logo
09 EYLÜL 2026

Urduca konuşan ilk sanal asistanı Türkler yaptı

Sanal asistan kullanıcıların karşılarında insan varmışçasına doğal ifadelerle konuşarak diyalog kurmasına olanak tanıyor

21.09.2019 00:00:00
 
 Urduca konuşan ilk sanal asistanı Türkler yaptı
 Urduca konuşan ilk sanal asistanı Türkler yaptı
 Türk şirket dünyanın ilk Urduca konuşan sanal asistanını Pakistan'da tanıttı   
 
Geliştirdiği ses ve iletişim teknolojileriyle uluslararası pazarın önemli şirketlerinden Sestek, dünyanın ilk olduğu belirtilen Urduca konuşan sanal asistanını hizmete sundu.

Pakistan'ın Karaçi şehrinde tanıtılan asistan, Pakistan'ın resmi dili olan ve 100 milyonu aşkın insanın konuştuğu Urduca dilinde de yüksek performansla çalıştığı kaydedildi.   
 
Türkiye'den doğan ve ses teknolojileri alanında dünyanın önemli şirketlerinden biri haline gelen Sestek, sesli komutlarla etkileşim kurabilen sanal asistan teknolojisini İngilizce, Arapça ve Rusça'nın da yer aldığı 9 dilin ardından Urduca'da da hizmete aldı.

Pakistan'ın Karaçi şehrinde tanıtımı gerçekleştirilen ve Pakistan ulusal basınında geniş yer bulan teknoloji, dünyanın ilk Urduca konuşan sanal asistanı olma ünvanına da sahip olduğu açıklandı. 
  
Kullanıcıların karşılarında insan varmışçasına doğal ifadelerle konuşarak diyalog kurmasına olanak tanıyan sanal asistan, akıllı telefonlardan otomobillere, sesli asistanlardan ev eşyalarına kadar birçok cihazda yer alarak bu cihazları etkileşim kurulabilen akıllı asistanlara dönüştürüyor.

Gerektiğinde kullanıcıların ne demek istediğini anlamak için ek sorular yöneltebilen Sestek Sanal Asistan teknolojisi, Arçelik tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk akıllı asistanı Asista'da da kullanılıyor. 
 
Yerli teknolojiler küresel pazarda beğeni topluyor 
  
Ses teknolojileri alanında küresel devlerle yarışan, yerli teknoloji çözümleri geliştirdiklerini belirten Sestek Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Subaşı;

"Karaçi'de ilk Urduca sanal asistanı sunmaktan onur duyuyorum. Sanal asistan, seçkin bir endüstri lideri kitlesi tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Geliştirmiş olduğumuz teknoloji, Sestek Doğal Diyalog teknolojilerinin üstün tanıma performansı sayesinde sorunsuz bir diyalog kurmayı mümkün kılıyor. Oldukça zor olduğu bilinen Urduca dilinde göstermiş olduğumuz bu başarı, yenilikçi ses ve yapay zeka teknolojilerimizle Pakistan pazarında büyük bir potansiyele sahip olduğumuza işaret ediyor" ifadelerini kullandı. 
 
"Bir çok iş için sadece seslenmeniz yeterli" 
  
Sanal asistanın konuşmaları anlamlandırdığını, ihtiyaçlara yüksek doğrulukla ve hızla cevap verdiğini belirten Subaşı;

"Sanal asistan ile evinizdeki çeşitli cihazları yönetebilir, gündemi takip edebilir, e-postalarınızı kontrol edebilir, yemek tarifi alabilir ve bankacılık işlemleri gibi birçok işi seslenerek yapabilirsiniz" dedi. 
 
Sestek Sanal Asistan'ın akıllı diyalog arayüzüyle kullanıcıların ihtiyaç ve beklentilerini diledikleri kelimelerle ifade etmelerine olanak tanındığını belirten Subaşı;

"Kullanıcılar günlük konuşma diliyle, karşılarında bir insan varmışçasına istediklerini ifade ederek sanal asistandan faydalanabilir" şeklinde konuştu. 
                                   

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin aralarında şirket ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı

09.09.2026 00:10:00
AA
 
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşma, dosyaya gelen belgeler ile görevli ve eski belediye çalışanı 5'i tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin okunmasıyla başladı.

Söz verilen tutuklu sanık eski Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden sonra göreve geldiğini, söz konusu işletmeye eski belediye başkanı döneminde ruhsat verildiğini, kendisinin, işletmenin adres değişikliği nedeniyle yenilenen ruhsatı imzaladığını söyledi.

Temiz, imza için getirilen dosyanın içeriğini incelemek gibi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, işletme sahiplerini tanımadığını, daha önce hiç aynı ortamda bulunmadığını belirtti.

Ruhsatı imzalarken yangının meydana geldiği bina hakkında yıkım kararı olduğunu bilmediğini öne süren Temiz, tahliyesini talep etti.

Dönemin Dilovası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü ve Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Hüseyin Öztürk, görev yaptığı dönemde 264 kaçak bina için yıkım kararı verdiklerini, Dilovası'nda 40 yılı aşkın süredir biriken kaçak yapı dosyaları nedeniyle mevcut belediye yönetiminin ve sanık olarak yargılanan memurların gerçekleştirilemeyen yıkımlardan sorumlu tutulmasını doğru bulmadığını savundu.

Belediyenin yıkımları karşılayabilecek ekonomik ve sosyal güce sahip olmadığını ve mevcut kaçak yapıların 10 yılı aşkın sürede dahi yıkılamayacağını iddia eden Öztürk, yangının çıktığı işletmeye ruhsat verildiği dönemde kaçak yapıyı tespit edip yıkım kararı alarak Fen İşleri Müdürlüğüne yönlendirdiklerini ancak yıkımın gerçekleştirilmediğini kaydetti.

Öztürk, gerçekleşmeyen yıkımdan dolayı mülkiye müfettişlerinin kendisini sorumlu tuttuğunu ancak 2016'da belediye meclisinde kaçak yapılara yönelik alınan karardaki görevlerini yerine getirdiğini belirterek, yıkım kararını verdikten sonraki süreçten sorumlu olmadığını savundu, tahliyesini istedi.

Eski Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Cihan Sorgucu ise bilirkişi raporunun teknik açıdan problemli olduğunu savundu.

Davaya konu yapının yapıldığı ve yangının meydana geldiği tarihte görevde olmadığına değinen Sorgucu, bütçe eksikliği nedeniyle görev süresi içerisinde yıkım ihalesi düzenlemeye vaktinin olmadığını, görev yaptığı süre içerisinde tüm kaçak yapıları ilgili yerlere bildirdiğini, yaptığı iş ve işlemlerde görevi kötüye kullanma veya ihmal olmadığını iddia etti.

Dilovası Belediyesi Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Muammer Telli de yanan binanın inşaatının başladığı tarihte belediyede çalışmadığını, yıkım kararının çıktığı tarihlerde yapı kontrol müdürü olmadığını söyledi.

Göreve 2024'ün nisan ayında başladığını belirten Telli, ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkım ihalesini gerçekleştirebilmek için müdürlüğün 2024'te 3,5 milyon lira olan bütçesini 2025'te yaklaşık 85 milyon liraya çıkardığını ifade etti.

Telli, 2025'in nisan ayında ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkımı için ihale dosyası hazırladığını, aynı yılın temmuz ayında 250 milyon lira bedelle yapılan ihalenin katılımcı olmaması nedeniyle iptal edildiğini aktararak, kaçak yapıları belediyenin kendi imkanlarıyla yıkmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Eski Yapı Kontrol Müdür Vekili tutuklu sanık Selim San ise 5,5 aylık kısa bir süre görevde kaldığını, bu süreçte yangının çıktığı işletmeyle ilgili herhangi bir işlem yapmadığını ifade etti.

Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.

Olay ve ceza istemleri

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve tutuklu sanık Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat ile tutuksuz Ö.A. ve Ö.Y. için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Ayrıca, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, görevli ve eski belediye çalışanı 7 kişi hakkında hazırlanan ve mevcut dosyayla birleştirilmesine karar verilen iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor. 

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı

Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece’de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı

08.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece'de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı.

Ortaya çıkan tablo şu soruyu büyütüyor: Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya girebilen miktar ne kadar?

Asıl tablo!

İstanbul'da narkotik ekiplerinin Esenyurt ve Küçükçekmece'de düzenlediği operasyon, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadelesindeki çarpıcı tabloyu bir kez daha gündeme taşıdı.

İki adres ve bir araca düzenlenen baskınlarda 26 kilo 200 gram metamfetamin ele geçirildi. 3 şüpheli gözaltına alındı. Ele geçirilen maddenin 4 kilo 950 gramı kristal, 4 kilo 600 gramı kristalleşmeye başlamış sıvı ve 16 kilo 650 gramı sıvı halde bulundu.

Ancak İstanbul'daki bu operasyonu asıl çarpıcı hale getiren, Türkiye genelindeki rakamlar.

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu!

İçişleri Bakanlığı'nın 7 Eylül'de açıkladığı bilançoya göre, son 10 günde 71 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda:

2 ton 367 kilo 634 gram uyuşturucu madde 4 milyon 34 bin 459 uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlarda 894 şüpheli yakalandı.

Bu 10 günlük tablo bile Türkiye'deki uyuşturucu piyasasının boyutunu tartışmaya açmaya yetiyor.

Üstelik bundan birkaç ay önce açıklanan başka bir haftalık bilançoda, 69 ilde sadece 7 günde 1 ton 916 kilo uyuşturucu ve 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirilmiş; 974 şüpheli yakalanmış ve 381 kişi tutuklanmıştı.

Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya ulaşabilen miktar ne kadar?

Bu sorunun cevabı ortaya konulmadan Türkiye'nin uyuşturucu sorununu gerçekten çözdüğümüzü söylemek mümkün değil.

26 kilo metamfetaminin yakalanması haberin sonu değil; Türkiye'nin uyuşturucu ekonomisinin büyüklüğünü sorgulamak için başlangıç noktasıdır.

Çünkü mesele artık sadece uyuşturucu yakalamak değil; Türkiye'nin neden uyuşturucu tacirleri için bu kadar büyük bir pazar haline gelebildiğini açıklamaktır.

Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı

Uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik İzmir'de operasyon düzenlendi

08.09.2026 13:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı
Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı
Uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik İzmir'de operasyon düzenlendi. 24 kişi gözaltına alınırken, taşınmaz mallara, araçlar ve teknelerine de el konuldu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında; uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen, Belçika merkezli faaliyet gösteren ve Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. Şu ana kadar 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin cezaevinde olduğu, 2'sinin ise arandığı belirtildi. Diğer 11 şüphelinin de yurtdışında bulunduğu bildirildi.

1 milyar değerinde mal varlığına el konuldu



Yapılan analiz, istihbarat çalışmaları ve mali incelemeler sonucu, söz konusu suç örgütünün uluslararası ölçekte faaliyet gösteren, hiyerarşik yapıya sahip, süreklilik arz eden ve çok yönlü suç işleme kapasitesi bulunan organize bir yapı olduğu değerlendirildi.

Soruşturma kapsamında ayrıca, suçtan elde edildiği değerlendirilen ve yaklaşık toplam değeri 1 milyar TL (20,7 milyon ABD doları) olan 87 adet taşınmaza, 18 adet araca, 4 adet özel tekneye, 14 adet şirket ortaklık payına, banka hesapları ile diğer malvarlığı unsurlarına el konuldu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, uyuşturucu madde ticareti ve organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.

7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor

Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor

08.09.2026 10:13:00
İhlas Haber Ajansı
 
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor. Bölgede 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi.

Yangın, Kozan ilçesine bağlı Doğanalanı Mahallesi'ndeki ormanda çıktı. Ormanda alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye çok sayıda Orman Genel Müdürlüğü ekipleri ve itfaiye ekipleri sevk edildi.



Yangın rüzgarın etkisiyle büyürken bölgedeki bazı yerleşim yerleri tedbir alınarak tahliye edildi. 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi. Ekiplerin 5 helikopter, 2 uçakla yangına müdahalesi sürüyor.



Doğanalanı Mahallesi Muhtarı Yunus Bekçi ise yangın haberini alıp bölgeye geldiklerini söyleyerek, "Mahallenin kuzey kısmında tepenin alt eteğinden ateş yükseldi. Zaten poyrazında çok fazla olması nedeniyle bir anda sağa sola savruldu. Her tarafa yayıldı bu hale geldi. Birkaç tane evde hasar olduğu söyleniyor" dedi.

Enizçakırı Mahallesi Muhtarı Ahmet Avcı da "Rüzgarın etkili olması nedeniyle yangın büyüdü. Öncelikle insanları, hayvanları tahliye ettik. Yangının olduğu alanda 15 kadar ev vardı. Yangının içinde kaldılar diye konuştu.

Avcılar'da facia yaşanabilirdi


 
 
Avcılar'da İBB'ye bağlı asfalt kamyonu virajı alamayarak alt geçit yoluna düştü. Kaza sırasında alt geçitte araç olmaması büyük bir faciadan dönülmüş oldu.
 

08.09.2026 07:53:00
AA
 
  Avcılar'da facia yaşanabilirdi
  Avcılar'da facia yaşanabilirdi

Avcılar'da virajı alamayan İBB'ye bağlı asfalt kamyonunun alt geçit yoluna düşmesi sonucu sürücü yaralandı. Cihangir Mahallesi D-100 kara yolunun yan yolunda seyreden İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı 23 LF 218 plakalı asfalt kamyonu, virajı alamayarak sürücüsünün kontrolünden çıktı.

Yoldan çıkan kamyon, Avcılar Ambarlı Alt Geçidi'nin yoluna düşerek yan yattı. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan sürücü, sağlık ekiplerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kaza nedeniyle alt geçit yolu çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.

Kamyonun kaldırılmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

Vatandaşların kişisel verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada gözaltına alınan 27'si avukat 31 şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

08.09.2026 06:00:00
AA
 
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesine ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Bu kapsamda gözaltına alınan 31 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan 27'si avukat 31 şüpheli, adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik talep doğrultusunda tüm şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüphelinin ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Soruşturma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır" başlığıyla yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta haline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşların mağdur edilmesinin asla kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.

Bu kapsamda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek, "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığının tespit edildiğini aktarmıştı.

Gürlek, incelemeler sonucu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığının tespit edildiğini belirterek, "Bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşları, kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak 'borcunuz yasal takibe düştü', 'uzlaşma sürecini kaçırdınız', 'hakkınızda haciz işlemi başlatıldı' gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur ettiği anlaşılmıştır." ifadelerini kullanmıştı.

Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldıkları tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığını, ardından soruşturmanın genişletildiğini belirten Gürlek, şunları kaydetmişti:

"Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kar kalmayacaktır."'''''''
 

Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?


 
 
Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, “Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor" dedi. 

08.09.2026 01:24:00
Murat Çorbacı
 
Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?
Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?

Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, "Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor. Her iki tabloda da şiddetli kulak ağrısı, işitme kaybı, kulakta akıntı ve ateş gibi yakınmalar ortaya çıkarak hem çocukların hem de yetişkinlerin yaşam kalitesini düşürebiliyor" dedi. Dr. Akı, tatilde kulak enfeksiyonuna yol açan 6 hatayı ve alınabilecek basit ama etkili önlemleri açıkladı.

1. Havuz hijyenine dikkat etmemek... Yeterince dezenfekte edilmeyen havuzlarda bakteri, mantar ve bazı mikroorganizmalar kolayca çoğalabiliyor ve halk arasında 'yüzücü kulağı' olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonuna (otitis eksterna) yol açabiliyor.

2. Kulağı uzun süre ıslak bırakmak ve yıkamaya çalışmak. Sudan çıktıktan sonra kulağın dış kısmının yumuşak bir havluyla nazikçe kurulanması, başın sağa ve sola eğilerek içeride kalan suyun kendiliğinden boşalmasının sağlanması kulak sağlığının korunmasına yardımcı olur.

3. Kontrolsüz kulak temizleme çubuğu kullanımı. Toplumumuzda kulak kirini pamuklu çubukla temizlemeye çalışmak çok sık yapılan hatalardan biri... Kulak kiri (serumen) aslında kulağı mikroplardan koruyan doğal bir bariyer görevi görür. Ancak pamuklu çubukla kiri dışarı çıkarmaya çalışmak, aksine kirin kulak kanalında daha derinlere itilmesine sebep olur ve dış kulak yolu cildinde hasar oluşturarak bakterilerin ve mantarların kolayca yerleşmesine zemin hazırlayabilir.

4. 'Basit bir su kaçması' diyerek önemsememek.

5. Kulaktaki tıkanıklığa müdahale etmek. Toplumda sık yapılan hatalı davranışlardan biri de; kulakta dolgunluk veya tıkanıklık hissedildiğinde zeytinyağı, sirke, alkol ya da farklı sıvılar damlatmak, yabancı cisimlerle kulağı temizlemeye çalışmak. Oysa bu yanlış uygulamalar kulak kanalını tahriş edebilir, mevcut enfeksiyonu ağırlaştırabilir ve kulak zarında hasara yol açabilir.

6. Kulak zarı deliklerinde ve ventilasyon tüp uygulamalarında önlem almamak. Kulak zarında delik bulunan veya ventilasyon tüpü uygulanmış kişilerde dış kulak yolu ve orta kulak arasındaki bariyer ortadan kalkar. Orta kulağın su ile teması halinde enfeksiyonlar görülebilir. Hastanın kulağı sudan koruması ya da özel kulak tıkacı kullanması gerekir.

Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması

Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi

07.09.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.

Karar, Türkiye'de gazetecilere ve kamuoyunca tartışmalı isimlere yönelik yargı uygulamalarında "çifte standart" eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, 7 Eylül Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Ateş hakkında uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis cezası talep ediliyordu.

Mahkemenin ilk duruşmada tahliye kararı vermesi, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Türkiye'de özellikle siyasi iktidarı eleştiren gazeteciler hakkında yürütülen soruşturma ve davalarda tutukluluk kararlarının uzun sürmesi, buna karşılık iktidara yakın olduğu değerlendirilen isimler açısından verilen daha hızlı tahliye kararları, uzun süredir muhalefet ve basın örgütleri tarafından eleştiriliyor.

"Aynı hukuk, farklı uygulama mı?"

Tartışmanın merkezinde ise aynı suçlama karşısında sanığın kimliği ve siyasi çevresi yargı kararlarının uygulanmasında etkili oluyor mu, sorusu var.

Bir tarafta yazdıkları, söyledikleri veya yaptıkları nedeniyle tutuklanan ve aylarca hatta yıllarca tutuklu kalan gazeteciler bulunurken, diğer tarafta siyasi iktidara yakınlığıyla bilinen bazı isimlerin daha kısa sürede tahliye edilmesi kamuoyunda "hukuk herkese eşit mi uygulanıyor?" sorusunu gündeme getiriyor.

Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonunda verilen karardan ibaret değildir. Adalet, aynı durumda bulunan herkes için aynı ölçünün uygulanmasıdır.

Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunun zihnindeki soru işaretleri yeniden masada. 2012’de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı

07.09.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı
Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunun zihnindeki soru işaretleri yeniden masada. 2012'de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı. Olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. 10 şüpheli gözaltında, 1 şüpheli ise yurt dışında firari durumda.

15 yıl sonra perde yeniden açıldı

Türkiye'nin yakın tarihindeki en çok tartışılan cezaevi ölümlerinden biri yeniden soruşturuluyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlandı. Hastaneye sevk edilen Kozinoğlu'nun, Silivri Devlet Hastanesi'ne ulaştırıldığında hayatını kaybettiği tespit edildi.

O dönemde yürütülen soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler ve tanık ifadeleri incelendi. Cezaevi personeli, jandarma ve sağlık görevlilerinin yanı sıra koğuş arkadaşlarının ve Kozinoğlu'nun eşinin ifadeleri alındı.

Ancak soruşturma 10 Nisan 2012'de takipsizlik kararıyla kapatıldı. Şimdi o dosya yeniden açılıyor.

"Kapandı" denilen dosya yeniden masada



Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelediğini açıkladı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirmesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos tarihli kararıyla takipsizlik kaldırıldı. Böylece 15 yıl önce kapatılan soruşturmanın kapısı yeniden aralandı.

Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınırken, olayın bütün yönleriyle araştırılması amacıyla özel bir ekip oluşturuldu.

11 şüpheli, 10 gözaltı



Soruşturmadaki en çarpıcı gelişme ise cezaevi personeline yönelik adli işlemler oldu. Olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. 10 kişi gözaltına alınırken, 1 kişinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu belirlendi.

Bu gelişme, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yıllardır cevapsız kalan soruların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

ŞİMDİ EN KRİTİK SORU: O GECE NE OLDU?

Kozinoğlu'nun cezaevinde rahatsızlanmasından hastaneye ulaştırılmasına kadar geçen süreç yeniden mercek altında.

Kamera kayıtları, sağlık belgeleri, cezaevi uygulamaları, görevli personelin işlemleri ve daha önce alınan ifadelerin yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

Soruşturmanın sonucunda, Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir ihmal, kusur veya başka bir sorumluluk bulunup bulunmadığı ortaya konulmaya çalışılacak.

Şimdilik hiçbir şüpheli hakkında kesinleşmiş bir suçluluk hükmü bulunmuyor. Ancak 15 yıl sonra soruşturmanın yeniden açılması, dosyanın üzerindeki soru işaretlerini bir kez daha Türkiye'nin gündemine taşıdı.

Samsun'da 12 Afgan yakalandı

Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı

07.09.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda Ağrı'dan İstanbul'a gitmekte olan şüphelileri takibe aldı.



Öncü ve artçı araçlarla ilerledikleri tespit edilen şüphelilerin bulunduğu araçlar, Samsun girişinde durduruldu. Yapılan aramada, yurda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdiği belirlenen 13 Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Kaçak göçmenler hakkında sınır dışı işlemleri başlatıldı.

Operasyon kapsamında Samsun'da A.D., A.B. ve T.İ. gözaltına alınırken, olayla bağlantısı olduğu belirlenen A.E. ise Ağrı'da yakalandı. Ağrı'da yakalanan A.E.'nin de Samsun'a getirileceği öğrenildi.

Emniyetteki sorguları tamamlanan 3 şüpheli bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan A.D. ve A.B. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, T.İ. ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.