logo
28 EYLÜL 2026

Viyana'da tarihi kongre

Avusturya’nın Başkenti Viyana Milli Ekonomi Modeli Kongresine ev sahipliği yaptı. 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresine 21 ülkeden 50’den fazla bilim adamı ve akademisyen katıldı. Kongrenin kapanış konuşmasını ise Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş yaptı

08.02.2026 17:23:00
Haber Merkezi
 
Viyana'da tarihi kongre
Viyana'da tarihi kongre
Avusturya'nın Başkenti Viyana Milli Ekonomi Modeli Kongresine ev sahipliği yaptı.

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli iki gün süren kongrede 9 ayrı oturumla masaya yatırıldı.

Viyana Teknik Üniversite'sinde 7-8 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresine 21 ülkeden 50'den fazla bilim adamı ve akademisyen katıldı.
Kongrenin kapanış konuşmasını ise Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş yaptı.






"Savaşlar bir talihsizlik değil; rezerv para saltanatı sürsün diye…"

Hüseyin Baş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün dünyanın neresine bakarsanız bakın; ister kavrulan topraklara, ister patlayan bombalara, isterse mülteci akınlarına... Gördüğünüz tüm bu felaketlerin tek bir ortak sicil kaydı vardır: Sömürgeci ekonomi sistemi!  Savaşlar bir talihsizlik değil; rezerv para saltanatı sürsün diye çıkarılan planlı cinayetler! Güvenlik sorunları bir tesadüf değil; ekmeği adil bölüşemeyenlerin, huzuru silahta arama zavallılığıdır! Bugün dünyada yaşananlar tek kutuplu bir dünya düzeninin baskı ve korku politikalarıyla ayakta tutulma çabasının sonuçlarıdır. Bu tiyatronun elbet bir gün sona ereceği beklenen bir şeydi. Ama artık o beklenen günün şafağındayız. Yangını başlatanın bu modelin sahibi, Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu hatırlatmak gerekir.






"Milli Ekonomi Modeli, dünyayı değiştiren bir sözdür"

Milli Ekonomi Modeli, değişen dünyaya söylenmiş bir söz değildir. Milli Ekonomi Modeli, dünyayı değiştiren bir sözdür. Bu model, krizlere uyum sağlamak için değil, kriz üreten düzeni ortadan kaldırmak için yazılmıştır. Ekonomiye makyaj yapmak için değil, yeni bir ekonomik düzen kurmak için yazılmıştır. Bu gerçek 2013 yılında Rusya Federasyonu Devlet Duma'sında Modelin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş'ın şu sözleri ile tarihe not düşülmüştür; "Milli Ekonomi Modeli, sessiz bir devrimle kapitalizmi tarihe gömüyor.." O devrim artık sessiz değil, Avrupa'nın kalbinden tüm dünyayı saran bir haykırış… Bugün dünyaya hâkim olan ekonomik sistem, tesadüfen oluşmuş değildir."






"MEM insanlık tarihinin en büyük ve en kanlı yalanını çürüttü"

Kapitalist sistem, bu kıtlık dogması üzerine inşa edildi. Bu anlayışa göre; kaynaklar sınırlıdır, dolayısıyla rekabet kaçınılmazdır ve çatışma doğaldır.

Sonuç olarak güçlü olan hayatta kalır. İşte bugün dünyada yaşanan pek çok savaş, tam da bu bakış açısının fiilî sonucudur. Soruyu açık soralım;  petrol bir savaş sebebi değil mi? Doğal gaz jeopolitik bir silaha dönüşmedi mi?

Enerji hatlarını ordular koruyor. Bu durum bize şunu gösteriyor: "Kaynaklar kıt" denilerek aslında, kaynaklar üzerinden kurulan istila mantığı  meşrulaştırılmaktadır.






"İhtiyaçlar sınırsızdır tezi insanlık tarihinin en kanlı yalanıdır"

İşte Milli Ekonomi Modeli, kıtlık üzerinden korku üreten bu anlayışı kökünden reddeder. Ve yine kapitalist ekonomi bize şunu söyler; "İhtiyaçlar sınırsızdır." On yıllardır kürsülerden, amfilerden, ekranlardan beynimize bunu kazıdılar. Bir düşünün; insanın yeme, içme, barınma, seyahat etme mülk edinme gibi ihtiyaçları nasıl sınırsız yani sonsuz olabilir.  Bu, insanlık tarihinin en büyük ve en kanlı yalanıdır!






'İhtiyaçlar sınırlıdır, sınırsız olan kapitalizmin doymak bilmeyen ihtiraslarıdır!

Prof. Dr. Haydar Baş bu oyunu bozdu ve haykırdı: 'İnsanın ihtiyaçları sınırlıdır, sınırsız olan kapitalizmin doymak bilmeyen ihtiraslarıdır! Şimdi buradan o küresel sisteme, o bir avuç seçkine soruyorum: Siz nasıl bir sistem kurdunuz ki; bir avuç elitin, bir avuç güç sahibinin ucu bucağı olmayan, 'sınırsız' ihtiraslarını doyurmak için milyarlarca insanı açlığa mahkûm ettiniz? Bir ekonomik sistem, üç-beş kişinin şahsi servetine servet katmak için, koca bir insanlığı çöpe atmaya nasıl cüret edebilir? Sizin 'sınırsız ihtiyaç' dediğiniz şey, aslında sömürüye uydurduğunuz kılıftır!






"Milli Ekonomi Modeli bir zorunluluktur"

İşte Milli Ekonomi Modeli bu yüzden bir zorunluluktur. Biz, o bir avuç elitin bitmek bilmeyen iştahını değil; 8 milyar insanın 'sınırlı' ama 'onurlu' ihtiyaçlarını karşılamak için varız.
Dünya ekonomisi bugün devasa bir illüzyonun pençesinde kıvranıyor. Rezerv para sistemi adı altında, bir ülkenin matbaasında bastığı karşılıksız kâğıtlar, tüm insanlığın emeğini ve alın terini sömüren bir vakuma dönüştü. Sonuç ne? Dünya genelinde 350 trilyon dolara ulaşan, ödenmesi matematiksel olarak imkânsız bir borç stoğu! Devletler borç batağında, halklar sefalet içinde, milli bütçeler ise faiz lobilerinin elinde rehin tutuluyor. Ancak bu yağma düzeni, Milli Ekonomi Modeli'nin "Milli Paralarla Ticaret" devrimiyle sarsılmıştır. 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli dünyaya deklare edildiğinde statüko milli paralarla ticareti marjinal bulmuştu.  Ancak 2013 yılında Rusya'da yapılan o tarihi sunumun ardından dünya ekonomisi sessiz bir devrime şahitlik etmiştir.






"Milli paralarla ticaret, sömürü çarkına bir başkaldırıdır"

Bugün BRICS ülkelerinin Prof. Dr. Haydar Baş'ın 'Milli Paralar' teziyle başlattığı hareket bu sömürü çarkına bir başkaldırıdır. Rusya, Hindistan, Çin ve Brezilya gibi ülkelerin ticarette doları dışlayarak "Milli Paralarla Ticaret" tezine yönelmeleri, MEM'in küresel başarısıdır. Rusya'nın 2025 yılına gelindiğinde dış borç yükünü %58 oranında azaltması ve Çin ile yaptığı ticaretin %95'ini milli paralarla gerçekleştirmesi, modelimizin başarısının ampirik kanıtıdır. Doların bir ekonomik silaha dönüştüğü bu çağda, milli paralarla ticaret yapmak artık bir tercih değil, milli varlığı korumak adına bir zorunluluktur. Ülkeler birbiri arasında yapacakları ticaretlerde Amerikan dolarını değil kendi milli ve egemen paralarını kullanmalı ve böylelikle her bir kuruş ticaret için küresel bir çeteye borçlanmamalıdır.

"Var olduğun için değerlisin, tükettiğin için ekonomiye katkı sağlıyorsun"

Bu cümleyi lütfen not edin. Bu cümle, 21. yüzyılın iktisat manifestosudur. Mevcut sistemler "Üretim yaparsan değerlisin" der. MEM ise "Var olduğun için değerlisin, tükettiğin için ekonomiye katkı sağlıyorsun" der. Çünkü tüketim olmazsa üretim durur. Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur. Demek ki insanın tüketim kabiliyeti her zaman diri olmalıdır. Ve dünyanın birçok yerinde yapılan deneyler de ispat ediyor ki insanlara verilen para ekonomiyi büyütüyor. Bugün Silikon Vadisi guruları ve Batılı iktisatçılar ağız birliği etmişçesine "Evrensel Temel Gelir" (Universal Basic Income - UBI) diyorlar

"Hayır! İnsanın mülkiyeti de, işi de, aşı da, onuru da olacak."

Dünya büyük bir kaosun, büyük bir belirsizliğin içine sürükleniyor. Teknofeodalizm, yani teknoloji şirketlerinin krallığı, insanlığı mülksüz, işsiz ve onursuz bir yığın hâline getirmek istiyor. "Mülkiyetiniz olmayacak ve mutlu olacaksınız" diyerek bizimle alay ediyorlar.

Biz ise diyoruz ki: Hayır! İnsanın mülkiyeti de olacak, işi de olacak, aşı da olacak, onuru da olacak. Bunun tek yolu Prof. Dr. Haydar Baş'ın Millî Ekonomi Modeli'dir.

"Bu model matematiksel bir zorunluluktur"

Bu model matematiksel bir zorunluluktur, üretken yapay zeka çağında insanlığın tek çözümü olan sosyal bir algoritmadır. Bu model, insanlığın "Karanlık Fabrikalardan sağ çıkabileceği formüldür. Bu modeli üniversitelerinizde ders olarak okutun. Bu modeli makalelerinizde tartışın. Bu modeli siyasetçilerinizin önüne koyun. Çünkü yarın çok geç olabilir. Yapay zekâ, ya insanlığın sonunu getirecek bir felaket olacak ya da Millî Ekonomi Modeli ile insanlığın altın çağını başlatacak bir hizmetkâr olacak. Tercih bizim. Tercih insanlığın. Biz Prof. Dr. Haydar Baş'tan şunu öğrendik: "Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, bir mum ışığı onu yenmeye yeter." İşte o ışık, Milli Ekonomi Modeli'dir."

"11 MEM kongresi hatıra fotoğrafıyla sona erdi"

BTP liderinin konuşmasının ardından kongreye katılan akademisyen ve iktisatçılara plaket ve katılımcı beldesi verildi.

Viyana'da 2 gün boyunca devam eden 11. MEM Kongresi tüm katılımcılarla çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.