logo
24 HAZİRAN 2026

'Yargılama yapılmadan cezalar verilmiş'

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası" hakkında, "Buradaki VIP protokol, yargılama yapılmadan cezaların verildiğinin açık göstergesidir" dedi

28.01.2026 14:15:00
Haber Merkezi
'Yargılama yapılmadan cezalar verilmiş'
'Yargılama yapılmadan cezalar verilmiş'
CHP Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. Emre, şunları kaydetti:
"Dün itibariyle partimize yönelik kumpas davalarından biri başladı ve devam ediyor. Kamuoyunda Aziz İhsan Aktaş liderliğinde suç örgütü iddianamesi olarak bilinen dava Marmara Cezaevi Yerleşkesi içerisinde bulunan büyük salonda başladı. Yargılama başladı diyoruz ama başından bu ana kadar aslında büyük bir tiyatro oyununun oynandığını ve bunun figüranları olduğunu ifade edebiliriz. Çünkü suç örgütü lideri olarak konumlanan hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından 704 yıl hapis cezası istenen ilgili kişi adliyeye VIP salonlardan, VIP geçişlerden, hakim savcılarının geçtiği yerden koruma ordusuyla geliyor. Mahkeme salonuna orada yargılanan belediye başkanlarımızın annesi, babası, eşi, çocuklarından sadece bir kişi alınabilir diye kısıtlama geldiği ortamda salona o şekilde girebiliyor.
Ayrı bir kapıdan elini kolunu sallayarak tekrar çıkabiliyor. Ve bu kişi hakkında 704 yıl hapis cezası isteniyor. Bizim belediye başkanlarımızın birçoğuyla ilgili istenen hapis cezasının alt sınırı 4 yıl. Ve bunlar tutuklu. Yani hep ülkedeki ikili hukuk sisteminden, gariplikten bahsediyoruz. Ancak şu anda bugün itibariyle 2'inci duruşması yapılan o yargılama o tiyatroyla ilgili şunu söyleyebiliriz; Türk yargı tarihinde böyle bir örneğin eşi benzeri görülmüş değildir. Bir kişiyle ilgili bir suç örgütü kurduğunu söylüyorsanız ve onunla ilgili itham ediyorsanız Türk Ceza Kanunu açıktır. Lider olarak gösterdiğiniz kişi o dosya kapsamındaki tüm suçlardan ayrıca müteselsilen sorumludur. Dolayısıyla 'ben suç işledim' diyen kişinin serbest, 'vallahi ben suç işlemedim' diyenin tutuklu olduğu başka bir dönemi hiçbir zaman görmedik. Ortada bir yolsuzlukla mücadele yoktur, bir siyasi yargı operasyonu vardır. Ve kantarın topuzu kaçmıştır. Dava seçmecedir, keyfidir. Dosya geniştir ve buradaki hedefin de Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu ifade edelim."
"Kendisinin kazanması koşuluyla sandığa saygı duyuyor"
Aziz İhsan Aktaş'ın şirketlerine verilen ihalelerin büyük bölümünün iktidar tarafından verildiğini belirten Emre, savcılık tarafından 2014-2019 yıllarına işaret edildiğine dikkati çekerken, bu döneme yönelik soruşturma olmamasına tepki göstererek, şöyle konuştu:
"Hukukta şöyle bir ibare vardır; hayatın olağan akışına aykırılık. Yani bir kişi düşünün. Bu kişi sürekli kriminal işler yapıyor, ihaleye fesat karıştırıyor, suç işliyor, örgüt kuruyor, rüşvet veriyor. Ama söz konusu Adalet Kalkınma Partisi belediyeleri ve kamu kuruşları olduğunda oradaki işini dört dörtlük yapıyor. Yani buna kimsenin inanmasını bekleyemezsiniz. Biz hep diyoruz ki Türkiye'nin en temel sorunu ikili hukuk sistemi.
Şimdi çok çarpıcı bir örnek daha vermek istiyorum. Bizim belediye başkanlarımızdan birinin tutuklanmasına gerekçe gösterilen suçlardan biri ne biliyor musunuz? Efendim bu kişi ihale alma karşılığında Renault Clio marka araç hediye etmiş. İddia bu. Ki bu iddia da seçim dönemiyle ilişkin. Peki aynı kişi Isparta Belediyesi'ne A8 Long marka araç hediye etmiş. Ve o Isparta Belediyesi'nden 10 tane ihale almış. Peki şimdi buradan soralım. Isparta Belediyesi'nin ilişkin bir soruşturma var mı? Yok. Açılan dava var mı? Yok. Belediye başkanı görevde mi? Görevde. Peki bizim belediye başkanımız görevde mi? Değil. Nerede? Cezaevinde. İddia ne? İddia da bu. Peki siz bu durumda nasıl bir adil yargılamadan bahsedersiniz? Dolayısıyla buradaki VIP uygulama, VIP protokol duruşmanın ilk günü gördüklerimiz oradaki uygulamaya baktığımızda aslında peşinen ceza verildiğinin aslında henüz yargılama yapılmadan cezaların verildiğinin çok açık göstergesidir. Burada bir delil standartı yoktur.
Bakın kanunumuz der ki; 'tek başına tanık ifadesiyle kimseye mahkumiyet veremezsiniz.' Görgüye dayalı tanıklık olması lazım. Biz geçmişte yürüyen kamunun bildiği o 17-25 dahil bütün o soruşturmalarda ne gördük? Kamera kaydı gördük. Fiziki takip tutanağı gördük. Görgüye dayalı tanıklık gördük. Telefon tapesi gördük. Dinlemeler gördük. Bu dosyalarda böyle tek bir örnek görebiliyor musunuz? Bir tane örnek var mıdır ki somut olarak para sayma makinelerinin paraların ortada gezdiği ve suçun subut hale geldiği bir örnek gösterebiliyor musunuz? Bütün bunlar yok. Şimdi yargı bağımsızlığı çok uzunca bir süredir Türkiye'de zedelenmiştir.
Tayyip Erdoğan sandığa kendisinin kazanması koşuluyla saygı duyuyor. Millet iradesine ancak kendisinin ve partisinin kazanması koşuluyla saygı duyuyor. Ortada millet iradesiyle yürüyen bir kavga, yürüyen bir mücadele vardır. Bunun evveli 2019'dur. 2019 yerel seçiminden sonra engellemeye, karalamaya, kara propagandaya yönelik bir kampanya yürüdü. 2024'te bunun işe yaramadığı görülünce bu sefer yargı eliyle yürüyen büyük bir kumpas var. Silivri'de büyük bir salon var ancak küçük şeffaflık var. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz dedik ki: 'Bu böyle yürümez ya erken seçim yapalım, halkın hakemliğine gidelim.
El koyduğunuz yerlerdeki seçimleri yenileyelim. Yok ona da hayır diyorsanız buyurun yargılamaları açık canlı yayında yapalım 85 milyonun hakemliğine gidelim.' Buna ilk başta tamam dediler ancak 9 Mayıs tarihinde TBMM'de vermiş olduğumuz bu yöndeki kanun değişikliği önergesini Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri oylarıyla reddedildi.
Yani bu yönüyle baktığımızda MHP temsilcisinin de 'keşke mevzuat uygun olsa da bunlar canlı yayında verilse' söyleminin havada kaldığını siyaseten boş olduğunu çünkü bizzatı kendi oylarıyla bunu reddettiklerini söylüyoruz. Şimdi biz iktidara, kamuoyuna soruyoruz. Birincisi; iddia edilen yapı örgüt ise 2014-2019 dönemine ilişkin ihaleler neden soruşturma kapsamını alınmamıştır? İkincisi; ihaleleri yüzde 77'si AKP'li belediye kaynaklıysa neden bir yönetici hakkında bir soruşturma ve dava açılmamıştır?
Tutuklama tedbirinin istisnai ve ölçülülük prensipleriyle getirilen bir tedbir olduğu ortadayken niye söz konusu olan Cumhuriyeti Halk Partili belediye başkanları olurken bu istisnai uygulama esas uygulama haline getirilmektedir. Beşincisi de bu kadar yüksek iddialar karşısında duruşmaların şeffaflığı kamu denetimi ve basın erişimi konusunda neden bu kadar fazla kısıtlama getirilmiştir? Bizim talebimiz açıktır. Biz yargılamadan da korkmuyoruz, hiçbir çekincemiz de yok. Canlı da olsun diyoruz. Ama ve lakin seçilen belediye başkanlarını milli iradenin yerine gelmesi için öncelikle tutuksuz yargılanmasını ve yargılamaların da şeffaf bir şekilde yürümesini talep ediyoruz. Unutmayalım, zulüm ile abat olunmaz, hukuk da bir gün herkese lazım olur."
Cumhurbaşkanı'na hakaret davalarındaki artışa dikkati çeken Emre, bini aşkın çocuk hakkında bu nedenle dava açıldığını belirterek, "Parlamenter sistemde Meclis tarafından seçilen Cumhurbaşkanının günlük siyasi polemiklerden uzak tutulması maksadıyla ayrı düzenleme getirilmiştir. Şimdi bizde şu an parlamenter sistem kaldırılmıştır. Cumhurbaşkanı bazen Cumhur'un başıdır, bazen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin başıdır. Bir siyasi partinin genel başkanıdır.
Burada ayrı bir uygulama olmaz. Kaldı ki kendisiyle ilgili en ufak eleştiriye Cumhuriyet Savcılıkları tarafından soruşturma açılmaktadır. Sayıları sayı itibariyle baktığımızda bu sayı 200 bini geçmiştir ve mahkumiyet sayısı da yaklaşık 20 binleri bulmaktadır. Ve bunların içerisinde de son günlerde sürekli çocuk istismarı yapan bunların üzerinden bir siyasi istismar yapan iktidar içerisinden ibretliktir. Bini aşkın çocuk vardır. Dolayısıyla böyle bir tabloda öncelikle bu kanunun değişmesi gerekir" dedi.
"İçişleri Bakanı müfettişinin raporu var"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir kreşte bir çocuğa şiddet uygulandığı iddiasına ilişkin konuşan Emre, "Medya kuruluşlarıyla birlikte topyekun yalan saldırı ve iftira kampanyası başlamıştır" ifadelerini kullandı. İBB'nin CHP'ye geçmeden önce kreş sayısının 0 olduğununu 2019 seçimlerinden bu yana toplam 127 kreş açıldığını belirten Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün araştırmalar gösteriyor ki bizim bu hizmetimiz gerçekten ciddi karşılık bulmaktadır. Buna karşı AK Parti Sözcüsü çıktı kameraların önünde dedi ki, 'ortada iki ayrı devleti andıran uygulama var. Sorun bundan kaynaklanmaktadır.' İşte sanki bu ülkedeki belediyeler başka devletin yapısıymış, uzantısıymış gibi konuşan bir yaklaşım. Halbuki Anayasamız açıktır. Der ki idare merkezi yönetim ve yerel yönetimiyle birlikte bir bütündür, ayrı tutulamaz.
Şimdi burada devlet içinde devlet kavramı, tabii zihinleri buraya gidiyor. Çünkü bu dönem içerisinde Cumhuriyet tarihinde bir paralel devlet yapılanması devlet içerisinde yuvalanarak bir tarikatın darbeye girişecek güce eriştiği bir dönemi gördük. Onun için paralel yapıyla birlikte Türkiye'de bu ülkenin seçkin insanlarına, askerine, bu ülkenin rektörüne, bu ülkenin aydınlarına kumpas kurdukları için geçmişte akıllar oraya gidiyor. Paralel devlet yapılanması. Çünkü nasıl olduğunu iyi biliyorlar. Bilinç altında bu ibare var.
Bir defa yasa dışı dediğiniz merkezle ilgili 22 Nisan 2025 tarihli İçişleri Bakanı müfettişinin raporu var. Diyor ki, 'İBB tarafından açılan Yuvamızı İstanbul Merkezleri Belediyelerin sosyal hizmet sunma yetkisi kapsamındadır ve hukuka uygundur.' Daha 9 ay evvel İçişleri Bakanlığı'nın vermiş olduğu yazıya dahi o bilgiden dahi uzak bir yönetim anlayışının olduğunu görüyoruz. İkinci iftira görüntüleri sakladılar, denetimden kaçırdılar. Gerçek ise bakın biz bu kamera görüntülerini 4 farklı resmi yazıyla emniyet bilimlerine teslim etmişiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri olarak.
Oradaki arkadaşlarımız bunu ifade ediyor. Üçüncüsü de 15 gün saklanması gereken kayıtları 3 ay saklamışız. Dolayısıyla ilk tutanağı tutan da bizim arkadaşlarımızdır 2 Aralık tarihi itibariyle. Ben Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Nuri Aslan'ın dün söylediği sözü tekrarlıyorum. Madem bu kadar samimiler, madem Aile Bakanı da bu konuda açıklama yapıyor, buyursun. Alsın İBB Başkan Vekilini de yanına, buyursun bu merkezleri bir gezsinler. Örnek alsınlar, nasıl Türkiye genelinde çocuklara bakılır? Nasıl annelere destek olunur? Nasıl annelerin çalışması için teşvik edildi? Bunu bir görsünler."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.