Türkiye, aymaz politikacılar sayesinde pusulasını kaybetmiş vaziyette. Küresel dalgalar arasında bir o yana, bir bu yana savrulup gidiyor. Lakin her savruluşumuzda çok şeylerimizi kaybediyoruz.
Kültürümüz, medeniyetimiz savruluyor.
İnsanımız savruluyor.
Sosyal dokumuz ve değerlerimiz savrulıyor.
Ve artık iliklerine kadar herkesin hissettiği gibi ekonomimiz savruluyor. İpler IMF'nin elinde...
İnsan gücü var, emek var, imalathane var; lakin can yok, hareket yok. Yani para yok.
Kendi kaynaklarımızı değerlendirmiyoruz. Milletimizin emeğinin ve her şeye rağmen üretiminin karşılığını basacak yürek yok, irade yok.
Aslanın ağzından lokmasını kurtarmaya çalışan insan gibi IMF kıskacından kendimize "kaynak" elde etmeye çalışıyoruz.
Kendi paramızı basmadığımız gibi, başkalarından yüklü faizler karşılığında para namlı boyalı kâğıt ithal ediyoruz.
Emek ve üretim faize, faizler yabancıya gidiyor; başkasını parasının karşılığını biz dolduruyoruz. Emek de uçuyor, üretim de... Ne can kalıyor, ne takat, ne aş kalıyor, ne iş.
Klasik ifadesiyle ne sağ, ne sol partilerin bu kısır döngüyü kıracak bir alternatifleri var...
Ne sağ kaldı, ne sol; hepsi oldu tek yol... Varsa yoksa IMF, varsa yoksa AB, varsa yoksa ABD. AB, ABD, IMF... vs; değişik adlar altında aynı "sömürgeci ahtapot"un kolları bunlar.
Bunların sömürgeci, liberal-kapitalist ekonomik manevralarına karşı var mı alternatifi olan? Sağdan veya soldan, ortadan veya uçtan... var mı Allah aşkına!?
Yok, yok, yok...
Bu global ahtapotun kolları arasında Türkiye savruldukça, sağı da, solu da, ortası da, daha çok bunların kollarına sığınmaya, daha çok bunlara teslim olmaya teşne vaziyette...
Sadece BTP, milli ekonomik modeli ve milli kalkınma seferberliğini planlamış, programlamış... Aynı zamanda akademisyen olan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, İngiltere Cambrige ve ABD Californiya üniversitelerinde, liberal-kapitalist ekonominin başkentlerindeki düşünce-strateji kurumlarında "Milli Ekonomi Modeli"nin anlatmış, aktarmış. Aynı şekilde şimdi bitkisel hayattaki materyalizmin merkezi olan Rus illerinde takdim etmiş tezini... Ekonomi uzmanların gözü açılmış; elini öpmüşler Prof. Dr. Baş'ın, ödüller vermişler ekonomi tezine.
Dönme dolap gibi, insanlığı sadece sömürmeye endekslenmiş ve artık tıkanmış liberalizmi, kapitalizmi ve materyalizmi kendi sahalarında silkelemiş emek ve üretime dayalı Milli Ekonomi Modeliyle...
Emek asıl değerini bulmuş, üretim olması gereken rayına oturmuş, para gerçek kimliğine kavuşmuş, sosyal adalet tesis edilmiş ve toplumun yaraları sarılmış bu ekonomik modelle... BTP, pusulasız ve başıboş bir biçimde, ahtapotun kollarında yol arayan Türkiye'ye "kurtarıcı ekonomik model" sunuyor.
Bir tek BTP çare sunuyor, bir tek BTP çökertilen ekonomimize somut çözümler sunuyor.
Gerisi, tiyatro oynuyor.
Kimisi politik, kimisi ekonomik, kimisi stratejik, kimisi dinsel, kimisi cinsel... Ama hepsi, senaryosunu yine şu globallerin yazdığı tiyatroyu oynuyor. İster muhalefette, ister iktidarda olsun, ister sağda olsun ister solda; fark etmez. Tiyatroda hepsinin bir rolü var. O rolün dışına çıkıp, şu aziz milletimizin kendi çalışması, kendi emeği, kendi kaynağıyla yüzünü şöyle bir güldürelim diye düşünebilen, hesap edebilen kalmadı.
Hayır, kaldı diyen varsa; aynen BTP gibi sunsun somut tekliflerini... Sunsunlar kamuoyuna çözüm yollarını.
Haaa, ama önce samimiyet...
İktidarda veya iktidar ortağı iken IMF, AB veya ABD'nin talimatları dışına çıkamayanlar, İngilizce talimatnameleri henüz tercüme etmeden, hatta okuyup anlamadan altına imza koyanlar, koltuklarından olduktan sonra BTP'den aşırma ekonomik, politik, dış politik, sosyal ve kültürel söylemleri pazarlama sahtekârlığı yapmamalılar.
Görelim, bu samimiyet içinde sunsunlar varsa çözümleri!
Yok... Olsaydı zaten işbaşında icraata koymak için çırpınırlardı, direnirlerdi.
Artık öyle tiyatro oynamaya vakit yok, artık Türkiye'nin tahammülü yok.
Bir o yana, bir bu yana savrulan, her savruluşunda da insanından, ekonomisinden, kültüründen, yer altı yerüstü kaynaklarından, sosyal doku ve değerlerinden çok şeyler kaybeden Türkiye'nin tek kurtuluş yolu kaldı; o da BTP.
Türkiye'nin B planı BTP.
Tecrübeler bunu söylüyor.
Yaşadığımız reel gerçekler bunu söylüyor.
Dünyanın gidişatı bunu söylüyor.
Sadece ben söylemiyorum.
Kültürümüz, medeniyetimiz savruluyor.
İnsanımız savruluyor.
Sosyal dokumuz ve değerlerimiz savrulıyor.
Ve artık iliklerine kadar herkesin hissettiği gibi ekonomimiz savruluyor. İpler IMF'nin elinde...
İnsan gücü var, emek var, imalathane var; lakin can yok, hareket yok. Yani para yok.
Kendi kaynaklarımızı değerlendirmiyoruz. Milletimizin emeğinin ve her şeye rağmen üretiminin karşılığını basacak yürek yok, irade yok.
Aslanın ağzından lokmasını kurtarmaya çalışan insan gibi IMF kıskacından kendimize "kaynak" elde etmeye çalışıyoruz.
Kendi paramızı basmadığımız gibi, başkalarından yüklü faizler karşılığında para namlı boyalı kâğıt ithal ediyoruz.
Emek ve üretim faize, faizler yabancıya gidiyor; başkasını parasının karşılığını biz dolduruyoruz. Emek de uçuyor, üretim de... Ne can kalıyor, ne takat, ne aş kalıyor, ne iş.
Klasik ifadesiyle ne sağ, ne sol partilerin bu kısır döngüyü kıracak bir alternatifleri var...
Ne sağ kaldı, ne sol; hepsi oldu tek yol... Varsa yoksa IMF, varsa yoksa AB, varsa yoksa ABD. AB, ABD, IMF... vs; değişik adlar altında aynı "sömürgeci ahtapot"un kolları bunlar.
Bunların sömürgeci, liberal-kapitalist ekonomik manevralarına karşı var mı alternatifi olan? Sağdan veya soldan, ortadan veya uçtan... var mı Allah aşkına!?
Yok, yok, yok...
Bu global ahtapotun kolları arasında Türkiye savruldukça, sağı da, solu da, ortası da, daha çok bunların kollarına sığınmaya, daha çok bunlara teslim olmaya teşne vaziyette...
Sadece BTP, milli ekonomik modeli ve milli kalkınma seferberliğini planlamış, programlamış... Aynı zamanda akademisyen olan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, İngiltere Cambrige ve ABD Californiya üniversitelerinde, liberal-kapitalist ekonominin başkentlerindeki düşünce-strateji kurumlarında "Milli Ekonomi Modeli"nin anlatmış, aktarmış. Aynı şekilde şimdi bitkisel hayattaki materyalizmin merkezi olan Rus illerinde takdim etmiş tezini... Ekonomi uzmanların gözü açılmış; elini öpmüşler Prof. Dr. Baş'ın, ödüller vermişler ekonomi tezine.
Dönme dolap gibi, insanlığı sadece sömürmeye endekslenmiş ve artık tıkanmış liberalizmi, kapitalizmi ve materyalizmi kendi sahalarında silkelemiş emek ve üretime dayalı Milli Ekonomi Modeliyle...
Emek asıl değerini bulmuş, üretim olması gereken rayına oturmuş, para gerçek kimliğine kavuşmuş, sosyal adalet tesis edilmiş ve toplumun yaraları sarılmış bu ekonomik modelle... BTP, pusulasız ve başıboş bir biçimde, ahtapotun kollarında yol arayan Türkiye'ye "kurtarıcı ekonomik model" sunuyor.
Bir tek BTP çare sunuyor, bir tek BTP çökertilen ekonomimize somut çözümler sunuyor.
Gerisi, tiyatro oynuyor.
Kimisi politik, kimisi ekonomik, kimisi stratejik, kimisi dinsel, kimisi cinsel... Ama hepsi, senaryosunu yine şu globallerin yazdığı tiyatroyu oynuyor. İster muhalefette, ister iktidarda olsun, ister sağda olsun ister solda; fark etmez. Tiyatroda hepsinin bir rolü var. O rolün dışına çıkıp, şu aziz milletimizin kendi çalışması, kendi emeği, kendi kaynağıyla yüzünü şöyle bir güldürelim diye düşünebilen, hesap edebilen kalmadı.
Hayır, kaldı diyen varsa; aynen BTP gibi sunsun somut tekliflerini... Sunsunlar kamuoyuna çözüm yollarını.
Haaa, ama önce samimiyet...
İktidarda veya iktidar ortağı iken IMF, AB veya ABD'nin talimatları dışına çıkamayanlar, İngilizce talimatnameleri henüz tercüme etmeden, hatta okuyup anlamadan altına imza koyanlar, koltuklarından olduktan sonra BTP'den aşırma ekonomik, politik, dış politik, sosyal ve kültürel söylemleri pazarlama sahtekârlığı yapmamalılar.
Görelim, bu samimiyet içinde sunsunlar varsa çözümleri!
Yok... Olsaydı zaten işbaşında icraata koymak için çırpınırlardı, direnirlerdi.
Artık öyle tiyatro oynamaya vakit yok, artık Türkiye'nin tahammülü yok.
Bir o yana, bir bu yana savrulan, her savruluşunda da insanından, ekonomisinden, kültüründen, yer altı yerüstü kaynaklarından, sosyal doku ve değerlerinden çok şeyler kaybeden Türkiye'nin tek kurtuluş yolu kaldı; o da BTP.
Türkiye'nin B planı BTP.
Tecrübeler bunu söylüyor.
Yaşadığımız reel gerçekler bunu söylüyor.
Dünyanın gidişatı bunu söylüyor.
Sadece ben söylemiyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019