logo
28 EYLÜL 2026

BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi ve beraberindeki heyet, bağımlılıkla mücadele alanında yürüttüğü çalışmalarla dikkat çeken Liman Ayık Yaşam Derneği Genel Merkezi'ni ziyaret etti. Ziyarette Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uz. Dr. Hakan Yalman, Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Alp ve Genel Koordinatör Selçuk Sanrı, derneğin kuruluş amacı, çalışma modeli ve bugüne kadar yürüttüğü faaliyetler hakkında kapsamlı bilgi verdi

25.07.2026 20:10:00 / Güncelleme: 25.07.2026 20:51:06
Hasan Gündoğdu
 
BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"
BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"
Heyette, Batman İl Başkanı Recep Aslan, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mehmet Aksoy ve İstanbul Gençlik Kolları İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali Haydar Kepekçi de yer aldı.
 

13 Şubede Binlerce Hayata Dokunan Model

 
Genel Koordinatör Selçuk Sanrı, Liman Ayık Yaşam Derneği'nin yalnızca bağımlılığı tedavi etmeyi değil, bireyi yeniden ailesine, sosyal çevresine ve üretim hayatına kazandırmayı hedefleyen bütüncül bir rehabilitasyon modeli uyguladığını anlattı.

 
2025 yılı faaliyet verileri de bu yaklaşımın somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Türkiye genelindeki 13 şubede yürütülen çalışmalar kapsamında 2 bin 950 kişi ücretsiz ve ilaçsız iyileşme programına başvururken, 1.320 kişi aktif danışmanlık sürecine alındı ve 660 kişi programı başarıyla tamamlayarak yeniden topluma kazandırıldı.
 
Yıl boyunca 47 bin 520 psikolog görüşmesi, 25 bin birebir bağımlılık danışmanlığı görüşmesi ve 23 bin 760 mezun izleme görüşmesi gerçekleştirildi. Aile odaklı rehabilitasyon modeli kapsamında 432 aile bilgilendirme toplantısı düzenlenirken, 4 bin 320 aile bireysel görüşmelere katıldı ve 2 bin 100 aileye danışmanlık hizmeti sunuldu.
 
Manevi ve sosyal destek faaliyetleri kapsamında 4 bin 745 rol model buluşması, 936 sosyal uyum etkinliği, 468 değer temelli grup çalışması, gençlere yönelik 4 farkındalık programı ve 17 kurum ziyareti gerçekleştirildi. Ayrıca 100 kişi istihdama kazandırılırken, 100 kişiye mesleki yönlendirme desteği sağlandı.
 
Sanrı, uygulanan model sayesinde rehabilitasyonda yaklaşık yüzde 78 başarı oranına ulaşıldığını belirterek, bu başarının temelinde yalnızca tedavi sürecinin değil; mezun takip sistemi, güvenli barınma imkânı ve istihdam odaklı rehabilitasyon anlayışının bulunduğunu ifade etti. 
 
Bağımlılıktan kurtulan bireylerin yeniden aynı çevreye dönmelerinin büyük risk oluşturduğunu belirten Sanrı, bu nedenle danışanlara güvenli barınma imkânı sağlandığını, iş hayatına kazandırılmaları için de kapsamlı destek verildiğini söyledi.

 

"Bağımlılıkla Mücadele Güvenlik Meselesinden İbaret Değildir"

 
Ziyarette değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi ise bağımlılığın yalnızca sağlık veya güvenlik başlığı altında değerlendirilemeyeceğini, bunun aynı zamanda aileyi, eğitimi, ekonomiyi ve toplumsal yapıyı ilgilendiren çok yönlü bir mesele olduğunu söyledi.
 
Kepekçi, şunları kaydetti:
 
"Bugün bağımlılıkla mücadele denildiğinde çoğu zaman operasyonlar, cezalar ve yakalamalar konuşuluyor. Elbette bunlar devletin yerine getirmesi gereken görevlerdir. Ancak asıl soru şudur; bu gençler neden bağımlı oluyor ve tedaviden sonra neden yeniden aynı ortama dönüyor? Sorunun köküne inmeden kalıcı çözüm üretmek mümkün değildir."
 
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her beş gençten birinin ruh sağlığı problemi yaşadığına dikkat çeken Kepekçi, Türkiye'de madde kullanımının en yoğun görüldüğü yaş grubunun 15-24 yaş aralığı olduğunu hatırlattı.
 
"Çocuklukta başlayan ruh sağlığı sorunları ilerleyen yaşlarda bağımlılık, yoksulluk ve suça karışma riskini artırıyor. Bu nedenle bağımlılık yalnızca bireysel bir tercih değil; aileyi, sosyal çevreyi ve ekonomik şartları içine alan toplumsal bir meseledir."
 
Bağımlılıkla mücadelede en güçlü savunma hattının aile olduğunu belirten Kepekçi, bilimsel çalışmaların aile temelli rehabilitasyon programlarının başarısını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
 
"İnsanları yalnızca maddeden uzaklaştırmak yetmez. Onlara yeniden umut vermek, üretimin içine katmak, meslek kazandırmak ve sosyal hayata hazırlamak gerekir. Burada gördüğümüz mezun takip sistemi, barınma desteği ve istihdam modeli tam da bu nedenle son derece kıymetlidir."
 

Akademi'de Umuda Dönüşen Hayatlar

 
Ziyaret kapsamında Kepekçi, dernek bünyesinde oluşturulan Akademi'de eğitimlerini tamamlayan ve bugün madde bağımlıları ile ailelerine rehberlik hizmeti veren danışmanlarla da bir araya geldi.
 
Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, bağımlılıktan kurtulduktan sonra bugün aynı mücadeleyi yaşayan insanlara rehberlik eden danışmanlar kendi hayat hikâyelerini paylaştı.
 
Yaklaşık 15 yılı aşkın süre sokaklarda yaşayan bir kişinin bugün üreten ve başkalarının hayata tutunmasına destek olan bir danışman haline gelmesi; yıllarca kumar sektöründe faaliyet gösterdikten sonra bağımlılıktan kurtularak örnek bir aile bireyi olarak yeni bir hayat kuran gençlerin yaşadıkları dönüşüm; geçmişte suç örgütlerinin ve uyuşturucu çevrelerinin hedefi olabilecek bir yaşam sürerken bugün bağımlılar için eğitim veren eğitmenler hâline gelmeleri, heyet üzerinde derin bir etki bıraktı.

 

"Merhamet ve Rehberlik İnsanı Yeniden Kazandırır"

 
Gördüğü hayat hikâyelerinin kendisine yıllardır dile getirdiği düşünceleri bir kez daha hatırlattığını belirten Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Kaybolan Değerlerimiz" seminerler serisinde aile, ahlak ve toplumsal değerlerin korunmasına yaptığı vurgunun bugün daha da anlam kazandığını ifade etti.
 
Genel Başkan Hüseyin Baş öncülüğünde yürütülen "Geleceği Savunmak" seminerlerinin de aynı anlayışla gençlere yalnızca uyuşturucu değil; kumar, dijital bağımlılık, aile yapısı ve değerler konusunda da rehberlik etmeyi amaçladığını belirten Kepekçi, uzun yıllardır bağımlılık, gençlik politikaları ve aile kurumunun korunması üzerine yaptığı akademik çalışmalar, konferanslar ve köşe yazılarında da aynı yaklaşımı savunduğunu söyledi.
 
Konuşmasının devamında Elâzığ'da yaşanan Hamza Baba kıssasını hatırlatan Kepekçi, şunları söyledi:
 
"Bir gece dergâha hırsızlık yapmak için giren Hamza'yı, Ömer Hüdai Baba cezalandırmadı; 'Evlat, korkmayasın. İhtiyacın olan ne varsa almadan gitmeyesin.' dedi. O gece dergâha hırsız olarak giren Hamza, sabaha talebe olarak çıktı ve yıllar sonra halkın dilinde Hamza Baba olarak anıldı. Bu kıssa bize şunu öğretiyor; insanı değiştiren şey yalnızca ceza değildir. Merhamet, güven ve doğru rehberlik, bazen bir insanın bütün hayatını değiştirebilir."
 
Liman Ayık Yaşam Derneği'nde dinlediği hayat hikâyelerinin bu anlayışın yaşayan örnekleri olduğunu belirten Kepekçi, sözlerini şöyle tamamladı:
 
"Bugün burada yalnızca bağımlılıktan kurtulan insanlar görmedik. Yeniden ayağa kalkmış hayatlara şahit olduk. Bir dönem sokakta yaşayan insanların bugün başkalarına umut olduğunu, kumar ve bağımlılık sarmalından çıkan gençlerin örnek aile bireyleri hâline geldiğini, dün potansiyel suç unsuru olarak görülen insanların bugün bağımlılar için eğitim veren eğitmenlere dönüştüğünü gördük. Bu tablo bize bir kez daha gösteriyor ki hiçbir insan kaybedilmiş değildir. Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef yalnızca maddeyi bıraktırmak değil; insana yeniden umut, aidiyet, meslek ve hayat amacı kazandırmaktır. Bir genci yeniden topluma kazandırmak, aslında bir aileyi, bir mahalleyi ve ülkemizin geleceğini kazanmaktır."
 
Yaklaşık iki saat süren ziyaret, bağımlılıkla mücadelede kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.