HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 23 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Türkiye'nin sırtındaki yük

12.07.2001 00:00:00
Türkiye'deki bir ticarî şirketin genel müdürü ve yönetim kurulu başkan vekilinin kim olacağı, dahası yönetim kuruluna kimlerin atanacağına yurtdışından uluslararası bir başka kuruluşun karışması, istekleri olmayınca da Türkiye'ye yaptırım uygulaması fevkalâde yakışıksız ve hatırladığımız kadarıyla daha önce yaşanmamış bir durumdur.

Egemenliğin devrinin bundan daha açık ifadesi olamaz. Kabul edilemez son derece yakışıksız bir durumdur.

Bilmiyorum tarihçilerimizin elinde; Damat Ferit hükümeti zamanında meselâ Tünel veya Şirketi Hayriye'nin idare kurullarına işgal kuvvetlerinin bu ölçüde müdahale ettikleri

konusunda belge var mıdır?

Bakan Öksüz Telekom'a yeni atanan yönetim kurulu üyeleri ile bu yönetim kurulunun kendi arasında yaptığı görev bölümüne IMF'nin itirazı üzerine "Ne demek? Ne karışır IMF buna? Neredeyse benim de mi değiştirilmemi isteyecek, başbakanı da mı atayacak?" demişti.

Bakan Öksüz'ün iki şeyi bilmemesi imkânsızdı. 1. Türkiye'nin krizden çıkması için vâadedilen 14.3 milyar doların "verilen ev ödevlerinin uygun şekilde yapılması karşılığında ve bir defada değil dilimler halinde" Türkiye'ye aktarılacağının 57'inci hükümet tarafından kabulünü; 2. Telekom'un da bahse konu ev ödevlerinden biri olduğunu.

Bu maddeler aynen bu şekilde IMF'ye verilen niyet mektubunda yer almıştır.

MHP Genel Başkan Adaylığı sırasında bir televizyon canlı yayınında Şeyh Sait'in torunu Abdülmelik Fırat'ın karşısında süt dökmüş kediye dönen Öksüz'ün ve Bakanlar Kurulunda "IMF'nin isteklerinin Kıbrıs ve Ege konusunda siyasi talebe dönüşeceğinden endişeliyim" itirafında bulunan Ecevit'in, afra tafralarını şimdi bize değil daha o zaman yabancı muhatablarına hitaben yapmaları lâzımdı.

İtirazlar 3 Mayıs tarihli niyet mektubu imzalanırken düşünülüp yapılacaktı. Veya hiç imzalanmayacaktı o mektup.

Hem o mektubu imzalayıp hem de içerde ucuz kahramanlık yapmak hiç inandırıcı değildir, popülizmdir, tribünlere oynamaktır.

Fakat tribünlerden domateslerin yağması da yakındır.

Bakın Bahçeli'nin bile "haberim yoktu, ekinde böyle maddeler de mi vardı?" dediği başbakan ve iki yardımcısının imzalarını ihtiva eden niyet mektubunun ilgili maddesi nasıldır:

"vii) Kuruluşun hisselerinin sahibi olarak Hazine'ye Türk Telekom'un Ana Sözleşmesi'nde Ulaştırma Bakanlığı'nın onayını gerektirmeksizin değişiklikler yapma ve Türk Telekom'un Yönetim Kurulu ve yönetimini atama yetkisi verme. Bu yasal düzenlemelerin Parlamento'da kabulü altıncı ve yedinci gözden geçirmelerin tamamlanması için önkoşul olacaktır. Yeni kanun uyarınca Özelleştirme İdaresi, Türk Telekom'un özelleştirilmesi için revize bir plan hazırlayarak Bakanlar Kurulu'nun onayına sunacaktır. Şirketin tam anlamıyla ticarileştirilebilmesi amacıyla Türk Telekom Genel Kurulu'nun atayacağı yeni profesyonel yönetim kurulu ve şirket yönetiminin üyeleri yetkinlikleri kanıtlanmış ve tecrübe sahibi kişiler olacaktır. Şirketin Yönetim Kurulu ve üst düzey yönetimde bu konularda özel sektör tecrübesi olan üyeler bulunacaktır. (Bu şekilde oluşturulmuş Yönetim Kurulu ve üst yönetimin atanması sekizinci gözden geçirmenin tamamlanması için koşuldur). Ayrıca Türk Telekom'un Yönetim Kurulu kapsamlı bir şirketleşme planını (corporatization plan) kabul edecektir. Şirketleşme planı; (i) yansız denetim görüşlerini sağlayacak yeterlilikte uluslararası standartları, finansal kontrol ve yönetim usullerini getirecek; (ii) personel düzeyini şirketin gerçek faaliyet ihtiyaçlarına göre belirleyecek ve (iii) hem internete erişimi ve hem de kırsal alanın verilen hizmetlere ulaşımını artırarak ihtiyaca cevap verecektir. Üçüncü nesil mobil telefon lisansının satışının hızlandırılması için gerekli hazırlık çalışmaları başlatılacaktır."

IMF bir şey istemiyor ki, atılan imzaya sadakat istiyor. Atmasaydınız kardeşim.

Öksüz'ün Cuma'dan Pazartesi'ne kadar bu anlamsız direnişin ülkeye maliyeti, doların 40 lira birden artmasıyla 2.4 katrilyon, faizlerin yükselmesiyle de 7.5 katrilyon yâni toplam 10 katrilyon liradır.

Öksüz'ün kaprisi bu ülkeye üç günde 10 katrilyon liraya mal olmuştur ve aynı Öksüz cebinden dolar çıktığını görüp de "Siz de mi dolar kullanıyorsunuz" diyen gazeteciye büyük bir pişkinlikle "Ekonomiyi bu hale getirenlere sorun" diyebilmektedir.

Ülkeyi batıran Öksüz'dür, ona dur demeyen partisidir, partisinin bulunduğu bu koalisyondur.

IMF Başkanı Hörst Köhler Cumartesi günü Ecevit'e gönderdiği 2.5 sayfalık mektupta "Her vatandaşınızın cebine 300 dolar koyuyoruz. Söylediklerimizi yapmaya mecbursunuz" diyebilmiştir.

Bu lâfı bize bu hükümet işittirmiştir.

Bu millete ayıptır, günahtır, yazıktır. Bu millet bu zilleti haketmemiştir.

Yaratılan her krizden sonra MHP'nin "ikna" olmasını, ''Biz önce ülke ve milletim, sonra partim diyerek politika yapan bir partiyiz. Aldığımız her karar ülkemiz ve milletimiz içindir'' sözleriyle özetleyen Bahçeli, oy oranı % 6'ya vuran partisinin zaman kazanması için "mecburen uzlaşıldığını" artık hiç değilse kendisine itiraf etmelidir.

IMF'ye teslimiyet mektubunu 3 Mayıs'ta, yâni Türkçüler gününde imzalayan "Türkçü" Öksüz, "Milliyetçi" partisi ve 57'inci hükümet bu milletin sırtında yüktür.

Seçim, ülkeyi şimdi içinde bulunduğumuzdan daha kötü bir hâle mi taşıyacaktır?

Seçimden, ülkeyi değil, partilerini kurtarmak

için kaçmaktadırlar.
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.