logo
28 EYLÜL 2026

Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?

Son dönemlerde Türkiye, iklimsel salınımların ve fiziksel çevre müdahalelerinin kesişim kümesinde oldukça ağır sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya kalmaktadır

21.05.2026 18:30:00
Hasan Gündoğdu
 
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Yakın geçmişte tecrübe edilen aşırı kuraklık evrelerinin hemen ardından gelen ve geniş coğrafi alanları etkisi altına alan şiddetli taşkınlar, bu olayların yalnızca sıradan birer meteorolojik şanssızlık olmadığını göstermektedir.

Ülkemizde yaşanan ani sel baskınlarının ve nehir taşkınlarının arkasında, küresel dinamiklerden yerel mühendislik hatalarına kadar uzanan çok katmanlı sebepler yer almaktadır.






1. Atmosferik dengesizlik ve iklim krizinin yağış rejimine etkisi

Sel felaketlerinin birincil tetikleyicisi, küresel iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası'ndaki yağış desenlerini radikal bir biçimde bozmuş olmasıdır.

Atmosferdeki sera gazı birikimi küresel sıcaklıkları artırırken, bu durum buharlaşma oranlarını yükseltmekte ve havada çok daha fazla nem birikmesine yol açmaktadır.

• Blok yağışlar (bulut patlamaları): Eskiden birkaç aya yayılan yağış miktarı, günümüzde "konvektif (yükselim) yağışlar" şeklinde birkaç saat içinde ve çok dar bir alana düşmektedir. Toprak, bu kadar kısa sürede bu denli yüksek hacimli suyu ememediği için yağış doğrudan yüzey akışına geçmektedir.

• Ani sıcaklık dalgalanmaları ve kar erimesi: Özellikle kış ve ilkbahar geçişlerinde, yüksek kesimlerdeki yoğun kar örtüsü ani sıcaklık artışları ya da ılık yağmurların etkisiyle hızla erimektedir. Bu durum, nehir debilerini bir anda normalin katlarca üzerine çıkararak havzalarda taşmalara yol açmaktadır.






2. Antropojenik müdahaleler ve arazi kullanım hataları

Doğal drenaj sistemlerinin insan eliyle (antropojenik) bozulması, teknik olarak yönetilebilir durumdaki büyük yağışların bile yıkıcı birer afete dönüşmesinin temel nedenidir.

• Dere yataklarının işgali ve yapılaşma: Türkiye'deki en büyük kronik sorunlardan biri, akarsu ve dere yataklarının imara açılması, bu alanlara konut, sanayi tesisi veya yol inşa edilmesidir. Suyun doğal yayılım ve tahliye yolları daraltıldığında, nehirler kendi yataklarından taşarak en yakın yerleşim birimlerini hızla su altında bırakmaktadır.

• Ormansızlaşma ve bitki örtüsünün kaybı: Yamaçlardaki ağaçların kesilmesi ve orman alanlarının tahribi, toprağın üst tabakasının sünger görevi görmesini engeller. Ağaç kökleri suyu tutamadığında ve gövdeler suyun hızını kesemediğinde, yamaçlardan aşağı akan su sadece sel değil, beraberinde çamur ve kaya kütlelerini de taşıyan heyelanlı taşkınlar üretir.

• Havza üzerindeki fiziki yapılar (HES ve köprüler): Özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde, vadiler boyunca inşa edilen köprülerin, menfezlerin veya Hidroelektrik Santrali (HES) yapılarının hidrolik kapasite hesapları bazen yetersiz kalmaktadır. Yukarı havzalardan sürüklenen ağaç, kütük ve rüsubat (tortu) bu dar geçişleri tıkamakta, yapay barajlar oluşturarak ani ve patlamalı taşkın dalgalarına zemin hazırlamaktadır.






3. Şehirleşme modeli, betonlaşma ve altyapı yetersizliği

Kent merkezlerinde yaşanan ve "şehir seli" (urban flash flood) olarak adlandırılan fenomen, tamamen modern şehircilik politikalarının bir yan ürünüdür.

• Geçirimsiz yüzeylerin artışı: Şehirlerin beton, asfalt ve parke taşlarıyla kaplanması, toprağın gökyüzüyle olan bağını koparmaktadır. Yağan yağmurun toprakla buluşup yeraltına sızabileceği "yeşil altyapı" alanları azaldıkça, düşen her damla su yüzeyde birikerek caddeleri yapay nehirlere dönüştürmektedir.

• Drenaj ve şebeke entegrasyonu sorunları: Pek çok metropol ve ilçede yağmur suyu toplama hatları ile kanalizasyon sistemleri ya birleşiktir ya da mevcut şehir nüfusu ile yağış şiddetine oranla çok geride kalmıştır. Mazgalların ve tahliye kanallarının yetersizliği, suyun tahliyesini imkansız kılmaktadır.






Türkiye'deki sel ve taşkın olaylarının kronikleşmesi, meteorolojik anomalilerin, su yönetimindeki çok parçalı koordinasyon eksikliğinin ve doğanın taşıma kapasitesini göz ardı eden yerleşim tercihlerinin bir sonucudur.

Selleri engellemek, iklim kriziyle makro düzeyde mücadele etmenin yanı sıra, mikrodan başlayarak dere yataklarını özgür bırakmayı, şehirlerde yeşil geçirgen yüzeyleri artırmayı ve havza bazlı entegre bir su yönetim planını tavizsiz uygulamayı zorunlu kılmaktadır.






Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.