logo
10 TEMMUZ 2026

Tutukluluğunun devamı istenen Tanju Özcan'dan manidar cevap:

Bolu'da, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davanın görülmesine 5'inci gününde de devam edildi.

10.07.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tutukluluğunun devamı istenen Tanju Özcan'dan manidar cevap:
Tutukluluğunun devamı istenen Tanju Özcan'dan manidar cevap:
Bolu'da, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davanın görülmesine 5'inci gününde de devam edildi. Tanju Özcan, savcının tutukluluk halinin devamını talep ettiği mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları reddetti. Tahliyesini talep eden Özcan, "Kendimi sütten çıkmış ak kaşık gibi görüyorum. Bu kadar masum olduğumu ben bile bilmiyordum." dedi.

Bolu'da aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 19 sanık hakkında "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlarından açılan davanın görülmesine 5'inci gününde devam edildi. Duruşmada sanıklar, savcılığın mütalaasına karşı savunmalarını yapmaya başladı. Davanın dördüncü gününde mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı; Özcan'ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası ile Bolu Köroğlu Kredi, Esnaf ve Kefalet Odası Başkanı Mustafa Altındal ve Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan'ın tutukluluk hallerinin devamını talep etmişti. Ayrıca savcı, tutuklu sanıklardan CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal'ın adli kontrol tedbiriyle tahliyesini talep etti.

"Kendimi sütten çıkmış ak kaşık gibi görüyorum"

Mahkemedeki savunmasında hakkındaki suçlamaları reddeden ve iddianamedeki delillerin zayıf olduğunu savunan Tanju Özcan, şunları söyledi:
"Bu duruşmalarda benim yalan söylemediğimi savcılık gibi mahkeme heyeti de görmüştür. Kendimi sütten çıkmış ak kaşık gibi görüyorum. Bu kadar masum olduğumu ben bile bilmiyordum, bir tane suçum yok. Burada hiç kimseden beni suçlayan bir beyan verilmedi. Tanık ve müştekiler beni doğruladı. Aklanma açısından mahkemenin kararı çok önemli, bir de kamuoyu tarafından aklanma çok önemli. Yargılamanın şu ana kadar usul yönüyle çok güzel devam ettiğini görüyorum. Hayatın olağan akışına uygun değil sözlerini çok gördüm. Zayıf delillerle açılan davada mahkemede birçoğu çürütüldü."

"MASAK raporundan iddianamede 1 satır bile bahsedilmiyor"

Savcının mütalaasını eleştiren ve tutuklu sanıklardan Ali Sarıyıldız'ın 13 Nisan tarihli ifadesinin yönlendirmeyle alındığını iddia eden Özcan, "Dünkü mütalaa genel yargılamanın işleyişine uygun düşmedi. Sayın savcı mütalaa için ara isteyebilirdi. En azından sanıklar için ayrı ayrı bir değerlendirme yapabilirdi. Ben 2 suçtan tutukluyum, savcı bey hangi suçtan benim tutukluluğumu istedi' Kuvvetli suç şüphesinin devam ettiğini belirtmiş. Bir suç şüphesi yok ki, zaten burada da şüpheler ortadan kaldırılmış oldu. Belediye ile ilgili hangi sanığın hangi banka hareketi var' Bir de MASAK raporu var ama iddianamede 1 satır bile bahsedilmiyor. Ali beyle geçmişte çok uyumlu çalıştık. Ona karşı tek kırgınlığımız 13 Nisan tarihli ifadesidir. Kendisine 'Senin tutukluluk halini sonlandırırız ama öyle beyanda bulunursun' şeklinde bir yönlendirme olduğunu düşünüyoruz. Arkadaşlarım ve kendim hakkımda tahliyemi talep ediyorum" dedi.

Sarıyıldız tahliyesini talep etti

Duruşmada söz alan tutuklu sanıklardan BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ise suç kastı ve menfaati olmadığını savundu. Sarıyıldız, "Benim tek hatam talimat üzerine parayı getirmem ve evrak almamam oldu. Ben daha önce 3 kere tahliye edildim, dördüncü defa tekrar tutuklandım. Hiçbir yere kaçmadım. Benim bakımıma muhtaç engelli çocuğum var. Bu nedenle tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşma, diğer sanıkların mütalaaya karşı savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

Ömer Çelik: 'TSK’ya yönelik alçakça iftira'

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan Kıbrıs kararını “alçakça iftira” olarak kınadı. Kararın yok hükmünde olduğunu belirten Çelik, KKTC’nin tepkisine tam destek çağrısı yaptı

10.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ömer Çelik: 'TSK’ya yönelik alçakça iftira'
Ömer Çelik: 'TSK’ya yönelik alçakça iftira'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, X hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) 8 Temmuz'da kabul edilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) hedef alan kararı "alçakça bir iftira" olarak nitelendirdi. Çelik, kararın hiçbir temele dayanmadığını belirterek kökten reddedildiğini vurguladı.

Çelik'in açıklaması şöyle: 

"Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri tarihi şan ve şereflerle dolu asil bir ocaktır. Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen sözde karar, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik alçakça bir iftiradır. Bu sözde kararı kınıyoruz. Hiçbir temele dayanmayan bu sözde kararların hangi güdümlü ilişkiler yoluyla alındığını çok iyi biliyoruz. Bu alçakça kararı kökten reddediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yaptığı açıklamaya tarihi dürüstlük adına herkes destek vermelidir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şan ve şereflerle dolu tarihi karşısında bu tip alçakça iftiraların hiçbir hükmü yoktur."

Kararın içeriği

Avrupa Parlamentosu, 8 Temmuz'da Strasbourg'da yapılan oylamada, "Türkiye'nin 1974 Kıbrıs müdahalesinin Kıbrıs'lı kadın ve kız çocukları üzerindeki etkisi" başlıklı bir kararı büyük çoğunlukla kabul etti. Karar 575 lehte, 33 aleyhte ve 43 çekimser oyla geçti.

Kararda, Türk kuvvetlerinin 1974'teki harekâtı sırasında işlendiği iddia edilen cinsel şiddet, zorla yerinden etme, aile ayrılıkları ve uzun vadeli travmalar gibi suçlamalar yer aldı. AP, bu eylemleri "savaş silahı olarak cinsel şiddet" olarak tanımlayarak Türkiye'den hesap verebilirlik, tazminat ve askerlerin adadan çekilmesini talep etti. Ayrıca Kıbrıs sorununun BM gözetiminde çözülmesi ve Türk birliklerinin çekilmesi çağrısı yapıldı.

Türkiye ve KKTC'den ortak tepki

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 9 Temmuz'da yaptığı açıklamada kararı "yok hükmünde" ilan etti. Bakanlık, "Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik asılsız ve akıl dışı iddialar içeren karar yok hükmündedir" ifadesini kullandı ve KKTC'nin açıklamasına tam destek verdiğini belirtti.

KKTC Dışişleri Bakanlığı ise kararı şiddetle kınayarak, 1974 müdahalesinin meşru savunma ve Garanti Antlaşması'ndan kaynaklandığını hatırlattı. Açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harekâtı, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamış ve toplu katliamları önlemiştir" denildi. Rum tarafının vahşet ve insanlık suçlarının görmezden gelinerek Türk ordusuna iftira atıldığı vurgulandı. KKTC, kararın Rum propagandasını desteklediğini ve AB kurumlarının tarafsızlığını yitirdiğini ifade etti.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Yunanistan destekli darbe sonrası Kıbrıs Türklerini korumak amacıyla Türkiye tarafından gerçekleştirilmişti. Türkiye ve KKTC, bu harekâtı "barış harekâtı" olarak nitelendirirken, Rum tarafı ve bazı AB çevreleri "işgal" olarak tanımlıyor. AP'nin kararı, Kıbrıs meselesindeki uzun süredir devam eden gerilimi bir kez daha alevlendirdi.

Bu gelişme, Türkiye-AB ilişkilerinde Kıbrıs konusunun hâlâ en kritik engellerden biri olduğunu gösteriyor.

LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığınca, "2026 Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu" yayımlandı. Buna göre Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki ortaöğretim kurumları tercih süreci, 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak, yerleştirme sonuçları ise 5 Ağustos'ta açıklanacak

10.07.2026 12:03:00
İHA
 
LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak
LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak
LGS sonuçları açıklandı. Söz konusu sınava toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu. Sınava 994 bin 358 aday katılırken, sınava katılım oranı ise yüzde 97,23 olarak gerçekleşti. İki oturum halinde yapılan sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 okulda; yurt dışında ise 8 ülkede ve 11 sınav merkezinde uygulandı. Tercih sonuçlarının ise 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacağı belirtildi.

Merkezi yerleştirme ise; merkezi sınavla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre öğrencilerin tercihleri doğrultusunda yapılacak.

Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden 10 okula kadar tercih yapabilecek. Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanının eşitliği halinde sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7 ve 6'ncı sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8'inci sınıfta özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencilerin doğum tarihine göre yaşı küçük olana bakılarak yerleştirme yapılacak.

Yerel yerleştirme işlemleri ise; okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara, sırasıyla öğrencilerin ikamet adresleri, okul başarı puanı ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak. Değerlendirmede eşitlik olması durumunda sırasıyla 6,7 ve 8'inci sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme yapılacak.

Tüm öğrenciler yerel yerleştirme tercihi yapacak

Merkezi sınava giren ve sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunmaları gerektiği belirtildi. Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapılmaması durumunda öğrencilere merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar tercih ekranı açılmayacak. Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt işlemini tamamlamış öğrenciler tercihte bulunamayacak. Öğrenciler; merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere üç grupta tercih yapabilecek. Merkezi sınava girmeyen öğrenciler ise yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere iki grupta tercih yapabilecek.

İlk ekran yerel yerleştirme için açılacak

Öğrenciler, ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek ve yerel yerleştirme tercihlerinde ilk 3 okulu kayıt alanından seçmek suretiyle en fazla 5 okul tercihi yapabilecek. Tercihlerde aynı okul türünden (Anadolu lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi) en fazla 3 okul seçilebilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihlerini gerçekleştiren öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ekranından en fazla 10, pansiyonlu okullar tercih ekranından da en fazla 5 okul olmak üzere toplamda 20 okul tercihi yapabilecek. Yerel yerleştirme tercih ekranındaki; yeşil renk, öğrencinin ikamet adresinin bulunduğu "Kayıt Alanında" yer alan okulları, mavi renk, öğrencinin ikamet adresine göre "Komşu Kayıt Alanında" bulunan okulları, kırmızı renk ise öğrencinin kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışında kalan il içindeki diğer kayıt alanları ile il dışındaki kayıt alanlarında olan okulları gösterecek.

Nakiller iki dönem sürecek

Yerleştirmelere esas nakillerin ise iki dönemde yapılacağı duyuruldu. Her iki dönemde de Merkezi Sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak. Ancak tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek. Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların işlem ve kayıtları Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi'ne göre 13-27 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. Özel öğretim kurumlarına kayıt işlemini tamamlayan öğrencilere tercih ekranı açılmayacak olup öğrenciler, tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri durumunda tercihte bulunabilecek.

Sonuçlar 5 Ağustos'ta açıklanacak

Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanların, 5 Ağustos tarihinde "meb.gov.tr" adresinde ilan edileceği duyurulurken, yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları, 5-7 Ağustos tarihleri arasında alınacak olup tercih sonuçları 10 Ağustos tarihinde açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos tarihleri arasında alınarak 14 Ağustos tarihinde duyurulacak. Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular, 17-26 Ağustos tarihleri arasında yapılacak ve komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos tarihinde tamamlayacak. Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül tarihinde ilan edilerek e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri gerçekleştirilecek.

Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi

10.07.2026 11:49:00 / Güncelleme: 10.07.2026 11:51:30
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi
İçişleri Bakanlığı, uluslararası (kırmızı bülten) ve ulusal düzeyde aranan 54 suçlunun yakalanarak Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı.



Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan A.A., S.O., Y.T., S.K., F.M., S.M., N.A., S.B., H.K., M.D., Y.B., B.D., L.T., T.Y., B.M., F.E., H.İ.Ç., Ü.M., N.T., K.N., Ç.Y., D.B., C.B., A.D., S.Ö., U.Ç., B.K., Ö.T. ve Y.L. ile ulusal seviyede aranan M.A., S.B., M.A., Ü.K., H.M., F.C., S.Y., M.Ö., B.B., G.B., H.U., N.A., M.A., G.K., H.Ç., K.C., H.K., İ.U., A.İ., B.K., B.A., K.Y., B.Y., H.A. ve Ü.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" ifadeleri yer aldı.



Zanlıların yakalandığı ülkeler ise şu şekilde:

Gürcistan (38), Almanya (5), Azerbaycan (2), Bulgaristan, Avusturya, Ekvador, Fransa, Hırvatistan, Kazakistan, Mısır, Yunanistan, Kuzey Makedonya.

Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.07.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 1 milyar 37 milyon Türk lirası olan toplam 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Bakanlık tarafından operasyona ilişkin yapılan açıklamaya göre, Türkiye'ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tır risk kriterleri doğrultusunda X-Ray tarama sistemine sevk edildi. Araçta gerçekleştirilen detaylı arama ve kontroller neticesinde, 450 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 526 kilogram 327 gram olan ve esrar olduğu değerlendirilen uyuşturucu madde ele geçirildi.



Yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir başka tır da, şüpheli bulunarak detaylı aramaya alındı. Yapılan arama ve kontrollerde 530 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 626 kilogram 944 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

2 operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar 37 milyon lira olduğu ifade edilen açıklamada olaylarda kullanılan ve el konulan tırların toplam piyasa değerinin 6,5 milyon Türk lirası olduğu belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Olaylarla ilgili tahkikatlar, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam etmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak; toplum sağlığını, gençlerimizi ve ülkemizin güvenliğini tehdit eden her türlü kaçakçılık faaliyetiyle mücadelemiz, gelişmiş teknolojik altyapımız, güçlü risk analiz sistemlerimiz ve Gümrükler Muhafaza ekiplerimizin kararlı çalışmalarıyla aralıksız devam etmektedir."

Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı

Ankara'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını özendiren paylaşımlar yaptıkları belirlenen 119 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

10.07.2026 10:17:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı
Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı
Ankara'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını özendiren paylaşımlar yaptıkları belirlenen 119 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 63 şüpheli yakalanırken, çok sayıda uyuşturucu madde, silah ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Başsavcılık koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve teknik çalışmalar sonucunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren yayınlar yaptıkları tespit edilen 119 şüpheli hakkında gözaltı ile ikametlerinde arama ve el koyma kararı verildi.

Operasyon kapsamında 63 şüpheli gözaltına alınırken, 26 şüphelinin farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlendi. Firari durumdaki 30 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 88,20 gram metamfetamin, 57,90 gram bonzai, 12,10 gram esrar, 209 adet sentetik ecza, uyuşturucudan elde edildiği değerlendirilen 38 bin TL ile 250 euro, 1 adet hassas terazi, 2 adet esrar öğütücü aparat, 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet şarjör, 28 adet tabanca fişeği, 1 adet kuru sıkı tabanca ile bir miktar uyuşturucu madde paketleme materyali ele geçirildi.

Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü bildirildi.

Trafikte selektör terörüne hapis şoku

Yargıtay’dan emsal karar! Yol istemek veya uyarmak amacıyla arkadan sıkıştırıp peş peşe selektör yapanlara TCK 123 uyarınca 1 yıla kadar hapis cezası verilebilecek

09.07.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Trafikte selektör terörüne hapis şoku
Trafikte selektör terörüne hapis şoku
Trafikte sürücülerin en çok maruz kaldığı psikolojik şiddet ve taciz yöntemlerinden biri olan "ısrarlı selektör" eylemi artık sadece bir trafik kuralı ihlali sayılmayacak. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, trafikte takip mesafesini tehlikeli biçimde azaltarak öndeki araca peş peşe selektör yapmayı doğrudan adli bir suç olarak kabul etti. Alınan emsal kararla birlikte, bu davranışı sergileyen magandalar ceza mahkemelerinde yargılanarak hapis cezası alma riskiyle karşı karşıya kalacak.

1 yıla kadar hapis istenebilecek

Yüksek mahkemenin kararına göre, direksiyon başında selektör kolunu adeta bir taciz silahı gibi kullananların bu eylemi, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 123. maddesinde düzenlenen "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu kapsamında değerlendirilecek. İlgili kanun maddesi uyarınca, trafikte diğer sürücüleri psikolojik baskı altına alıp huzurunu kaçıran kişiler hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle kamu davası açılabilecek.

"Tek sefer" yasal, "ısrar ve sıkıştırma" suç

Türkiye'deki trafik alışkanlıklarında selektör kolu genellikle sol şeritte yol talep etmek ya da karşı tarafı olası bir tehlikeye karşı uyarmak için kullanılıyor.

Uzmanlar, yol istemek ya da bir tehlikeyi haber vermek amacıyla anlık olarak sadece tek bir sefer selektör yapılmasının gerekli olduğunu, öndeki sürücü reaksiyon göstermediğinde takip mesafesini sıfırlamak, peş peşe ve ısrarlı şekilde selektör yağmuruna devam ederek sürücüyü taciz etmek olduğunu söylüyor.

Panik ve kazalara zemin hazırlıyor

Yargıtay'ın bu kararı almasındaki en büyük etkenlerden biri, arkadan yapılan yoğun selektör baskısının öndeki sürücüde panik ve telaşa yol açmasıdır. Özellikle acemi veya heyecanlı sürücüler bu baskı altında direksiyon hakimiyetini kaybederek ölümcül kazalara sebebiyet verebiliyor. Eylem sadece huzur bozmakla kalmayıp can güvenliğini de açıkça tehdit ettiği için ceza hukuku kapsamına alınmış durumda.

Hukukçular, trafikte bu tarz bir selektör terörüne maruz kalan sürücülerin araç kameraları veya telefon kayıtlarıyla birlikte doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunabileceğini belirtiyor.

Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti

Kırklareli'de annesinden boşanan babasının silahlı saldırısına uğrayan 4 yaşındaki Öykü K., tedavi gördüğü Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Çocuk parkında yaşanan silahlı saldırıda anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle acı ikiye katlandı

09.07.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Olay, Kırklareli'nin Demirtaş Mahallesi'ndeki bir çocuk parkında meydana geldi. 26 yaşındaki Çisem Çalkantı., 4 yaşındaki kızı Öykü K. ile parkta bulunduğu sırada bir süre önce boşandığı eski eşi Y.K. ile karşılaştı. İddiaya göre Y.K., yanında bulunan tabancayla eski eşine ve kızına peş peşe ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtı.

Silahlı saldırıda ağır yaralanan anne ile kızı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Çisem Çalkantı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Durumu ağır olan Öykü K. ise ileri tedavi amacıyla Edirne'deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yoğun bakım ünitesinde günlerdir yaşam mücadelesi veren 4 yaşındaki Öykü K. da doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Böylece çocuk parkında başlayan silahlı saldırı, anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle çifte acıya dönüştü.

Anne Çisem Çalkantı'nın cenazesi, Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesine bağlı Yenice köyünde toprağa verildi. Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 4 yaşındaki Öykü K.'nın da köye getirileceği ve annesinin yanına defnedileceği öğrenildi.

Saldırının ardından olay yerinden kaçan şüpheli Y.K. ise daha sonra boş bir arazide ölü bulundu. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.

Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı

İstanbul Barosu seçimleri öncesinde üç güçlü avukat grubu, "Cumhuriyetçi Güç Birliği" çatısı altında birleşerek eski Baro Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı başkan adayı gösterdi. Basın toplantısında konuşan Kocasakal, "Bu adaylık şahsi bir tercih değil, bir zihniyet ve duruş adaylığıdır" dedi

09.07.2026 18:18:00
Haber Merkezi
 
Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı
Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı
İstanbul Barosu'nda Ekim ayında gerçekleştirilecek seçimler öncesinde, hukuk dünyasını hareketlendiren bir iş birliği ilan edildi. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu, Önce Avukat Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG), güçlerini birleştirerek "Cumhuriyetçi Güç Birliği"ni kurdu. Birlik, İstanbul Barosu eski Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı başkan adayı olarak kamuoyuna duyurdu.

Kocasakal'ın adaylığını kamuoyuna duyurmak için Galata Hizmet Binası Kültür Merkezi'nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Kocasakal, adaylığının temelinde "müdafaa-i hukuk, müdafaa-i vatan ve müdafaa-i Cumhuriyet" anlayışının yattığını belirtti. Kocasakal, "1923 Cumhuriyetine, kurucu değerlere, Atatürk'e fikri bağlılık ve hukuk devletine sarsılmaz inanç, İstanbul Barosu'nun tarihsel görevidir" ifadelerini kullandı.

Mevcut hukuk sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunan Kocasakal, Türkiye'de hukuk devletinin ve yargı bağımsızlığının ağır saldırı altında olduğunu söyledi. Hukuk devletini "adeta entübe edilmiş" şeklinde tanımlayan Kocasakal, şunları kaydetti:

"Hukuk ve yargı bağımsızlığı ayaklar altındadır. Kanunilik ilkesinin yok sayıldığı, tutuklamanın esas, özgürlüğün istisna olduğu bir sürek avı ortamındayız. Anayasa Mahkemesi kararlarına mahkemelerin uymadığı, yargısal süreçlere siyasetin gölge düşürdüğü bir ortamda hukuk güvenliğinden söz edilemez."  

Mevcut İstanbul Barosu yönetimini de eleştiren Kocasakal, yönetimin hukuk devletine yönelik saldırılar karşısında "kuzuların sessizliğine büründüğünü" belirtti. Kocasakal, yönetimin Anayasa'nın ilk dört maddesini tartışmaya açan zihniyete karşı takındığı tavrın bilinçli bir sessizlik olduğunu kaydetti.

Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin her türlü Cumhuriyetçi ve hukuktan yana olan meslektaşa açık olduğunu vurgulayan Kocasakal, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bölünmenin getirdiği olumsuz tablodan ders alarak oluşturduğumuz bu güç birliği, Cumhuriyet'in ve hukukun muhafazası içindir. Atatürk'ün dediği gibi; hak kuvvetten üstündür. Hukuksuzluk kimsenin yanına kalmaz; kazanan Cumhuriyet ve hukuk olacaktır."

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi. Bülbül, "​Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100’e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız" dedi.

09.07.2026 15:14:00
Haber Merkezi
 
 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi
 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi
Bülbül, CHP Karacasu İlçe Yönetimi tarafından düzenlenen üye ve delege toplantısına katıldı. Bülbül, CHP yönetiminin "Saray'ın iradesiyle belirlenemeyeceğini" savunarak, Genel Başkan'ın yalnızca parti örgütü ve kurultay delegelerinin iradesiyle seçilebileceğini ifade etti.

31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki başarıyı ve Genel Başkan Özgür Özel liderliğindeki süreci hatırlatan Bülbül, 24 Mayıs'ta yaşanan olaylara değinerek, "Polisle ve AFAD'la parti binasına girildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetimi mahkeme kararıyla ya da Saray'ın iradesiyle belirlenemez" dedi.

Genel Merkez'de "muhalefet ruhunun kaybolduğunu" öne süren Bülbül, mahkeme kararıyla göreve geldiğini iddia ettiği yönetimin seçimlerde adayları belirleyeceği yönündeki söylemlere tepki gösterdi. Hukukçu kimliğiyle mahkeme kararını incelediğini belirten Bülbül, kararın yalnızca 38. Kurultay öncesindeki yönetim organlarını kapsadığını, kurultayın yapılmasını engelleyen bir tedbir bulunmadığını savundu.

Parti tüzüğünün 48. maddesine göre olağanüstü kurultayın toplanmasının zorunlu olduğunu belirten Bülbül, 833'ü noter onaylı olmak üzere toplam 1003 delegenin imzasının Genel Merkez'e teslim edildiğini söyledi.

İmzaların kısa sürede incelenebileceğini ifade eden Bülbül, "Amaç kurultay yapmak değil, seçime kadar partiyi işgal etmek ve Saray'a muhalefet etmemektir" dedi.

Mevcut yönetimin 11 Temmuz'a kadar olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermesi gerektiğini dile getiren Bülbül, 26 Temmuz'dan önce kurultay yapılmaması halinde CHP'nin seçime katılma konusunda hukuki risk yaşayabileceğini öne sürdü. Kurultayın toplanmaması durumunda Sulh Hukuk Mahkemesi'ne çağrı heyeti oluşturulması için başvuracaklarını belirten Bülbül, adli tatil öncesindeki sürecin kritik olduğunu söyledi.

"Özel liderliğindeki CHP yüzde 32-35 oranında destek görüyor"
Son dört günde yaptırdıklarını belirttiği üç anketin sonuçlarını da açıklayan Bülbül, Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin yüzde 32-35 bandında destek gördüğünü, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde oluşacak bir yapının ise yüzde 2-5 arasında oy alabileceğini iddia etti.

"21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak"
Yargıtay'ın "mutlak butlan" davasına ilişkin kararını adli tatil öncesinde vermesi gerektiğini söyleyen Bülbül, "​Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100'e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız. Biz kaçmıyoruz, mücadelenin şeklini değiştiriyoruz. İsmet İnönü'nün dediği gibi; 'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır.' Hepimiz yerimizi alacağız." diye konuştu.

Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı

Pozitifbank, Payfix Ödeme Kuruluşu ve Flash Haber TV'nin sahibi Erkan Kork'un da aralarında bulunduğu 55 sanığın yargılandığı yasa dışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Ara kararını açıklayan mahkeme Erkan Kork'un tahliyesine hükmetti

09.07.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı
Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı
Pozitifbank Payfix Ödeme Kuruluşu ve Göktuğ Multimedya Yayıncılık Anonim Şirketi bünyesinde yer alan Flash Haber Tv'nin sahibi Erkan Kork dahil 55 sanığın yargılandığı yasadışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Önceki celsede tutuklu sanıklar Hülya Turan, Arzu Tepe ve Hamza Kork tahliye edilmişti. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıkların bir kısmı ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Erkan Kork ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Şirketimiz mevzuata uygun faaliyet gösterdi"

Savunmasına daha önce ayrıntılı beyanda bulunduğunu belirterek başlayan Erkan Kork, bu kez farklı yönlerden açıklama yapmak istediğini söyledi.

Kork, "Bugün burada hakkında konuşulan şirket, faaliyete geçtiği ilk günden itibaren mevzuata uygun işlemiş, insan kaynağına ve teknik altyapıya ciddi katkılarda bulunmuştur. Payfix'in kuruluşundan itibaren hedefim güçlü bir kurumsal yapı oluşturmaktı. Şirketim için her zaman en iyi insanları almaya ve teknik altyapıyı güçlendirmeye çalıştım. Her yıl yöneticilerimiz ve çalışanlarımız için eğitimler düzenledik" dedi.

"Bizim için önemli olan doğru olanı yapmaktı"

Şirketin ödeme sistemlerine ilişkin de konuşan Kork, "Payfix'e Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından FAST ödeme sistemi yetkisi verilmiştir. Müşterilerimize daha fazla imkan sağlayacak olmamıza rağmen risk almamak adına FAST işlemlerini ve günlük işlem limitlerini sınırlandırdık. Bizim için önemli olan daha fazla işlem yapmak değil, doğru olanı yapmaktı. Payfix'te yönetim anlayışımız hiçbir zaman 'yapamıyorsak yapalım' anlayışı olmadı. Ben hiçbir zaman mevzuatın bana yüklediği yükümlülüklere asgari düzeyde uymadım, her zaman daha fazlasını yaptım" ifadelerini kullandı.

"Adaletli yargılanmak istiyorum"

IBAN dolandırıcılığıyla mücadele konusunda da savcılığa çok sayıda başvuruda bulunduklarını öne süren Kork, "Biz sadece Payfix'i korumadık, aynı zamanda tüm sektörün yaşadığı mağduriyetlerle savaştık. IBAN dolandırıcılığı konularıyla ilgili savcılığa birçok başvuruda bulunduk. Yargılanmaktan hiçbir zaman kaçmadım ancak adaletli yargılanmak isterim. Beraat edeceğime eminim ama bunun için 16 ay hapis mi yatmam lazımdı' Benim haricimde tutuklu ya da ev hapsinde sanık kalmadı. Mahkemede savunma yapan tüm sanıkların söylemlerine katılıyorum. Hiçbir sanığın ne benimle ne Payfix'le ne de diğer şirketlerimle ilgili aleyhime bir beyanı bulunmamaktadır. Sayın hakim, sizden adalet ve tutuksuz yargılanma talep ediyorum" diyerek tahliyesini istedi.

Mahkeme tahliyeye hükmetti

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Erkan Kork'un tahliyesine karar verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.