logo
22 TEMMUZ 2026

Yangın tatbikatı gerçeğe dönüştü

28.12.2001 00:00:00
 
Ordu'da itfaiyenin düzenlediği yangın tatbikatı, dikkatsizlik sonucu gerçeğe dönüştü. Alevlerin içinde kalan itfaiye erini çevreden yetişenler kurtardı. Ordu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü'nün, kamu kuruluşlarında çalışan personele yönelik tatbikatlarının sonuncusu Telekom İl Müdürlüğü'nde yapıldı. İtfaiye Müdür Yardımcısı Süleyman Gezer, yangının söndürülmesi için neler yapılması gerektiğini anlatırken; itfaiye eri Münir Üçgül alevlerin içinde kaldı.İtfaiye eri panikle elindeki gaz şişesini sallayınca Müdür Yardımcısı Süleyman Gezer'in elbisesi de alevler içinde kaldı. Gezer ve itfaiye eri Üçgül, arkadaşlarının yardımıyla yanmaktan kurtuldu.

Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı

Rock yıldızı Gökhan Özoğuz, gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, hukukçu Feyza Altun ve program yapımcısı Öykü Serter'e ifade çağrısı yapıldı

22.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturması kapsamında bazı yeni isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı.

Rock yıldızı Gökhan Özoğuz, gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, hukukçu Feyza Altun ve program yapımcısı Öykü Serter'e ifade çağrısı yapıldı.

Soruşturma kapsamında şu ana kadar Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur dahil 23 kişi tutuklandı.

Tutuklananlar arasında Ekrem İmamoğlu'na yakın avukat Ece Güner de yer alıyor.

Soruşturma, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamaları üzerinden yürütülüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Temmuz'da konuyla ilgili yazılı açıklamasında, "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek tutarlarda aktarıldığı" yönündeki iddialar üzerine başlatılan soruşturmanın "titizlikle" sürdüğünü belirtmişti.

Açıklamada, Ahbap Derneği tarafından 6 Şubat 2023 tarihli depremlerde toplanan bağışların, şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis oynandığı, üçüncü kişilere aktarıldığı iddiaları yer alıyor.

Haluk Levent soruşturma sürecindeki savunmasında, "Kişisel borç-alacak ilişkilerimde Ahbap tamamen konu dışıdır" demişti.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Oğuzhan Uğur da ifadesinde suçlamaları reddetti ve özel olarak Ahbap Derneğine bağış yatırılmasını istemediğini söyledi.

Avukat Ece Güner de emniyetteki ifadesinde, Ahbap'a son 5-6 yıldır bağış yaptığını fakat Haluk Levent'in avukatlığını ve danışmanlığını yapmadığını söyledi.

Güner, Levent'e bir milyon dolar borç verdiğini fakat sonrasında bu borcu geri almakta çok zorlandığını belirtti.

Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız

CHP lideri Özgür Özel, dünkü grup toplantısında 34 yıllık partisinden ayrılarak yeni parti kuracağını açıkladı

22.07.2026 13:51:00
Haber Merkezi
 
Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız
Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız
CHP lideri Özgür Özel, dünkü grup toplantısında 34 yıllık partisinden ayrılarak yeni parti kuracağını açıkladı. Mutlak butlan kararı ardından CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni partiye ilişkin ilk talimatı verdiği iddia edildi. Kulislere yansıyan bilgilere göre; Kılıçdaroğlu, hedeflerinin iktidar olduğunu belirterek "Bundan sonra hedefimiz iktidardır. Muhalefete muhalefet etmeyeceğiz. İktidar yönelik eleştirilerimizi yapacağız. Ayrılanlara yönelik hiçbir olumsuz açıklama yapmayacağız" dedi.

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
 

22.07.2026 13:27:00
AA
 
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve hacı adaylarının katılımıyla Başkanlık Konferans Salonu'nda 2027 yılı hac kuraları çekildi.

Bilgisayar ortamında ve noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimine, bu yıl ilk kez ön kayıt yaptıran 252 bin 708, önceki yıllardan kaydı bulunup bu yıl kayıt yenileme işlemini gerçekleştiren 1 milyon 625 bin 338 olmak üzere toplam 1 milyon 878 bin 46 hacı adayı dahil oldu.

Kurayı salondan takip eden ve isimlerinin çıktığını gören hacı adayları ve yakınları, duygusal anlar yaşadı.

Kura sonuçları, saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenilebilecek.

Kurada kesin kayıt hakkı elde eden vatandaşlar, kayıt işlemlerini 30 Temmuz Perşembe günü saat 08.30'dan 18 Ağustos'a kadar e-Devlet'ten gerçekleştirebilecek.

"Hac, müstesna bir ibadet"
Hac kurası öncesi konuşan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kura sonuçlarının hayırlara vesile olmasını diledi.

İslam'ın temel şartlarından biri olan hac ibadetinin, zaman ve mekan sınırı olan bir ibadet olduğuna işaret eden Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hac, insanın Rabbine verdiği sözünü tazelemesidir, ahdini yenilemesidir. Dünyanın geçici heveslerinden sıyrılarak bütün benliğiyle Allah'a yönelmesini ifade eder. İhrama bürünerek tüm dünyevi makam ve mevkileri geride bırakması, süfli arzulardan arınmasıdır. Arafat'ta mahşeri hatırlaması, tavaf ile hayatının merkezine yeniden Allah'ın rızasını yerleştirmesidir. Hac, aynı zamanda bir tevhit ve vahdet mektebidir. İslam kardeşliğinin ve ümmet olma bilincinin en güçlü şekilde yaşandığı büyük bir kardeşlik buluşmasıdır. Irkı, dili, rengi ve ülkesi farklı milyonlarca Müslüman, aynı inanç ve heyecanla Kabe-i Muazzama etrafında buluşmakta ve yüce Allah'ın huzurunda omuz omuza huşuyla kıyama durmaktadır."

Arpaguş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her yıl büyük bir aşk ve heyecanla gerçekleşen bu büyük buluşmada, millete rehberlik etmenin onurunu yaşadıklarını belirterek, bu konuda Başkanlığın yarım asırlık büyük bir tecrübeye ve güçlü bir organizasyon kabiliyetine sahip olduğunu dile getirdi.

"Hac yolculuğu çalışmalarımızı müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak sürdürüyoruz"
Rahman'ın misafiri olan her bir hacı adayını uhdelerinde bir emanet olarak gördüklerini, onlara hizmeti en büyük şeref kabul ettiklerini söyleyen Arpaguş, şöyle devam etti:

"Bizler, hac yolculuğuyla ilgili tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz, müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak. Ülkemizdeki hazırlık sürecinden kutsal topraklara intikale, oradaki iaşe temininden konaklama imkanlarına, irşat faaliyetlerinden sağlık hizmetlerine kadar her alanda büyük bir özveri ve titizlikle çalışıyoruz. Hacılarımızın bu büyük ibadeti en güzel şekilde eda edebilmeleri için bütün imkanlarımızla seferberlik halindeyiz."

Arpaguş, hac hizmetlerinde temel gayelerinin, vatandaşların bu mukaddes yolculuğunu güven ve huzur içerisinde, her anından azami istifade ederek, şuurlu ve verimli bir şekilde tamamlamalarını sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Hac yolculuğu, önce gönüllerde başlar. Aslolan yüreğimizde hissettiğimiz duygu ve heyecanımızdır. Kurada adı çıkanların sevinci de bu umudu seneye taşıyanların hüznü de Allah katında çok kıymetli duygulardır. Çünkü yaptığımız ve yapacağımız bütün ibadetlerde önemli olan imanımız, niyetimiz ve samimiyetimizdir." dedi.

Gönüllerinin hac için başvuran her vatandaşı kutsal beldelere uğurlayabilmeyi istediğini ancak hac ibadetinin zaman ve mekan bakımından belirli sınırlara sahip bir ibadet olduğunu belirten Arpaguş, ibadetin gerçekleştirildiği mekanların kapasitesi sebebiyle bütün ülkeler için nüfuslarıyla orantılı bir kota uygulandığını ve bu kapsamda Türkiye'ye 84 bin 942 kişilik kontenjan hakkı verildiğini söyledi.

Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi

Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi

22.07.2026 11:02:00
İHA
 
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi.

Sincan'ın Temelli ilçesinde bir eğitim helikopterinin düştüğü öğrenildi.

Kazada ilk belirlemelere göre can kaybı olmazken iki kişi yaralandı. 

Bölgeye çok sayıda sağlık ekipleri sevk edildi.

Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı

Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı

22.07.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Çankaya Belediyesi soruşturması genişledi.

CHP'li Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Karabulut, Eyüpsultan Belediyesi Özel Kalem Müdürü Güray Geçyatan ile Benan Esengül'ün İstanbul'da belirlenen adreslerine eş zamanlı şafak baskını düzenlendi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ifadelerine başvurmak üzere üç ismi de gözaltına aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "üç şüpheli hakkında gözaltı talimatı ile ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma kararı verildiğini" bildirdi.

Adalet Bakanlığından "Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı" iddialarına ilişkin açıklama

Adalet Bakanlığı, Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "Adli Tıp Kurumu tarafından kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı ve gerekli biyolojik incelemelerin yapılmadığı" yönündeki iddiaların doğru olmadığını bildirdi

22.07.2026 06:00:00
AA
 
Adalet Bakanlığından "Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı" iddialarına ilişkin açıklama
Adalet Bakanlığından "Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı" iddialarına ilişkin açıklama

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, bazı basın ve yayın organlarında, Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "Adli Tıp Kurumu tarafından kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı ve gerekli biyolojik incelemelerin yapılmadığı" yönünde gerçeği yansıtmayan iddialara yer verildiği belirtildi.

Rojin Kabaiş'in üzerinden çıkarıldığı bildirilen kıyafetler üzerinde biyolojik incelemeler ve DNA analizlerinin yapıldığı vurgulanan açıklamada, söz konusu kıyafetlerin ilk olarak Van Jandarma Kriminal Laboratuvarına gönderildiği ve yapılan biyolojik incelemelere ilişkin rapor düzenlendiği bildirildi.

Kıyafetlerin daha sonra, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesine gönderildiği, gerçekleştirilen incelemeler sonucunda ayrıntılı rapor hazırlandığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince iç çamaşırı, eşofman üstü ve eşofman altının farklı bölgelerinden çok sayıda leke ve sürüntü örneği alınmıştır. Bu örnekler üzerinde görsel leke incelemesi, kan ve insan kanı araştırması, menstrüasyon kaynaklı kan incelemesi, otozomal STR DNA analizi ile Y-STR DNA analizleri gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla 'Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı' iddiası açıkça gerçeğe aykırıdır.

Kıyafetler hem Van Jandarma Kriminal Laboratuvarında hem de Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinde incelenmiş, kıyafetlerin farklı bölgelerinden çok sayıda biyolojik örnek alınarak gerekli DNA analizleri yapılmıştır. Kamuoyunun, devam eden soruşturmaya ilişkin doğruluğu teyit edilmemiş, yanıltıcı ve dezenformasyon niteliğindeki içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur."

Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tanık olarak dinlenen G.İ'nin savcılık ifadesine ulaşıldı

21.07.2026 18:20:00 / Güncelleme: 21.07.2026 20:50:32
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Doku'nun sınıf arkadaşı G.İ, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde, Gülistan Doku ile 2018 yılında Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nde öğrenim görmeye başladıklarını anlattı.

Doku ile Atatürk Mahallesi'nde bulunan farklı binalardaki yurtlarda kaldığını belirten G.İ, "Gülistan Doku adaletli, merhametli, neşeli çok iyi bir kızdı. Siyasetle ilgisi yoktu. Okuluna gelip giderdi. Son dönemlerde KPSS'ye hazırlanıyordu. Bunun için kitaplar almıştı. Hedefleri ve hayalleri vardı. Asla intihar edecek bir kız değildi. Okul dışındaki zamanlarda kafelerde, restoranlarda garson olarak çalışırdı." beyanında bulundu.

G.İ, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'un kıskançlık nedeniyle genç kızı kısıtladığını iddia ederek, şunları kaydetti:

"Mesela Gülistan'la biz stajdan çıktıktan sonra bir yere gitmek istediğimizde Zeinal'a sorardı. Ancak Zeinal gitmesine izin vermezdi. Hiçbir yere gitmesine izin vermiyordu. Tartışmaları da genellikle bu sebeple oluyordu. Çok ayrılıp barışıyorlardı ancak Gülistan Doku kaybolmadan bir gün önce yani 4 Ocak 2020 günü Zeinal'ın evine neden gitti ben de anlam veremedim. Çünkü o tarihe kadar ilk defa çok uzun süredir ayrılardı. Hatırladığım kadarıyla Aralık 2019 ortalarından itibaren hiç irtibatları olmadı. Ancak Zeinal ile Gülistan'ın kaybından sonra görüştüğümde bana 'ne yaptıysa o kendisine bunu yaptı, her şey onun yüzünden oldu, annemle babam da kavga etti' demişti. O dönem Gülistan'ın derdine düştüğümüz için Zeinal'a kendisine ne yaptığını, neden her şeyin onun yüzünden olduğunu sormak aklıma gelmedi. Sonrasında da herkes Zeinal'dan şüphelendiği için onunla bir daha diyaloğa girmedim."

Doku'yu hastaneye götürmüş

Şüpheli Mustafa Türkay Sonal ve Umut Altaş'ı tanımadığını savunan G.İ, şunları söyledi:

"Gülistan kaybolmadan önceki haftalarda çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz görünüyordu. Çok zayıflamıştı. Hatta tarihini hatırlamıyorum ancak 2019 aralık ayında bir gün Gülistan çok hastaydı, ayakta duramıyordu ve çok mide bulantısı vardı. Bana kendisini hastaneye götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben kendisini hastaneye götürdüm. Hastaneye giderken de 'kusacağım' diyordu, kendini zor tutuyordu. Karın ağrısı da vardı. Ancak doktorun odasına beni almadılar, kendisi girdi. Gülistan yatış istedi ancak doktor bunu kabul etmemiş. Neyi olduğunu sorduğumda bana hiçbir şey söylemedi. Başı dönüyordu, midesi bulanıyordu, karnı ağrıyordu ve çok solgun görünüyordu. Ben Gülistan'a neyin var diye sorduğumda cevap vermedi. O günden birkaç gün sonra Gülistan tekrar hastaneye gittiyse bundan benim haberim yoktur. Ondan sonraki günler hatırladığım kadarıyla biraz daha iyi görünüyordu. Ancak bitkinlik, solgunluk hali devam ediyordu ve yemekhanede yemek yediğimiz zamanlar 'yediğim şeyler kokuyor gibi midemi bulandırıyor' diyordu. İştahsızdı. Çok az yiyip bırakıyordu."

Gebelik testi yaptırdığından haberi olmamış

Gülistan Doku'nun gebelik testi yaptırdığından haberi olmadığını öne süren G.İ, "Hamile olup olmadığından da şüphelenmedim. Ancak 2019'un kış ayında mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve baş dönmesi yaşayıp onu hastaneye götürdüğümde Zeinal ile uzun süredir ayrı olduklarını bildiğim için hamile olacağına dair ihtimal vermedim." bilgilerini verdi.

Doku soruşturması kapsamında bugün Tunceli ve Erzurum cumhuriyet başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel ile Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi, 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusu gözaltına alınmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı

Üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

2026-YKS şampiyonları belli oldu

ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, bugün açıklanan 2026-YKS sonuçlarının ardından Türkiye birincilerini ilan etti. Sınavda iki büyük okul zirveye damga vururken, 2 soru da iptal edildi. İşte şampiyonlar…

21.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
2026-YKS şampiyonları belli oldu
2026-YKS şampiyonları belli oldu
Milyonlarca adayın üniversite hayalini belirleyen 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları bugün (21 Temmuz 2026) resmen açıklandı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından sabah 05.50'de adayların erişimine sunulan sonuçların ardından, sınavın şampiyonları da belli oldu.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy tarafından paylaşılan verilere göre, bu yılki sınav oturumlarında üstün başarı göstererek tam puan alan 11 öğrenci Türkiye birinciliği kürsüsüne oturdu. Şampiyonluk tablosunda İstanbul'un köklü liseleri ağırlığını koyarken, Eskişehir ve Şanlıurfa da birinci çıkaran iller arasında yer aldı.


Kabataş Erkek ve Kartal İmam Hatip Liseleri zirveye ambargo koydu


Açıklanan resmi verilere göre, Alan Yeterlilik Testleri'nde (AYT) sözel, sayısal ve eşit ağırlık alanlarındaki birinciliklerin tamamı İstanbul'daki iki liseden çıktı. Kabataş Erkek Lisesi 3 şampiyon, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi ise 2 şampiyon çıkararak 2026-YKS'nin en başarılı eğitim kurumları olarak tarihe geçti.

İşte puan türlerine göre 2026-YKS şampiyonlarının tam listesi, illeri ve mezun oldukları okullar:

2026-YKS Şampiyonları (TYT, AYT, YDT)

TYT Birincileri: İlker Uyanıker (YTÜ Maçka MTAL-İstanbul), Abdullah Uslu (Eskişehir Fatih Fen Lisesi), Miraç Koşar (Şanlıurfa Fen Lisesi), Doğa Erdemir (Kadıköy Anadolu Lisesi), Şerif Efe Dartar (Kabataş Erkek Lisesi).

AYT Birincileri: Şerif Efe Dartar (Sayısal-Kabataş), Enes Salahaddin Coşkun (Sözel-Kartal AİHL), Tuğşem Bahar (Eşit Ağırlık-Kabataş).

YDT Birincileri: Eylül Uyar (Almanca-Kabataş), Ammar Moataz Mohamed Ibrahim Mahmoud (Arapça-Kartal AİHL), Sena İlhan (Fransızca-Açık Lise), Doğa Erdemir (İngilizce-Kadıköy), Ela Demirel (Rusça-Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi).


İki soru iptal edildi: Matematik sorusu değerlendirme dışı


ÖSYM, madde analizleri ve yargı kararları sonucunda 2 sorunun iptal edildiğini açıkladı. AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1'deki 20. soru ile Matematik Testi'ndeki 23. soru değerlendirme dışı bırakılarak puanlama yapıldı.

Bu arada ÖSYM verilerine göre, sınava katılımda kadın adaylar erkekleri geçti. TYT doğru cevap ortalamaları: Türkçe (40 soru) 20,5; Sosyal Bilimler (20 soru) 10,2; Temel Matematik (40 soru) 6,8; Fen Bilimleri (20 soru) 4,3 olarak gerçekleşti.


Tercih maratonu 29 Temmuz'da başlıyor


Adaylar için en kritik süreç olan üniversite tercih tarihleri de netleşti. ÖSYM internet sitesi üzerinden yapılacak olan 2026-YKS tercih işlemleri 29 Temmuz - 10... tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Uzmanlar, yığılma ve başarı sıralamalarını dikkate alarak tercih yapılması konusunda öğrencileri uyarıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığından "çekirge istilası" açıklaması

Tarım ve Orman Bakanlığı, yapılan inceleme ve takipler sonucunda İstanbul ve Tekirdağ başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde tarımsal üretimi tehdit eden herhangi bir çekirge istilası veya ekonomik zarar oluşturan çekirge popülasyonunun tespit edilmediğini bildirdi

21.07.2026 12:00:00
Anadolu Ajansı
 
Tarım ve Orman Bakanlığından "çekirge istilası" açıklaması
Tarım ve Orman Bakanlığından "çekirge istilası" açıklaması

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son günlerde bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında İstanbul ve çevre illerde "çekirge istilası" yaşandığı yönünde paylaşımlar yapıldığı aktarıldı.

Bakanlık tarafından bu konuda inceleme yapıldığına işaret edilen açıklamada, "Bakanlık ekiplerimizce yapılan inceleme ve takipler sonucunda İstanbul ve Tekirdağ başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde tarımsal üretimi tehdit eden herhangi bir çekirge istilası veya ekonomik zarar oluşturan çekirge popülasyonu tespit edilmemiştir." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, kamuoyuna yansıyan görüntülerde yer alan çekirgelerin yapılan tür teşhislerinde, bunların tamamının Türkiye'de doğal olarak bulunan yerli popülasyonlara ait olduğuna dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi:

"İddia edildiği gibi Balkanlar'dan, Afrika'dan veya başka bir bölgeden ülkemize ulaşan sürü halinde bir çekirge istilası söz konusu değildir. İstanbul'da tespit edilen türün ise tarımsal üretime zarar veren çekirge olmadığı, aksine tarımsal zararlılarla beslenerek biyolojik dengeye katkı sağlayan beyaz yüzlü çalı çekirgesi (decticus albifrons) olduğu belirlenmiştir."

"Bu durum doğal bir süreç"

Türkiye'de çok sayıda çekirge türünün doğal olarak yaşadığına değinilen açıklamada, iklim koşulları ve özellikle yumurtlama dönemlerine bağlı olarak bazı türlerin popülasyonlarında dönemsel artışların görülebildiği, bu türlerin rüzgarın etkisiyle yerleşim alanlarına taşınabildiği ve sıcak havalarda ışığa yönelmeleri nedeniyle vatandaşlarca daha sık fark edilebildiği belirtildi.

Bu durumun doğal bir süreç olduğu, bir istila anlamına gelmediği vurgulanan açıklamada, şunlara yer verildi:

"Bakanlık olarak çekirge popülasyonları, Yıllık Bitki Sağlığı Mücadele Programı kapsamında 81 ilimizde görev yapan teknik ekiplerimiz tarafından düzenli izlenmektedir. Son günlerdeki ihbarlar üzerine İstanbul ve Tekirdağ'daki çalışmalarımız ayrıca yoğunlaştırılmıştır. Tarımsal üretime zarar verebilecek türlerin ekonomik zarar eşiğine ulaşması halinde gerekli mücadele çalışmaları vakit kaybetmeden uygulanmaktadır. Mevcut durumda ise bu mücadeleyi gerektirecek herhangi bir durum bulunmamaktadır. Bakanlığımız, bitkisel üretimin korunmasına yönelik izleme, sürvey ve mücadele çalışmalarını bilimsel esaslar doğrultusunda gerçekleştirmeye devam edecektir."

Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025'te aile mahkemelerinde görülen davaların temizleme oranı yüzde 102,1 olarak gerçekleşti

 

21.07.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün boşanma, nafaka, velayet, ayrılık ve evlenmenin iptali davalarına ilişkin 2016 ile 2025 yılları arasındaki istatistik verilerini açıkladı.

Buna göre, 2025'te ilk derece mahkemelerine 309 bin 479 boşanma davası geldi. Boşanma davalarında 2025'te verilen karar sayısı, yıl içinde açılan dosya sayısını geçti. 2016'da yüzde 92,9 olan temizleme oranı, geçen yıllardan devreden davalara ilişkin kararlarla birlikte yüzde 102,1'e ulaştı.

Evlenmenin iptali davalarında ise 2025'te 349 yeni dava açıldı. Dosya temizleme oranı da yüzde 120,1 olarak kayıtlara geçti.

Yıl içinde açılan davadan fazla dosyada karar verildi

Müdürlüğün 10 yıllık verilerine göre, nafaka davalarında yüzde 88 olan dosya temizleme oranı, 2025'te yüzde 108,2'ye yükseldi.

Velayet davalarında ise 2016'da yüzde 68,8 olan dosya temizleme oranı, 2025'te 103,3'e çıktı.

Aynı dönemde evlenmenin iptali davalarında temizleme oranı yüzde 112,7'den yüzde 120,1'e, ayrılık davalarında ise yüzde 79,1'den yüzde 106,8'e yükseldi.

Veriler, 2025'te boşanma ve boşanmayla ilişkili davalarda mahkemelere yıl içinde gelen dosya sayısından daha fazla dosyanın karara bağlandığını ortaya koydu.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.