M. YASİN ERKOL / DETAY HABER
Egeli ihracatçılar Asya Pasifik Bölgesi'nde ihracat menzilini genişletmeyi hedefliyor. Ege İhracatçı Birlikleri'nin (EİB) düzenlediği online video konferansta Tokyo Ticaret Baş Müşaviri Murat Yapıcı, Sydney Ticaret Ateşesi Selçuk Bozok, Melbourne Ticaret Ateşesi Tayfun Kılıç'ın katılımıyla koronavirüs sürecinde Japonya ve Avustralya'da alınan tedbirler, ülke ekonomilerinin salgın sonrasındaki durumu, ülkelerin dış ticaretindeki gelişmeler ve gelecek döneme dair fırsatlar masaya yatırıldı. Asya-Pasifik ülkelerinde kademeli olarak normale dönülmeye başlandığını söyleyen EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, "Zeytin, zeytinyağı, su ürünleri, kuru meyve, hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar Ege İhracatçı Birlikleri'nin Asya-Pasifik pazarında güçlü olduğu sektörler. Ocak-Mayıs döneminde Türkiye'nin Japonya'ya ihracatı yüzde 27'lik düşüşle 163 milyon dolar, Avustralya'ya ihracatı ise yüzde 10'luk düşüşle 224 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege İhracatçı Birlikleri ise son 5 aylık dönemde Japonya'ya yüzde 3'lük artışla 40 milyon dolar, Avustralya'ya ise yüzde 1'lik artışla 47 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı."
Japonya'nın gıda ithalatı artıyor
Etkinlikte konuşan Türkiye'nin Tokyo Ticaret Baş Müşaviri Murat Yapıcı Japonya pazarı için şu tespitlerde bulundu:
• Japonya'da 111 ülkeye giriş yasağı devam ediyor. Uçuş yasağının ilk kaldırılacağı ülkeler arasında ismi geçenler; Avustralya, Yeni Zelanda, Vietnam ve Tayland. Kısıtlamanın bir süre daha devam edeceği öngörülüyor. Bu sene Japonya'dan yurtdışına turist akışı ihtimaller dahilinde değil.
• Bu yılın ilk 4 ayında Japonya'nın ithalatı yüzde 5.5, ihracatı ise yüzde 9.2 düştü. IMF'nin Japonya için tahmini 2020'de yüzde 5.2 küçüleceği yönünde.
• Ekonomiyi canlandırmak, krizden çıkışı hızlandırmak için verilen desteğin miktarı 1 trilyon 850 milyar dolara ulaştı. Ekonomik önlem paketi Japonya'nın gayri safi milli hasılasının yüzde 40'ına tekabül ediyor.
• Dünyanın en büyük yatırımcı ülkesi ve en büyük dördüncü ithalatçısı… 706 milyar dolarlık ihracatı, 721 milyar dolarlık ithalatı var.
• Ticaretini ve yatırımlarının yüzde 70'ini kendine yakın coğrafyadaki ülkelere Avusturya, Yeni Zelanda, Çin ve Tayland'a yapıyor. Diğer kısım ise Amerika kıtasına, yüzde 10'u ise Avrupa'ya gerçekleşiyor.
• Japon tüketicilerin kaliteli, az yer kaplayan fonksiyonel ürünlere, ambalaja ilgisi ve marka beklentisi, katı oturmuş tüketim alışkanlıkları var.
• Japon firmalarının Türkiye'deki varlığı önemli. 248 Japon firmasının şu an Türkiye'de yatırım ve faaliyetleri var. Japonya'nın Türkiye'deki toplam doğrudan yabancı yatırımları 2.9 milyar dolara ulaştı.
• Potansiyel olan ürünler gıdada yoğunlaşıyor. Gıda ürünlerine talepte yüzde 60 artış var. Kuru domates, makarna, pizza vesaire ithalatı devam ediyor. Hazır yemeğe bir yönelim var, catering hizmetleri artıyor. Tavuk eti, donmuş sebze-meyve, narenciye, kuru meyve, zeytinyağı, makarna, kuru gıda, meyve sebze, hammadde alımı, tekstil, ayakkabı, mobilya, yazılım potansiyel ürünler arasında. Türkiye'den Japonya'ya yapılan süt ürünleri peynir ihracatı devam ediyor.
Türkiye Avustralya pazarında güçlü
Sydney Ticaret Ateşesi Selçuk Bozok ile Melbourne Ticaret Ateşesi Tayfun Kılıç da Avustralya pazarı için şu tespitlerde bulundu:
• 1.4 trilyon dolar büyüklüğünde bir ekonomi. Yüzde 80'ni hizmetler ekonomisine yüzde 20'si üretime dayalı bir ekonomisi var. Üretim içerisinde ağırlıklı olarak maden, yüzde 5.5 imalat sanayi var.
• Türkiye'nin 10 katı büyüklüğünde coğrafyasıyla geniş maden rezervlerine sahip. Demir cevheri, altın, kurşun, nikelde dünyada birinci sırada...
• 900 bin civarında yabancı öğrenci öğrenim görüyor. Eğitim sektöründen yılda 30 milyar dolarlık gelir elde ediliyor. Eğitimin aksamasından kaynaklı 12 milyar dolarlık kayıp söz konusu. Finans, sağlık ve sigorta diğer öne çıkan sektörler arasında.
• Son zamanda ülkede kuraklığa bağlı hasat daralmaları yaşandı. Orman yangınları, kereste ve tarım sektörünü etkiledi.
• Gıda, medikal hijyen ürünleri, ev eşyası elektronik ürünler, oyun konsolları, spor malzemeleri, ev tadilatlarına yönelik inşaat malzemelerinde artış var.
• Bu yıl Ocak-Nisan döneminde ihracatı yüzde 7.4, ithalatı yüzde 12.1 daraldı. Turizmden yıllık 30 milyar dolarlık bir gelir var.
• Avustralya'nın 2019 ihracatı 270.9 milyar dolar, ithalatı ise 213.7 milyar dolar.
• Maden ülkesi olan Avustralya'nın ticaretinin yüzde 74'ü yani 200 milyar doları maden üzerine. En fazla ihraç ettiği ise demir cevheri, taş kömürü, doğal gaz, altın, sığır eti ürünleri.
• Avustralya kendi kendine yetecek üretim yapmıyor. Her ürünü ithal eden bir ülke… 2019'da Türkiye'nin Avustralya'ya ihracatı 661 milyon dolar.
• Türkiye, Avustralya'ya her ürün grubunda ihracat yapıyor. Bu da her sattığımız üründe potansiyelin fazla olduğunu gösteriyor. Sebze-meyve ürünleri ihracatımızın 6'da birini oluşturuyor. Demir çelik, kara ulaşım araçları, aksam ve parçaları, elektrikli makineler, doğal taş ürünleri, tekstil, hazır giyim, ayakkabı, ağır sanayi iş makinaları, inşaat malzemeleri, kimyasallar en fazla ihracat yaptığımız ürünler.
• Türk firmalar ürünlerini internet üzerinden ürünlerini satmaya çalışıyor. Normalleşme sonrası Türk firmaları Avustralya'ya gidip alıcılarla birebir görüşmeli. Türkiye'nin ihracat yaptığı bütün kalemlerde potansiyeli mevcut…
• Avustralya'nın 500 milyon dolarlık süt mamulleri ve peynir ithalatı var. Yarısını Yeni Zelanda ve ABD'den, diğer kısmını ise AB ülkelerinden yapıyor. Biyo-güvenlik konuları nedeniyle diğer ülkelerden yasak.
Türk ürünleri market raflarında
• 8 milyon dolarlık kurutulmuş domates ithalatında Türkiye bir numarada. Pandemi süreci gıda açısından Türkiye için bir fırsat. Büyük bir etnik pazar var. Zincir marketlerde Türkiye, Ortadoğu, Arap ülkeleri, Yunanistan ve Doğu Akdeniz'den gelen ürünleri etnik pazara koyuyorlar. Bu dönemde Türk ürünleri etnik pazar dışında, market raflarında yerini aldı. Kuru domates, kuru meyvelere, mamul ürünlerine meyve suyuna talep devam ediyor.
İnşaat sektörü çöktü
• İkamet amaçlı konutlara talep azalmış durumda. Kamunun öncülüğünü ettiği inşaatlar, ofis binaları ve bazı otel yatırımlarında artış var. Şu an yeni inşaata başlanılması öngörülmüyor, erteleme söz konusu. İnşaat sektörü önümüzdeki dönemde en az 1 yıl duraksayabilir.