HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 HAZİRAN 2021, CUMA

Türkiye krizi

28.09.2001 00:00:00
Koalisyon ortakları, önce Garih cinayetinin, ardından da ABD'ye saldırının şamataları arasında "Türkiye krizi"ni sümenaltı etmenin rahatlığını yaşıyor. Rehavetin boyutu şu: Her ne kadar Kemal Derviş beyin ifadesiyle Türk ekonomisinin "şükür noktası" Afganistan standartlarında çırpınıyor olsa da, toplum açlık sınırından kıtlık sınırına yuvarlansa da, siyaset esnafının çabalarıyla hiç olmazsa Anayasa'mızın bir tarafı AB standartlarına çekiliyor. Hatta Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Türkiye'nin şu anda birinci önceliğinin Anayasa değişikliğinin gerçekleştirilmesi olduğunu belirtiyor.

Demek ki, sanayici, işadamı, esnaf, işçi, çiftçi, topyekün millet ve özellikle IMF programlarının ilk zamanlar baş destekçisi olan ticaret ve sanayi odası başkanları... vs hala krizden bahsediyor, yandık, battık diye feryad ediyor iseler de; Ankara'nın böyle bir derdi, böyle bir telaşı yok.

Fatura Derviş'e...

Koalisyon ortakları, zaten ekonomik çöküşün faturasını Derviş beye kesmek suretiyle sandıktan en az zararla çıkmanın hesabını yapıyorlar. Yaşanan kriz, sanki hiç onların meselesi değilmiş pişkinliğiyle piyasada gezebiliyorlar. Hesaplar, Derviş aşağı, Derviş yukarı yöntemiyle yapılıyor. Derviş bey de 200 gününü doldurdu. Ama olan yine millete oldu.

200 gün önce yüzde 35 denen enflasyon şimdi yüzde 75-80'lere tırmanmış.

Derviş'in ekonomi koltuğuna cülûsunda 994 bin lira olan dolar, bugün 1 milyon 560 bin liraya fırlamış.

Kendi rakamlarına göre büyüme hızı yüzde 7'lerdeydi; ne olduysa oldu, rakamlar şimdi yüzde "eksi 11.8"i gösteriyor.

Derviş'ten önce kapanan şirket sayısı 7 bin civarındaydı, şimdi ise 31 bin.

Sadece İzmir'de icra takibindeki dosya sayısı, bir yılda 30 binden 300 bine çıkmış.

Bu tablo Derviş'in karnesiymiş. Koalisyon şimdi bu manevranın peşinde.

IMF ve Derviş, öncelikle yabancı kredilerin risk odağı görünümü veren bankacılık sektörüne kilitlendi; onların işlerini düzenliyorlar. Zam oranlarının kısıtlanmasının yanısıra ücretlilere yönelik IMF'nin en somut teklifi, geçen yıl olduğu gibi yine vergi iadesinin kaldırılması önerisi oldu. Üretim, imalat ve ihracat sahalarıyla ilgili ülkede ne konuşan var, ne kafa yoran.

Önce devleti küçült, sonra mideyi

Ankara zaten "devleti küçültmek"le meşgul; Başbakan Ecevit'in talimatıyla Yüksek Planlama Kurulu'nun ana gündemi bu. Kamu tüzel kişiliğine yönelik bu küçültmenin ardından özel kişiliğe yönelik olarak da "midelerin küçültülmesi"ne gidilirse; herhalde ne enflasyon kalır, ne kriz. Hesap bu. Ankara'nın genel-geçer tedbir ve tasarruf yöntemi bu. Hatırlarsanız; enerji darboğazı yaşayacağımızın konuşulduğu dönemde, çare olarak "lambaları söndür, şalteri indir" yönetmelik talimatı verilmişti. Ekonomik kriz konusunda da aynı yöntem gündemde; önce devleti küçült, sonra mideyi. Korkarım bu gidişle cüceler ülkesine döneceğiz.

Somut çözümde tek adres...

Ülkenin bu badireden kurtulması için, otuza yakın ilde gerçekleştirilen Kuvay-ı Milliye toplantılarında somut öneriler sunan tek insan Prof. Dr. Haydar Baş bey oldu. Türk ekonomisini stagflasyona sürükleyen maliyet enflasyonunun düşürülmesi ve üretimin yeniden başlaması için vergi, stopaj, sigorta primi, işletme ve hammadde giderleri... gibi maliyete yansıyan pekçok kalemde indirim uygulanmasının kaçınılmaz olduğunu anlattı. Kulaklarına IMF tıkacı konmuş ve maalesef IMF talimatları dışında hiçbir çözümü de bulunmayan eski-yeni siyasilerimiz bunları duymadı. Ekonomimiz ise yıllardan beri debeleniyor. Fakat millet, tek kurtuluşun bu "somut milli model"de olduğunu gördü. Bundan böyle artık Türkiye'de somut çözümler konuşulacak.

1.35 trilyon dolarlık vergi indirimi

Törörist saldırısıyla sarsılan ABD ekonomisi, bu bakımdan ilginç bir ipucu da verdi. Şok saldırıyla birlikte ABD'de ekonomik durgunluk işaretleri belirdi. Üretim sendelemeye yüz tuttu. ABD Başkanı W. Bush, geçen hafta hemen acil tedbirleri açıkladı. W. Bush, 1.35 trilyon dolarlık vergi indirimi, Merkez Bankası'nca yapılan faiz indirimleri ve enerji fiyatlarının düşürülmesiyle ekonomiye canlılık getirileceğini belirtti.

Ülkesi milyarlarca dolar zarara uğrayan, sadece havayolu şirketleri bir günde 10 milyar dolar zarar eden Bush ve ABD; üretimdeki terör şokunu atlatmak için 1.35 trilyon dolarlık vergi indirimine gidiyor. Bizimkiler ise, değil ayakta kalabilen, can çekişen şirketlerin üstüne vergi, üstüne ceza, üstüne faiz, üstüne bilmem ne harcı bindirerek can almayı tercih ediyor. Faturayı da Derviş'e kesiyorlar. İşte bu Türkiye krizi... Yazık değil mi?

O halde ne zamana kadar mı?

Beklemeye zaman yok; şimdi çalışma zamanı.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.