logo
28 EYLÜL 2026

Viyana'da tarihi kongre

Avusturya’nın Başkenti Viyana Milli Ekonomi Modeli Kongresine ev sahipliği yaptı. 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresine 21 ülkeden 50’den fazla bilim adamı ve akademisyen katıldı. Kongrenin kapanış konuşmasını ise Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş yaptı

08.02.2026 17:23:00
Haber Merkezi
 
Viyana'da tarihi kongre
Viyana'da tarihi kongre
Avusturya'nın Başkenti Viyana Milli Ekonomi Modeli Kongresine ev sahipliği yaptı.

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli iki gün süren kongrede 9 ayrı oturumla masaya yatırıldı.

Viyana Teknik Üniversite'sinde 7-8 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresine 21 ülkeden 50'den fazla bilim adamı ve akademisyen katıldı.
Kongrenin kapanış konuşmasını ise Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş yaptı.






"Savaşlar bir talihsizlik değil; rezerv para saltanatı sürsün diye…"

Hüseyin Baş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün dünyanın neresine bakarsanız bakın; ister kavrulan topraklara, ister patlayan bombalara, isterse mülteci akınlarına... Gördüğünüz tüm bu felaketlerin tek bir ortak sicil kaydı vardır: Sömürgeci ekonomi sistemi!  Savaşlar bir talihsizlik değil; rezerv para saltanatı sürsün diye çıkarılan planlı cinayetler! Güvenlik sorunları bir tesadüf değil; ekmeği adil bölüşemeyenlerin, huzuru silahta arama zavallılığıdır! Bugün dünyada yaşananlar tek kutuplu bir dünya düzeninin baskı ve korku politikalarıyla ayakta tutulma çabasının sonuçlarıdır. Bu tiyatronun elbet bir gün sona ereceği beklenen bir şeydi. Ama artık o beklenen günün şafağındayız. Yangını başlatanın bu modelin sahibi, Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu hatırlatmak gerekir.






"Milli Ekonomi Modeli, dünyayı değiştiren bir sözdür"

Milli Ekonomi Modeli, değişen dünyaya söylenmiş bir söz değildir. Milli Ekonomi Modeli, dünyayı değiştiren bir sözdür. Bu model, krizlere uyum sağlamak için değil, kriz üreten düzeni ortadan kaldırmak için yazılmıştır. Ekonomiye makyaj yapmak için değil, yeni bir ekonomik düzen kurmak için yazılmıştır. Bu gerçek 2013 yılında Rusya Federasyonu Devlet Duma'sında Modelin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş'ın şu sözleri ile tarihe not düşülmüştür; "Milli Ekonomi Modeli, sessiz bir devrimle kapitalizmi tarihe gömüyor.." O devrim artık sessiz değil, Avrupa'nın kalbinden tüm dünyayı saran bir haykırış… Bugün dünyaya hâkim olan ekonomik sistem, tesadüfen oluşmuş değildir."






"MEM insanlık tarihinin en büyük ve en kanlı yalanını çürüttü"

Kapitalist sistem, bu kıtlık dogması üzerine inşa edildi. Bu anlayışa göre; kaynaklar sınırlıdır, dolayısıyla rekabet kaçınılmazdır ve çatışma doğaldır.

Sonuç olarak güçlü olan hayatta kalır. İşte bugün dünyada yaşanan pek çok savaş, tam da bu bakış açısının fiilî sonucudur. Soruyu açık soralım;  petrol bir savaş sebebi değil mi? Doğal gaz jeopolitik bir silaha dönüşmedi mi?

Enerji hatlarını ordular koruyor. Bu durum bize şunu gösteriyor: "Kaynaklar kıt" denilerek aslında, kaynaklar üzerinden kurulan istila mantığı  meşrulaştırılmaktadır.






"İhtiyaçlar sınırsızdır tezi insanlık tarihinin en kanlı yalanıdır"

İşte Milli Ekonomi Modeli, kıtlık üzerinden korku üreten bu anlayışı kökünden reddeder. Ve yine kapitalist ekonomi bize şunu söyler; "İhtiyaçlar sınırsızdır." On yıllardır kürsülerden, amfilerden, ekranlardan beynimize bunu kazıdılar. Bir düşünün; insanın yeme, içme, barınma, seyahat etme mülk edinme gibi ihtiyaçları nasıl sınırsız yani sonsuz olabilir.  Bu, insanlık tarihinin en büyük ve en kanlı yalanıdır!






'İhtiyaçlar sınırlıdır, sınırsız olan kapitalizmin doymak bilmeyen ihtiraslarıdır!

Prof. Dr. Haydar Baş bu oyunu bozdu ve haykırdı: 'İnsanın ihtiyaçları sınırlıdır, sınırsız olan kapitalizmin doymak bilmeyen ihtiraslarıdır! Şimdi buradan o küresel sisteme, o bir avuç seçkine soruyorum: Siz nasıl bir sistem kurdunuz ki; bir avuç elitin, bir avuç güç sahibinin ucu bucağı olmayan, 'sınırsız' ihtiraslarını doyurmak için milyarlarca insanı açlığa mahkûm ettiniz? Bir ekonomik sistem, üç-beş kişinin şahsi servetine servet katmak için, koca bir insanlığı çöpe atmaya nasıl cüret edebilir? Sizin 'sınırsız ihtiyaç' dediğiniz şey, aslında sömürüye uydurduğunuz kılıftır!






"Milli Ekonomi Modeli bir zorunluluktur"

İşte Milli Ekonomi Modeli bu yüzden bir zorunluluktur. Biz, o bir avuç elitin bitmek bilmeyen iştahını değil; 8 milyar insanın 'sınırlı' ama 'onurlu' ihtiyaçlarını karşılamak için varız.
Dünya ekonomisi bugün devasa bir illüzyonun pençesinde kıvranıyor. Rezerv para sistemi adı altında, bir ülkenin matbaasında bastığı karşılıksız kâğıtlar, tüm insanlığın emeğini ve alın terini sömüren bir vakuma dönüştü. Sonuç ne? Dünya genelinde 350 trilyon dolara ulaşan, ödenmesi matematiksel olarak imkânsız bir borç stoğu! Devletler borç batağında, halklar sefalet içinde, milli bütçeler ise faiz lobilerinin elinde rehin tutuluyor. Ancak bu yağma düzeni, Milli Ekonomi Modeli'nin "Milli Paralarla Ticaret" devrimiyle sarsılmıştır. 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli dünyaya deklare edildiğinde statüko milli paralarla ticareti marjinal bulmuştu.  Ancak 2013 yılında Rusya'da yapılan o tarihi sunumun ardından dünya ekonomisi sessiz bir devrime şahitlik etmiştir.






"Milli paralarla ticaret, sömürü çarkına bir başkaldırıdır"

Bugün BRICS ülkelerinin Prof. Dr. Haydar Baş'ın 'Milli Paralar' teziyle başlattığı hareket bu sömürü çarkına bir başkaldırıdır. Rusya, Hindistan, Çin ve Brezilya gibi ülkelerin ticarette doları dışlayarak "Milli Paralarla Ticaret" tezine yönelmeleri, MEM'in küresel başarısıdır. Rusya'nın 2025 yılına gelindiğinde dış borç yükünü %58 oranında azaltması ve Çin ile yaptığı ticaretin %95'ini milli paralarla gerçekleştirmesi, modelimizin başarısının ampirik kanıtıdır. Doların bir ekonomik silaha dönüştüğü bu çağda, milli paralarla ticaret yapmak artık bir tercih değil, milli varlığı korumak adına bir zorunluluktur. Ülkeler birbiri arasında yapacakları ticaretlerde Amerikan dolarını değil kendi milli ve egemen paralarını kullanmalı ve böylelikle her bir kuruş ticaret için küresel bir çeteye borçlanmamalıdır.

"Var olduğun için değerlisin, tükettiğin için ekonomiye katkı sağlıyorsun"

Bu cümleyi lütfen not edin. Bu cümle, 21. yüzyılın iktisat manifestosudur. Mevcut sistemler "Üretim yaparsan değerlisin" der. MEM ise "Var olduğun için değerlisin, tükettiğin için ekonomiye katkı sağlıyorsun" der. Çünkü tüketim olmazsa üretim durur. Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur. Demek ki insanın tüketim kabiliyeti her zaman diri olmalıdır. Ve dünyanın birçok yerinde yapılan deneyler de ispat ediyor ki insanlara verilen para ekonomiyi büyütüyor. Bugün Silikon Vadisi guruları ve Batılı iktisatçılar ağız birliği etmişçesine "Evrensel Temel Gelir" (Universal Basic Income - UBI) diyorlar

"Hayır! İnsanın mülkiyeti de, işi de, aşı da, onuru da olacak."

Dünya büyük bir kaosun, büyük bir belirsizliğin içine sürükleniyor. Teknofeodalizm, yani teknoloji şirketlerinin krallığı, insanlığı mülksüz, işsiz ve onursuz bir yığın hâline getirmek istiyor. "Mülkiyetiniz olmayacak ve mutlu olacaksınız" diyerek bizimle alay ediyorlar.

Biz ise diyoruz ki: Hayır! İnsanın mülkiyeti de olacak, işi de olacak, aşı da olacak, onuru da olacak. Bunun tek yolu Prof. Dr. Haydar Baş'ın Millî Ekonomi Modeli'dir.

"Bu model matematiksel bir zorunluluktur"

Bu model matematiksel bir zorunluluktur, üretken yapay zeka çağında insanlığın tek çözümü olan sosyal bir algoritmadır. Bu model, insanlığın "Karanlık Fabrikalardan sağ çıkabileceği formüldür. Bu modeli üniversitelerinizde ders olarak okutun. Bu modeli makalelerinizde tartışın. Bu modeli siyasetçilerinizin önüne koyun. Çünkü yarın çok geç olabilir. Yapay zekâ, ya insanlığın sonunu getirecek bir felaket olacak ya da Millî Ekonomi Modeli ile insanlığın altın çağını başlatacak bir hizmetkâr olacak. Tercih bizim. Tercih insanlığın. Biz Prof. Dr. Haydar Baş'tan şunu öğrendik: "Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, bir mum ışığı onu yenmeye yeter." İşte o ışık, Milli Ekonomi Modeli'dir."

"11 MEM kongresi hatıra fotoğrafıyla sona erdi"

BTP liderinin konuşmasının ardından kongreye katılan akademisyen ve iktisatçılara plaket ve katılımcı beldesi verildi.

Viyana'da 2 gün boyunca devam eden 11. MEM Kongresi tüm katılımcılarla çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.