logo
21 EYLÜL 2026

Türkiye’de binden fazla yerel üzüm çeşidine ev sahipliği yapıyor

Anadolu, binlerce yıllık geçmişiyle bağcılığın ve üzümün ana vatanı olarak kabul edilen en kadim coğrafyalardan biridir

21.09.2026 13:17:00
Hasan Gündoğdu
 
Türkiye’de binden fazla yerel üzüm çeşidine ev sahipliği yapıyor
Türkiye’de binden fazla yerel üzüm çeşidine ev sahipliği yapıyor
Farklı iklim kuşaklarının, toprak yapılarının ve mikroklimaların birleştiği Türkiye; sofralık, kurutmalık, şıralık vs. olmak üzere binden fazla yerel üzüm çeşidine ev sahipliği yapmaktadır.






Doğu Anadolu'nun sert ikliminden Ege'nin ılıman esintilerine, İç Anadolu'nun volkanik topraklarından Akdeniz'in güneşi bol yamaçlarına kadar uzanan bu zenginlik, Türkiye'yi küresel bağcılık haritasında benzersiz bir konuma taşır.






Bölgelere Göre Öne Çıkan Yerel Üzüm Çeşitleri

Ege Bölgesi: Zarafet ve Tatlılık

Türkiye'de bağcılığın ve üretimin kalbi sayılan Ege, özellikle çekirdeksiz üzüm çeşitleri ve yüksek asiditeli karakterli üzümleriyle öne çıkar.

Sultani Çekirdeksiz: Manisa ve Denizli yöresiyle özdeşleşen bu çeşit, hem taze tüketim hem de kurutmalık olarak Türkiye'nin ihracat şampiyonudur. İnce kabuklu, yeşilimsi sarı taneli ve dengeli bir tatlılığa sahiptir.

Çalkarası: Denizli'nin Çal Yöresi'ne özgü, yüksek asiditesi ve canlı meyve aromalarıyla bilinen siyah bir üzümdür. Özellikle sofralık olarak tercih edilir.

Sultaniye & Bornova Misketi: İzmir ve civarında yetişen Bornova Misketi, yoğun parfümsü kokusu, tropikal meyve ve narenciye aromalarıyla Türkiye'nin en aromatik beyaz üzümüdür.






İç Anadolu Bölgesi: Volkanik Karakter ve Dayanıklılık

Sert karasal iklim ve volkanik tüflü topraklar, İç Anadolu üzümlerine yüksek asidite, mineralite ve güçlü bir gövde kazandırır.

Kalecik Karası: Ankara'nın Kalecik ilçesinden tüm dünyaya tanınan bu çeşit, ince kabuklu ve orta tanelidir. Kırmızı meyve (çilek, ahududu) aromaları ve zarafetiyle dikkat çeker.

Öküzgözü (Elazığ / Malatya Sınırı): İri taneleri ve koyu rengiyle gözü andırdığı için bu ismi almıştır. Yüksek asiditesi ve canlı meyvemsiliği ile öne çıkar.

Emir: Nevşehir ve Kapadokya bölgesinin volkanik topraklarında yetişen beyaz bir çeşittir. Yüksek asiditesi, ferahlatıcı mineral yapısı ve yeşil elma aromalarıyla bilinir.






Doğu ve Güneydoğu Anadolu: Tanen ve Derinlik

Sıcak gündüzler ile serin gecelerin yarattığı kontrast, bölge üzümlerinde kalın kabuk, yoğun renk ve sert tanen yapısı oluşturur.

Boğazkere: Diyarbakır ve Mardin yöresinin simgesi olan bu siyah üzüm, kalın kabuklu ve küçük tanelidir.

Körşah (Köşne) ve Şire Üzümü: Gaziantep, Adıyaman ve Kilis hattında geleneksel olarak pestil, pekmez ve sucuk yapımında (şıralık) kullanılan yüksek şeker oranına sahip yerel türlerdir.






Akdeniz ve Marmara: Çeşitlilik ve Miras

Marmara (Papazkarası & Karalahna): Tekirdağ ve Kırklareli (Trakya) hattında yetişen Papazkarası, dengeli asiditesi ve derinliği ile Trakya bağcılığının en eski değerlerindendir. Bozcaada'nın rüzgarlı iklimine uyum sağlayan Karalahna ve Kuntra ise adanın bağcılık kimliğini oluşturur.

Akdeniz (Ser Sergi & Merlot Adapte Türler): Toroslar'ın yüksek rakımlı yaylalarında yetişen yerel çeşitler, görece yüksek asiditelerini koruyarak kurutmalık ve pekmezlik olarak değerlendirilir.






Kullanım Alanlarına Göre Üzüm Sınıflandırması

Kullanım alanlarına göre öne çıkan üzüm çeşitleri ve bunların belirgin özellikleri şöyledir:

Sofralık: Yalova İncisi, Alphonse Lavallée, Trakya İlkeren, Razakı. İri taneli, çıtır dokulu, estetik salkım yapısı.

Kurutmalık: Sultani Çekirdeksiz, Besni (Peygamber Üzümü). Yüksek şeker oranı, ince kabuk, çekirdeksiz/yumuşak çekirdek.

Şıralık / Geleneksel: Kabarcık, Dimrit, Horoz Karası. Yüksek şıra verimi; pekmez, pestil ve kırma yapımına uygunluk.






Türkiye Bağcılığının Geleceği ve Yerel Miras

Son yıllarda küresel ölçekte artan "yerel ve otantik tatlar" arayışı, Anadolu'nun unutulmaya yüz tutmuş genetik mirasını tekrar gündeme taşımıştır. Narince (Tokat), Sungurlu (Çorum) ve Foça Karası gibi endemik türler üzerinde yürütülen ıslah ve koruma çalışmaları, Türkiye'nin gastronomi turizminde ve tarımsal ihracatında üzümü stratejik bir değer haline getirmektedir.

Anadolu üzümleri; yalnızca bir tarım ürünü değil, binlerce yıldır bu topraklarda süregelen bağ bozumu geleneklerinin, mutfak kültürünün ve coğrafi kimliğin yaşayan birer belgesidir.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu

20.09.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Baydaş, ilçede ciddi altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar meydana geldiğini belirterek, hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından yaraların hızlı şekilde sarılacağını söyledi.






Rize'de evvelsi gün etkili olan yoğun yağışın ardından kent genelinde incelemeler sürüyor. Yağıştan en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Pazar ilçesinde de ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. İlçeyi ziyaret eden Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, özellikle ilçe merkezindeki çarşıda yoğun su baskını yaşandığını ifade etti.

"Can kaybımız yok"

Yaşanan yağışın ardından il genelinde herhangi bir can kaybının bulunmadığını belirten Vali Baydaş, "Evvelsi gün yaşanan yoğun yağıştan en fazla etkilenen yerler arasında birisi de Pazar merkez. Burada iki deremizin akışındaki tıkanıklık sebebiyle ilçe merkezinin yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Özellikle ilçe merkezindeki çarşının yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Şükürler olsun ki burada da il genelinde de herhangi bir can kaybımız yok. Ama ciddi manada bir altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar mevcut" dedi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarına başladığını kaydeden Baydaş, çalışmalar tamamlandıktan sonra hasarların giderilmesine hızlı şekilde başlanacağını söyledi.








"Derelerin güzergahı ile ilgili yeniden çalışma yapmamız gerekiyor"

Pazar ilçesindeki derelerin akış güzergahlarının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çeken Baydaş, "Burada esasen iki derede de o derelerin güzergahı ile ilgili öyle görünüyor ki yeniden bir çalışma yapmamız gerekiyor. Tabii derelerin bu tür durumlarda ana dereye ve Pazar Deresi'ne veya menfezlerle denize ulaşması gerekiyor. Buraların tıkalı olmaması lazım. Buralarla ilgili tespitlerimizi yaptık. Hem Devlet Su İşleri ekiplerimiz hem de İller Bankası ekiplerimiz hem de Pazar Belediyesi ekibimiz koordinasyonla bir hazırlık yapacaklar. Arkadaşlarımıza söyledik, geçişi rahatlatacak hızlı birkaç tedbiri hemen şimdi arkadaşlarımız yapacaklar" diye konuştu.







"Acil yardım ödeneklerini pazartesiden itibaren vermeye başlayacağız"

Hasar tespit çalışmalarının ardından vatandaşlara yönelik desteklerin hızlı şekilde başlatılacağını ifade eden Baydaş, "Hasar tespit çalışmaları yapılanların hemen hızlıca pazartesiden itibaren acil yardım ödenekleri vermeye başlayacağız. Altyapı hasarları ile ilgili onların da acil olanlarını çok hızlı bir şekilde yapacağız. Plan proje gerektirenlerin de çalışmalarına başlayacağız" ifadelerini kullandı.







Yaklaşık 40 noktada tedbir uygulandı

Yağış nedeniyle vatandaşların başka bölgelere sevk edilmediğini belirten Baydaş, bazı evlerin tedbir amacıyla boşaltıldığını söyledi. Baydaş, "Başka yerlere sevk edilen herhangi bir kimse yok. Etkilenen vatandaşlar tercih etmiyor, çoğu merkezde etkilenen vatandaşımızın köyde de evi olmuş oluyor. Yaklaşık 40 civarında yerde bu tedbiri uygulamıştık. Boşalttığımız evler var, alt kısımları hasar gören evler var" dedi.

Ulaşım açısından herhangi bir sorun yaşanmadığını kaydeden Baydaş, çalışmaların sürdüğü bölgeler hakkında da bilgi verdi.

"En fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz"

İyidere'de çalışmaların devam ettiğini, Derepazarı ilçe merkezinin de kısmen etkilendiğini belirten Baydaş, "Ulaşım yönünden sıkıntı yaşadığımız herhangi bir yer yok. İlçe merkezi itibarıyla İyidere'de çalışmalarımız devam ediyor. Derepazarı'nın kısmen merkezi etkilenmiş durumda ancak ilçe merkezi olarak en fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz. Büyük oranda artık temizliğe de başlamış durumdayız" şeklinde konuştu.

Hasar tespit çalışmalarında ortaya çıkacak rakamların hafta içerisinde netleşeceğini ifade eden Baydaş, "Hasar tespiti ile ilgili rakamlar hafta içi belli olacak. Çünkü ekipler bugün de çalışmaya devam ediyorlar. Onu da ilerleyen süreçte paylaşacağım" dedi.

"Vatandaşlarımızı uyardık"

Yoğun yağış sonrası içme suyu konusunda da vatandaşlara uyarıda bulunduklarını belirten Baydaş, özellikle çeşme suyu ve yerel bağlantılarla şebeke suyu kullanan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Baydaş, "Çeşme suyu kullanan, yerelde küçük bağlantılarla şebeke suyu kullananlar ile ilgili; elbette yoğun yağışlarda bu sular bulanıklaşabiliyor. Başka sular karışabiliyor buraya. Bu yüzden vatandaşlarımıza uyarıda bulunduk" ifadelerini kullandı.

Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"

Bölgede etkili olan şiddetli sağanak yağış sonrası meydana gelen heyelanda 3 katlı bir binanın altındaki toprak kütlesi koptu

19.09.2026 19:31:00
İHA
 
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Doğu Karadeniz genelinde dün akşam saatlerinde başlayan kuvvetli yağış bölgede hayatı olumsuz etkiledi. Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde aşırı yağışlar sonucu heyelan meydana geldi. Yamaçtan kopan dev toprak kütlesi, 3 katlı bir konutun alt kısmını boşaltarak yapının askıda kalmasına yol açtı.
 







Olay anında yaylada olduğunu ve haberi sonradan aldığını belirten ev sahibi Fatma Şimşek, "Dün akşam burada bir afet oldu, çok büyük bir yağmur yağdı. O an kimse bir şey duymadı. Evin altı tamamen koptu. Sabahleyin oğlum kalkıp çaya giderken evin dibinin çöktüğünü görmüş. Ben yayladaydım, beni aradığında şok oldum. Geldiğimde bu manzarayla karşılaştım" dedi.








Sabah saatlerinde çay biçmek için uyanan eşinin durumu fark etmesiyle dışarı çıktıklarını dile getiren Ayşe Şimşek ise "Sabah saat 05.00-05.30 sularıydı. Eşim çay biçmeye gitmek için kalkmıştı. Çocuğun üzerini örttükten sonra dışarıdaki yağmura bakmak için camdan başını uzattı. Toprağın kaydığını görünce hemen yanıma gelip 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı. Çocukları alelacele alıp panikle kendimizi dışarı attık" ifadelerini kullandı.
 







Önce muhtarı daha sonra AFAD'a durumu bildirdiklerini sözlerine ekleyen Ayşe Şimşek, "Ekipler binanın temelinde içeriye doğru bir çökme olmadığını, yağıştan dolayı zeminin daha fazla zarar görmemesi için kopan alana branda (naylon) serilmesi gerektiğini belirttiler. Şu an için tahliye kararı verilmedi ancak yağış durup hava açtığında ekipler daha kapsamlı bir teknik inceleme için tekrar gelecek" diye konuştu.

Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası

Bursa'da 192 yıllık tarihi binanın restorasyonunda çalışan işçi, kolunu iş makinesine kaptırarak yaralandı

19.09.2026 12:09:00
İHA
 
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'nın Mudanya ilçesinde 192 yıl önce Rum Ortodoks Kilisesi olarak inşa edilen, 1993 yılında Mudanya Belediyesi tarafından onarılıp Uğur Mumcu Kültür Merkezi haline getirilen tarihi yapının şimdiki restorasyonu sırasında iş kazası meydana geldi. Çalışma sırasında kolunu iş makinesine kaptıran H.Ç. yaralanırken, olayla ilgili polis ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.






Olay, saat 11.00 sıralarında Mütareke Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi binadaki restorasyon çalışmaları sırasında işçi H.Ç., çalıştığı esnada kolunu iş makinesine kaptırdı.








H.Ç.'nin yaralandığını gören çalışma arkadaşları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan H.Ç., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.








İş kazasının ardından olay yerine polis ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, restorasyon çalışmalarının sürdüğü alanda inceleme yaparak kazanın meydana geldiği noktada gerekli tespitlerde bulundu.








1834 yılında inşa edilen ve yaklaşık 192 yıllık geçmişe sahip Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde restorasyon çalışmalarının Mudanya Belediyesi tarafından yürütüldüğü öğrenildi.
Polis ekipleri, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor


 
Bayburt'ta alternatif turizm arayanların rotasında yer alan Doğu Karadeniz'deki Soğanlı Dağları, yaylaları, dereleri, gölleri ve dik yamaçlarıyla ziyaretçilerine her mevsim görülmeye değer manzaralar sunuyor.
 

19.09.2026 01:20:00
AA
 
Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor
Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor

Doğa sporlarına elverişli Soğanlı Dağları, yılın belirli dönemlerinde kamp, yürüyüş ve tırmanış tutkunlarını ağırlıyor. 3 bin metre rakımlı Soğanlı Dağları'nın zirveleri, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon başta olmak üzere ülkenin dört bir yanından doğa tutkunları ve dağcıların ilgisini çekiyor. Günübirlik turlarla bölgeye gelen ziyaretçiler, doğa gezisine katılıyor.







Dünyanın en tehlikeli yolu orada

Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) ile Gümüşhane İzcilik Doğa ve Spor Kulübü işbirliğinde düzenlenen geziye ülkenin dört bir yanından katılan 75 kişi, son yıllarda Bayburt Valiliğince yürütülen tanıtım çalışmalarıyla kentte ekoturizm kapsamındaki en önemli rotalardan biri haline gelen Soğanlı Dağları'nın eşsiz manzarasında rehberler eşliğinde önce dünyanın en tehlikeli yolu olarak bilinen Derebaşı Virajları'na daha sonra ise Kırklar Mescidi'ne 18 kilometrelik yürüyüş gerçekleştirdi. Zorlu geçen yolculuğun sonunda zirveye ulaşan grup, bölgenin eşsiz güzelliğini fotoğrafladı.
GÜDAK üyesi Fatma Cebeci, önce dünyanın en zorlu virajları arasında gösterilen Derebaşı'nı, daha sonra da kentin en yüksek noktalarından birindeki Kırklar Mescidi'ni görme fırsatı bulduklarını söyledi.







Denizi bile gördüler

Yaklaşık 18 kilometrelik parkur boyunca güzel manzaralarla karşılaştıklarını anlatan Cebeci, son derece etkileyici kareler yakalama imkanı bulduklarını ifade etti. Cebeci, çok güzel yaylaları, dağları fotoğrafladıklarını dile getirerek, "Çok uzaktan denizi görebilme imkanımız oldu. Bu yüzden son derece etkileyici kareler yakalama imkanı bulduk. Bu coğrafya bu anlamda özel bir konumda. Hem Derebaşı Virajları hem de Kırklar Mescidi kesinlikle görülmesi gereken bir yer. O yüzden bütün doğaseverleri Bayburt'a bu güzellikleri görmeye davet ediyoruz" dedi.

Ali Kahraman da çok güzel bir rotada yürüyüş gerçekleştirdiklerini, parkurun çok daha fazla doğasever tarafından keşfedilmesi gerektiğini ifade etti. Doğaseverlerden İrem Yasa ise Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun iklimsel olarak ayrıldığı bir coğrafyada çok güzel bir etkinlik yaptıklarını kaydetti.

Yasa, zaman zaman zorlu ve uzun süren yürüyüş boyunca birçok güzellikle karşılaştığını, eylül olmasına rağmen bölgede buzul parçalarını görebilme fırsatı bulduklarını anlattı.
Ceylan Vargün de güzel hava şartlarında keyifli bir etkinlik gerçekleştirdiklerini, bölgenin manzarasına hayran kaldıklarını belirtti.

Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!


 
 
Alzheimer, sadece hastayı değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor! Bilimsel verilere göre Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte 10 etkili önlem...
 

19.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 19.09.2026 06:10:44
Murat Çorbacı
 
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!

Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer (Alzaymer diye okunur) hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2.5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, "Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.







Beyin hücreleri zarar görüyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, "Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır" dedi.







Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!

Alzheimer'in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer, "Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma."







Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıkladı:

Düzenli egzersiz

Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.







Sağlıklı ve dengeli beslenme

Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.

Kaliteli ve yeterli uyku

Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.







Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek

Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin 'bilişsel rezervini' güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.

Sosyal bağları güçlü tutmak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.







Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir. 

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.

Sigara ve alkolden uzak durmak

Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmak

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.







Erken tanı ve tedavide yeni dönem!

Alzheimer hastalığında erken tanının, tedavinin başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşe Tuncer "Erken tanı alanında son yıllarda çığır açan gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Alzheimer hastalığı tanısına yardımcı olan ilk kan testini onaylamıştır. Bu test, kanda beyindeki Alzheimer proteinlerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir. Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır" dedi.

Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı

Meteoroloji'nin uyarısının ardından Mersin'in bazı bölgelerinde sağanak yağış etkili oldu. Kızkalesi'ne dereden gelen sel suyu ise bölgeyi olumsuz etkiledi

18.09.2026 14:40:00 / Güncelleme: 18.09.2026 14:43:21
İHA
 
Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı
Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı
Meteoroloji, bugün Akdeniz'in yanı sıra Mersin için hem fırtına hem de kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Denizde kuvvetli rüzgar ve fırtına zaman zaman etkili olurken, sabah saatlerinde yağmur başladı. Sıfır rakımdan 2000 rakıma kadar birçok bölgede yağış etkili olurken, Erdemli ilçesi çevresinde kuvvetli yağmur yağdı.






Kuvvetli yağışla birlikte yollarda su birikintileri oluştu, bazı rögarlar taştı. Mersin'in önemli turizm noktalarından Kızkalesi'ne ise dereden sel suları geldi. Sel suları kumsalı aşarak denizle buluşurken, bölgedekileri de olumsuz etkiledi. Ayaş Mahallesi'nde ise yaşanan su taşkını ile yolda biriken kaya parçaları, vatandaşlar tarafından temizlendi.








Yağışların dere ağzında sele neden olduğunu belirten esnaf Ayhan Yıldırım, yağmur sularının denizle buluşmasıyla geçici bir kirlilik oluştuğunu söyledi.








Bu yıl geçen yıla göre yağışların daha erken başladığını ifade eden esnaf Ahmet Dekiş ise, yağışların devam etmesini beklediklerini, ekimde ise yağışlı gün sayısının güneşli günden fazla olacağını tahmin ettiklerini söyledi.













Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü

Kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi

17.09.2026 19:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Antalya'nın Akseki ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi.






Kaza, saat 15.30 sıralarında Antalya'nın Akseki ilçesi Murtiçi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat yönünden Akseki istikametine seyir halinde bulunan Yılmaz D. (79) idaresindeki 07 B 0078 plakalı kamyonet, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Kamyonet, yolun altında bulunan ağaçlara çarparak durabildi. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.







Yaralılar itfaiye ekiplerince araçtan çıkarıldı

Kaza yerine ambulansların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi Akseki İtfaiye ekipleri, Akseki Bölge Trafik ekipleri ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kamyonette bulunan Ercan Demir'in (71) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan ve araç içinde sıkışan sürücü Yılmaz D. ile Hediye D. (70) ve Hüseyin Ö. (64), itfaiye ekiplerinin aracın kapı ve koltuğu çıkartmasının ardından bulundukları yerden çıkarıldı.







Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralı sürücü Yılmaz D. ambulansla Akseki Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Diğer yaralılar Hediye D. ve Hüseyin D. ise Manavgat Devlet Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı.







Taburcu olduktan sonra kazada hayatını kaybetti

Öte yandan Ercan Demir'in, rahatsızlığı nedeniyle Manavgat Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğü, bugün taburcu edilmesinin ardından eşi ile akrabaları tarafından hastaneden alınarak Akseki'nin Salihler Mahallesi'ne götürülmek üzere yola çıktıkları sırada kazanın meydana geldiği belirtildi.







Kazanın ardından Akseki Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Savcının kaza yerindeki ilk incelemesinin ardından hayatını kaybeden Ercan Demir'in cenazesi, Akseki Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.







Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası, aile fertlerinden bazılarına tebligat gitmemesi sebebiyle 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi. Dava sonrası açıklamalarda bulunan Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır, "Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi" dedi

17.09.2026 13:01:00
İHA
 
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
26 Haziran 2026'da hayatını kaybeden usta sanatçı Kadir İnanır'ın vasiyetnamesinin açılma davası için aile fertleri bugün Beykoz Adliyesi'nde bir araya geldi. Saat 10.40'da başlayan davaya İnanır'ın aile fertleri ve ailelerin avukatı katıldı. Usta sanatçının bazı varislerine tebligat gitmemesi sebebiyle dava, 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi.

Dava çıkışında Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ve Avukat Hikmet Altunkalem gazetecilere açıklamalarda bulundu.






"Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış"

Süreç hakkında bilgi veren Avukat Hikmet Altunkalem, "Bugün vasiyetnamenin okunmasıyla ilgili duruşma yapıldı, celse yapıldı. Bu celsede bazı mirasçılardan birkaç tanesine tebligat yapılamadığı için tekrar yeniden tebligat yapılarak usul bakımından işlemlerin tamamlanması gerektiğinden duruşma 17 Aralık'a bırakıldı. 17 Aralık'ta vasiyetname okunacak, açıklanacak. Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış. Süreç bu tebligatlar tamamlandıktan sonra önümüzdeki celse 17 Aralık'ta vasiyetnamenin okunmasına geçilecek. Orada bütün mirasçılara vasiyetname okunacak. Kabul edenler kabul edecek, kabul etmeyenler de gerekli hukuki süreci başlatacaklar" dedi.

"17 Aralık'ta bu katılım tamamen sağlanacak, bulunamayanı da bulacağız"

Tebligat ulaşmaması nedenini söyleyen Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise, "Adres değişiklikleri olanlar var, tatilde olanlar var. O yüzden, yoksa bize katılmama gibi bir sebepten değil. Herkes onun varisi. Onun yeğenleri, onun yetimleri. Hepsi tamamlayacaktır 17 Aralık'a kadar bunu. Gerekirse biz takip edeceğiz. Bu katılım tamamen sağlanacak 17 Aralık'ta. Bulunamayanı da bulacağız. Bu bizim asli görevimiz. Rahmetli dayımıza son görevimiz olacak" ifadelerini kullandı.









"Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı, o yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil"

Kadir İnanır'ın irade sorunu olduğunu söyleyen Levent İnanır, "Herkesin bilmediği bir şey. Ben çok yakınında olduğum için 2018'den beri bu süreç devam ediyor. Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi. Çok direndi, çok savaştı. O yüzden bekleyeceğiz. Ne olduğunu hiç önemi yok, söylediğim gibi. Kadir dayım ağır tedavi ve ağır ilaçlar kullanıyordu. İrade sorunu vardı. Aralıklı yoğun bakımlar oldu, entübe dönemleri oldu. 7 yılda 3 kere pıhtı attı beyne. Kolay değil o süreç" şeklinde konuştu.









"İçerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var"

Vasiyetnamenin içeriğini bilmediklerini dile getiren İnanır, "Değiştiği doğru da içeriğini bilmiyoruz. İçeriğini işte şimdi hâkim hanımdan öğreneceğiz. Ama söylüyorum içerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var. 2015'te verdiği bir vasiyeti 2022'de değiştiriyor, aynı tarihte tekrar değiştiriyor. Biraz kafa karıştıran bir durum var. Dediğim gibi, irade sorunu vardı Kadir dayımın 68 yaşında yeğeni var burada. 25 yaşında yeğeni var, 23 yaşında yeğeni var. Birçoğu yetim onların. Ve onlar her zaman dayılarına veya amcalarına son derece biat etmiş insanlardır. 68 yaşında abimin sigara içtiğini bilmez Kadir dayım. Böyle bir saygı ve böyle bir biat kültürü var bizde. Bunun bir karşılığı yok mudur" değerlendirmesinde bulundu.
Vasiyetname değiştirme konusunda bilgi de veren Avukat Altunkalem, "2015'te yapmış olduğu vasiyetnameyi 2022'de iki tane vasiyetname düzenlemiş olduğu görülüyor ama şimdi 2015'teki vasiyetnameyi bu 2022'deki yapmış olduğu noterdeki düzenlemeyle iptal etmiş olabilir, değiştirmiş olabilir veya yeni bir vasiyetname düzenlemiş olabilir. Bunların hepsi ihtimal dahilindedir" dedi.

Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı

Manisa'da polis ekiplerince sokak satıcılarına yönelik özel harekat destekli düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 23 şüpheliden 20'si tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri zehir tacirlerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" yapan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, farklı tarihlerde uyuşturucu satışı yaptığı delillendirilen 23 şüpheli tespit edildi.








Manisa, Akhisar ve Soma Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda harekete geçen ekipler, Manisa il merkezi, Akhisar ve Soma ilçelerinde şafak vakti eş zamanlı operasyon düğmesine bastı. Özel harekat polislerinin de destek verdiği baskınlarda "torbacı" tabir edilen 23 sokak satıcısı kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin ikamet ve üst aramalarında yapılan incelemelerde; bin 989 adet sentetik ecza hap, 9 adet ecstasy hap, 6,4 gram metamfetamin, 5,24 gram esrar, 3,53 gram sentetik kannabinoid ile 2 adet ruhsatsız silah ve bu silahlara ait 28 adet fişek ele geçirildi.

 







Emniyetteki sorgularının ardından "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçlamasıyla adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.