal madde bulunan bir konteynere iş makinesi devrilmesi sonucu sızıntı yaşandığı, tedbir amaçlı 35 kişinin hastaneye sevk edildiği bildirildi. Mersin Valiliği tarafından yapılan açıklamada: "AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır" denildi

04.09.2026 12:11:00
İHA
 
Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"
Mersin limanındaki kimyasal sızıntıyla ilgili açıklama:" Etkilenen 35 kişinin durumu iyi"
Alınan bilgiye göre, Mersin Limanı'nda bir iş makinesinin konteynerin üzerine devrilerek delmesi sonucu gaz sızıntısı meydana geldi. İddiaya göre, yaşanan sızıntı nedeniyle limandaki operasyonlar geçici olarak durduruldu, çalışanlar tedbir amacıyla liman sahasının dışına çıkarıldı. Bölgeye AFAD, sağlık, itfaiye ve ilgili kurumlara bağlı ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından 35 kişi, tedbir amaçlı belirli hastanelere götürüldü.

Öte yandan maddenin boya gibi ürünlerde kullanılan Etil akrilat olduğu, kimyasal güvenlik literatüründe ise 'orta derecede toksik' olarak sınıflandırıldığı, yoğun temasın sağlık açısından zararlı olabildiği öğrenildi.

"Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir"

Konuyla ilgili Mersin Valiliği'nden açıklama geldi. Açıklamada:" 04 Eylül 2026 tarihinde saat 02.20 sıralarında, Mersin Uluslararası Limanı'nda bir iş kazası meydana gelmiştir. Olay yerine sevk edilen AFAD ekiplerince yapılan incelemede, iş makinesinin bir konteynerin üzerine devrilmesi sonucu sızıntı meydana geldiği ve etil akrilat olarak değerlendirilen maddenin çevreye yayılarak yoğun kokuya neden olduğu tespit edilmiştir. AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır. Tedbir amacıyla bölgede güvenlik alanı oluşturulmuş ve kısa sürede konteyner izole bir alanda bulunan güvenlik havuzuna taşınmıştır. Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin genel sağlık durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir. Durumdan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz .Olaya ilişkin çalışmalar, Valiliğimiz koordinasyonunda ilgili kurumlarımızca titizlikle yürütülmektedir" denildi.

Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında çıplak bedeni kafatasından ayrılmış halde bulunan Abdurrahman Aysu'nun failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüphelilerin tespit edilerek gözaltına alındığı bildirildi

04.09.2026 11:39:00
İHA
 
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Akhisar'daki cinayetin failleri 10 yıl sonra bulundu
Manisa'nın Akhisar ilçesinde marangozluk yapan evli 2 çocuk babası Abdurrahman Aysu kaybolduktan 13 gün sonra 2 Nisan 2016 tarihinde Cin Deresi kenarında başı koparılmış ve çıplak halde cesedi bulunmuştu.

Olayın üzerinden geçen 10 yılın ardından Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda cinayetin aydınlatıldığı açıklandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Manisa Akhisar'da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu'nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı" ifadelerini kullandı.

Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası

Anadolu’nun kalbinde, işgal altındaki bir vatanın kaderini değiştiren ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin harcını karan Sivas Kongresi, Türk tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri olma niteliğini koruyor. 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan bu tarihi kurultay, yalnızca yerel bir direnişin organizasyonu değil, milletin kendi geleceğini kendi eliyle tayin ettiği tam bağımsızlık manifestosudur

04.09.2026 11:37:00
Hasan Gündoğdu
 
Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası
Sivas Kongresi’nin 107. yıldönümü: Milli Mücadele’nin dönüm noktası
Amasya Genelgesi'nden Sivas'a uzanan çetin yol

Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasıyla başlayan örgütlenme süreci, Amasya Genelgesi'nde dile getirilen "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ilkesiyle hukuki ve siyasi bir boyut kazanmıştı.

Bu çağrının en somut adımı olarak planlanan Sivas Kongresi; İstanbul Hükümeti'nin engelleme çabalarına, İtilaf Devletleri'nin baskılarına ve Elazığ Valisi Ali Galip'in kongreyi basma girişimlerine rağmen kararlılıkla toplandı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün dönüştürücü rolü

Mustafa Kemal Paşa'nın kongredeki rolü, askeri bir liderliğin ötesine geçerek diplomatik ve stratejik bir deha sergilemesini sağladı. Sivas Mekteb-i Sultani binasında gerçekleşen görüşmelerde kongre başkanlığına seçilen Mustafa Kemal Atatürk, birçok başarılara imza attı

Liderlik ve meşruiyet mücadelesi: İstanbul Hükümeti'nin hareketi "yasadışı" ilan etme çabalarına karşı, Anadolu'daki halk iradesini meşru kılacak hukuki zemini inşa etti.

Manda ve himaye fikrine kesin darbe: Kongre süresince en çetin tartışmalar, Amerikan veya İngiliz mandasını savunan delegelerle yaşandı. Mustafa Kemal Paşa'nın kararlı tutumu sayesinde "Manda ve himaye kabul olunamaz" ilkesi nihai olarak benimsendi ve tam bağımsızlık dışındaki tüm formüller reddedildi.

Örgütlerin tek çatı altında birleştirilmesi: Doğu ve Batı Anadolu'da bölgesel olarak faaliyet gösteren tüm direniş cemiyetleri, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi. Böylece milli mücadele, bölgesel karakterden kurtularak ulusal bir nitelik kazandı.

Halkı bilgilendirme ve basın gücü: Milli iradenin sesini hem iç kamuoyuna hem de dünyaya duyurmak amacıyla Sivas'ta İrade-i Milliye gazetesinin çıkarılması kararlaştırıldı.

Tarihi önemi: Yeni devletin yürütme organı doğdu

Sivas Kongresi'nin en stratejik sonuçlarından biri de Heyet-i Temsiliye'nin (Temsil Heyeti) yetkilerinin tüm yurdu kapsayacak şekilde genişletilmesi ve başkanlığına Mustafa Kemal Paşa'nın getirilmesi oldu.

Bu gelişmeyle birlikte Temsil Heyeti, TBMM açılıncaya kadar geçici bir hükümet gibi çalışarak milli mücadelenin tek yürütme organı haline geldi.

İstanbul Hükümeti ile her türlü haberleşmenin kesilmesi kararı üzerine, baskılara dayanamayan Damat Ferit Paşa Hükümeti istifa etmek zorunda kaldı. Bu durum, Anadolu hareketinin İstanbul yönetimine karşı elde ettiği ilk büyük siyasi zafer olarak tarihe geçti.

Cumhuriyet'in temelleri Sivas'ta atıldı

Sivas Kongresi, yalnızca bir savaş stratejisinin belirlendiği yer değildir; aynı zamanda Misak-ı Milli sınırlarının çizildiği, halk iradesinin tecelli ettiği ve gelecekte kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuki ve siyasi temellerinin atıldığı bir mutabakat metnidir.

Atatürk'ün daha sonra "Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar alındı" sözleriyle önemini vurguladığı Sivas Kongresi, Türk milletinin esaret kabul etmeyen çelikten iradesinin abidesi olarak tarihteki yerini korumaktadır.

Silivri açıklarında meydana gelen kazaya ilişkin ön tespit raporu hazırlandı: 2 kaptanın da kusurlu olduğu tespit edildi

Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin bilirkişi heyetince ön tespit raporu hazırlandı. Raporda, gemide birinci kaptanın, seyir emniyetinin sağlanmasına ilişkin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, üçüncü kaptan ve vardiya zabitinin ise çatışmayı önlemek için gerekli tedbirleri zamanında ve etkin şekilde almadığı tespit edildi

04.09.2026 11:10:00
İHA
 
Silivri açıklarında meydana gelen kazaya ilişkin ön tespit raporu hazırlandı: 2 kaptanın da kusurlu olduğu tespit edildi
Silivri açıklarında meydana gelen kazaya ilişkin ön tespit raporu hazırlandı: 2 kaptanın da kusurlu olduğu tespit edildi
İstanbul Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı.

Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında, geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.

2 kaptanın da kusurlu olduğu tespit edildi

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma devam ederken, deniz kazası bilirkişi heyetince ön tespit raporu hazırlandı. Raporda, ALSU isimli gemide birinci kaptan olarak görev yapan şüpheli Ahmet Eraslan'ın seyir emniyetinin sağlanmasına ilişkin gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği belirlendi.

Yürütülen çalışmalarda, olay sırasında üçüncü kaptan ve vardiya zabiti olarak görev yapan şüpheli Murat Evciman'ın ise çatışmayı önlemek için gerekli tedbirleri zamanında ve etkin şekilde almadığı tespit edildi.

Dün adliyeye sevk edilen Ahmet Eraslan ile Murat Evciman, 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan sevk edildikleri nöbetçi mahkemece tutuklandı. 4 şüpheli şahıs ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

İstanbul'da DEAŞ'la bağlantılı olduğu değerlendirilen zanlı operasyonla etkisiz hale getirildi

İstanbul'da, terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı olduğu ve Türkiye'de terör saldırısı planladığı değerlendirilen şüpheli, polis ekiplerince düzenlenen operasyonda etkisiz hale getirildi

04.09.2026 07:00:00
AA
 
İstanbul'da DEAŞ'la bağlantılı olduğu değerlendirilen zanlı operasyonla etkisiz hale getirildi
İstanbul'da DEAŞ'la bağlantılı olduğu değerlendirilen zanlı operasyonla etkisiz hale getirildi

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünce koordineli olarak yürütülen çalışmalarda, DEAŞ ile bağlantılı olduğu ve ülkede terör saldırısı planladığı değerlendirilen Berkan Ç'nin (21) yakalanmasına yönelik Sultanbeyli'de operasyon düzenlendiği belirtildi.

Şüphelinin görevli polislere ateş açması üzerine karşılık verildiği ifade edilen açıklamada, Berkan Ç'nin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Bu sırada bir kişinin yaralandığı kaydedilen açıklamada, konuyla ilgili tahkikatın sürdüğü bildirildi.

İstanbul Valisi Davut Gül, NSosyal hesabından operasyonla ilgili yaptığı paylaşımda, "Milletimizin huzuruna, devletimizin güvenliğine kasteden terör odaklarına karşı kararlılıkla mücadele eden Milli İstihbarat Teşkilatımızı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzü yürekten tebrik ediyorum. Gece gündüz demeden, büyük bir cesaret ve fedakarlıkla görev yapan tüm kahramanlarımıza teşekkür ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin." ifadelerini kullandı.

Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı

Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin gözaltına alınan Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanları tutuklandı. 4 mürettebat ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

03.09.2026 23:33:00
İHA
 
Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı
Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı
İstanbul Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında ALSU isimli gemiden bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9 kişiden, 6'sı ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.

Savcılık ifadelerinin ardından şüphelilerden, geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman tutuklama talebiyle, 4 kişi ise adli kontrol istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Mahkeme, şüphelilerden geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman hakkında tutuklama kararı verdi. Mahkeme, 4 kişiyi ise adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.