logo
28 EYLÜL 2026

Virüsü yenecek silah doğada

Güçlü bir bağışıklık sistemi, koronavirüs ile mücadelede hayati önem taşıyor. Bu yüzden işin uzmanlarına kulak vermemiz çok önemli. Özel Meltem Hastanesi’nden diyetisyen Rabia Gül Kepekçi, bağışıklık sistemiyle ilgili Yeni Mesaj okurları için önemli açıklamalarda bulundu

22.03.2020 17:40:00
 
Virüsü yenecek silah doğada
Virüsü yenecek silah doğada
Koronavirüs ile mücadelede bağışıklık sisteminin güçlü olması çok önemli. Fakat birçoğumuz bağışıklık sisteminin nasıl güçlendirileceğini pek bilmeyiz. Bildiklerimizin de kimi doğru, kimi yanlış. Bu yüzden işin uzmanlarının önerileri bizler için hayati önem taşıyor. Özel Meltem Hastanesi'nden diyetisyen Rabia Gül Kepekçi, bağışıklık sistemiyle ilgili Yeni Mesaj okurları için çok önemli açıklamalarda bulundu. Kepekçi şunları söyledi: 

Bağışıklık sistemi yani diğer ismi ile immün sistem en basit ifade ile vücudu hastalıklara karşı koruyan bir savunma sistemidir. Bu sistem vücuttaki zararlı maddeleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden bir sistemdir.

Vücudumuzda bulunan bağışıklık hücrelerinin yaklaşık %70'i sindirim sistemimizdedir. Bu hücrelerin büyük bir kısmı bağırsak duvarının yüzeyi olan bağırsak mukozasında bulunur. Ayrıca bu bağışıklık hücrelerinin yanında bağırsağımızda bağışıklık sisteminin çalışmasına çok büyük destek olan milyonlarca iyi bakteri vardır. Bu bakteriler bağırsaklarımızda bizimle uyum içerisinde yaşarlar. Bu ortak yaşam sayesinde hem bağırsaklar düzgün şekilde çalışır hem de dışarıdan gelen zararlı bakterilere, virüslere karşı vücudun korunmasını gerçekleştirirler.

Bağışıklık sistemi bizi iç ve dış düşmanlardan koruyan mükemmel bir yapıdır. Onun sayesinde bedenimizde oluşan kanserli hücreleri  henüz daha oluşum halindeyken tanır ve yok eder.

Vücudumuz, haberimiz bile olmadan yok edilen kanserli hücreler gibi, normal koşullarda bize zarar vermeyen mikroplarla da doludur. Sistem zayıf düşmedikçe bu durum herhangi bir sorun teşkil etmez. Fakat bağışıklık sistemi bozulursa vücuttaki bakteriler ve mikroplar güçlenir ve saldırıya geçer. İşte bundan dolayı her zaman bağışıklık sistemimizi güçlü ve sağlam tutmamız gerekir.

Son bilimsel çalışmalar; bağırsak bakterileri, beslenme alışkanlıkları ve bağışıklık arasında güçlü ilişkiler olduğunu göstermiştir.

Beslenme alışkanlıkları, bağırsaklarımızdaki bakteri çeşitliliğini doğrudan etkiler. Yüksek yağlı, yüksek şekerli yani sağlığa zararlı yiyecekler, bağırsağımızdaki kötü bakterilerin sağlıklı bakterilerden daha fazla çoğalmasını sağlarlar. Bu dengesizlik bağırsağımızın bağışıklık hücresi oluşturma kapasitesini azaltır ve zararlı patojenlerin vücuda girişini kolaylaştırır.

Sonuç olarak, vücut enerjimizi sağlamak için sağlıklı yiyecekleri yeterli ve dengeli şekilde alarak, bağırsak sağlığımıza dikkat etmemiz çok büyük önem içermektedir.

Bağışıklığı zayıflatan durumlar

* Aşırı şeker ve şekerli tatlı tüketimi

* Beyaz un ile yapılmış hamur işlerini çok fazla tüketmek

* Alkollü içecekleri ve meşrubatları fazla tüketmek

* Aşırı yağlı gıdalar ve yağda kızartmalar (özellikle tekrar tekrar kullanılan kızartma yağları) tüketmek

* Sucuk, pastırma, salam, sosis gibi işlenmiş gıdalar tüketmek

* Alkol ve sigara kullanmak

* Uyku düzensizliği (7 saatten az uyumak veya gece yani karanlıkta uyumamak)

* Hareketsiz yaşam

* Beslenme yanlışları çok etkilidir. Özellikle vitamin, mineral ve antioksidan zengini yiyecekler olan sebze ve meyvelerden yetersiz beslenmek. Proteinlerden uzak kalmak, yeterince kırmızı et, balık, tavuk, yumurta, süt, yoğurt, peynir ve kefir tüketmemek bağışıklık sistemini zayıflatır.

* Stres, üzüntü, çözülemeyen ruhsal sorunlar da bağışıklık dengesini bozulmasına katlıda bulunur.



Bağışıklığı güçlendirmek için yapılması gerekenler

1- Yeterli miktarda PROTEİN almak (et, tavuk, balık, yumurta, yoğurt, süt, peynir gibi)

2- PROBİYOTİKLER: sağlığımıza çeşitli faydaları olan canlı mikroorganizmalardır. Gıdalarla veya takviye şeklinde alınır. Doğal olarak meydana gelen probiyotik bakteriler; yoğurt, kefir, lahana turşusu, kimchi gibi fermente besinlerde bulunur.

PREBİYOTİKLER ise insan vücudunun sindiremediği bir tür liftir ve probiyotikler için besin görevi görürler. Doğal prebiyotik kaynakları:

* Meyvelerden: muz, elma, çilek, üzüm                                                           

* Sebzelerden: Enginar, kereviz, pırasa, soğan, sarımsak, domates, hindiba, yer elması, kuşkonmaz.

* Kuru baklagillerden: Yeşil mercimek, kırmızı mercimek, kuru fasulye, nohut, bezelye, soya fasulyesi.

* Yağlı tohumlardan: Zeytin, badem, ceviz, keten tohumu.

3- Yanlış beslenme, kötü çevresel faktörler (sigara, hava kirliliği gibi) nedeniyle hücre ve dokularda serbest radikal oluşumu artar. Bunlar DNA yapısında hasara yol açarlar. Yeterli ve dengeli beslenerek vücudumuza aldığımız ANTİOKSİDANLAR, serbest radikallere karşı savaşırlar. Serbest radikallerin yarattığı olumsuz etkinin en aza indirilmesi için yeterli miktarda antioksidan tüketilmelidir.

Bu antioksidanlar nelerdir?

** C vitamini: Turunçgiller (portakal, limon gibi) maydanoz, ananas, kivi, yeşilbiber, brokoli, karnabahar, karalahana önemli kaynaklarıdır.

** E vitamini: Ceviz, badem, fıstık, fındık, kaju, susam gibi yağlı tohumlar

** A vitamini: A vitamini eksikliği olan insanlar özellikle viral enfeksiyonlara daha kolay yakalanır. Bitkisel kaynaklar: Patates, havuç, ıspanak, şalgam, pazı, kabak, mercimek, kavu, kırmızıbiber, domates, pırasa, greyfurt, bezelye, karpuz, kayısı, maydanoz, brokoli.

Hayvansal kaynaklar ise: Süt, balık, yumurta, peynir, tavuk, yoğurt.

** Demir minerali yönünden zengin beslenmek önemlidir. Kırmızı et, güçlü bir bağışıklık sistemi için şarttır. Ayrıca yumurta da çok iyi bir hayvansal demir kaynağıdır. Bitkisel kaynaklar ise kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerdir.

** B12 vitamini: Kırmızı et, balık, yumurta, tavuk, süt ve süt ürünleri önemli kaynaklarıdır.

** Folik asit: Yeşil yapraklı sebzeler (özellikle ıspanak) ve kuru baklagiller önemli kaynaklarıdır.

**Çinko minerali: Bağışıklık sistemi üzerinde hayati önemi vardır. Balık, et, karaciğer, kabak çekirdeği, ay çekirdeği, tüm tahıllar, ceviz, badem, yumurta, peynir ve süt önemli kaynaklarıdır.

** Selenyum: Brezilya cevizi, yumurta, ay çekirdeği, kuzu ciğeri, balık, tavuk göğüs eti, hindi, chia tohumu, mantar önemli kaynaklarıdır.

** Karotenoidler (beta-karaoten, likopen,lutein gibi): Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı, turuncu, koyu sarı renkli sebzeler ve meyveler önemli kaynaklarıdır.

** Soğan ve sarımsakta bulunan allilik sülfitler bağışıklık sistemini güçlendirir.

** Zencefil, enfeksiyonları azaltıcı etki gösterir.

** Zerdeçal, kuvvetli bir antioksidandır.

** Yeşil çay, kuvvetli bir antioksidandır.

** Ekinezya, bağışıklığı güçlendirir ve antiviral aktivite gösterir.

** Kuşburnu, kuvvetli bir antioksidandır.

4- D VİTAMİNİ güçlü bağışıklık için olmazsa olmazdır, D vitamini kaynağımız olan güneşten mutlaka faydalanmak gerekir.

5- YETERLİ MİKTARDA SU İÇMEK: Vücudumuz düzenli aralıklarla toksinleri dışarı atmalıdır ve bunu yapabilmek için suya gereksinim duyar, dolayısı ile bağışıklık sistemini güçlendirmek için bol miktarda su içilmelidir. En az 8-10 bardak içilmelidir. İçilen çay ve kahvenin su yerine geçmediği bilinmelidir.

EYÜP KABİL



Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"

Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

Sermaye piyasalarını sarsan dev operasyonda çember daralıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

27.09.2026 16:08:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Finans çevrelerinde geniş yankı uyandıran dev soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Yürütülen çok yönlü mali takip ve analizler neticesinde savcılık düğmeye bastı.
Daha önce şüpheli sıfatıyla hakkında adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği operasyonla yakalanarak emniyete götürüldü. Gözaltı kararıyla birlikte piyasalardaki dikkatler dosyadaki gizemli para akışına çevrildi.

Şüpheli fon hareketleri ve para trafiği masada
Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen operasyonda, kurulan fon mekanizmaları üzerinden gerçekleşen devasa finansal transferler ile şüpheli işlem trafiği titizlikle taranıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, dijital incelemeler ve hesap hareketlerinin dosyanın seyrinde kilit rol oynadığı ifade ediliyor.
Gözaltındaki Sarpyener'in emniyetteki sorgu ve ifade işlemlerinin devam ettiği öğrenilirken, soruşturmanın aracı kurumlar ve portföy şirketleri ayağında yeni adımların atılabileceği belirtiliyor.

Gümrükte tonlarca zehir yakalandı

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı’nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi

26.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi. Operasyonlar uyuşturucu ve kaçakçılık şebekelerinin Türkiye'yi transit veya hedef pazar olarak kullanma girişimlerinin sürdüğünü bir kez daha gündeme taşıdı.

MERSİN'DE ÜÇ AYRI OPERASYON

Gümrükler Muhafaza ekipleri, Mersin'de yürütülen risk analizleri ve istihbarat çalışmaları kapsamında üç ayrı operasyon gerçekleştirdi.

Operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilogram 500 gram pregabalin ele geçirildi. Yüklü miktardaki maddenin ele geçirilmesiyle kaçakçılık girişiminin piyasaya ulaşması engellendi.

Pregabalin, tıbbi amaçlarla kullanılan bir ilaç etken maddesidir; ancak Türkiye'de ve başka ülkelerde kötüye kullanım ve yasa dışı ticareti nedeniyle kolluk operasyonlarının konusu olabilmektedir. Ele geçirilen ürünün hangi amaçla ve hangi organizasyon tarafından Türkiye'ye sokulmak istendiği ise soruşturmanın konusu.

İSTANBUL HAVALİMANI'NDA KÖPEKLER YAKALADI

İkinci operasyonun adresi ise İstanbul Havalimanı oldu.

Narkotik dedektör köpekleri Csonti ve Queen, yolcu bagajlarına tepki verdi. Bunun üzerine gerçekleştirilen kontrollerde 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi.

Böylece iki farklı noktadaki operasyonlarda ele geçirilen maddelerin toplam ağırlığı 1 ton 736 kilo 760 grama ulaştı.

SINIRLARDAN GİREN ZEHİRLE MÜCADELE

Ticaret Bakanlığı, operasyonların ardından yaptığı açıklamada kaçakçılığın ülke ekonomisine zarar verdiğini, haksız rekabet oluşturduğunu ve toplum sağlığını tehdit ettiğini belirterek Gümrükler Muhafaza ekiplerinin çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Ancak tonlarca maddenin ele geçirilmesi başka bir soruyu da beraberinde getiriyor:

Yakalanan bu sevkiyatlar, Türkiye'ye sokulmaya çalışılan uyuşturucunun ne kadarını oluşturuyor?

Bir tarafta gümrüklerde yakalanan tonlarca madde, diğer tarafta uyuşturucu kullanımına ilişkin toplumsal kaygılar bulunuyor.

ASIL HEDEF: ZİNCİRİN BAŞINDAKİLER

Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede yalnızca kuryelerin veya taşıyıcıların yakalanması yeterli değil. Asıl önemli aşama, sevkiyatın arkasındaki finansman, tedarik, lojistik ve dağıtım ağının ortaya çıkarılması.

Bu nedenle operasyonların ardından şu sorular önem kazanıyor:

Bu maddeler nereden geldi?

Nereye gönderilecekti?

Kim tarafından finanse edildi?

Sevkiyatı kim organize etti?

Türkiye'deki dağıtım ağı kimlerden oluşuyor?

Ve uyuşturucu ticaretinin arkasındaki asıl organizatörlere ulaşılabildi mi?

GÜMRÜKTE YAKALANANLAR… YA GEÇENLER?

Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda 1 ton 736 kilo 760 gram madde ele geçirildi.

Bu rakam, gümrük kontrollerinin önemini ortaya koyarken aynı zamanda uyuşturucu kaçakçılığının ulaştığı boyutun araştırılmasını da gerektiriyor.

Gümrükte yakalananlar kamuoyuna açıklanıyor. Peki ya denetimlerden geçerek Türkiye'ye ulaşanlar?

Uyuşturucu ticaretinin gerçek boyutunu ortaya çıkaracak soru belki de tam burada başlıyor:

"Yakalanan kaçakçılar kim? Asıl baronlar nerede?"

Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı

Karaman'da jandarma ekiplerinin son bir haftada gerçekleştirdiği asayiş, narkotik ve trafik denetimlerinde çeşitli suçlardan aranan 31 şahıs yakalanırken,11'i tutuklandı

26.09.2026 11:32:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:36:03
İHA
 
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 18-26 Eylül 2026 tarihleri arasında suçların önlenmesi, aranan şahısların yakalanması ve kentte huzur ve güven ortamının sağlanmasına yönelik denetim ve uygulamalar gerçekleştirdi.



Çalışmalar kapsamında 14 bin 372 şahıs ile 6 bin 695 araç sorgulandı. Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve asayiş ekiplerinin koordineli çalışmaları sonucunda çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 31 şahıs yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 11'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Denetimlerde yapılan aramalarda ise 49 litre etil alkol, 31 litre bandrolsüz kaçak içki, 24 adet alkol aroması kiti, 11 adet sikke ve kenevir bitkisi ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, Karaman'da huzur ve güven ortamının devamının sağlanması amacıyla denetim ve uygulamaların aralıksız sürdürüleceği bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.